TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENİYETİ - TURK'S AND ISLAMİC CİVİLİZATİOAN, FOUNDATİONS, ART,HİSTORİCAL ART, HİSTORY
İstanbul Fethinin 555. Ayasofya'nın Müze olmasının 74. Yıldönümü Vesilesiyle:

İstanbul Fethinin 555. Ayasofya'nın Müze olmasının 74. Yıldönümü Vesilesiyle:

AYASOFYA CAMİİ,
MÜZE OLMASI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ


Muhterem Hocam, Mesai Amirim, Dostum Prof.Dr. Emin Bilgiç'in Aziz Hatırasına,

Sadi BAYRAM



İstanbul'u feth eden kumandan, Hz.Peygamberimizin övgüsüne mazhar olduğu için, Ayasofya İslâm aleminde istiklâlin sembolü olmuş veya öyle farz edilmiştir. Bu bakımdan kültürümüzde ayrı bir yeri ve önemi bulunmaktadır. Aslına bakacak olursak, Mimar Sinan tarafından gerekli destek ve onarımlar yapılmasaydı, Ayasofya'nın günümüze bugünkü sağlamlıkta ulaşması mümkün olmazdı zannediyorum. Ayasofya'nın tarihine kısaca bir göz atarsak:
Doğu Bizans İmparatoru Constantin'in ( 324-337) oğlu Constantinius ( 337-361) tarafından babasının vasiyeti üzerine inşa edilen ve 15 Şubat 360 tarihinde resmi açılışı yapılan" Büyük Kilise'ye diğer adıyla Ayasofya'ya kısa fasılalarla ilaveler yapılmış, 20 Haziran 404 tarihinde bir yangın neticesi harap olmuştur. 8 Ekim 415 tarihinde ikinci açılışı yapılan Büyük Ayasofya, 13/14 Ocak 532 günü gecesi ikinci defa yangına uğrayarak, harap olmuştur. Bizans İmparatoru Justianus ( 527-565), Anadolu'nun birçok inşaat merkezlerine haber göndererek, antik devirlerden kalan eski eser harabelerinden, kıymetli inşaat malzemelerini başşehir İstanbul'a gönderilmesini istemiştir.
Ayrıca bugünkü Aydın ilimizden Tralles şehrinden Mimar Anthemios, yine Aydın ilimizin Miletos şehrinden Mimar İsidoros davet edilerek yangına ve depreme dayanıklı bir mabet inşaasını İmparator Justianus emretmiştir. Böylece; Mısır'dan Heliopolis'ten, Ayasluk'tan ( Efes) Arthemis Mabedinden, Kapıdağ Yarımadasından, Suriye Baalbek'ten değişik renkte mermer ve sütunlar getirttirilmiştir.
27 Ekim 537'de Ayasofya Kilisesi'nin üçüncü açılışı İmparator Justianus tarafından muhteşem bir törenle yapılmış ve Hz. Süleyman'ı kastederek" Süleyman, ben seni de geçtim" demiştir. Ancak, Justianus zamanında 557 yılındaki bir depremde kubbenin doğu kısmı 7 Mayıs 558'de çökmüş, 24 Aralık 562 tarihinde, kubbe biraz daha yükseltilerek, Ayasofya Kilisesi'nin dördüncü resmi açılışı yapılmıştır.
Ayasofya, 80,9x70 m. ebadında inşa edilmiştir. Kubbenin zeminden yüksekliği 55,6 m. , çapı 33 m., asıl kubbe yüksekliği 13,8 m. dir. Kubbede 40 pencere bulunmaktadır. 40 sütun zeminde, 67 sütün, ikinci kat yan mahfıllerinde olmak üzere . 107 sütün Ayasofya Kilisesini ayakta tutmaktadır. Kubbeyi taşıyan esas dört fıl ayağı yüksekliği 24,3 m. dir.
869 tarihinde Ayasofya'nın kubbesi çatlamış ve ilk ciddi tamiri görmüştür. 26 Ekim 986 tarihindeki depremde, yine kubbenin bir kısmı çökmüş ve ikinci defa onarım görmüştür. 1317 senesinde, istinat duvarları, yapılmıştır. 19 Mayıs 1346 tarihinde ise sebepsiz olarak doğudaki başkemer ile kubbenin bir parçası çökmüştür. Halkın yardımı ile 1354 yılında onarımı ancak yapılabilmiştir.
Bizans İmparatoru Justianus zamanında, yani 537-562 yıllarında, Ayasofya Kilisesi'nde 425 papaz, 100 kapıcı, ve 275 diğer personel olmak üzere toplam 800 personel çalışıyordu.
29 Mayıs 1453 tarihinde İstanbul kapıları ebediyyen Türkler'e açılınca, Fatih Sultan Mehmet Han, Ayasofya Kilisesi'ni camiye çevirmiş ve doğu istinat duvarlarını tahkim ettirmiş, minare ve mihrap ilave ettirmiştir. 22.01.1471 tarihli orijinal vakfıyesi Vakıflar Genel Müdürlüğü Kültür ve Tescil Dairesi Başkanlığı Arşivi'nde muhafaza edilmektedir. Vakfiyesinde camide görevlendirdiği 62 personele günde 231 akçe gündelik verilmesini, aydınlatma ve yaygı masrafı için de günde 10 akçe harcanması Fatih Sultan Mehmet'in şartları arasında bulunmaktadır. Elbetteki bu ücretler, vakfettiği gelir getirici mülklerden tahsil edilmektedir.
