SİİRİMSİ BİR KİTAP - THE POETRY BOOK
TALİH ve TARİH
TALİH ve TARİH

Sadi BAYRAM

Talih, kader, kısmet, hiç belli olmaz bu dünyanın düzeni,
Dört mevsimi bir arada gördüğümüz bu cennet Anadolu'nun bağrından,
Nice yıllarda Yunuslar, Mevlânâlar, Hacıbektaşlar, Ahi Evranlar geçti,
Orta Anadolu göbeğinde Ankara'da Hacıbayramlar otağ kurdu,
Aydınlıklarından nice insanlar hayat buldu,
Günümüze neler de bırakıp gelip-geçtiler !
Hiç birinden ders almadık, alsaydık bu halde bulunmazdık,
Araştırma, İlim ve bilim bu kadar birbirinden uzak,
Nizamülmülk'ün Siyaset-nâmesi hepimize rehber olurdu.

Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan ve demokrasiye inanan herkes,
Her mevkiye gelme imkânı vardır, eğer talih kendisine gülerse...
1924 yılında Ispartanın İslâmköyü'nde doğan Süleyman Demirel,
İlkokulu Köyünde tamamladıktan sonra, yatılı imtihanını kazanır,
Tahsiline devam eder,
Yaz tatillerinde köyünde çobanlık yapar,
İstanbul Teknik Üniversitesi'ni 1949 yılında tamamlayarak,
Devlet hizmetine girer,
1954 yılında Amerika'da ihtisas,
1955-60 yılları arasında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünü yaparak,
Barajlar Kralı ünvanını alır.
Ülkenin taş ocağından seçilerek alınan ham taş, yontuldu, şekillendi, cilâlandı,
Uygun bir binanın köşe taşı olmasına hazırlandı,
Hamdı, pişti ve yandı...
27 Mayıs 1960 İhtilâli sonrasında vatani görevini DPT'de ifa etti,
1962'de Amerika Morisson Firması temsilciliğini aldı,
1964 başlarında Adalat Partisi Genel Başkanı, 1965'de Başbakan oldu.
Avrupa'dan öğrenci hareketleri Türkiye'ye aktarıldı,
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde öğrenci hareketleri başladı,
Sokaklar yürüme ile aşınmaz tabiri ondan kaldı,
Derken, tek parti iktidarı, 12 Mart 1971Darbesi,
Ülkenin koalisyon kelimeleriyle tanışması,
Milliyetci Cephe Hükûmetleri,
Şapkayı alıp gitme, 12 Eylül 1980 Darbesi, Hamzaköy ikâmeti,
Yolda Necmettin Cevheriye verilen talimatla Doğruyol Partisi kuruluşu,
Siyasi yasaklar, vatandaşın bir bilene akıl danışması,
Siyasi yasakların referandumla kaldırılması,
Seçime girilip, sigorta emekli yaşın indirilmesi vaadi,
Ana Muhalefet Partisi lideri,
Kurtar bizi Baba !
Sosyal Sigortalar emekli yaşının indirilme taahhüdü, taban fiatlarının yükseltilmesi,
1991 de tekrar Başbakan...

Talih, kader, kısmet;
Baba lâkaplı Çoban Sülü Başbakan olur, altı defa gider, yedi defa gelir,
Otuz yıl sanki bu ülkeyi ondan sorulmamış gibi,
17 Nisan 1993'de Turgut Özal'ın vefatıyla,
TBMM.'nin kararıyla 9. Cumhurbaşkanı seçilir.
Baba lâkabı artık kâfi gelmez, Cumbaba olur, yedi sene daha bu ülkeyi yönetir,


Azerbaycan'ın bir kısmını Ermeniler işgal eder,
Batı her zaman olduğu gibi seyirci kalır,
Bir avuç Ermeniyle baş edemez büyük Azarbaycan,
Rus yapısı tankları altında ezilirken binlerce soydaşlarımız,
Biz iki helikopteri gönderemeyiz önceki vatanımıza,
İki bomba bırakamaz mıyız diplomatlarımızı şehit eden Erivan'a,
Seçim yapılır, Nahçivan eski komünist Parti Genel Sekreteri
Sayın Haydar Aliyev iktidara gelir,
Bir kısım Türkler, bu Rus oyununa karşı darba hazırlarlar,
Azarbaycan Cumhurbaşkanına darbeyi
Zamanın Başbakanı Sayın Süleyman Demirel haber verir,
Eski Cumhurbaşkanı Atatürkçü, milliyetçi Elçibey de
Kahrından kanser olur,
Tedavisi Gülhane Askeri Tıp Akademisinde yapılırsa da
Ecele karşı gelemez ve ebediyete göç eder,
Yıllarca Ruslarla yapılan mücadele, soğuk bir çorbaya döner...

