SİİRİMSİ BİR KİTAP - THE POETRY BOOK
AMASYA ULUSLARARASI ALİMLER SEMPOZYUMU ARDINDAN

AMASYA ULUSLAR ARASI ÂLİMLER SEMPOZYUMU ARDINDAN?

Sadi BAYRAM

Yedi yüzelli yıldan beri bu topraklarda neslimin, ecdadımın yaşadığı,
Yeşilırmak vadisindeki meşhur elmasıyla da ünlü Amasya Sancağı ?
Atalarım bu topraklarda ilim yaptı, bilgilerini öğrencilerine, halka anlattı,
Osmanlı Devleti?nin ikinci kurucusu Çelebi Sultan Mehmed Han,
Fatih Sultan Mehmed?in babası Sultan İkinci Murad Han,
Edirne ve Amasya külliyelerini yaptıran Sultan İkinci Bayezıd Han,
Tebriz, Şam, Kudüs, Filistin, Mısır Fatihi Yavuz Sultan Selim Han,
Nurbânû Atîk Valide Sultan eşi Sultan Üçüncü Murad Han,
Elma, kiraz ve bamyasıyla meşhur Amasya?da doğdular,
Şehzadelikleri de savunulması gayet kolay bu şehirde geçti,
Eğitimlerini bu şehirde aldılar,
Devlet idaresini de bu şehirde öğrendiler ve tatbikatını yaptılar,
Sultan İkinci Murad?ın oğlu Şehzade Ahmed Çelebi, Alâeddin Çelebi,
İkinci Bayezıd?ın oğlu Şehzade Ahmed,
Kanuni Sultan Süleyman?ın meşhur Şehzadesi Mustafa ve Bayezıd,
Şehzadeliklerinin bir bölümünü Bamya şehrinde geçirdi,

Şehzâdeler diyârı Amasya?ya, doğduğum vilâyetime,
Âlimler Sempozyumunda bir konuşma yapmaya geldim,
Yeşilırmağı; dağa yaslanmış Çakallar semti, elma diyarından, Apple Hotel?den izledim,
Kral mezarlarını, Amasya surları ve kalesini karşı yakadan, ufuklardan gözledim,
Nice âlimler burada şehzâdeleri, bugünkü profesör dediğimiz âlimleri
Bu topraklarda, bu iklimde yetiştirdi,
Yeşilırmak kenarındaki Osmanlı eseri Bayezıd Paşa Medresesi,
Yine Yeşilırmak kenarındaki Sultan II.Bayezıd?ın Sultaniye Medresesi,
Selçuklu eseri Gök Medrese, Torumtay Türbesi, Halifet Gazi Türbesi,
Selçuklu Veziri Ferruh Bey ve kardeşi Haznedâr Yusuf Bey tarafından yaptırılan Burmalı Minare,
İlhanlı döneminde binüçyüzdokuz tarihinde inşa edilen eseri tıp medresesi Bimarhane,
Osmanlı eseri, plânı diğer medreselere göre çok değişik Büyükağa Medresesi,
Tüccarların konaklaması ve alışveriş için Binaltıyüzdoksandokuz tarihli
Rahtuvan Hacı Mehmed tarafından inşa ettirilen Taşhan,
Halvetiye Tekkesi işlevini sürdüren Pirlerdeki Çilehane Camiî,
Gümüşlü Camiî, Pîr Mehmed Paşa Camiî, Sultan Bayezıd Külliyesi,
Şadırvan kubbesine Zileli Emin Usta?nın yaptığı İstanbul manzaraları,
Nice öğrenciler buralarda yetişti, Halep, Şam, Kahire,Tebriz, Bağdad?a gitti,
Nice el yazması nadide kitaplar, durgun akan Yeşılırmağa bakarak,
Gerekse yazın o sıcak günlerde Çakallar?dan esen ılık rüzgârla serinleyerek, yazdı,
Kimi el yazması eserler, önemine binaen yurt dışına çıktı,
Kütüphane ve müzelerde nadide yerlerini aldı,
O devrin ilmini Batılılara aktardı?
Kimi edipler, filozoflar doğduğu Amasya?da yetişerek,
Değişik şehirlerde, hocalarından aldığı ilmini, genç nesillere aktardı.