Fatih Sultan Mehmet, 1471 tarihli vakfiyesinin 304-313. sahifelerinde, o devrin din görevlilerinin ücretini şöyle belirtmektedir:

1.Hatip, günde 15 akçe,
2.İmam, günde 15 akçe,
3.Başhafız, günde 6 akçe,
4.Dokuz Hafız, her birine günde beşer akçe,
5.Yirmi kişi cüzhan, her birine günde 2 akçe,
6.Kelime-i Tevhid çeken hocaların başına, günde 3 akçe,
7.Kelime-i Tevhid çeken 14 hocanın her birine günde 2 akçe,
8.Namaz sonunda dua aden muarrife, günde 6 akçe,
9.Altl adet Müezzin, günde her birine beşer akçe,
10.İki adet kandilci, her birine günde beşer akçe,
11.Namaz saatlerini bildiren muvakkite, günde 10 akçe,
12.Dört kayyım ( temizlikçi), her birine günde dörder akçe,
13.İki adet Meremmetci ( tamirci), günde 2 akçe
14.Puantörlük görevi yapan Noktacıya, günde 2 akçe,
15.Namaz kılanların altına serilmek üzere hasır alınması için, günde 4 akçe, 16.Kandillerde yakmak üzere zeytinyağı alınması için, günde 5 akçe,
17.Kandillevazımatl için günde, toplam 10 akçe.
Bu masrafların ödenmesi için Fatih Sultan Mehmet, 1471 yılı Ocak ayında tesis ettiği vakfıyesinde, gelir getirici emlak bırakmıştır. Vakfıyenin 360-370. sayfasında, yani vakfıyenin sonunda; diğer vakfıyelerde de olduğu gibi, şu hüküm bulunmaktadır
" ... sağlam bir hükümle doğru bir vakıf kurulmuştur. Bu vakfim ile ilgili şartlarını duyup

ta değiştirenlerin vebali, onların üzerine olsun. Şüphesiz, böyle bir hayratı, iptal eden, veya asıl gayesi dışında kullandıran kişi, zalimlerden olur ve Allah indinde, . kıyamet gününde, zalim olarak hesap verecektir".
Fatih Sultan Mehmet, Ayasofya Camiinin Topkapı Sarayı tarafında bir imaret yaptırarak, fakir, garip ve kimsesiz kişilerin, gıdasız kalmamasını, sosyal adaletin sağlanmasını temin etmiştir. Ayrıca insan hakları konusunda bütün dünyaya örnek olmuş, herkesin ibadetinde serbest olduğu özellikle vurgulanmıştır.
Sultan II. Bayezıt, kuzey-batısındaki minareyi, Sultan II. Selim de Mimar Koca Sinan'a Batı cephesindeki iki minareyi inşa ettirmiştir. Sultan III. Murat, Sultan III. Ahmet, Sultan i. Mahmut, Ayasofya Camiine çeşitli ilaveler ve tamirler yaptırmışlardır.
Ayasofya Camisinde bildiğimiz kadarıyla 1651 yılında Tekneczade İbrahim Efendi'nin celı sülüs hattıyla Cariyarı güzin levhaları vardı. 1849 yılında İsviçreli Fosatti tarafından yapılan tamir esnasında, bu levhalar indirilerek, Saray Enderun okulunda yetişen, Hattat Yesarizade Mustafa İzzet ve Mustafa Vasıf Efendilerin yetiştirdiği, Sultan Abdülmecit devrinin ünlü hattatı Mustafa İzzet Efendi'ye yazdırılmıştır. Mustafa İzzet Efendi asıllarını küçük boyda hazırlamış ve kareleme şeklinde büyütmek suretiyle, öğrencisi Şefik Bey ile Ali Efendi'nin yardımlarıyla, 7,5 m. yi aşan oval levhaları cami içinde yaparak, yerlerine asmışlar ve hattatlık sanatımızın eşsiz örneklerini sergilemişlerdir.
Ayasofya Camii haziresinde üç Sultan Türbesi bulunmakta olup; Sultan II. Selim, III. Murat ve III. Mehmet için inşa edilmiştir. Bunların dışında vaftizhane Sultan i. Mustafa'nın ani vefatıyla 1639 yılında türbe haline getrilmiş, Sultan I.Mustafa, 1648'de Sultan İbrahim'in ebedı istirahatgahı olmuştur.
Ayasofya Camii Haziresinde inşa edilen Türbeler veya Vaftizhanenin Türbeye çevrilmesi neticesinde: Sultan II. Selim 1574, eşi Nurbanu Sultan 1583, kızları Fatma Sultan 1580, İsmihan Sultan 1585, Gevherhan Sultan 1590 ; oğulları Şehzade Cihangir, Şehzade Süleyman, Şehzade Osman, Şehzade Mustafa, Şehzade Abdullah ( kardeşi III. Murat tarafından 12.12.1574 tarihinde beşi de boğduruldu) babalarının yanına gömüldü.
Sultan III. Murat Türbesi'nde 54 sanduka bulunmakta olup, eşi Safiye Sultan, 24 ? kızı, 21 şehzadesi, Sultan III. Mehmet'in 2 kızı, 3 şehzadesi, Sultan İbrahim'in 2 kızı ile 1 şehzadesi, I. Ahmet'in bir şehzadesi gömülüdür.
Şehzadeler Türbesi'inde 5 sanduka olup, Sultan III. Murat'ın bir kızı, 4 şehzadesi gömülüdür.
Sultan III. Mehmet Türbesi'nde 26 sanduka olup, Sultan III. Mehmet'in eşi Handan Sultan, 15 kızı, I. Ahmet'in 6 kızı, 3 şehzadesi gömülüdür.
Türbe haline getirilen Vaftizhane'de 17 sanduka bulunmakta olup, Sultan I. Mustafa, Sultan İbrahim, Sultan I. Ahmet'in 3 kızı, Sultan IV. Murat'ın 2 kızı, Sultan II. Ahmet'in bir şehzadesi, Sultan IV. Mehmet'in bir şehzadesi yatmaktadır.