Turgut Özal'ın vefatından sonra , Çoban Sülü,
Kendi tabiri ile 868 rakımlı tepeye çıkar,
Ülkeyi sulh-sukün içinde yönetir, zamanı dolar,
Demirel'in gözü yine Çankaya'dadır,
Beş artı beş, beş artı iki formülü ortaya atılır,
Basında müsbet ve menfi birçok yazı yazılır,
Köşe yazarları, delikanlılar, biz bebekken vardı Demirel,
Büyüdük, vatani görevimizi ifa ettik, hâlâ başımızda Demirel,
Diye teraneler tutturulurken,
Zamanın milletvekilleri, kuyruk acısı olanlar, bakan olamayanlar,
Kulislerde yüzlerce nutuk atanlar,
Arkadan hançerleyenler,
Siz de mi Brütüs diyenler,
Anayasa değişikliğine ekseriyetle ret oyu verirler,
Derken Başkent Üniversitesi Rektörü,
Ve eski Organ Nakli ve Yanık Tedavi Vakfı Başkanı ,
Şövalye ruhlu, Karadeniz uşağı, Rizeli
Prof.Dr.Mehmet Haberal'ın adı Bülent Ecevit tarafından ortaya atılır,
Manşetlere çıkar Haberal, hayatı irdelenir,
Bu bir aldatmacadır, seçim yaklaşırken halk böyle oyalanır,
Parti Başkanları, sadece liderler buna karar verir,
Son dakikada yeni bir isim üzerinde beş parti başkanı anlaşır,
Oylamalar Meclis-i Âli'de yapılır,
Afyonlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı
Sayın Ahmet Necdet Sezer,
Rüyâsında bile göremeyeceği Cumhurun Reisi seçilir,
Baba gül yaprakları altında törenle Çankaya'dan iner,
Gözü yine politikadadır ama,
Çağırmazlarsa gelmem der,
Hortumlamalardan dolayı yeğeni, oğlu mesabesindeki Cavit Çağlar
Çete suçlamasıyla, banka hortumlamasıyla suçlanarak cezaevine atılır,
Mahkemeleri devam eder,
Banka hortumlamasından kim tutuklandıysa dışarı çıkarılır, serbest bırakılır,
Her zaman Adalet mülkün temelidir.
Bu temele dinamit atanlar dahi bulunur,
Beyaz enerji, mavi akım, balina, örümcek operasyonunu,
Jandarma işbirliği ile yöneten İçişleri Bakanı Sayın Sadettin Tantan ,
İstifa etmek zorunda kalır, bağımsız olur,
Bağımsız Milletvekili seçilen Ahmet Özal Babasının Partisi olan Anap'a girer,
Özelleştirmeden sorumlu Yüksel Yalova,
Tütün hakkında söylemlerinden dolayı istifa etmek zorunda kalır,
İki ay sonra Meclis Başkan vekili olur, Nejat Arseven ile yer değiştirir,
Turizm Bakanlığı kaldırılmalı diyen Turizm Bakanı Erkan Mumcu,
Tantan'a vekalet ettiği sıradaki tutumu nedeniyle gözden düşer,
Kongrede en fazla oyu alarak Anap'a Genel Başkan Vekili olur,
Fincancı katırlarını ürküttüğü için de bir kaç ay sonra yine görevinden alınır,
Türki Devletlerden sorumlu Devlet Bakanı Prof.Dr.Abdülhalûk Çay;
Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayını
Demirel'in desteği ve sponsor bulmasıyla Kurultay toplanmasına karşı çıkan
MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı'nın talebi üzerine görevinden alınır,
Beş ay sonra da partisinden istifa etmek durumunda kalır ...
Bir süre bağımsız kalarak " Türk Yolu " Dergisini çıkarır,
Daha sonra Tansu Çillerin DYP"sine katılır.


