TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENİYETİ - TURK'S AND ISLAMİC CİVİLİZATİOAN, FOUNDATİONS, ART,HİSTORİCAL ART, HİSTORY
MEDENİYETLERİN BEŞİĞİ ANADOLU VE KILİKYA APHORODİSİAS'I ( TİSAN YAPI KOOPERATİFİ )-ANATOLIAN : THE CRADLE OF CI
MEDENİYETLERİN BEŞİĞİ ANADOLU VE KILİKYA APHORODİSİAS'I ( TİSAN YAPI KOOPERATİFİ )-ANATOLIAN : THE CRADLE OF CIVIZILATIONS AND APHRODISIAS IN CILICIA


Sadi BAYRAM

Aphrodisias in Cilicia, Image, s.49, Yenidesen Matbaası, Ankara 1992, pp.22-29

Anadolu bir çok kültürlere beşiklik yapmış, çeşitli kavimlerin iç içe yaşadığı bir ülkedir. Dört mevsimin bir arada bulunduğu Anadolu'da; Hatti, Hitit, Asur, Hun, Friğ, Yunan, Roma, Bizans, Selçuklu ve devamı olan Osmanlı kültürlerini bağrında toplamış, ticaret ve savaş münasebetleriyle Mısır, Trak, Kafkas, Fars ve Arap kültürleriyle çeşitli kültürel alış-verişlerde bulunmuştur.

M.Ö. 7500 yıllarında ilk yerleşik toplum hayatının başladığı Anadolu'da Paleolithik, Neolithik Çağ buluntuları oldukça fazladır. Prof.Dr.İsmail Kılıç Kökten, M.Ö.50.000 yıllarına dayanan Antalya-Karain Mağarasını bulmuş; Prof. Dr. Braidwood ile Prof. Halet Çambel, Diyarbakır Çayönü'nde karbon 14 tahlillerine göre M.Ö. 7.500 tarihlerinde inen tahıl ve öğütücü aletlerini bulmuştur. İngilizler'in meşhur arkeoloğu James Mellaart, Konya-Çumra'da M.Ö.6.500 yıllarında yapılmış köy evleri ve duvar resimlerini, yaptığı kazılar neticesinde, dünya ilim alemine yazdığı kitaplarla duyurmuştur.

Bizim üzerinde duracağımız konu; Toroslar'ın güneyinde, Akdeniz kıyısında, cennet bir tatil köyü ve yat turizminin canlandığı antik adıyla Aphrodisias, yeni ismi ile Tisan Tatil Köyü içinde bulunan arkeolojik kalıntılar ile Bizans dünyasında hastalara şifa dağıtan Aziz St.Pantaleon'a ithaf edilen mabeddir.

İçel ili, Silifke ilçesi, Taşucu-Yeşilovacık beldesi'ne bağlı Köserelik mevkii, arkeoloji dünyasında Kılıkya Afrodisias'ı olarak tanınır.
Aphrodisias denince akla, New York Metropolitan Museum adına Aydın-Karacasu/Geyre Aphrodisias'da 26 yıl boyunca her sene kazı yapan Prof.Dr. Kenan Erim akla gelmektedir. Prof.Dr.Kenan Erim, 1990 yılı sonbaharında vefat etmiş ve özel izinle 26 yıldır kazı yaptığı ve Hellenistik devrin şaheser heykellerinin bulunduğu Geyre Aphrodisias'a gömülmüştür.

Afrodisyas Mabedinin plânı


Ayrıca, M.Ö.VIII. yüzyıl Asur çivi yazılı tabletlerinde anlatılan Kıbrıs Adası'nda da bir Aphrodisias antik şehri daha bulunmaktadır. Konumuz olan Aphrodisias ise, Klikya Aphrodisias'ı olarak Karacasu-Geyre Afrodisias'ından ayrılır.
Silike'ye 42 km mesafede olan Aphrodisias; antik Zephyrion, bugünkü Yeşilovacık Beldesine 7 km. mesafede olup, halk arasında Köserelik/ Gökada/ Ada adı ile bilinmektedir. Aphrodisias antik şehri kuzeyindeki büyük alanla birlikte 1976 yılında Ankara sanayicileri ve iş adamlarının kurduğu yazlık kooperatifine satılan bölge 1984 yılında başlayan yazlık konut inşaatından beri de Tisan Tatil Köyü olarak isim yapmaya başlamıştır. Doğusunda Akliman, Kuzey-Batısında Ovacık limanı bulunur. Şehir; denize nazır geniş bir yarımada üzerinde kurulmuş olup, iki nefis koya sahiptir. Koyların birbirine mesafesi 400 m. civarındadır. Çift limana haizdir. Batı Koyu gğneyinde bunan ikinci koya, halk tarafından Korsan Koyu da denir. Açık denizden bakıldığında ne liman, ne de şehir görülemez. Zira önünde, 3 km. büyüklüğünde geniş bir yarımada bulunmaktadır. 300 m. sağında küçük bir ada ( Yılanlı Ada ),ile Yılanlı Ada doğusunda ise, Dana Adası açık denizden koyların görüşünü engeller.
Geçtiğimiz yüzyılda Rudolf Heberdey tarafından 1891 yılında ilim alemine tanıtılan antik şehirde, 1967-70 yıllarında Alman bilgin Ludwig Budde araştırma yapmış ve 1987 yılında " St.Pantaleon von Aphrodisias in Kılikien " isimli kitabını yayınlamıştır.

