TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENİYETİ - TURK'S AND ISLAMİC CİVİLİZATİOAN, FOUNDATİONS, ART,HİSTORİCAL ART, HİSTORY
ANKARA'DA ROMA ANITI- RES GESTAE

ANKARA'DA ROMA ANITI- RES GESTAE

Sadi BAYRAM

Ankara Roma vilâyeti olunca, şehri tekrar tahkim ettiler, sur dışında Roma Hamamı inşa edildi. Bugün Hacıbayram Külliyesinin bulunduğu tepe, eski bir Friğ tümülüsü olup, Men-Ay mabedinin burada olduğu düşünülmektedir. Bu tepede Roma İmparatoru adına mermerden bir mabet yapılmıştır.

Roma İmparatoru Augustus'un bizzat kaleme aldığı ve ölümünden önce Vesta rahiplerine teslim ettiği, daha sonra da Senatoda okunup tasvip edilen metin, yerine geçen oğlu İmparator Tiberius tarafından Augustus'un mezarı başına dikilen iki sütün üzerine kazıtıldı. Daha sonra aynı metin üç tunç levhaya kazınarak Ankara, Psidia'nın başşehri Antinochia'ya ( bugünkü Yalvaç ) ve Uluborlu'ya gönderildi.

Galatyalılar latinceyi bilmediklerinden, Res Gestae'nin Grekçe tercümesini Augustus mabedinin güney-doğu duvarına kazıttılar. Roma'daki kopya daha sonraları kayboldu. Dünyada Monumentum Ancyranum olarak anılır . Augustus'un yaptığı işleri belirten 35 bölüm, 4 ek pragraf olan Manumentum Ancyranum'un taşa hak edilmiş izlerini bugün de görünebilmektedir.

Osmanlı Döneminde Akmedrese olarak hizmet gören ve bir müddet Hacı Bayram-ı Veli'nin de ders verdiği Augustus Mabedini; Alman Elçisi Hans Dernschwam , Amasya'ya da Kanuni Sultan Süleyman'ı ziyarete giderken, Ankara'yı da görmüş ve Ankara mabedinin krokisini seyahatnamesine çizmiştir. Charles Texier ise yine mabedi görmüş ve birkaç görünümünü ve bazı detayları gravür tarzında çizmiştir.

Bu gün de kullandığımız Ağustos ayına ismini veren, Roma İmparatorunun adına yapılan Augustus Mabedi; Türkler'in Anadolu'ya giriş yıllarında Selçuklular Döneminde de asırlarca muhafaza edilmiş, Ankaralılar tarafından ve Erken Osmanlı Döneminde Hacı Bayram-ı Veli tarafından korunmuştur. Konumuz olan Sulu Han, Şeyhülislam Ankaravi Mehmed Efendi'nin inşa ettirdiği camiye çok yakın olması ve o civarda hamamı olması dolayısıyla, konunun önemine binaen, aslı kaybolmuş, Cumhuriyetimizin Başkenti Ankara'da hâlâ ayakta duran Augüst Mabedi'nin duvarlarına kazınmış Augustus'un yaptığı işleri belirten metni Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'ndeki rahmetli hocam, Prof.Dr.Hâmit Dereli tarafından tercüme edilen Res Gestae'yi aynen aşağıya alıyoruz.
RES GESTAE

Tanrısal Augustus'un arz küresini Roma halkının hakimiyeti altına almak için başardığı işleri, Roma Devleti ve halkı için yaptığı masrafları gösteren belgenin bir sureti aşağıdadır. Asıl belge, Roma'da dikili iki sütun üzerine hakk edilmiştir.

I.
On dokuz yaşımda kendi özel kararım ve özel masraflarımla bir ordu kurdum. Bu ordu ile devleti, altında ezilmekte olduğu partinin tahakkümünden kurtararak yeniden hürriyetine kavuşturdum.
Bunlardan dolayı Senato beni onurlandıran kararlarıyle, C. Pansa ile L. Hirtius'un konsüllükleri zamanında üyeleri arasına kabul etti. Aynı zamanda konsüllük yapmış olanlarla birlikte oy verme hakkını bahşettiği gibi İmperium da verdi. .
Devletin bir zarara uğramasını önlemek için propraetor sıfatı ile benim de konsüller ile birlikte tedbir almamı emir buyurdu.
Aynı yıl her iki konsülde savaşta ölünce halk beni konsül yaptı ve devlete yeniden düzen verecek üç kişiden biri olarak seçti.