Görüntüde, baklava çalan çocukları kurtarmak amacıyla ,
Hepimiz eski senelerden gelenekleri biliyoruz ki,
Demokratik Sol Partinin iktidara gelmesi nedeniyle,
Sayın Rahşan Ecevit'in talimatıyla bir af kanunu hazırlanır,
Koalisyon ortakları arasında konu zıtlanır,
Neticede orta bir yol bulunur,
Af kanunu çikar, Sayın Cumhurbaşkanımız geri çevirir,
Tekrar Meslis tarafından kanun tekrarlanır,
Anayasa Mahkemesine gider,
Neticede Hapishaneler boşaltılır,
Polisimize biraz fazla masai yaptırılır,
Hollanda Prensi bizi protesto eder,
Suçlular tekrar yakalanır, yanlışlık oldu derler,
Ne kadar suçlu af kanunu ile yanlışlıkla salıverildi, kimse bilmez,
Destiyi kıranla suyu getiren bu ülkede eşit olur,
Hırsızlıklar artar, yakalananlar kodesi boylar,

İdam cezasının kaldırılması için zirveden ekseriyet kararı çıktı,
Ne de olsa dört beş yılda bir af kanunu çıkarıyoruz, o da affolur, geçer gider,
Otuz bin şehidin kemiklerı sızlar,
Biz Avrupa Birliğine yine giremeyiz,
Kıbrıs'ı vermemiz mümkün değil,
O halde Avrupa Birliği senden bu bahane ile ne koparabilirse o kârdır diyor,
Kâr da ediyor, basiretli tüccar gibi, biz saf Anadolu çocuklarına karşı,
Biz ise, sanki bir şeyden haberimiz yokmuş gibi herşeye seyirci kalıyoruz,
Avrupa ise, yüzyıllardan beri tek bir politika izliyor,
Farkında değiliz hiç bir şeyin,
Yakında PKK ile masaya oturun derlerse de şaşmayın,
Demeyeceklerini bize kim garanti edebilir !
Üç-beş sene sonra Süryani meselesi ortaya atılacak,
Kim bilir daha ne azınlık meselesi ortaya çıkacak,
Hortlaklar mezardan çıksa yine Avrupa Birliği bir bahane bulur,
Hep bu oyunların arkasında
Türkiyeyi federe devlet yapmak ve parçalamak düşüncesi var,
Lozan'da başaramadıklarını bir kez daha deneme şansları var.



Hayatında vergi vermeyen mükellefler,
Milletin vekillerini seçma hakkına haiz olur,
39 çocuklu çoban Hüso oyu ile Profesör Oktay Sinanoğlu'nun oyu eşit olur,
Öncelikle bu seçim kanunu değişmeli,
Okuma ve yazması olmayana seçme hakkı vermemeli,
İkide bir sayım yapılmamalı,
Vatandaşlık numarası ile bütün brokratik işler tamamlamalı,
Banka kartı da o numara, emekli numarası da o numara,
Vergi numarası da o, Tapu numarası da o,
Tek numaraya bağlanınva vergi kaçırma yok, Banka numarası yok,
Kara para aklama yok, ortalık süt liman da,
Orandaki yakışıklı milletvekillerimiz ayrı havada,
550 milletvekilinin kimi geceyarısı balkonda çiçeklerini sular,
Kimi Meslis-i Alide Kürsüye suları serper,
200 milyar dolarlık dış borcu düşünen yok,
Derviş'in elinde bastonu, sırtında hırkası,
Ülke ülke gezer borç bulmak amacıyla,
Ancak, o da bunun gösteriş olduğunun farkındadır,
Reklam hoşuna gider, her tarafta kurtarıcı gözü ile karşılanır,
Koltukları şişer, yüzünde hiç tebessüm eksik olmaz,
Şirin eşinin ise ağzını bıçak açmaz,
Zira Türkçe konuşmayı henüz daha öğrenememiştir,
Emekleme devresindedir,
Ülke şartlarını bilmeyen, otuz yılını yurt dışında geçiren insana ekonomi teslim edilir,
Dolarlar dalgalı kura emanet edilir,
İhracaatcı tüccar keseyi doldurur, vatandaş biraza fakirleşir,

65 milyonluk ülkemize milletvekili sayısını indirmek kimsenin akıllarına gelmez,
Tasarruf derler, makamlarına Mercedes siparişi verirler,
Ceylan derisi koltukta oturup, beş dakikada kendilerine
Maaş zammı kanununu çıkarırlar,
Devlet Personel Kanununu yıllarca kadük olması için bekletirler,
Zannadersem lüksün peşinde koşarlar,
Elbette bir gün bu sandığın başına gelecekler ve oylarımızı isteyecekler.
İşte o zaman aziz vatandaşlarım, seçim kanunu değişir de,
İnşallah Tercihli oylarınızı kullanırız ve uyuyanları derin uykusundan uyandırırız !