M.S. 101-102 yıllarında yazılan Ps.Skylax adlı antik gemicilik kaynağında Cap Aphrodisias olarak adı geçen şehir, Orta Cağ'da da yerleşim yeri olarak kullanılmış ve Porto Cavaliere adı ile anılmıştır. Batı Koyu'nda halen Şövalye Evi olarak kabul edilen 55 cm. kalınlığındaki duvarlar, bunun delilleridir. Eski Çağlarda Doğu Koyu'na Limni Aphrodisias; Batı Koyu'na ise Limni Etheros adı verilmiş olup, iki koyu bir kanalla birbirine bağlanarak, gemilerin bir koydan diğerine geçmesi sağlanmıştır. Antik tarihi coğrafya kitaplarında bu limanların adı sık olarak geçer. Aphrodisias şehri M.Ö.315 yılında Mısır egemenliğine geçmiş ve Mısırlı Amiral Polykletios gemilerini bu limanda demirlemiştir. Gökada'nın 1975 yıllarındaki eski mal sahibi Ahmet Selçuk'un bulduğu ve Silifke Müzesi'ne verilen, üzerinde, I.Ptolemaios'un eşi I.Berenike'ye ait rölyef bulunan, 3.2 cm büyüklüğündeki bronz yüzük ; yarımadadaki Mısır kültürünün bir işaretidir.

Doğu ve Batı koylarının güneyinde yer alan 3 km.lik yarımada, Aphrodisias halkının yaşadığı, ambarlarının bulunduğu yer olup, ilk çağ korsanlarından korunmak için yüksekte ve denizden -karadan ilk anda görülemeyecek çanak şeklindeki bir plato üzerindedir. Şehir suru 130-180 m. yüksekliğindeki bu çanak platoda bulunur. Şehir surları, platonun kuzey ve güneyinde , limana parelelimsi olarak yer alırlar. Güney suru 1.850 m. uzunluğunda olup çeşitli aralıklarla 10 mazgal/kule bulunur. Kuzey sur ise, takribi 2.000 m. uzunluğunda olup, eşit aralıklarla 10 mazgal vardır. Kiklopik taşlardan iyi bir işcilikle yapılan kale/surun bugünkü yükseklikleri 1.70-3.60 m. arasında değişmektedir. Surun duvar kalınlığı ise 2.70-3.20 m. arasındadır. Sur çevresinde bugün motorlu arazi vasıtaların da gidebileceği patika yol vardır. Kış sezonunda burada Yörükler keçi otlatılmaktadır. Arazi halen doğal çam ormanlarıyla kaplıdır.


Aphrodisias Doğu Koyu'nun Güney-Doğusunda, denizden 7-8 m. yükseklikte, kıyıya 3-4 m. masafede, M.Ö.VI. asırda yapılıp, M.S.IV. asırda kiliseye çevrilen mabet bulunmaktadır. 13.52 x 26.57 m. ebadındaki kiliseden günümüze, haç rölyefli bazı mermer sütünlar, korinth sütün başlıkları, iki sarkofaj ile kitâbeli dört adet muhteşem mozaik taban günümüze sağlam olarak ulaşmıştır. Mozaikleri üç ayrı kişi yaptırmış olup, kilise Hristiyan Azizlerinden ve hastalıklara derman olan St.Pantaleon'a ithaf edilmiştir.

Mabede girişte 16x6.5 m.lik dikdörtgen alan önce 1 m. eninde selçuk düğümüne benzer, bir geçme renkli taşlardan meydana gelmiş mozaik ile çevrilmiştir. Daha sonra bu alanın içinde 4x9 m.lik tabii renklere uygun olarak çeşitli hareketlerde 9 tip kuş figürü (keklik, yaban ördeği, v.s.), ekmek sepeti ve kupa resimlerinden meydana gelen mozaik yapılmıştır. Bunların önündeki 4x2 m.lik alan köşe kartuşları ile baklava dilimi motifine bölünmüş, ortasına ise, daire içine kitâbe yerleştirilmiştir.

Kitâbe metni şöyledir:"Armatör Paulos, iyileşmesi için söz verdiği adağını yerine getirdi,ibaresi " bulunmaktadır. Dolayısıyla bu mozaiği Armatör Paulos'un yaptırdığını anlıyoruz.
İkinci mozaikli kitâbe, cella kısmının önündedir. 6.5x3.2m.lik alanı kaplar. Kitâbede : " Yine Olympios'un oğlu Paulos (hastalıktan) kendi kurtuluşu ve oğlunun kurtuluşu için bu mabede, bu mozaiği yaptırdı" ; ifadesi yer almaktadır. Cellanın sağındaki nefde 3. mozaikli kitabe yer alır. Mozaikler siyah-beyaz taşlardan yapılmış olup, 2.5x3 m.lik alanı kaplar. Dikdörtgen kitabe ortadadır. Metni şöyledir : Din görevlisi Yahya Theodoros'un oğlu Başdiyakon ( Din görevlisinin ünvanı) Theodoros'un oğlu Yuhanna, eskiden verdiği söz üzerine bu mozaiği yaptırdı. Bu kitabeden de anlaşıldığı gibi, kilisenin bütün mozaikleri, bir kişi tarafından yaptırılmamıştır. Mozaiklerin tamamı adaktır. Gerçeğe uygunluk yönünden ve renk yönünden harikadır. Görülmeye değer güzelliktedir.

Dördüncü kitâbeli mozaik, güney nefde olup,16x3 m.lik alanı kaplar. Mozaik üç gruptan teşekkül eder. Kitâbe metni şöyledir : "Serges Paulos Olympios'un oğlu, hastalıktan kurtulduğu için, şükran ifadesi olarak Aziz Panteleon için bu sütunlu holü yaptırdı ".

Aziz Panteleon ; Marmara bölgesinden bir aziz olup , doktorluğun hıristiyan alemince piri sayılır. Türklerde ise bilindiği gibi Lokman Hekim karşılığıdır. Fresklerde elinde neşteri ile tasvir edilir. İzmit'te öldürülmiş ve İzmit'e gömülmüştür .
Mabed, M.S. V-VI. yüzyılda yangın geçirmiş olup, anlaşılamayan sebeplerden dolayı onarılamamıştır. Daha sonraki asırlarda güney nef, hamam veya sarnıca çevrilmiştir. Sıva izlerinden anlaşılmaktadır.