Sultan III. Ahmet, 1728 yılında Ayasofya Camii içinde yapılan onarımlar esnasında Hünkar Mahfili inşa ettirmiş, Sultan I. Mahmut 1739 yılında özel bir kütüphane yaptırmış, kütüphanenin idamesi için de Cagaloğlu Hamamını yaptırarak vakfetmiştir. 1740 yılında ise şadırvan yaptırmıştır. 1809 yılında Sultan II. Mahmut tarafından onarılan Ayasofya Camii, Sultan Abdülmecit'in emri ile, Şeyhülislam Mekkizade Mustafa Asım Efendi'nin devlete kalan serveti, vasiyeti gereği Ayasofya Camiinin restorasyonuna harcanmış ve restorasyonda İsviçreli Mimar G. Fosatti görevlendirilmiştir. 1894 depreminde sıva çatlakları olmuş Mimar Kemalettin Bey nezaretinde tamir hazırlıkları yapılmış, 1926 senesinde takviye görmüştür.
Ayasofya'nın Müze olması:
Cumhuriyet döneminde yurdumuza gelerek Ayasofya mozaikleri konusunda araştırma yapan Amerikalı ünlü Doğu bilimcisi Witimor'un, Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin 7,5 m. çapındaki levhaların altında araştırma yapmak istemesi ve araştırma sonucu mozaiklerin bulunması üzerine, Ayasofya Camisi'nin bir müze olması üzerinde fikirler, su yüzüne çıkmaya başlamıştır.
Ayasofya Camisi'nin müze olması fikri, o devrin Maarif Vekili Abidin Özmen tarafından 1933'de benimsenerek, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e intikal ettirilmiş, büyük kurtarıcının tasvibi alınınca, bir komisyon kurularak, gereği yapılmak üzere prosedür işletilmeye başlanmıştır.
O Dönemin Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürü Phil.Dr. Hamit Zübeyr Koşay, bu satırların yazarına bizzat anlattığına göre, durum aynen şöyledir:
Maarif Vekili Abidin Özmen, Dr. Hamit Zübeyr Koşay'ı makamına çağırarak, " Ayasofya'nm Müze olması için bir gerekçe hazırla getir" der. Zira Avrupa ile temaslar başlamıştır, Balkan Paktı gündemdedir. Batıya şirin görünmemiz lazımdır.
Dr.Koşay; İstanbul Müzeleri Genel Müdürü Aziz Ogan, Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Tahsin Öz, Osman Ferid, Niyazi Kemal, E.Ogan, Nihat Bey, Ağa Ziya, Efdaluddin Beylerden meydana gelen bir komisyon kurar ve Komisyon" Ayasofya Camisinin bir ilim mabedi ", yani müze olmasına karar verir.
Dr. Koşay, Halil Ethem Eldem Beyler ile tekke ve türbelerin kapatılması esnasında, Mevlana Türbesi ile Hacıbektaş Türbesini, verdiği raporlarla, gerekçe göstermek kaydı ile, kapatılmaktan kurtarmış ve müze olmasını temin etmiştir.
27.08.1934 tarihinde Ayasofya Camisi'nin müzeye dönüştürülmesi halinde yapılacak işleri belirten rapor şöyledir:
Ayasofya'nın kendisi zaten bir müzedir. Ona ilmi şeklini almış bir müze mahiyetini vermek, her şeyden önce temizliğe ve tamire bağlıdır. Bunun için ise:
1.Witimor tarafından yeniden çıkarılmaya başlanan mozaiklerin alacağı son şekli" ve bu ameliyenin binada bırakacağı izleri bilmek ve beklemek lazımdır.
2.Şimdilik binanın dışında bozuk olan Batı cephesini sıva ve badana bakımından onarmak ve etrafındaki kapı ve pencereleri sağlam hale getirmek, nihayet dış narteksini eşya teşhirine elverişli hale koymak bahis konusudur.
3.Bundan başka çevresinde ve ona bitişik olan kimsesizler Yurdu, kahve ve dükkan gibi harabeleri ortadan kaldırmak şarttır ( Fatih Sultan Mehmet tarafından kurulup, Sultan II. Bayezıt tarafından bir kat ilavesi yapılan, Akşemsettin'in müderrislik, yani profesörlük yaptığı medrese kimsesizler Yurdu olarak zikredilmektedir).
4. Avluyu temizlemek ve burayı bir açık müze haline getirmek gereklidir.
5.Mabedin içini müze haline koyacak mühim unsur, oraya nakledilecek ve orada sergilenecek eserlerdir. Bunlar Bizans Devrine ve Osmanlı Devrine ait olacaktır. Bizans eserleri Arkeoloji Müzesi'nde bulunan lahitler ve teşhire değer kabartmalarla, mimari parçalar, Nur-u Osmaniye Camii avlusundaki kırmızı lahitler, Zeyrek Camii önündeki lahitler ve nihayet İstanbul'da mütemadiyen çıkacak sütun başlıkları, v.s.
6.0smanlı eserleri ise, Türk-İslam Eserleri Müzesi'nden alınacak, Yalnız Osmanlı Devrine ait halılar, yazılar, kitap kapları, rahleler, şamdanlar, gülapdanlar, çekmeceler v.s. dir.
7.Ayasofya'daki yerlerinden indirilen büyük yazı levhaları çok kıymetli Türk eserleridir. Bunların Evkaf'ın istediği gibi Sultanahmet Camii'ne nakli doğru olmaz. Çünkü eserler, camiin mimarisine uyarlı değildir. Bunları Hünkar Mahfelinin civarında tabakaların altına yerleştirmek gerekir.

Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder aziz Atatürk, Ayasofya'ya iki defa ziyarete gelmiş ve " Ayasofya'yı müze yapıp, ilim alemine hediye ediyoruz" başlığı ile beyanat vermiş bulunmaktadır. Atatürk'ün Ayasofya bahçesinde çekilmiş fotoğrafı da bulunmaktadır.