II.
Babamı öldürenleri sürgüne gönderdim. Bu suretle kanuna uygun şekilde kurulmuş mahkemeler vasıtasiyle cinayetlerinin intikamını aldım. Sonradan devlete karşı harp açtılarsa da onları savaş meydanında iki defa yendim.

III.
Bütün dünya üzerinde, karada ve denizde, iç ve dış savaşlara giriştim. Muzaffer olunca sağ kalan bütün yurttaşlara merhamet gösterdim. Tehlikesizce affedilmesi mümkün olan yabancı milletleri yok etmektense muhafaza etmeyi tercih ettim.
Beş yüz bin kadar Romalı yurttaş bana asker yemini ile bağlandılar. Hizmetleri sona erince bunların üç yüz binden biraz fazlasını kolonilere yerleştirdim. Yahut kendi municipiumlarına gönderdim. Hepsine de tarafımdan satın alınmış arazi yahut arazi yerine kendi servetimden para verdim;
Üç sıra kürekli gemilerden daha küçük olanları hesaba katılmamak şartıyle altı yüz gemi zaptettim.
IV.
İki defa ovatio zafer alayı yaptım, üç kere de curulis zaferi kutladım, yirmi bir defa imparator diye selamlandım. Sonradan Senato'nun şerefime yapılmasına karar verdiği birçok zafer alaylarını kabul etmedim. Aynı suretle her savaşta adadığım. adakları yerine getirirken defne dalından çelenkleri Copitolium'a koydum. Tarafımdan veya himayem altındaki legatlar tarafından karada ve denizlerde kazanılan zaferlerden dolayı Senato elli beş defa ölümsüz tanrılara supplicatio yapılmasına karar verdi. Zafer alaylarında arabamın önünden dokuz kral ile kral çocuğu gidiyordu. Bu satırları yazmakta olduğum zaman on üç defa konsül olmuştum. Tribun'luk yetkimi otuz yedi yıldır kullanıyordum

v.
M. Marcellus ile L. Arruntius'un konsullükleri zamanında hem yokluğum sırasında, hem de Roma'da bulunduğum vakit halk ve Senato tarafından teklif edilmiş. olmasına rağmen diktatörlüğü kabul etmedim. Son derece büyük bir yiyecek kıtlığında, zahire tedariki ödevini üzerime almaktan çekinmedim. Bunu o kadar başarıyla idare ettim ki birkaç gün içinde harcadığım para ile bütün milleti korkudan ve maruz kaldığı felaketten kurtardım. Aynı zamanda her yıl yenilenmek üzere hayat kaydı şartiyle verilen konsüllük vazifesini kabul etmedim.
VI.
M. Vincus ile Q. Lucretius'un ve yine P. ile Cn. Lentulus'un ve üçüncü bir defa Paulus Fabius Maximus ile Q. Tubero'nun konsüllükleri zamanında , Senato ile Roma halkının elbirliğiyle beni en geniş yetkiyle kanunların ve umumi ahlakın koruyucusu olarak seçmeğe karar vermiş olmalarına rağmen, atalarımızın geleneklerine uygun olmayan bir memuriyeti kabulden çekindim.
Senatonun tarafımdan alınmasını dilediği tedbirleri Tribun'luk yetkime da-yanarak aldım. Bu yetkimde bana yardım etmek için beş defa Senatodan bir çalışma arkadaşı istedim ve aldım.
VII.
Devlete yeniden düzen vermek üzere kurulmuş olan Üçler Meclisi'nin on sene aralıksız üyeliğini yaptım, Bu satırları yazmakta olduğum bugüne kadar tam kırk sene Princeps Senatus mevkiini işgal ettim.
Pontifex , Augur , kutsal ayinlere bakan on beş üyeden biri, dini ziyaretler hazırlıyan yedi kişiden biri,: Arval Biraderler , Titii Sodales ' den biri ve fetialis oldum.
VIII.
Beşinci Konsüllüğümde halktan ve Senatodan aldığım emir üzerine asil-zadelerin sayısını artırdım. Üç defa Senato seçimi yaptım . Altıncı konsüllüğümde çalışma arkadaşım M. Agrippa İle bir nüfus sayımı yaptırdım. Kırk bir senelik bir fasıladan sonra lustrum yaptım. Bu lustrum'da dört milyon altmış üç bin Romalı vatandaş sayıldı. İkinci bir defa C. Censorinus ile C. Asinius'un konsullükleri sırasında, konsül yetkisi ile yalnız başıma bir lustrum yaptım. Bu ikinci lustrum'da dört milyon iki yüz otuz üç bin Romalı vatandaş sayıldı; üçüncü bir defa Sex. Pompeius ile Sex. Appuleius'un Konsüllükleri zamanın da, yine konsül yetkisi ile oğlum Tib. Caesar çalışma arkadaşım olduğu halde lustrum yaptım. Bu üçüncü lustrum da dört milyon dokuz yüz otuz yedi bin Romalı. vatandaş sayıldı. Yeni kanunlar, yaparak atalarımın eskiyerek riayet olunmaz hale gelmiş olan birçok geleneklerini tekrar ihya ettim. Bizzat kendim bizden sonra gelecekler için taklide değer birçok misaller bıraktım.
IX.
Senato sağlığım için konsüller ve rahipler tarafından dört yılda bir adaklar sunulmasına karar verdi. Bu karara uygun olarak ben hayatta iken birçok defalar. bazan en yüksek dört Rahip Derneği tarafından, bazan da konsüller tarafından oyunlar tertip edildi. Bunlardan başka bütün vatandaşlar, özel olarak veya kasaba, kasaba bütün tapınaklarda sağlığım için hiç durmadan kurban kestiler.