Mabedin narteksindeki bir mezarda M.S. 510-545 tarihlerine ait sikke ile çevrede 610-641 tarihli sikke bulunmuştur. Sikkeler Silifke Müzesi'ndedir.

Aphrodisias Mabedi'nin mozaikleri, tahrip olmamaları için bugün kumla örtülmüştür. Mabedin girişinde, solda bulunan sütün başlığı üzerinde kabartma Malta haç işareti bulunmakta olup, kilisenin apsis kısmı daha fazla korunmuş durumdadır.
Bir ören bekçisi devamlı olarak tapınağı beklemektedir. Mabedin batısında, iki koy arasında, eski kanalın kuzey ve güney tarafında; ev, silo, ticarethane (?) temel izleri Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü elemanlarınca yapılan kazılar neticesinde ortaya çıkarılmış, temellerin bulunduğu alan, kazıdan sonra korunmak amacıyla, toprakla kapatılarak, üzerine Tisan Tatil Köyü yetkilileri tarafından footbol ve basketbol sahaları yaptırılmıştır. Ayrıca 2013 yılında Silifke Müze yetkililerince 1 m. lik sondajlar açılmış ve bu 80 dönümlük sahanın bir kısmına zeytin ağacı dikilerek yeşil alan olarak kullanılmaya başlanmıştır.. Tatil Köyü inşasında tesadüfen bulunan bazı heykeltraşlık malzemeleri de Silifke Müzesi'ne 1984 yılında teslim edilmiştir.

Afrodisyas Mabedi taban mozaiklerinde kitâbe, M.Ö.III.yy.
Aphrodisias'ın bulunduğu mevki dikkate alınırsa, burada daha eski yerleşim izlerine rastlanabilir. Ancak Selefkios adına inşa edilen Silifke şehri fazla uzakta olmadığından, Aphrodisias'ın Anadolu içleri ile karayolu bağlantısı iyi olmadığından, şehrin ekonomik durumu fazlaca ileri gidememiştir. Çam ağaçları ile kaplı iki dağ arasında bulunan vadinin ulaşım yolu , Eski Adana- Antalya kara yolundan ayrıldıktan sonra, 14 km.lik sert virajlı ve uçurumludur. Tisan Tatil Köyü yetkilileri bu yolu asfaltlamak üzere Aralık 1993 tarihinde ihale etmişler ve bu maksatla üyelerinden her birinden yedişer milyon lira toplamaya başlamışlardır. 1994 yaz sezonunda bu orman yolunun asfaltlama işlemi bitirilmiştir.
Antik devirde ise, Aphrodisias'ın kuzeyinde bulunan dağdan 7 km. lik sarp, dik yol ile Yeşilocacık Beldesi( eski Hacı İshaklı Köyü'ne) oldukça zor ulaşılmakta, oradan da Ovacık'a geçilmektedir. Ulaşım güçlüğü dolayısıyla, burada ticaret gelişememiştir. Doğusunda bulunan Liman Kale, ve daha doğudaki Silifke, ticari yönden şehrin ilerlemesine mani olmuştur. 2005 yılında ise Yeşilovacık ile Tisan arasındaki 7 km.dağ yolu Köyişleri Bakanlığı tarafından açılarak, Yeşilovacık ile Tisan arasındaki uzun mesafe kısaltılmış ve 10 dakikaya, yeni açılan duple yol ve tunelle Silfke-Tisan arası 45 dakikada inmiştir. Yeşilovacık- Silifke arasında her 40 dakikada bir dolmuş minibüsler çalışmaktadır. 2007 yılında Yeşilovacık beldesine liman, silo yapılmaya başlanmış olup, inşaat yakında tamamlanacaktır.
Antik Aphrodisias, günümüzde sosyal tesisleriyle birlikte, 582 konutluk Tisan Tatil Köyü, yanında 1993 yılında inşaatı tamamlanan 70 konutluk Böke Dinlenme Kooperatifi ile, 100 konutluk Ziraat Bankası Teknik Elemanlarının kurduğu Gökçe Kooperatifi, Şekerbank'ın Merkez Bankası Kooperatifine, 30 kişilik Erdem Kooperatif, Elansu Kooperatifi TİSAN'ı çevrelemiştir. Böke ile Tisan arasında Ispartalılarında bir mülkü olup, herhangi bir inşaat faaliyeti yoktur.. Zira tamamı ormandır. Yanında bir motel inşaatı yıllardır tamamlanamamıştır.

Vasıta gürültüsünden uzak, kuzeyi ve güneyi asırlık çam ağaçları ile kaplı antik Aphrodisias, yat turizmine hazırlanmakta, berrak ve temiz denizi, plajı, antik harabeleri ile yerli ve yabancı turistleri beklemektedir.
Bunların dışında; Taşucu-Boğsak karayolu kenarında, deniz kıyısında bir Bizans Hamamı bulunmakta ve hamamın tonozunun bir parçası sağlam olarak günümüze kalmış bulunmaktadır. Ayrıca yol güzergahından 1 km. güneyde Liman Kale bulunmaktadır.. Bunların yanı sıra duble yol açılmadan, eski yol güzergâhında, tuneli geçtikten sonra, Akdere sırtlarında ( tunelin üzerindeki dağın sol kesiminde ) Hotmar Kalesi bulunmaktadır.
Diğer taraftan tarihi Silifke şehri ise arkeolojik ve Türk sanatı eserleriyle dolu bir kentimizdir. Karamanoğlu Alâeddin Bey'in erken dönem bir camisi, yakınında köprü başında baldaken tarzında Ziyaret Baba Türbesi, Göksu üzerindeki köprü, Roma ve Karamanoğlu yapısı ki büyük kısmı ayakta olan ve akşamları aydınlatılan meşhur kalesi, geç devir camileri, sivil mimarlık eserleriyle dolu bir şehirdir. Şehre ismini veren Selefkios'un Roma Devri Zeus Mabedi ise sayılacak antik eserlerin başında gelmektedir. Aslında Silifke'de neresi kazılsa mutlaka bir eski esere rastlanabilir. Bölgede yurdumuzun meşhur Bizans dönemi uzmanı, hocaların hocası, Türk Tarih Kurumu Üyesi Sayın Prof.Dr.Semavi Eyice satıh araştırması yaparak bir kısmını 1967 yılında Atatürk Konferansları dizilerinde yayınlanmıştır.