24 Ekim 1934 tarihinde meşhur Ayasofya Camii, ibadethanelikten çıkarılarak ilmin mabedi yapılmış ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bağlanmıştır. Camiye ait levhalar, halılar ve diğer teberrukat eşyaları kaldırılmış ve asırlarca cami olarak hizmet veren eserin eşyaları diğer camiiere dağıtılmıştır.
Bu konuda Başbakanlık Kanun ve Kararlar Dairesi Başkanlığında 2/1589 sayılı Kararnamede:
Maarif Vekilliğinden yazılan 14.11.934 tarih ve 94041 sayılı tezkerede; Eşşiz bir mimarlık ve sanat abidesi olan İstanbul'daki Ayasofya Camiinin tarihi vaziyeti itibarıyle müzeye çevrilmesi bütün Şark alemini sevindireceği ve insanlığa yeni bir ilim müessesesi kazandıracağı cihetle bunun müzeye çevrilmesi, çevresindeki evkafa ait dükkanların yıktırılması ve diğerlerinin de evkafça istimlak edilmesi suretiyle güzelleştirilmesi, ve tamiri ve daimi muhafazası masraflarına karşılık ta Evkafça bu sene ve gelecek seneler bütçelerinden muayyen bir para ayrılması hakkında bir karar ittihazı istenilmiş ve Evkaf Umum Müdürlüğüne yazılan 7.11.934 tarih ve 153197/107 sayılı mütealanamede, bu camiin Bizanslardan kalma bir eser olması hasebiyle hiç bir vakfı olmadığı ve her ne kadar cami olduktan sonra Sultanlar ve Halk tarafından bazı gelirler bağışlanmışsa da bunlardan aşar olarak bağlanan sultan gelirlerinin kaldırılmış olduğu ve halk tarafından bağlanan gelirler ise Kur'an okumak ve buna benzer belli ve nerede olursa olsun yapılabilir dini emekler olup müzeye çevrilmesi ve korunması için verilecek bir geliri bulunmadığı ve şimdiye kadar tamiri, gelirine bakmadan diğer vakıflarla bir arada yapılagelmekte olan bu bina cami olmaktan " çıkınca artık buna imkan kalmayacağı ve bütçelerinin bugünkü vaziyeti herhangi bir yardıma da yol bırakmamakta olduğu ve çevresindeki yapılardan evkafa ait olanlar yıkmak ve kaldırmak elden gelirse de ötekine berikine ait olanların evkafça satın alınmasına imkan bulunmadığı bildirilmiştir.
Bu iş İcra Vekilleri Heyetince 24/11/934 te görüşülerek Caminin çevresindeki Evkafa ait binaların Evkaf Umum Müdürlüğünce yıktırılarak temizlettirilmesi ve diğer binaların istimlak, yıkma ve binanın tamir ve muhafazası masrafları da Maarif Vekilliğince verilmek suretiyle Ayasofya Camiin müzeye çevrilmesi tasvip ve kabul olunmuştur.
24/11/934
Reisicumhur
K.A TA TÜRK

Kararname incelendiği zaman görülecektir ki, imla hataları ile doludur. Elle düzeltmeler vardır. Osmanlıca harflerden latin alfabesine geçiş döneminden daha 10 yıl bile geçmemiştir. EI yazısından daktiloya geçiş devri olduğundan bu konu üzerinde durulmamalıdır.
Ancak en önemlisi, Ayasofya'nın Vakfı olmadığı, vakıf geliri olmadığının sarahaten vurgulanmasıdır ki, daha sonra da 2762 sayılı Vakıflar Kanunu 3.06.1935 tarihinde Yüce Meclisten geçerek kanunlaşmış ve Başbakanlığa bağlı Katma Bütçeli bir kuruluş doğmuştur. Kararnameden dört yıl sonra 1938 yılında Fatih Sultan Mehmet'in Ayasofya Vakfıyesi, yine Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanarak, ilim alemine sunulmuştur. Vakfiye incelendiğinde; Ayasofya Camii, Zeyrek Camii, Eski imaret Camii, Galata Camii, Şeyh Vefa Camii, Kule-i Cedide Camii, Kalenderhane Zaviyesi, Dar'üttalim Medreseleri, Dar'üşşifa, imareti için gelir getirici emlak, han, hamam, değirmen ve diğer akaratı ( gelir getirici mülkleri ) söz konusu vakıflarının masraflarını temin için vakfetmiştir.
28.05.1939 tarihinde Prof. Remzi Oğuz Arık Başkanlığında toplanan bir komisyon ise; Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin 7,5 m.yi aşan hat şaheseri 8 levhanın eski yerlerine asılmasına karar vermiş, ancak tahsisat kifayetsizliği sebebiyle yerlerine asılamamış, sonradan hayırseverlerin katkılarıyla 28.01.1949 tarihinde söz konusu levhalar yerlerine asılmıştır.
Şimdi ne yapmalı ?
Çeşitli tarihlerde Ayasofya Müzesi'ni eski haline çevirme gibi bazı kesimlerin'
politik çıkışları vardır. Bugün Meclis'te bulunan siyasi partilerin hepsi iktidara geldiğinde susarlar, iktidardan uzaklaştıklarında da yarayı kaşıdıklarına hepimiz şahit olmuşuzdur. Yani konu politiktir. Cumhuriyetimizin kurucusu da o dönemin politikalarına uygun davranmıştır, ancak Hatay'ı da ilhaktan geri kalmamıştır.