Gazi Mustafa Kemal?in Kurtuluş Savaşı düşüncesi İstanbul Yolu ile
Ondokuz Mayıs Bindokuzyüz ondokuz ?da Samsun?dan başladı,
Böbrek rahatsızlığı sebep gösterilerek,kaplıcalarıyla ünlü Havza?da
Birkaç gün konaklanacağı iki gün evvel Havza Kaymakamına bildirildi,
Gazi Mustafa Kemal Yirmibeş Mayıs?ta Havza?ya intikal etti,
Eşrafla görüşmeler yapıldı, İstiklâl için düşüncelere dalındı,
Havza?da bir müddet hürriyet mücadelesi mayalanmasına bırakıldı,
Yirmialtı Mayıs?ta, Mustafa Kemal,
? Hiçbir zaman ümitsiz olmayacağız, çalışacağız, memleketi kurtaracağız?
Şimdi çukurun kenarındayız?
Son bir cür?et belki bizi kurtarabilir, zaten başka türlü de avdet imkanı yoktur,
Sizinle her vakit temas edeceğim,
Dairelerim Havzalılar?a her gün her saat açıktır?? beyanıyla düşüncesini yaydı?
Mustafa Kemal Havza?dan ulusa seslenerek;
İşgallerin protesto edilmesi ve direniş mitinglerinin düzenlenmesi,
İstanbul Hükûmeti ve askerî ve müikî erkân amirlerine telgraf çekilerek uyarılması,
İşgal Devletleri yöneticlerine telgraf çekilerek uyarılması,
İşgale bahane edilen azınlıkların mallarına dokunulmaması, zarar verilmemesi,
Kurulacak yönetimin her türlü kontrolden ve denetimden uzak tutulması, kararı alınmıştır.
On Haziran Bindokuzyüz ondokuzda ise, büyük kurtarıcı :
? Ulusal bağımsızlık uğrunda ulusla birlikte sonuna kadar çalışacağım,
Bütün inandığım kutsal bildiğim şeyler adına söz veririm? nutku üzerine,
Yirmisekiz Mayıs gecesi harekete geçen Havzalılar,
Belediye Reisi İbrahim Efendi?nin evinde toplanarak,
Derhal Müdafa-i Hukuk Cemiyeti?ni kurarlar,
Altı Haziran Bindokuzyüzondokuz?da Gazi?ye;
Havza?da İngiliz General Milne?nin İstanbul?a derhal dönmesi emrine karşılık,
?Bugün artık bir üniforma sahibi değilim,
Size evvelce söylediğim gibi sadece milletin adamıyım? diyerek meydan okumuş,
Onüç Haziran Bindokuzyüz ondokuzda Havza?dan Amasya?ya müteveccihen giderken,
Halk, İcadiye Camii önünde tekbirlerle İstiklâl mücadelesi lehine gösteri yaparken,
Ulemâdan Havza Müftüsü Merzifonlu Hacıbayramzade Sıdkı Hoca,
Amasya?ya yolcu edilen Heyet?e bir nutuk icra eder?
Hareketin başarıya ulaşması için duâ eder?
?Türk ölmemiş ve ölmeyecektir?? diyerek sözlerini bağlar.
Gazi Mustafa Kemâl ve arkadaşları Onüç Haziran?da Amasya?ya gelir,
Hükûmetle çeşitli görüşmelerden sonra,
Düşman işgalindeki Başkent İstanbul?un baskı altında olduğu,
Gerekli kararları alamadığı için,
Gazi Mustafa kemal ( Atatürk), Rauf ( Orbay ), Refet ( Bele), Ali Fuad (Cebesoy )
İle birlikte Yirmiiki Haziran Bindokuzyüzondokuz?da,
Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir,
Padişahın ve İstanbul Hükûmeti?nin galip devletler etkisi altında olduğu için
Üzerine düşen görevleri yapamadığı,
Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracağı,
Her türlü etki ve denetimden uzak millî bir kurul oluşturulacağı,
Doğu illeri için Erzurum?da bir kongre toplanıp, delegelerinin Sivas?a geleceği,
Anadolu?nun her bakımdan güvenli yeri Sivas?ta bir kongre toplanacağı,
Yirmi İki Haziran?da şehzadeler ve âlimler şehri Amasya?da bütün dünyaya duyuruldu?
Demokrasinin altın halkası Amasya?da yüce milletimizin emrine sunuldu.
Kurtuluş Savaşı?nın esas meş?alesi Amasya?da Yirmi iki Haziran?da ateş aldı?
Düşmandan kurtulma, hürriyet düşüncesi fiiliyata ;
Elma, kiraz ve bamya şehri Amasya?da geçmeye başdı?