Civarın bir diğer turistik kanyonu ise Göksu vadisidir. Görülmeye değer özellikleri bulunmaktadır. Haçlı Seferleri dolayısıyla Silifke'ye gelirken, Göksu Nehri'nden atı ile geçerken boğulan II. Friedrich'in bir anıtı da Silifke yakınında, ana asfalt yol üzerindedir.


Tisan , mabetteki Yunanca kitâbe görünümü.



Tisan, mabetteki taban mozayiğinde kupa ve muhtelif motifler

Tisan, mabetteki mozaik tabanda yörenin kuşları olan keklik motifi.

Tisan dinleme evlerinden biri ve flora örtüsü


Silifke Kalesi ve Göksu üzeride Roma Köprüsü


Silifke Yeşilovacık yolu üzerine Roma- Bizans-Selçuklu.yapısı Hotmar Kalesi


Silifke- Helenistik, Roma Dönemi Selekheus Mabedi. M.Ö.III. yüzyıl.

Selifkeus Mabedi M.Ö. III. yy.

ANATOLIAN : THE CRADLE OF CIVIZILATIONS AND APHRODISIAS IN CILICIA
( Tisan )


By, Sadi BAYRAM


Anatolia has been the cracile for many cultures and is a country where various tribes lived intermingled. In Anatolia the four seasons can be found all at the same time. The Hittite, Assyrian,' Phrygian, Greek, Roman, Byzantine, Seljuk and its continuation, the Ottoman cultures were gathered together here and with war and trade relations, there were various dealings with the Egyptian, Thracian, Caucasian, Persian and Arab cultures.

There are lots of Paleolithic and Neolithic Period findings in Anatolia where the first settled societal life started in 7500 B.C. Prof. Dr. İ. Kılıç Kökten found the Karain Cave in Antalya Province that dates back to 50,000 B.C.; Prof. Dr. Braidwood and Prof. Halet Çambel found grain and grinding implements at Çayönü in Diyarbakır Province thadate back to 7500 B.C. according to carbon-14 dating. James Menaart, the famous English archaeologist, as a result of his excavationsfound village houses andwall paintings from 6500 B.C. at Çumra in Konya Province and informed the scientific community in the world in the books he wrote.

The subject that we will be examining is the archaeologic findings and the temple dedicated to St. Pantaleon that was a health spa for patients in the Byzantine world. it is located to the south of the Taurus Mountains on the Mediterranean coast where there is a heavenly holiday village and where yacht tourism has recentlv been revived, and was formerly known by the name of Aphrodisias and by the new name of Tisan Holiday Village.

It is known as Aphrodisias in Cilicia by the world of archaeology and is located in İçel Province, Silifke County, and the Köserelik 10cality attached to the Taşucu-Ovacık town. When Aphrodisias is mentioned, the Aphrodisias at Karacasul Geyre in Aydın Province comes to mind, ,where Prof. Dr, Kenan Erim undertook excavations for 26 years on be half of the Metropolitan Museum of Art in New York City. Prof. Erim passed away in the fan of 1990, and with special permission, he was buried at the Aphrodisias in Geyre where he had excavated for years and found the magnificent statues from the Henenistic Period.



Furthermore, there is another ancient city of Aphrodisias on the island of Cyprus that is described in the Assyrian cuneiform tablets dating from the eighth century B.C.

Our subject of Aphrodisias is differentiated from the Karacasu-Geyre Aphrodisias as the Aphrodisias in Cilicia.

Aphrodisias is at a distance of 42 km from Silifke and a distance of 7 km from the ancient Zephyrion and the Ovacık town of today and is known among the people with the name of'Köserelik/Gökada. As of 1984 it started to make a name as the Tisan Holiday Village. To the east is the Akliman harbor and to the northwest is the Ovacık harbor. The city is established on a broad peninsula and has two exquisite bays with a distance between them of approximately 400 meters. The people also can the Bays the Korsan (Pirate) Bay. There are two harbors, but when one looks from the open sea, neither the harbor nor the city can been seen because in front of them is a peninsula with a size of 3 km and 300 m. to the island is small island while to the east, Dana Island hinders seeing them from the open sea.

The ancient city was made known to the scientific community in 1891 by Rudolf Heberdey and between 1967-1970 the German scholar Ludwig Budde undertook research and he published a book called St. Pantaleon von in Kilikien in 1987.
.
In the Antique Eras, the East Bay was given the name of Limni Aphrodisias while the West Bay was called Limni Etheros and the two bays were conneded to each other by a cana!, thus ensuring that ships could pass from one bay to the other. In ancient historyand geography books the names of these harbors are mentioned frequently. In the ancient shipping source called Ps. Skylax, that was written in A.D. 101-102, the city is called Cape Aphrodisias while in the Middle Ages it was used as a place of settlement and was mentioned with the name of Porto Cavaliere. The proof of this is the 55 cm thick walls that are still at the West Bay and are accepted as being the Chevalier House.


The city of Aphrodisias came under Egyptian dominatian in 315 B. C. and the Egyptian Admiral Polykletios anchored his ships at this harbor. An indicatian of the Egyptian culture on the peninsula is a bronze ring 3.2 cm in size on which there is a relief that belonged to Ptolemy I's wife Berenice I and was found by Ahmet Selçuk, a former owner, in 1975 at Gökada and given to the Silifke Museum.