. Halkımızın % 95'inin müslüman olduğuna göre, demokrasi çoğunluğun sesi olduğuna göre, halkın sesine kulak verilmesi gerekir. Türbanla uğraşanlara bir fırsat¦ Hodri meydan. Haydi bakalım, meydanlarda nutuk atanlar¦ Samimi iseniz lütfen görevinizi ifa ediniz¦ Ekseriyet sizde. Mecliste çoğunluğa sahipsiniz. Bunun için de Meclis Kararı, kanun gerekmez. Sadece bir kararname imzalamanız yeterli¦
Avrupa Birliği ve Batı; bizi her zaman aşağılayıcı bir ifade ile bizi görmekte olup, iç işlerimize müdahalede bulunmak istemekte, 150 yıldan beri sistemli olarak yurdu parçalama amacını gütmektedir. Başta Almanya olmak üzere Fransa ve İngiltere l914'den beri aynı politikalarını devam ettirmekte, günün koşullarına göre, yani menfaatlarıne göre bazan kısa bir kavis çizmekte olup, amaçları Doğu Anadolu'nun maden yataklarını ekonomik güçle ele geçirmek, işletmek, milletimizi ucuz işci olarak çalıştırp, asırlardan beri yaptıkları sömürge düzenlerine devam etmektir.
Yakın tarihimizde; Bosna-Hersek'te, Makedonya olaylarında, Kıbrıs olaylarında, Güney-Doğu olaylarında Batı hiç bir zaman sınıf geçmemiştir. Avrupa Birliği her ne kadar ret etmese de bir hıristiyan klubü olduğunu herkes bilmektedir. Güney-Doğu olayları, Kıbrıs'a karşı tutumunun ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Avrupa Parlementosu'nun Ermeni konusunda aldığı kararı unutmamalıyız. Avrupa'nın bize nasıl bir gözle baktığının bu kararlar iyi bir delilidir. Tarih okumadıklarının, bilmediklerinin delilidir. Aldıkları kararın kökeni Haçlı-Hilal mücadelesidir. Daima bunun bilincinde olmalıyız.
Ayrıca Türkiye'de idamın kalkması isteyenler, kaldıranlar, aynı arzu ve isteği neden Amerika Birleşik Devletlerinden istemediklerini düşünmemiz gerekmez mi ? Türkiye Cumhuriyeti ekonomik bakımdan zayıf olduğu, siyasi bakımdan zayıf olduğu, koalisyon dönemlerinde, Batı her zaman bizden taviz koparma yolunu seçmiştir. Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinde de aynı şeyleri yapmamış mıdır?
Şubat 2002 sonu veya Mart başında, Ortodoks Patriği, ekümen olarak ( basın önünde açıkca itiraf ettiğini televizyonlardan seyrettik), Amerika Birleşik Devletlerine resmi gezi yapıp, Amerika Başkanı'ndan kanunlarımıza aykırı olarak Heybeliada Ruhban Okulu açılmasını gündeme getirirken, biz neden Ayasofya'nın tekrar camiye tahvilini karşılık olarak gündeme getirmeyelim, Batı Trakya'da bulunun müslüman Türk cemaatin dini liderinin seçimi konusunda, Yunanistan'ın oynadığı rolü, aynen misilleme olarak biz neden yapmayalım? Amerika Eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney 19-20 Mart 2002 tarihinde Başkenti resmi gezi olarak ziyaret etti. Türkiye'de ancak 19 saat kalabilen Cheney, acaba ricalarının içinde Heybeliada Ruhban Okulu açılışı var mıydı? Bilmiyoruz... Diğer konular, Hükumetimizi ilgilendirir.
Ancak biz doğrular peşinde olmamız, hislerimizle hareket etmeden, mantığımızla işlerimizi yürütmenin doğru olacağına inanıyoruz.
O halde; Ayasofya'nın ortasından, doğu-batı istikametinde 70-80 cm.yüksekliğinde ahşap bir pergole ile cami güney ve kuzey olmak üzere ortadan ikiye ayrılır. Güney tarafında isteyen namazını kılar. İsteyen ""turist kuzey taraftan, üst kat mahfillerinden camiyi-kiliseyi gezer. Bir grup, diğerini rahatsız etmeden, her iki kesimin de ihtiyacına cevap verilebilir. Ticari ve turistk bir mevkide bulunan Sultanahmet civarında, Ayasofya'ya sabah namazına günde ortalama kaç kişi gelir, 500 m ileride Sultanahmet Camiine gitse ne olur? Cuma günleri istisna olabilir mi ? Turistten alınacak döviz ne kadardır? Bunun hesabı yapılmalıdır. IMF'ye el açtığımız bu günlerde, bunların da bir önemi olması gerekir, kanatindeyiz.
Aslında yanılmıyorsak, Prof. Dr. Emin Bilgiç'in Müsteşarlık döneminde 8 Ağustos 1980 tarihinde Hünkar Mahfili ibadete açılmış, 14 Eylül 1980'de restorasyon gerekçesiyle kapatılmış, 10 Şubat 1991'de yeniden ibadete açılmıştır. Halen bu uygulama devam etmektedir. Aklın yolu da her zaman birdir.
-------------
Şevket Rado, Türk Hattatları, İstanbul- 1982.
Fatih Sultan Mehmet Vakfiyesi, İstanbul -1938, 344 s.,
Prof. Dr. Semavi Eyice, Türkiye Diyanet Vakti İslam Ansiklopedisi, C.4.,s.206-217.