Başbakanımız Sayın Bülent Ecevit,
İsmet İnönü'ye yaptığını bulur,
Hastahane köşelerinde Hükûmet yönetir,
Parkinson hastalığı, kırık kaburga ile günlerce dolaşır,
Aylarca Bakanlar Kurulu toplanamaz, Başbakan Çalışma Ofisinde çalışır,
Ülke de Avrupa Birliğine girmek için uğraşır,
Sayın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in
Üç buçuk saatlık Avrupa Birliği Zirvesine mazeret bildirir,
Ama olsun, ne var, Başbakanımız çalışkandır, ülke menfaatini düşünür,
Ülkenin ekonomik krize girmesini sıhhati pahasına önler,
Yalova, Karaman, Kırıkkale, Kilis, Osmaniye'yi il yaptık,
Şimdi sıra geldi Başbakanımızın eşinin memleketi Şebinkarahisar'a,
Ona da söz verdi, seçim otobüsü üzerinde Sayın Rahşan Ecevit,
Başbakanımızın evinin önünde,
Türkiye nasıl idare ediliyor ben anlamıyorum,
Kim kimin adına söz veriyor ben anlamıyorum,

Başkent Hastahanesi doktorlarını dinlemedi,
Milli Güvenlik Kurulu ve Bakanlar Kurulu toplantılarına gitmedi,
Meclis Grubuna gitti, erken seçim ufukta gözüktü dedi,
Bir saat sonra çark ederek, yanlış anlaşıldım dedi,
Bu söz yüzünden döviz ve faiz birden bire fırladı,
Türkiyenin borcu birden bire maalesef arttı,
Hepimiz hasta Başbakanımız yüzünden biraz daha fakirleştik,
Olsun, doktorların yürümesine ve fazla konuşmasına müsaade etmedikleri
Ömrün kısalır dedikleri bir Başbakanımız var,
Görevinin başında, 65 milyon vatandaşı idare ediyor,
Geleceğe, Avrupa Birliğine bizi 79 yaşında hazırlıyor ...
Devlet 65 yaşında memurunu artık işe yaramazsın diye emekli eder,
Ecevit Efendi bütün bunları bildiği halde, hâlâ inat eder,
Aynı yaştaki Demirel çelik gibi iken, Sayın Ecevit adım atmaya küser !

Bir zaman efsane idi Karaoğlan, milyonları peşinden koştururdu,
Ak güvercin milletin umudu olmuştu,
Kıbrıs"a ilk ve ikinci çıkartma onun zamanında olmuştu,
Kisinger, Callagan ile o konuşmuştu,
Ayşe Tatile çıkıyor şifresi ile Türk Ordusu Demokrasiyi koruma adına
Girne sahillerine çıkmıştı,
Fazıl Küçük ile Rauf Denktaş Demirel'den yıllarca bu hamleyi beklemişti,
Aradan geçen 28 senede neler oldu , neler !



Türk milli takım 48 yıl sonra Uzak-Doğuda bir tarih yazdı,
Fatih Terim"in yetiştirdiği Avrupa şampiyonlarından dokuz seçilmiş kişiye
İki ilâvesiyle yapılan onbir kişi,
Başlarında antrenor Şenol Güneş ve Hakan Şükür,
Dünya Şampiyonu Birezilya ya hakem hatası ile yenilmesine rağmen tur atladı,
Kosta Rika'yı yendik,
Orta Asya'da yüzyıllarca savaş yaptığımız,
Bizden çekindikleri için Milâttan önce 240-220 yıllarında Çin Seddini yapan,
Günümüzün milyar nufuslu Çin'i yendik,
Japonya dize geldi, bize yenildi,
Senegal arslanlarından sonra kardeş Kore"yi de yenerek
Dünya üçüncüsü oldu milli Takımımız 29 Haziran 2002'de