The peninsula, located to the south of the East and West Bays is where the people of Aphrodisias lived and had their storehouses and in antiquity it was on a plateau in a calyciform shape thatwas high and could not be seen right away from the sea or from land in order to protect against pirates. The ramparts of the city are 10 cated at a height of 130-180 m on this calyciform plateau and are to the north and south of the plateau and somewhat parallel to the harbor. The south ramparts are 1,850 meters long and there are 10 crenelated towers at various intervals, while the north ramparts are about 2,000 meters long and have 10 crenelated towers qt equal intervals. The citadel / ramparts that were made from cyclopean stones with a good workmanship are at a height today differing ootween 1.703.60 meters. The thickness of the rampart walls is between 2.70-3.20 meters. Today there is a footpath road surrounding the ramparts over which motorized land vehicles can pass.

To the South-east of the East Bay of Aphrodisias and at a height of 7-8 meters from the sea and a distance of 3-4 meters from the shore is a temple that was built in the sixth century B.C. and that was transformed into a church in the fourth century A.D. Today, of the 13.52 x 26.57 meter church, some marble columns with cross reliefs, Corinthian column capitals, two sarcophagi and four each magnificent mosaic foundations with inscriptions have lasted in good condition until the present. The mosaies were made by three individuals and the churchwas dedicated to St. Pantaleon who was one of the Christian saints who had remedies for diseases.


First of all at the en trance to the temple in a rectangular area 16 x 6.5 meters, there is a passage one meter in width that resembles a Seljuk knot and is surrounded with a mosaic from colored stones. Later, within this area is a 4 x 9 meter mosaic made in conformity with natural colors and composed of pictures with 9 types of bird figures (partridge, wild duck, ete.) in various movements, a bread basket and a metal cup. In the 4 x 2 meter area in front of these, it is separated into corner cartridges and dia-mond shaped motifs, while in the middle within a circle an inscription has been placed. The text of the inscription is as follows: Shipowner Paulos has carried out the vows that he promised for his recovery. Consequently, we understand that Ship-owner Paulos had this mosaic made.

The second mosaic with inscription is in front of the chancel portion and takes up an area of 6.5 x 3.2 meters. On the inscription is 10cated the expression, Once again Olympios's son Paulos (due to illness) has had this mosaic made at the temple for his own salvation and that of his son.

The third mosaic with inscription is located at the nave at the right of the chancel. The mosaics are made of black and white stones and occupy a space of 2.5 x 3 meters. The rectangular inscription is in the middle. The text is as follows: Religious Official Yahya Theodoros's son, Archdeacon Theodoros's son Yuhanna has had this mosaic made after a promise he made in the past. As can be understood from this inscription as well, all the mosaics at the church were not made by the same person. The mosaics were all votive offerings. They are marvelous from the aspect of color and canformity to reality.

The fourth mosaic with inscription is in the southem nave and covers an area of 16 x 3 meters. The mosaic is composed of three groups. The text of the inscription is as follows: As Serges Paulos Olympios's son recovered. from illness, he had this columned hall made for Saint Pantaleon as an expression of gratitude.

St. ,Pantaleon was asaint from the Marmara region and in his profession of med-icine he was considered to be a master in the Christian community, while for the Turks, as it is known, Lokman Hekim was his counterpart. He was depicted in frescoes with a lancet in his hand. He was murdered and buried at İzmit. In the fifth-sixth century A.D. the temple burned down and for unknown rea sons, it was not repaired. In future centuries the southem nave was transformed into a Turkish bath or cistem. it is understood by the traces of plaster.

In a tomb at the narthex of the temple was found a coin belonging to the dates between A. D. 510-545 and in the surroundings was found a coin with the date of A.D. 610-641. The coins are in the Silifke Museum.
Today the mosaics at the Aphrodisias temple have been covered with sand so that they will not be destroyed. At the entrance to the temple there is a sign of the cross on the column capital found at the left and the apse portion of the church has been better preserved.

A museum guard is always at the temple. To the west of the temple, between the two bays, to the north and south of the old canal as a result of the excavations made by the employees of the General Directorate of Antiquitiesand Museums, the foundation traces of a house, a silo and a business firm (?) have been uncovered and in the area where the foundations were found, it was covered with soil with the objective of protecting it after the excavation and on top of it a soccer field and basketball court were made by the Tisan Holiday Village authorities. Some materials for sculpture that were found by chance at the Holiday Village construction site were also handed over to the Silifke Museum.

if the location of Aphrodisias is taken into consideration, traces of even older set-tlements can be encountered. However, as the city of Silifke that was constructed with the name of Selefkios is not too far away and because the highway connection to the inner parts of Anatolia is not good, the economic condition of the city did not advance very much. Af ter leaving the old Adana-Antalya main road, the 14 km gravel road that is full of curves and lined with pine trees, winds through the valley between two mountains. In the ancient period, from the mountain located to the north along a 7 km precipitous and steep road (2005 main rood) , Hacı İshaklı ( new name- Yeşilovacık,1998 -) Village is reached with difficulty and from .there Yeşilovacık is reached. Due to transportation problems commerce has not developed here. Liman Kale to the east and Silifke further to the east have prevented the commercial advancement of the city. Hotmar Kale..

The Jupiter Temple at Silifke is of the 8 x 14 Corinthian column type. At Dana Island in the environs there are ruins, a church, a cemeteryand sarcophag but no inscriptions were encountered.

Today at ancient Aphrodisias, along with the social facilities, there is the 582 house Tisan Holiday Village and in the surroundings the 70 house Böke Recreation Cooperative that has recently commenced construction and the preparatory activities are continuing for the 100 house Gökçe, 30 house Erdem, 50 house Elansu, Şekerbank and the Isparta Citizens Recreation Cooperatives.

Ancient Aphrodisias, which is far from the noise of vehides, that is covered with centuryold pine trees in the north and south, that is preparing for yacht tourism and with its dear and dean sea and beach, and ancient ruins, is looking forward to accommodating both domestic and foreign tourists.