21-22 Nisan 2017 tarihleri arasında, Amasya?da
Uluslararası Amasya âlimleri Sempozyumunda,
Kitap Sergisi?nde dedemin Millet Kütüphanesi,
Diyarbakırlı Ali Emiri Tasnifinde bulunan
Kitâb-ı Mec mu?nun da afişi vardı Sergide,
Kitabının resminin yanında torununun torunlarından el- fakir resim çektirdi,
?Îdî-zâdelerden Âkif-zâde Abdurrahman el Amasî?nin yazmasının yanında?
Bir konuşma da yaptı uluslararası sempozyumda ,
?Îdî-zâdelerden Âkif-zâde Abdurrahman el Amasî?nin
Sülâlesi ve eserleri hakkkında,
Yardımcı Doçent Nuran Çetin tasavvufî görüşünü anlattı
Dedelerin dedesi Abdurrahman el Amasî felsefesinden?
Âkifzâde Abdurrahim?in dedesi,
Mustafa Âkif Efendi de hem müderris hem Amasya Müftüsü idi,
Sultan III. Ahmed?e takdim edilen eserinin adı ,
Divan-ı Bediâ idi, mahlası da ?ÎdÎ idi.
?Îdî?nin anlamını bilir misiniz,
Fersça bayram demektir,
Bütün dedeler hacca gittiğinden,
Bu vesile ile sonradan da olmuştur Hacıbayramzade?

Dedelerin dedesi Şeyh Ahmed-i Kebir er-Rufâî,
Oğlu Şeyh Necmeddin Yahya 1360 da
Rahmet-i rahmana kavuştu Amasya Hakale- Yolpınar Köyü?nde,
Tarihî ahşap sandukası Amasya Müzesine teşhire geldi 202 de,
Çocukları , sülâlesi dağıldı dört bir yere.
Merzifon, Amasya, Tokat, Kayseri, Çankırı, İstanbul,
?ÎdÎ-zâdeler, Hacıbayramlar, Bayramlu Beyliği,
Bayram Efendi, Muhammed Ebu Bayram Efendi, Mehmet Efendi,
Âkif Efendi,Âtıf Efendi, Mustafa Âkif Efendi, İsmail Efendi,
Abdurrahim Efendi, yazıldı seyyid sülâlesi Nakibü?l-Eşraf defterine,
Hepsi Amasya Bayazıd Paşa Medresesi, terfian Sultan Bayezıd Medresesi Müderrisi,
Oldu hepsi birer birer Amasya Müftüsü,
Amasya gençlerini nurlu ufuklarda yollarını açmaya gayret gösterdi,
Kimi gitti İstanbul?a, kimi gitti Merzifon?a,
Kimi İstanbul?da Trablusşam?a giderken ,
Bin yedi yüz on senesinde Eskişehir?de irtihal etti,
Kimi Mekke- Medine kadısı hükmü icra etti..

İstanbul Kültür Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi?nden
Serkan Demir Yüksek Lisansını Mustafa Âkif Efendi?nin
?ÎdÎ mahlaslı Divan-ı Bedia?sını da hazırlamaya başladı.
Bugün Samsun- Bafra ilçesi, Osmanlı Döneminde Amasya?ya tabî Erak kazası idi,
Onsekiz Şubat bin altıyüz yetmiş sekizde ,
Amasya Sultan Bayezıd Medresesi Müderrisi
Abdi Bayram Efendi?ye arpalık olarak verildi.
Amasya- Suluova- Hacıbayram İstasyonu ? Lâdik, Akdağ çevrelediği sahada.
Sekizyüzyıllık bir zaman dilimi içinde tarihe adlarını yazdırdı.
Millî Şairimiz rahmetli Mehmet Âkif şöyle diyor:
Rahmetle anılmak, ebediyyet budur amma
Sessiz yaşadım, kim beni nereden bilecektir?
Yazdığınız ve yazacağınız eserler, sizleri her yönü ile tanıtacak,
Söz, havaya uçup gidecek, yazınız kalacak asırlarca kütüphanelerin tozlu raflarında,
Biri gelecek, bir mum ışığı ile çevreyi ve devrin insanlarını aydınlatacak?
Bunlarda O?nun zekâtı, rahmeti olacak?