Yayınlandığı Yer: SADİ BAYRAM WEB SİTESİ ,2008
Yazar :
Konuyla İlgili Diğer Başlıklar:
  • Kur'an Ve Bilgisayar-computer Ilişkisi
  • Amasya Uluslararası Alimler Sempozyumu Ardından
  • ?Îdî-zâde -Âkif-zâde Abdurrahim El-amasî Sülâlesi Ve Eserleri
  • Sultan ıı. Bayezıd?ın Hattatı, Amasyalı şeyh Hamdullah Kur'an-ı Kerim'i Ve Bir Hâtıra
  • ?Îdî-zâde (- âkif-zâde) Abdurrahim El-amasî Sülâlesi Ve Eserleri
  • Osmanlı Döneminde Latin Harflerine Geçiş çalışmaları
  • Mühr-ü Süleyman Ve Türk Kültürü
  • Izgü Mescid
  • Taceddin Sultan Ve Evradı
  • çift Başlı Kartal
  • Türk Kültüründe ölüm
  • Bâki Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sedâdır
  • Ayasofya Camii, Müze Olması Ve Ardındaki Gerçekler
  • Bosna- Hersek Ve Balkanlarda Vakıf Kültür Izleri
    (seminer Konu?mas? )
  • Ahlat Vakıfları
  • Selçuklu Kervansaraylarının Turizme Açılması
  • Hasan Paşa'nın Vakfı, şeyhülislÂm Ankaravi Mehmed Emin Efendi Vakfiyesi, Ve Ankara Sulu Han HikÂyesi
  • Yemen Fatihi Gazi Sinan Paşa Vakfiyeleri, Tezyinatı Ve Türk Süsleme Sanatındaki Yeri
  • Yakın Tarihimizde Merzifon, Merzifon Anatolian Koleji
  • Ayasofya Camii, Müze Olması Ve Ardındaki Gerçekler
  • Milli Kültür, Günümüz Türkiyesi Ve Muasır Medeniyetler Seviyesi
  • Türk Hat, Yazı-resim, Cilt Ve Tezhip Sanatı Ile Ilgili
  • Vakıflar Dergisi Makaleler Fihristi ( 27. Sayıya Kadar )
  • Cumhuriyetin 75. Yılında Vakıflar
  • Sultan ıı. Mahmud'un Vakfiyelerindeki Tezyinat
  • Maniheizm Doğuşu, Gelişimi Ve Tesirleri
  • özel Müzeler Ve Denetimleri Hakkında Yönetmelik
  • Günümüzde Sosyal Devlet Anlayışı Ve Imaretler
  • Türk'ün Yolu Nereye Gidiyor
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  • Osmanlı Devleti Hakkında Bir Kronoloji Denemesi
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  • Cumhuriyetin 75. Yılında Vakıflar
  • Medeniyetlerin Beşiği Anadolu Ve Kılikya Aphrodosıas'ı ( Tisan )
  • Anadolu Turk - ıslam Sanatında Bazı Yapılar Ve Kronolojıye Aıt Katalog Denemesı...
  • Türk Kültüründe ölüm !
  • Büyük Türk Düşünürü Hacı Bayram-ı Veli Ve Akkoyunlu Uzun Hasan'ın Ankara Hacı Bayram Türbesi'ne Vakfettiği H
  • Xıv-xıx. Yüzyıl Vakfiyelerinde Türk Tezhip Sanatınının Gelişimi, Batı Tesirleri Ve Günümüzde Yorumlayanlar
  • Anadolu'da Ilk RufÂiler Ve Hz.zeynel Abidin Ali Er-rufÂi El-abdali El-kayserani Soyuna Ait Bir Deneme Anad
  • Osmanlı Döneminde 1899 -1920 Yıllarında Istanbul Camilerinden çalınan çiniler
  • Peygamberler şehri Tarsus Ve Tarsus'da Bir özbek Vakfı
  • Başkent Ankara'nın Ihtiyacı Olan Kongre Merkezi Ne Zaman Yapılacak ?
  • Ankara Ulus Semtinde Türk Vakıf Araştırma Merkezi'nde 15.11.1998 Tarihinde Hali Sergisi Açılış Konuşması
  • Prof.dr. Albert Gabriel'e Ait Bazı Belgeler
  • Cumhuriyet'in Ilk Yıllarında Ankara'da Imâr Faaliyetlerinde
  • Cumhuriyet'in Ilk Yıllarında Ankara'da Imâr Faaliyetlerinde
  • Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde Bulunan 12 Zilkâde 1262 H./ 21 Ekim 1846 Tarihli TeberrukÂt Eşyası
  • Atatürkcülük Ve 2001'li Yılların Türkiyesi üzerine
  • Ahilik Ve çıraklık Eğitim Ve öğretim Vakfı
  • Eski Eser Kaçakcılığı, Koleksiyonculuk Ve Müzecilik Tarihimize Bir Bakış
  • Cumhuriyet'in Derinliklerinden Hatıralar : Eski Ankaralılardan Dostum Sayın Nurettin Daş Ile
  • Medeniyetlerin Beşiği Anadolu Ve Kılikya Aphorodisias'ı ( Tisan Yapı Kooperatifi )-anatolıan : The Cradle Of Cı
  • Sultan ıı. Bayezıd'ın Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan Vakfiyelerindeki Tezyinat Ve
  • Bektaşi Nutku (kendini Bil Ki, Tanrıyı Bilesin)
  • Kültürümüzde Hoşgörü
  • Fatih Sultan Mehmed'in Eyüp Sultan Külliyesi Vakfiyesi
  • Hicaz Demiryolları Ve Vakıflar
  • Mostar Köprüsü Restorasyonu Hakkında Ilk ön Rapor
  • Atatürkün Vakıflar Hakkındaki Konuşmalrı
  • Selçuk-name
  • Xıv-xıx. Yüzyıl Vakfiyelerinde Türk Tezhip Sanatınının Gelişimi, Batı Tesirleri Ve Günümüzde Yorumlayanlar
  • Konyadaki Esk; Eserler Hakkında Atatürkün Başbakan Ismet Inönüye Telgrafı
  • Atatürkcülük Ve 2001'li Yılların Türkiyesi üzerine
  • Ord.prof.dr. Ahmed Süheyl ünver
  • Türk Kültürü Ve Yoksulluğu Ortadan Kaldırmak Için
  • Istanbul'un Fethine Kadar Beylik Dönemi Vakfiyeleri
  • Kıbrıs, Gürcistan, şirvan Fatihi Lala Mustafa Paşa'nın 1563 Tarihli Vakfiyesi
  • Vakıf Arazilere Ve Gayrimenkullerine Tecavüz Ve Düşündürdükleri
  • Günümüzde Sosyal Devlet Anlayışı Ve Imaretler
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Tekke Ve Zaviyelerin Kapatılmasından Sonra Taşınır Kültür Varlıklarının Korunması Ile
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan 1783-1810 Tarihleri Arasında Işlem Görmüş Bir Mühür Tatbik Deft
  • Türk Kültürünün Temeli Vakıflardır
  • Kültür Bakanlığı Tarihçesi Ve Milli Kültürümüz
  • Milli Kültür, Günümüz Türkiyesi Ve Muasır Medeniyetler Seviyesi
  • Eyüp Sultan Türbesi'nde 1919-1920 Tarihlerinde Yapılan
  • Merzifonlu Hacıbayramoğlu Maden Mühendisi Mehmed Akif Efendi
  • Selçuklu Tarihi, Selçuk Adı
  • Cumhuriyet Dönemi Kültür çınarlarından : Mahmut Akok
  • Mardin Vakıfları,imam Zeynel Abidin'in 1158 M. Tarihli, Ve
  • Tarihte Türk Adı Ne Zaman Ortaya çıktı ?