Yayınlandığı Yer: İmage ,1992
Yazar : Sadi Bayram
Konuyla İlgili Diğer Başlıklar:
  • Kur'an Ve Bilgisayar-computer Ilişkisi
  • Amasya Uluslararası Alimler Sempozyumu Ardından
  • ?Îdî-zâde -Âkif-zâde Abdurrahim El-amasî Sülâlesi Ve Eserleri
  • Sultan ıı. Bayezıd?ın Hattatı, Amasyalı şeyh Hamdullah Kur'an-ı Kerim'i Ve Bir Hâtıra
  • ?Îdî-zâde (- âkif-zâde) Abdurrahim El-amasî Sülâlesi Ve Eserleri
  • Osmanlı Döneminde Latin Harflerine Geçiş çalışmaları
  • Mühr-ü Süleyman Ve Türk Kültürü
  • Izgü Mescid
  • Taceddin Sultan Ve Evradı
  • çift Başlı Kartal
  • Türk Kültüründe ölüm
  • Bâki Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sedâdır
  • Ayasofya Camii, Müze Olması Ve Ardındaki Gerçekler
  • Bosna- Hersek Ve Balkanlarda Vakıf Kültür Izleri
    (seminer Konu?mas? )
  • Ahlat Vakıfları
  • Selçuklu Kervansaraylarının Turizme Açılması
  • Hasan Paşa'nın Vakfı, şeyhülislÂm Ankaravi Mehmed Emin Efendi Vakfiyesi, Ve Ankara Sulu Han HikÂyesi
  • Yemen Fatihi Gazi Sinan Paşa Vakfiyeleri, Tezyinatı Ve Türk Süsleme Sanatındaki Yeri
  • Yakın Tarihimizde Merzifon, Merzifon Anatolian Koleji
  • Ayasofya Camii, Müze Olması Ve Ardındaki Gerçekler
  • Milli Kültür, Günümüz Türkiyesi Ve Muasır Medeniyetler Seviyesi
  • Türk Hat, Yazı-resim, Cilt Ve Tezhip Sanatı Ile Ilgili
  • Vakıflar Dergisi Makaleler Fihristi ( 27. Sayıya Kadar )
  • Cumhuriyetin 75. Yılında Vakıflar
  • Sultan ıı. Mahmud'un Vakfiyelerindeki Tezyinat
  • Maniheizm Doğuşu, Gelişimi Ve Tesirleri
  • özel Müzeler Ve Denetimleri Hakkında Yönetmelik
  • Günümüzde Sosyal Devlet Anlayışı Ve Imaretler
  • Türk'ün Yolu Nereye Gidiyor
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  • Osmanlı Devleti Hakkında Bir Kronoloji Denemesi
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  • Cumhuriyetin 75. Yılında Vakıflar
  • Medeniyetlerin Beşiği Anadolu Ve Kılikya Aphrodosıas'ı ( Tisan )
  • Anadolu Turk - ıslam Sanatında Bazı Yapılar Ve Kronolojıye Aıt Katalog Denemesı...
  • Türk Kültüründe ölüm !
  • Büyük Türk Düşünürü Hacı Bayram-ı Veli Ve Akkoyunlu Uzun Hasan'ın Ankara Hacı Bayram Türbesi'ne Vakfettiği H
  • Xıv-xıx. Yüzyıl Vakfiyelerinde Türk Tezhip Sanatınının Gelişimi, Batı Tesirleri Ve Günümüzde Yorumlayanlar
  • Anadolu'da Ilk RufÂiler Ve Hz.zeynel Abidin Ali Er-rufÂi El-abdali El-kayserani Soyuna Ait Bir Deneme Anad
  • Osmanlı Döneminde 1899 -1920 Yıllarında Istanbul Camilerinden çalınan çiniler
  • Peygamberler şehri Tarsus Ve Tarsus'da Bir özbek Vakfı
  • Başkent Ankara'nın Ihtiyacı Olan Kongre Merkezi Ne Zaman Yapılacak ?
  • Ankara Ulus Semtinde Türk Vakıf Araştırma Merkezi'nde 15.11.1998 Tarihinde Hali Sergisi Açılış Konuşması
  • Prof.dr. Albert Gabriel'e Ait Bazı Belgeler
  • Cumhuriyet'in Ilk Yıllarında Ankara'da Imâr Faaliyetlerinde
  • Cumhuriyet'in Ilk Yıllarında Ankara'da Imâr Faaliyetlerinde
  • Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde Bulunan 12 Zilkâde 1262 H./ 21 Ekim 1846 Tarihli TeberrukÂt Eşyası
  • Atatürkcülük Ve 2001'li Yılların Türkiyesi üzerine
  • Ahilik Ve çıraklık Eğitim Ve öğretim Vakfı
  • Eski Eser Kaçakcılığı, Koleksiyonculuk Ve Müzecilik Tarihimize Bir Bakış
  • Cumhuriyet'in Derinliklerinden Hatıralar : Eski Ankaralılardan Dostum Sayın Nurettin Daş Ile
  • Sultan ıı. Bayezıd'ın Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan Vakfiyelerindeki Tezyinat Ve
  • Bektaşi Nutku (kendini Bil Ki, Tanrıyı Bilesin)
  • Kültürümüzde Hoşgörü
  • Fatih Sultan Mehmed'in Eyüp Sultan Külliyesi Vakfiyesi
  • Hicaz Demiryolları Ve Vakıflar
  • Mostar Köprüsü Restorasyonu Hakkında Ilk ön Rapor
  • Atatürkün Vakıflar Hakkındaki Konuşmalrı
  • Selçuk-name
  • Xıv-xıx. Yüzyıl Vakfiyelerinde Türk Tezhip Sanatınının Gelişimi, Batı Tesirleri Ve Günümüzde Yorumlayanlar
  • Konyadaki Esk; Eserler Hakkında Atatürkün Başbakan Ismet Inönüye Telgrafı