Amasya?da doğan veya yetişen Amasyalı âlimlerden,
Müeyyed-zâde Abdurrahman, Hak aşığı Fedâî Baba,
Halveti Tarikatı kurucusu Cemâl Halvetî,
Yusuf Efendi-zâde Abdullah el-Amasî,
Yusuf Sinaneddin el- Amasî,
Selçuklu Dönemi Amasya Emiri Şad Geldi Paşa,
Muhaşşi Sinan Efendi, Mihrî Hatun,
Hayreddin Hızır bin Mahmud,
Şair, âlim; Hayreddin Hıdır bin Mahmud bin Ömer el- Merzifonî el-Atufî,
Zenbilli-zâde Fudayl Çelebi,
Tâci-zâde Cafer Çelebi, Lutfullah Hâlimî, Hoca Abdulkerim el- Amasî,
Binaltıyüzseksenüç tarihli Hızır bin Muhammed el ?Amasî,
Binyediyüzotuzsekiz tarihinde vefat eden Hafız-zâde Osman Fâik el- Amasî,
Mustafa Vâzıh Efendi, Mecid Mehmed Efendi,
Şükrullah el- Amasî, Hoca Abdulkerim Efendi,
Abdurrahim bin Ali el-Amasî, Ali bin el- Hüseyin el- Amasî,
Abdüsselâm el- Amasî, Şah Hüseyin Çelebi el- Amasî,
Alâuddin Çelebi el -Amasî,
Yahya Kemâl?in adına şiir yazdığı Merzifonlu olup
İstanbul?da medfun Şeyh Sünbül Sinan Efendi,
Abdülmecid bin Nasuh bin İsrail Amasî, Habib Karamanî,
Amasyalı Kızıl Molla, Muslihiddin Musa bin Musa el-Amasî,
Sultan II. Bayezıd Hattatı, hocası Şeyh Hamdullah,
Amasyalı Fakih Nuh bin Mustafa, Mecdî Mehmed Efendi,
Akdağlı Mustafa bin Ali Amasî, Hıdır bin Mehmed el-Amasî,
Şeyh-zâde Abdurrahim Efendi, Dede Cöngi, Mahmud bin Edhem el-Amasî,
Mîr Hamza Nigârî, Pir İlyas Şucaeddin, İsmail Şirvanî,
Merzifonlu şair, Mualllim İbrahim Cûdî Efendi,
Amasya ve çevresine ait bir çok tarihî ön bilgileri
O?ndan aldığımız, feyzle inceldiğimiz meşhur, bizlere ışık tutan,
Amasya Tarihi yazarı Abdi-zâde Hüseyin Hüsamettin (Yasar),
Millî Mücadelede Havza Müftüsü Hacıbayramoğlu Said Hoca,
Millî Mücadelede Amasya Müftüsü Hacı Hafız Mehmed Tevfik Eendi,
Abdurrahman Kâmil ( Yetkin), Ahmed Emiri Yetkin, Osman Olcay;
Bir vefâ numunesi olarak,
Amasya Üniversitesi, Amasya Valiliği, Amasya Belediye Başkanlığı
Ve Amasya Ticaret Odası adına yurt içi ve yurt dışından gelen
Yüz yirmi beş bilim adamı tarafından isimleri, eserleri anıldı, hatıraları yâd edildi,
Bize bıraktıkları yazma eserler genç nesillere tanıtıldı.