  • Sahib Ata Fahrü'd-din Ali'nin Konya Imaret Ve Sivas Gökmedrese Vakfiyeleri
  • Phil.dr.hamit Zübeyr Koşay
  • Bulgarlar'ın Antik Başkenti Bulgar şehrindeki Islam Dönemi Mimari Eserlere Ait Panorama
  • Taşınır Kültür Varlıklarımızın Korunması Ve Yasa Dışı Trafiğinin önlenmesi
  • Ragıp Efendi'nin 1913-1922 Yılları Sibirya Ve Türkistan
  • Istanbul Vakıf Hat Sanatları Müzesi'nde Bulunan Tılsımlı Iki Gömlek Ve Kültürümüzdeki Yeri
  • Niksar Vakıflarına Genel Bir Bakış
  • Gazi Yahya Paşa'nın 1506 Tarihli Vakfiyesi
  • Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde Bulunan 12 Zilkâde 1262 H./ 21 Ekim 1846 Tarihli TeberrukÂt Eşyası
  • Kanuni Sultan Süleyman'ın Oğlu şehzade Mehmed'in 1548 Tarihli Vakfiyesi, Hududnamesi Ve Türk Sanatındaki Yeri
  • Merzifon Ulu Camisinin Yeri Ve Merzifon'da Türk Islam Eserleri
  • Merzifon, çelebi Sultan Mehmed Vakfı üzerine Bazı Belgeler
  • Hayat Ağacı, Kültürümüzdeki Yeri, önemi Ve Mitlerin Ardındaki Gerçek
  • Türk Kültürünün Izleri üzerinde Araştırmalar: Etrüskler'in Ilk Vatanı Anadolu Mu? : Truva Savaşı Ve Etrüskler
  • Yıldız çini Fabrikasına Ait Birkaç Vesika
  • Selçuklu Vakfiyeleri üzerine Bazı Düşünceler
  • Xıv. Asırda Tezhiblenmiş Beylik Dönemine Ait üç Kur'an Cüzü
  • Baki Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sedadır
  • Osmanlı Devletinin Kuruluşunun 700. Yıldönümü Münasebetiyle: Sultan ı.mahmud'un Orjinal Iki Vakfiyesi
  • ııı. Selim'in Vakfiyelerindeki Tezyinat Ve Türk Süsleme Sanatına Batı Sanatının Tesirleri
  • Osmanlı Dönemi Bazı Vakfiyelerin Hayır şartlarından Damlalar !
  • Bektaşilik Ve Masonluk
  • Minyatürle Ilgili Seçilmiş Bibliyografya
  • Kaynaklara Göre Güney-doğu Anadolu'da Ptoto- ön Türkler
  • çelebi Mehmed Vakfı Arazisi üzerine Kurulan Merzifon Anatolian Koleji Ve Hastaneye Ait Bilgiler
  • Eski Eser Kaçakcılığı, Koleksiyonculuk Ve Müzecilik Tarihimize Bir Bakış
  • Safranbolulu Izzet Mehmet Paşa Vakfiyesi Ve Kütüphanesine Ait Tezyinatlı Iki Kur'an-ı Kerim
  • Istanbul Depremleri Ve Mimar Koca Sinan'ın Bilinmeyen Bazı Teknikleri
  • Merzifon'da Bilinmeyen Br Türbe '' Künbet Hatun ''
  • özel Müzeler Ve Denetimleri Hakkındaki Yönetmelik
  • Bitlis Vakıfları Ve Vakıf Eski Eserleri
  • Vakıf Eski Eserlerin Yeni Koruma Politikası
  • Sultan ııı.osman Vakfiyesi, Tezyinatı, Cilt Sanatı Ve Türk Kültüründeki Yeri
  • The Deed Of Foundatıon Of Sultan Osman The Thırd, ıts Embellıshments, Bındıng And ıts Place ın Turkısh Culture
  • Hacı Bektaş-ı Veli, Merzifon'da Piri Baba, Budapeşte'de Gül Baba Ve Bazı Bektaşi Vakıfları
  • Nurbanu ( Atik ) Valide Sultan'ın Istanbul-üsküdar'da 1582 Tarihinde Tesis Ettirdiği Vakfiyesi
  • Girit Defterdarı Rıdvanzade Hacı Mehmed Efendi Oğlu Ali Efendi'nin 1748 Tarihli Vakfiyesi Ve Tezyinatı
  • Bir çınarın Ardından... Yılmaz önge Dostumuz Hakkında Kısa Anekdotlar...