  • Atatürkcülük Ve 2001'li Yılların Türkiyesi üzerine
  • Ord.prof.dr. Ahmed Süheyl ünver
  • Türk Kültürü Ve Yoksulluğu Ortadan Kaldırmak Için
  • Istanbul'un Fethine Kadar Beylik Dönemi Vakfiyeleri
  • Kıbrıs, Gürcistan, şirvan Fatihi Lala Mustafa Paşa'nın 1563 Tarihli Vakfiyesi
  • Vakıf Arazilere Ve Gayrimenkullerine Tecavüz Ve Düşündürdükleri
  • Günümüzde Sosyal Devlet Anlayışı Ve Imaretler
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Tekke Ve Zaviyelerin Kapatılmasından Sonra Taşınır Kültür Varlıklarının Korunması Ile
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan 1783-1810 Tarihleri Arasında Işlem Görmüş Bir Mühür Tatbik Deft
  • Türk Kültürünün Temeli Vakıflardır
  • Kültür Bakanlığı Tarihçesi Ve Milli Kültürümüz
  • Milli Kültür, Günümüz Türkiyesi Ve Muasır Medeniyetler Seviyesi
  • Eyüp Sultan Türbesi'nde 1919-1920 Tarihlerinde Yapılan
  • Merzifonlu Hacıbayramoğlu Maden Mühendisi Mehmed Akif Efendi
  • Selçuklu Tarihi, Selçuk Adı
  • Cumhuriyet Dönemi Kültür çınarlarından : Mahmut Akok
  • Mardin Vakıfları,imam Zeynel Abidin'in 1158 M. Tarihli, Ve
  • Tarihte Türk Adı Ne Zaman Ortaya çıktı ?
  • Sahib Ata Fahrü'd-din Ali'nin Konya Imaret Ve Sivas Gökmedrese Vakfiyeleri
  • Phil.dr.hamit Zübeyr Koşay
  • Bulgarlar'ın Antik Başkenti Bulgar şehrindeki Islam Dönemi Mimari Eserlere Ait Panorama
  • Taşınır Kültür Varlıklarımızın Korunması Ve Yasa Dışı Trafiğinin önlenmesi
  • Ragıp Efendi'nin 1913-1922 Yılları Sibirya Ve Türkistan
  • Istanbul Vakıf Hat Sanatları Müzesi'nde Bulunan Tılsımlı Iki Gömlek Ve Kültürümüzdeki Yeri
  • Niksar Vakıflarına Genel Bir Bakış
  • Gazi Yahya Paşa'nın 1506 Tarihli Vakfiyesi
  • Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde Bulunan 12 Zilkâde 1262 H./ 21 Ekim 1846 Tarihli TeberrukÂt Eşyası
  • Kanuni Sultan Süleyman'ın Oğlu şehzade Mehmed'in 1548 Tarihli Vakfiyesi, Hududnamesi Ve Türk Sanatındaki Yeri
  • Merzifon Ulu Camisinin Yeri Ve Merzifon'da Türk Islam Eserleri
  • Merzifon, çelebi Sultan Mehmed Vakfı üzerine Bazı Belgeler
  • Hayat Ağacı, Kültürümüzdeki Yeri, önemi Ve Mitlerin Ardındaki Gerçek
  • Türk Kültürünün Izleri üzerinde Araştırmalar: Etrüskler'in Ilk Vatanı Anadolu Mu? : Truva Savaşı Ve Etrüskler
  • Yıldız çini Fabrikasına Ait Birkaç Vesika
  • Selçuklu Vakfiyeleri üzerine Bazı Düşünceler
  • Xıv. Asırda Tezhiblenmiş Beylik Dönemine Ait üç Kur'an Cüzü
  • Baki Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sedadır
  • Osmanlı Devletinin Kuruluşunun 700. Yıldönümü Münasebetiyle: Sultan ı.mahmud'un Orjinal Iki Vakfiyesi
  • ııı. Selim'in Vakfiyelerindeki Tezyinat Ve Türk Süsleme Sanatına Batı Sanatının Tesirleri
  • Osmanlı Dönemi Bazı Vakfiyelerin Hayır şartlarından Damlalar !
  • Bektaşilik Ve Masonluk
  • Minyatürle Ilgili Seçilmiş Bibliyografya
  • Kaynaklara Göre Güney-doğu Anadolu'da Ptoto- ön Türkler
  • çelebi Mehmed Vakfı Arazisi üzerine Kurulan Merzifon Anatolian Koleji Ve Hastaneye Ait Bilgiler
  • Eski Eser Kaçakcılığı, Koleksiyonculuk Ve Müzecilik Tarihimize Bir Bakış
  • Safranbolulu Izzet Mehmet Paşa Vakfiyesi Ve Kütüphanesine Ait Tezyinatlı Iki Kur'an-ı Kerim
  • Istanbul Depremleri Ve Mimar Koca Sinan'ın Bilinmeyen Bazı Teknikleri
  • Merzifon'da Bilinmeyen Br Türbe '' Künbet Hatun ''
  • özel Müzeler Ve Denetimleri Hakkındaki Yönetmelik
  • Bitlis Vakıfları Ve Vakıf Eski Eserleri
  • Vakıf Eski Eserlerin Yeni Koruma Politikası
  • Sultan ııı.osman Vakfiyesi, Tezyinatı, Cilt Sanatı Ve Türk Kültüründeki Yeri
  • The Deed Of Foundatıon Of Sultan Osman The Thırd, ıts Embellıshments, Bındıng And ıts Place ın Turkısh Culture
  • Hacı Bektaş-ı Veli, Merzifon'da Piri Baba, Budapeşte'de Gül Baba Ve Bazı Bektaşi Vakıfları
  • Nurbanu ( Atik ) Valide Sultan'ın Istanbul-üsküdar'da 1582 Tarihinde Tesis Ettirdiği Vakfiyesi
  • Girit Defterdarı Rıdvanzade Hacı Mehmed Efendi Oğlu Ali Efendi'nin 1748 Tarihli Vakfiyesi Ve Tezyinatı