X.

Senatonun karariyle adım Sali'lerin ilâhilerine katıldı. Aynı zamanda bir kanun yapılarak şahsımın kutsi sayılması ve ömrümün sonuna kadar Tribun'luk yetkisini haiz olmam karar altına alındı. Çalışma arkadaşım hayatta iken onun yerine Pontifex Maximus seçilmek istemedim. Halbuki babamın işgal ettiği bu rahiplik mevkiini halk bana veriyordu. Birkaç sene sonra, P. Sulbicius ile C. Valgius'un konsüllükleri sırasında, iç savaşlarda bir fırsat bularak bu mevkie geçmiş olan adam ölünce rahipliği ben kabul ettim. Seçilmem için bütün İtal-ya'dan gelen kalabalık o kadar büyüktü ki Roma'da bu zamana kadar böyle bir toplantı hiç görülmemişti.
XI
Q. Lucretius ile M. Vinicius'un konsüllükleri zamanında Suriye'den dönünce kutlamak için Senato Porta Capena'da Şeref ve Fazilet Tapınağı yakınında Kader ilâhesine bir sunak inşa edilmesini, Pontifex'lerle Vesta Kızlarının onun üzerinde dönüş günümün yıl dönümlerinde her yıl kurban kesmelerini emretti ve bu güne, ismime izafeten, Augustalia adını verdi.

XII
Aynı zamanda Senato kararıyle praetorlar ve halk tribunlarından bir kısmı, konsül Q, Lucretius'la birlikte ve diğer ileri gelen kimseler Campania'ya kadar beni karşılamağa gönderildiler. Bu şeref o zamana kadar benden başka kimseye nasip olmamıştı.
Tiberius Nero ile P. Quintilus'un konsülleri sırasında, İspanya ve Gallia'dan, bu vilayetlerin işlerini başarı ile bitirdikten sonra dönerken, Senato dönüşümü kutlamak için Campus Martius'da Pax Augusta'ya bir sunak yaptırılması; ve orada Magistrat'ların rahiplerin, Vesta kızlarının her yıl bir kurban kesmeleri için emir verdi.
XIII
Atalarımız her ne zaman Roma İmparatorluğu içinde karada ve denizde kazanılan zaferler sonunda sulh teessüs edecek olursa Ianus Quirinus Tapınağı kapılarının kapanmasını dilemişlerdi. Bunların ben doğmadan önce, Roma'nın kuruluşundan beri, yalnız iki defa kapandığı söyleniyordu. Benim başkanlığım esnasında Senato üç defa bu kapıların kapanması için karar çıkardı.