  • Beyhan Sultan Vakfiyeleri Ve Tezyinatları
  • Beypazarı Vakıflarına Genel Bir Bakış Ve Beypazarı Sadr-ı Azam Nasuh Paşa Hanı
  • Türk Kültürü Ve Biz
  • Bulgaristan'da Bulunan Osmanlı Vakıflarıdan Bir Demet
  • Bulgaristan'da Müftü Yardımcısı Yetiştiren Bir Vakıf Kuruluşu: Nüvvap
  • Ladik Ve Seyyid Ahmed-i Kebir Er-rıfai Hazretleri
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Halı Müzesi'nde
  • Bektaşi Nutku
  • Balkanlar Ve Kosova Facıası
  • Cumhuriyet'in Kuruluşunun 90. Yılında Başkent Ankara:
  • Atatürk'ün Vakıflarla Ilgili Sözleri
  • 893 H / 1488 M. Tarihli Akkoyunlu Yakub Han Vakfiyesi
  • Komünizmin Sembolü Lenin Yıkıldı, Sıra Bizans'ı Dize Getiren Fatih Sultan Mehmed'e Mi Geldi ?
  • Afganistan Tarihine Kısa Bir Bakış Ve Türk Subaylar Eskden Olduğu Gibi Milenyumda Da Afganistan Ordusunun EğitimÄ
  • Ayaş Vakfiyeleri üzerine Bir Deneme
  • Hacı Bayram-ı Veli Ve Tarıhe Bağlılık
  • Amasya-taşova- Alparslan Beldesi Seyyid Nureddin Alparslan Er- Rufâi'nin 655 H./1257 Tarihli Arapça Vakfiyesi Tercümesi Ve
  • Birgi Ulu Camii Içşn 1327 M. Tarihinde Yazılan Kur'an
  • Ankara'da Roma Anıtı- Res Gestae
  • A N " Akhi " Genealogical Tree
  • Milenyum Ruyası: Osmanlı Devleti'nin 700 Kuruluş Yıldönümü Ve Düşündürdükleri üzerine Bir Deneme
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan Kendinden Desenli üzeri Yazılı Iki Kumaş
  • Kur'anda Yol Gösterici Ayetler
  • Osmanlıda Resi Ilk Müze Adı Ne Zaman Ortaya çıktı?
  • Amasya Vakıflarına Toplu Bakış
  • Izmir Bahri Baba Eski Musevi Mezarlığı
  • Anadolu'da Xııı. Yüzyıl Başlarında Bir Rufâi Zaviyesi
  • Glazed Tles Stolen From ıstanbul Mosques Between 1899-1920 Ottoman Period
  • Sultan ıı. Abdulhamid'in 1888 Tarihli Vakfiyesi Tezyinatı Ve Osmanlı Imparatorluğunda Ilk Toplu Konut Projesi
  • Tokat Vakıfları
  • şehirciliğe Katkısı Olan Kadınlar: Istanbul _üsküdar- Toptaşı, Nûrbânû ( Atik Valide ) Sultan Külliyesi
  • Türk Hâkimiyeti Döneminde Merzifon Mezarlıkları
  • Anadolu'da Xııı.y�zyıl B�r Rufa� Zav�yes�
  • Hayatını Vakıflara Vakfeden Y.mimar -mühendis Prof.dr. M. ılmaz önge
  • Başbakan Ismet Inönü'nün Cami,mescit Ve Diğer Vakıf Eski Eserlerin Korunmasıyla Ilgii Bütün Bakanlıklara Ve Genel Müdürlüklere G
  • EvkÂf-ı IslÂmiye Müzesi'nin Kuruluşu Ve Yönetmeliği
  • Giresun Ili Vakıflarına Toplu Bir Bakış
  • Türk-islam Yapılarında Kronoloji Denemesi
  • Merzifon Tarihinden Yapraklar
  • Momumentum Ancyranum-res Gestae- Ankara Yazıtı-augustus'un Yaptı?ı ??ler
  • Bayramlu Beyliği (hacıemiroğulları )
  • Osmanlı Devletinde Vakıflar Ve Sultan ıı. Bayezıd'ın Vakfiyeleri
  • Kur'an Ve ılım
  • Kur'anda Yol Gosterici Ayetler
  • Kur'an'ı Kerimdeki Cinle Ilgili Ayetlerin Tamamı
  • Kur'an-ı Kerim'ın Arapca ındırılmesı ıle ılgılı Ayetler
  • Xıı-xııı.yüzyıl Türk Hamamları
  • Tanrı Ve Yazğı
  • Balkanlar Ve Kosova Faciası
  • Amasyalı Meşhur Eski Devirdeki Tarihçiler
  • Başkent Ankaranın Kongre Merkezi Ne Zaman Yapılacak
  • Anadolunun Gobegınde 1229 Tarıhlı Tascı Ustalarının Dantel Gıbı ısledıgı Dıvrıgı Ulu Camı Ve Darussıfası
  • Merkez Efendının Mursıdı Merzıfonlu Sunbul Sınan
  • Merzıfonlu Tarıhcı ısmaıl Hamı Danısment
  • Amasyalı Tarıh Ve Cografyacılar
  • Milli Kütüphane'nin Dire?i Dr. Müjgan Cunbur 85 Ya??nda
  • Bektasılık Ve Tasavvuf
  • Alev?lerde Nas?p Alma Tören?
  • Asker? Kat?p Hafız ?brah?m Ethem Efend?’nin Eyüp Sultan Türbes?ne A?t Nukut Vakf?yeler? - Türkiye Vak?flar Bank.özelle?tir
  • Tar?kat-ı Rufaî ( Anonim )
  • Türk Tezh?p San'atına Genel B?r Bakı?
  • Sultanahmet Halı Müzes? Ve Vakıflar
  • Tokat Vakıfları
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  •