Sempozyumun Tertip Komitesi Başkanı
Amasya Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Şuayip Özdemir
Bir Araştırma görevlisi çevikliği ile oradan- oraya koşuşturuyor,
Dört seksiyonda devam eden uluslararası sempozyumunun
Bir aksaklık olmaması, oturumların zamanında yapılması için gayret gösteriyor,
Hocaların yemekleri ve servis arabalarıyla bile meşgul oluyordu.
Rektör, ayrı bir ilde toplantıda olduğu için de,
Amasya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Kemal Polat,
Rektörü aratmıyor, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı
Prof.Dr.Mehmet Fatih Köksal seksiyonları dolaşıyordu.
İlâhiyat Fakültesi Profesörleri, Doçentleri , Yardımcı Doçentleri,
Doktor Asistanlar ile Araştırma Görevlileri bir aksaklık olmaması için,
Sayın Dekan Prof.Dr. Şuayip Özdemir?e
Özel vasıtaları ile yardımcı olmaya gayret gösteriyorlardı.
Eski Amasya Milletvekillerimizden,
Eğitim Fakültesi Türkoloji Öğretim Üyelerinden,
Hemşehrim Avni Erdemir, dedelerimden ?Îdî-zâde Mustafa Âkif?in
Divan-ı Bedia?sını İstanbu?da çalışanlardan fakire haber getirdi?

Yirmi üç Nisan Pazar günü, Egemenlik ve Çocuk Bayramı?nda ise ;
Ülkenin dört bir yanından gelen üniversite hocalarına
Amasya bir gezi ile tanıtılacaktı?
Amasya Kalesi Kralının kızı Şirin?e aşık ve talip olan Hüsrev,
Olamayacak bir iş için, Kral tarafından, bir şartla,
Amasya Kalesi?ne su getirmek üzere görevlendirilir,
Hüsrev gece-gündüz elinde taş baltası çalışır, çabalar, arklar açar,
Tam suyu akıtacakken, düşmanları tarafından Şirin?in öldüğü haberini alır,
Artık çalışmasına gerek yoktur, amacı Şirin?e ulaşmaktır..
Kendini kayalardan aşağı Yeşil Irmağa atar ve ölür,
Hüsrev?in intihar ettiği haberinin Amasya Kalesi?nde duyulması üzerine ,
Hüsrevsiz bu dünyada benim ve aşkımın yeri yoktur, diyerek,
Şirin Kaleden aşağı kendini yine Yeşilırmağa atar,
Umarız , Cennette buluşurlar.
Bu anonim hikâye anlatırken Hüsrev ile Şirin Müzesi?ne yol alırken
Gökten yağmur damlaları düşmeye başladı.
Kapalı müze mekânı gezildikten sonra,
Gökten düşen yağmur damlaları,
Ferhat ile Şirin Müzesi?nden hemen ayrılmamızı engelledi,
Restorasyon sırasındaki II. Bayezıd Külliyesi gezildi,
Şehzâdeler Müzesi ve Amasya Konağı ilim adamlarına tanıtıldı,
Bimarhane?de Moğol Dönemi tıbbî âletler, mûsikî ile tedavi hakkında bilgi verildi,
Çilehane Camii, Pir İlyas Türbesi gezildi.
Hava şartları müsaade etseydi, Gökmedrese, Burmalı Minare, Taş Han gezilecekti..
Şehzâdeler şehri Amasya ilim adamlarına tanıtıldı.
Uluslararası Sempozyum da sona ermiş oldu?.

01.05.2017 Ankara
Yayınlandığı Yer: SADİ BAYRAM WEB SİTESİ ,01.05.2017
Yazar : Sadi Bayram
Konuyla İlgili Diğer Başlıklar:
  • Benim De Hayallerim Vardı !
  • Hoş Geldin Sayın Hussein Barack Obama,
  • Kendini Bil Oğul 1
  • Canım Merzifon
  • Bush Ve Kerry Mücadelsinde ırak
  • Avrupa Birliği Ve Türkiye
  • Hayat Bu Kardeşim
  • Tarih Ve Günümüz Türkiyesi'nden Damlalar
  • O'nun Ardından ( Kayseri )
  • Tarihten Gereken Dersleri Aldık Mı ?
  • Aziz Ve Muhterem Dostum Yolun Nereye ?
  • Bektaşi Nutku ( Kendini Bil Ki Tanrıyı Bilesin ! )
  • Vefa Arıyorum Gözlerim Kapalı !
  • Milenyum RüyÂsı:
  • Talih Ve Tarih
  •