XIV.
Senato ve Roma halkı şahsıma karşı bir şeref olmak üzere, talihin daha genç yaşta iken elimden aldığı oğullarım Gaius ile Lucius Caesar'ı on beş yaşında iken Konsül yaptı ve beş yıl sonra Magistratlık hayatına girmelerine izin verdi. Senato bundan başka onların Forum'a götürüldükleri günden itibaren resmi müzakerelere iştirak etmelerini karar altına aldı. Aynı zamanda, Roma şövalyelerinin hepsi oğullarıma gümüş kalkanla mızraklar hediye ettiler, onları Principes Iuven-tutis olarak selamladılar.
XV,
Babamın vasiyetnâmesine uyarak Roma pleblerinden her ferde üç yüz sestert ödedim ve beşinci konsüllüğümde harp ganimetlerinden her şahsa dört yüz sestert verdim. Onuncu konsullüğümde ikinci defa da kendi mirasımdan her şahsa dört yüz sestert tutarında bir ihsan veridim.
On birinci konsüllüğümde kendi paramla satın aldığım zahireden on iki defa özel buğday dağıtımı yaptım. Tribun'luk yetkimi aldığımın on ikinci senesi üçüncü defa her şahsa dört yüzer sestert verdim. Bu bağışlarım hiç bir zaman iki yüz elli bin kişiden az kimseye nasip olmadı. Tribun'luk yetkimin on sekizinci yılında ve on ikinci konsüllüğümde şehir pleblerinden üç yüz yirmi bin kişiden her birine altmış dinarlık bir meblağ verdim. Beşinci konsüllüğümde harp ganimetlerinden kolonilerde yerleşmiş olan askerlerimin her birine bin sestert dağıtıtım. Zaferimi kutlamak için dağıtılan bu bağışımı kolonilerde aşağı yukarı yüz yirmi bin kişi aldı. On üçüncü konsullüğümde umumi zahire dağıtımından faydalanan pleblerden her ferde altmış dinar verdim. Bunu alanların sayısı iki yüz bin kişiden biraz fazlaydı. .
XVI.
.Dördüncü konsüllüğümde (M.Ö.30) ve sonra M. Crassus ile Cn. Lentulus Augur'un konsüllükleri sırasında municipiumlara askerlerime tahsis etmiş olduğum araziye karşılık bir takım meblağlar ödedim. Bu suretle ödenen paranın yekunu İtalya toprakları için takriben altı yüz milyon sestert, eyalet arazisi için iki yüz altmış milyon sestert idi. İtalya'da veya eyaletlerde bu zamana kadar askeri koloniler tesis eden bütün şahıslar içinde yalnız ben ilk defa olarak bu şekilde hareket ettim. Sonradan Ti Nero ile Cn. Piso ve C. Antistius ile D. Laelius, L. Pasienus ile C. Caluisius ve L. Lentulus ile M. Mesella, L. Canius ile Q. Fabricius'un konsüllükleri zamanında. hizmetleri bittikten sonra kendi municipiumlarına gönderdiğim askerlere para mükâfatları verdim. Ve bu maksat uğruna büyük bir cömertlikle hareket ederek hemen hemen dört milyon sestert harcadım.
XVII
Dört defa devlet hazinesine kendi paramdan yardımda bulundum ve hazineye bakan memurlara bizzat yüz elli milyon sestert ödedim.