  • Bir çınarın Ardından... Yılmaz önge Dostumuz Hakkında Kısa Anekdotlar...
  • Beyhan Sultan Vakfiyeleri Ve Tezyinatları
  • Beypazarı Vakıflarına Genel Bir Bakış Ve Beypazarı Sadr-ı Azam Nasuh Paşa Hanı
  • Türk Kültürü Ve Biz
  • Bulgaristan'da Bulunan Osmanlı Vakıflarıdan Bir Demet
  • Bulgaristan'da Müftü Yardımcısı Yetiştiren Bir Vakıf Kuruluşu: Nüvvap
  • Ladik Ve Seyyid Ahmed-i Kebir Er-rıfai Hazretleri
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Halı Müzesi'nde
  • Bektaşi Nutku
  • Balkanlar Ve Kosova Facıası
  • Cumhuriyet'in Kuruluşunun 90. Yılında Başkent Ankara:
  • Istanbul Fethinin 555. Ayasofya'nın Müze Olmasının 74. Yıldönümü Vesilesiyle:
  • Atatürk'ün Vakıflarla Ilgili Sözleri
  • 893 H / 1488 M. Tarihli Akkoyunlu Yakub Han Vakfiyesi
  • Komünizmin Sembolü Lenin Yıkıldı, Sıra Bizans'ı Dize Getiren Fatih Sultan Mehmed'e Mi Geldi ?
  • Afganistan Tarihine Kısa Bir Bakış Ve Türk Subaylar Eskden Olduğu Gibi Milenyumda Da Afganistan Ordusunun EğitimÄ
  • Ayaş Vakfiyeleri üzerine Bir Deneme
  • Hacı Bayram-ı Veli Ve Tarıhe Bağlılık
  • Amasya-taşova- Alparslan Beldesi Seyyid Nureddin Alparslan Er- Rufâi'nin 655 H./1257 Tarihli Arapça Vakfiyesi Tercümesi Ve
  • Birgi Ulu Camii Içşn 1327 M. Tarihinde Yazılan Kur'an
  • Ankara'da Roma Anıtı- Res Gestae
  • A N " Akhi " Genealogical Tree
  • Milenyum Ruyası: Osmanlı Devleti'nin 700 Kuruluş Yıldönümü Ve Düşündürdükleri üzerine Bir Deneme
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan Kendinden Desenli üzeri Yazılı Iki Kumaş
  • Kur'anda Yol Gösterici Ayetler
  • Osmanlıda Resi Ilk Müze Adı Ne Zaman Ortaya çıktı?
  • Amasya Vakıflarına Toplu Bakış
  • Izmir Bahri Baba Eski Musevi Mezarlığı
  • Anadolu'da Xııı. Yüzyıl Başlarında Bir Rufâi Zaviyesi
  • Glazed Tles Stolen From ıstanbul Mosques Between 1899-1920 Ottoman Period
  • Sultan ıı. Abdulhamid'in 1888 Tarihli Vakfiyesi Tezyinatı Ve Osmanlı Imparatorluğunda Ilk Toplu Konut Projesi
  • Tokat Vakıfları
  • şehirciliğe Katkısı Olan Kadınlar: Istanbul _üsküdar- Toptaşı, Nûrbânû ( Atik Valide ) Sultan Külliyesi
  • Türk Hâkimiyeti Döneminde Merzifon Mezarlıkları
  • Anadolu'da Xııı.y�zyıl B�r Rufa� Zav�yes�
  • Hayatını Vakıflara Vakfeden Y.mimar -mühendis Prof.dr. M. ılmaz önge
  • Başbakan Ismet Inönü'nün Cami,mescit Ve Diğer Vakıf Eski Eserlerin Korunmasıyla Ilgii Bütün Bakanlıklara Ve Genel Müdürlüklere G
  • EvkÂf-ı IslÂmiye Müzesi'nin Kuruluşu Ve Yönetmeliği
  • Giresun Ili Vakıflarına Toplu Bir Bakış
  • Türk-islam Yapılarında Kronoloji Denemesi
  • Merzifon Tarihinden Yapraklar
  • Momumentum Ancyranum-res Gestae- Ankara Yazıtı-augustus'un Yaptı?ı ??ler
  • Bayramlu Beyliği (hacıemiroğulları )
  • Osmanlı Devletinde Vakıflar Ve Sultan ıı. Bayezıd'ın Vakfiyeleri
  • Kur'an Ve ılım
  • Kur'anda Yol Gosterici Ayetler
  • Kur'an'ı Kerimdeki Cinle Ilgili Ayetlerin Tamamı
  • Kur'an-ı Kerim'ın Arapca ındırılmesı ıle ılgılı Ayetler
  • Xıı-xııı.yüzyıl Türk Hamamları
  • Tanrı Ve Yazğı
  • Balkanlar Ve Kosova Faciası
  • Amasyalı Meşhur Eski Devirdeki Tarihçiler
  • Başkent Ankaranın Kongre Merkezi Ne Zaman Yapılacak
  • Anadolunun Gobegınde 1229 Tarıhlı Tascı Ustalarının Dantel Gıbı ısledıgı Dıvrıgı Ulu Camı Ve Darussıfası
  • Merkez Efendının Mursıdı Merzıfonlu Sunbul Sınan
  • Merzıfonlu Tarıhcı ısmaıl Hamı Danısment
  • Amasyalı Tarıh Ve Cografyacılar
  • Milli Kütüphane'nin Dire?i Dr. Müjgan Cunbur 85 Ya??nda
  • Bektasılık Ve Tasavvuf
  • Alev?lerde Nas?p Alma Tören?
  • Asker? Kat?p Hafız ?brah?m Ethem Efend?’nin Eyüp Sultan Türbes?ne A?t Nukut Vakf?yeler? - Türkiye Vak?flar Bank.özelle?tir
  • Tar?kat-ı Rufaî ( Anonim )
  • Türk Tezh?p San'atına Genel B?r Bakı?
  • Sultanahmet Halı Müzes? Ve Vakıflar
  • Tokat Vakıfları
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  •