Türkiye Dünya Kupası başarısı ile kenetlendi son bir ay içinde
Bayrak satışları patladı, tekstilciler bu krizde 26 trilyon kazandı,
Her taraf kırmızı-beyaz renge boyandı,

Bu birliği, bu gücü, bu heyecanı;
Ekonomide, sanayide, ihracaatta, turizmde duyalım,
Elbirliği ile bu ülkeyi kalkındırmaya çalışalım,
Lafla peynir gemisini yürütmeyelim,
Daima başarı peşinde beynimizle koşalım,
Geçmişi geride bırakarak geleceğe sevinçle koşalım,
İşimize, aşımıza dört elle sarılalım,
Unuttuğumuz gülmeyi, Nasrettin Hocayı hepimiz hatırlayalım,
Asık suratla ticarette başarılı olma mız mümkün değil,
Çocuklarımıza verdiğimiz sevgi kâfi değil,
Üniversitelerimiz oldu artık Üniverlise,
Araştırma, geliştirme meselelerini unuttuk senelerce,
Üniversiteler halkın refahı için araştırma yapmalı,
Ara sıra da tarihe bir bakmalı,
İlâçlarda artık doğaya dönmeli,
Kimyasal sentezlerden böbreklerimiz mümkün olduğunca kurtulmalı,
Doğanın yeşili, denizin mavisi unutulmamalı,
Hayat boyu seri adımlarla her sabah erkenden koşmalıyız,
Kalbimizi, dimağımızı, düşüncelerimizi canlı tutmalıyız,
Orman yangınlarına karşı muteyakkız olmalıyız,
Yeni ormanların yetişmesi için TEMA'yı desteklemeliyiz,
Yağan bereketli yağmurlarla benliğimizi temizlemeliyiz,
Selerden, doğal afetlerden, yavrularımızı kurtarmalıyız,
Orta Anadolu yaylalarına Karadenizin yeşilini elbirliği ilegetirmeliyiz,
Sekiz milyon işsizi kurtarmak, dolayısıyla milli refaha ulaşmak amacıyla,
Sanayi bacalarını tüttürmeliyiz,


Gelin canlar bir olalım, diri olalım,
Bu ülke batarsa, hepimiz bu kalıntıların altında kalır ve eziliriz,
Kimse kurtulamaz, parası olan gayri...
Para ve siyasetle hiçbir şey satın alınamaz, onurumuzu koruyalım,
Haysiyetimizi koruyalım, gelecek nesillere karşı boynumuz eğri olmasın,
Bu vatanı bizlere armağan eden şehitlerimizin,
Bizi yetiştiren öğretmenlerimizin, ilim adamlarımızın,
Bizlere doğru yolu gösteren din büyüklerimizin,
Bin yıldan beri ayakta duran bu ülkenin tapu senedi hiviyetindeki
Vakıf abide ve eski eserlerimizin, kültürü ve medeniyetimizin hatırı için,
Tanrı, hepimizi, ülkesi için iyi düşünenleri korusun !
Güvenlik güçlerimize, emniyet güçlerimize, siyaset adamlarımıza,
Ulu Tanrı güç ve kuvvet versin !
Altmışbeşi milyon vatandaşımız ekonomik krizlerden kurtularak,
Gönülbirliği içinde refaha, mutluluğa doğru yola ulaşsın !


Ankara, 29.06. 2002
Sadi BAYRAM
Yayınlandığı Yer: Sadi Bayram Web Com.Ankara ,29.06.2002
Yazar : Sadi BAYRAM
Konuyla İlgili Diğer Başlıklar:
  • Amasya Uluslararası Alimler Sempozyumu Ardından
  • Benim De Hayallerim Vardı !
  • Hoş Geldin Sayın Hussein Barack Obama,
  • Kendini Bil Oğul 1
  • Canım Merzifon
  • Bush Ve Kerry Mücadelsinde ırak
  • Avrupa Birliği Ve Türkiye
  • Hayat Bu Kardeşim
  • Tarih Ve Günümüz Türkiyesi'nden Damlalar
  • O'nun Ardından ( Kayseri )
  • Tarihten Gereken Dersleri Aldık Mı ?
  • Aziz Ve Muhterem Dostum Yolun Nereye ?
  • Bektaşi Nutku ( Kendini Bil Ki Tanrıyı Bilesin ! )
  • Vefa Arıyorum Gözlerim Kapalı !
  • Milenyum RüyÂsı:
  •