M.Lapidus ile L.Aruntius'un konsüllükleri zamanında yirmi sene veya daha fazla hizmet etmiş askerlerime mükâfat verilmesi hakkındaki projeme uygun olarak tesis edilmiş olan askeri hazineye babamdan kalan servetimden yüz yetmiş milyon sestert yatırdım.

xvııı
Cn. ile P. Lentulus'un konsül oldukları yıldan itibaren, her ne zaman vilayetler vergileri eksik tahsil edildiyse, bazan yüz bin, bazan daha fazla kişiye kendi arazimden kaldırdığım zahire ile, veya kendi şahsi servetimden verdiğim para ile yardımda bulundum .
XlV
Aşağıdaki binalar tarafımdan inşa ettirildi: Senato Binası ve yanındaki Minerva Chalkidicum Tapınağı, Palatin Tepesinde revakları ile birlikte Apollon Tapınağı, Tanrısal Julius Tapınağı, bir Lupercal, Flaminius Meydanı'ndaki Portik- bunun aynı yerdeki daha eski bir portiki yapan adamın ismine izafeten Octavianus adiyle anılmasına müsaade ettim, Circus, Maximus'ta bir tribün, Capitolium'da Jubiter Tonans, Juppiter Feretrius için birer, mabet; Aventinius tepesinde Quinnus, Minerva ve Juno Regina ve Juppiter, Libertas mabetleri, Velia'da Sacra'nın başlangıcında Lares Mabedi, Velia'da Dei Penates Mabedi, Palatiam Tepesinde Juventas ve Magna Mater Mabedi.

Gerek Capitolium Mabedini, gerekse Pompeius Tiyatrosu'nu büyük masraflar yaparak tamir ettirdim, her ikisinin üzerine de ismimi yazdırmadım. Eskiliğinden dolayı birçok yerleri harap olmaya yüz tutmuş olan su yollarını tamir ettirdim ve Marcius adiyle anılan su kemerlerindeki su miktarını, kanalına yeni bir kaynak daha katarak iki misline çıkardım. Babamın inşasına başlamış olduğu ve hemen hemen bitirilmiş olan Forum lulium'u ve Castor Tapınağı ile Saturnus Tapınağı arasında bulunan Basilicayı tamamladım. Aynı Basilica yangınla tahrip edilince arsasını genişleterek üstüne oğullarımın isimleri hakkedilmek üzere yeniden inşasına başladım. Hayatta iken bitiremezsem varislerimin tamamlaması için vasiyet ettim. Altıncı konsüllüğüm zamanında Senato'nun emriyle şehirdeki tanrılara ait seksen iki tapınağı tamir ettirdim. Bunlardan o zamanda tamiri gereken hiçbir tanesini tamirsiz bırakmadım. Yedinci konsüllüğüm esnasında Roma'dan Ariminium'a kadar Flaminius şosesini ve Mulvius ile Minucius köprüleri müstesna olmak üzere. bütün köprüleri yeniden yaptırdım.
XXI.
Kendi özel arazim üzerine ve harp ganimetIeriyle Mars Ultor Mabedini ve Augustus Forum'unu inşa ettirdim. Apollon Mabedi'ne bitişik tiyatroyu büyük bir kısmını hususi sahiplerinden satın aldığım arsa üzerine yaptırdım. Bunun üzerine damadım M. Marcellus'un ismi hakk edileçekti.

Capitolium Mabedine ve tanrısal Julius Mabedine, ApolIon, Vesta ve Mars Ultor Mabedlerine harp ganimetIerinden yüz milyon sestert değerinde hediyeler verdim. Beşinci konsüllüğümde Aurum Coronarium ismi altında İtalya municium ve colonialarının zafer alayım, için verdikleri otuz beş bin altını iade ettim, sonra da, imparator olarak selamlandığımın her defasında, municipium ve coloniaların eveIce olduğu gibi aynı cömertlikle vermeği karar altına almış olmalarına rağmen, Aurum Coronariumu kabul etmedim.
XXII.
Üç kere kendi adıma, beş kere de oğullarım ve torunlarım adına gladyatör oyunları tertip ettirdim; bu oyunlarda on bin kadar adam dövüştü. iki defa halk için kendi adıma, bir üçüncü defa da torunum adına her taraftan çağırılmış olan atletlere bir gösteri yaptırdım. Kendi adıma dört defa, diğer magisitratların yerine ise yirmi üç defa oyunlar tertip ettim.

Onbeşler Derneğini Dernek Başkanı olarak temsil edip M.Agrippa çalışma arkadaşım olduğu halde C. Furnius ile C Silanus'un konsüllükleri zamanında yüzyıl oyunları tertip ettim. On üçüncü konsüllüğümde ilk defa olarak ben Mars oyunları yaptırdım. O vakitten sonra konsüller takibeden yıllarda muntazaman bunları yaptılar.

Yirmi altı defa halk için Circus'ta yahut Forum'da yahut amphiteatr da kendi adıma veya oğullarım yahut da torunlarım adına Afrika vahşi hayvanlariyle gösteriler yaptırdım. Bu gösterilerde üç bin beş yüz kadar hayvan öldürüldü.
XXIII.

Halk için Tiber Nehrinin öte yanında şimdi Caesar'lar Koruluğu'nun bulunduğu yerde bir deniz savaşı gösterisi yaptırdım. Bu iş için bin sekiz yüz kadem uzunluğunda ve bin iki yüz kadem genişliğinde bir yerin toprağı kazıldı. Burada hepsi iki veya üç çifte kürekli olan otuz kadar tığlı gemi ve diğer birçok küçük gemi birbirleriyle dövüştüler. Harp eden filolar üzerinde, kürekçilerden başka, üç bin kadar savaşçı vardı. .
XXIV.
Zaferlerimden sonra Asya eyaletinin bütün şehirlerinde bulunan mabetlere harp esnasında hasmımın mabetlerden çalarak şahsi tasarrufuna geçirdiği tezyinatı tekrar koydum. Ayakta yahut at üzerinde yahut harp arabası üzerine oturmuş vaziyette şehirde dikilmiş seksen kadar gümüş heykelimi bizzat kendim yıktırdım ve bunlardan hasıl olan para ile ApolIon Mabedi'ne kendi adıma ve beni bu heykellerle onurlandırmış olanların adına, altından hediyeler koydum.
xxv.
Denizleri korsanlardan kurtardım ve sulha kavuşturdum. Bu savaşta efendilerinin ellerinden kaçarak devlete karşı silaha sarılmış olan otuz bin kadar köleyi cezalandırmak üzere efendilerine teslim ettim. Bütün İtalya kendiliğinden bana sadakat yemini etti ve Actium Zaferiyle neticelenen muharebede benim başkomutan olmamı istedi. Aynı şekilde Gallia, İspanya, Afrika, Sicilya ve Sardunya eyaletleri de bana yemin ettiler.

O zamanda sancağım altında askerlik hizmetini yapmakta olanlar arasında yedi yüzden fazla senatör vardı. Bunların içinden, o tarihten önce veya sonra bu satırların yazılmakta olduğu zamana kadar, seksen üçü konsül oldular ve yüz yetmiş kadarı rahipliklere seçildiler.
XXVI.
Roma halkının, imparatorluğumuza boyun eğmiyen komşu kabileIere bitişik bütün eyaletlerinin topraklarını genişlettim. Gallia ve Ispanya eyaletlerinde Germania'da, Gades'ten Elbe'nin ağzına kadar Okyanusla çevrilmiş olan bütün bölgelerde barış tesis ettim. Adriyatik Denizinin hemen yakınlarındaki bölgeden Tirenyen Denizi'ne kadar Alpler'de dahi asayişi temin ettim. Hiçbir kabile lüzumsuz yere tarafımızdan hücuma uğramadı. Donanmam Okyanus boyunca Ren Nehri ağzından Doğuya, bu zamana kadar hiçbir Romalı'nın karadan veya denizden nüfuz etmemiş olduğu Kimmerler'in sınırlarına kadar gitti. Kimmerler. Charyd'ler, Semnon'lar ve aynı bölgede oturan diğer German halkları elçiler göndererek Roma halkının ve benim dostluğumuzu aradılar.

Emrimde ve himayem altında hemen hemen aynı zamanda iki ordu, biri Habeşistan'a, diğeri Arabistan'ın Felix (Mesut) denilen kısmına sevkedildi. Her iki ırka mensup pek büyük düşman kuvvetleri savaşta imha edildi ve birçok kasabaları zapt olundu. Habeşistan'da ordu Meroe'ye en yakın bir kale olan Nabata'ya kadar; Arabistan'da ise Sabae'lerin arazisi içindeki Mariba kasabasına kadar ilerledi.
XXVII
Mısır'ı Roma imparatorluğuna kattım. Büyük Ermenistan'ı, kıralı Artaxes'in öldürülmesinden sonra, bir eyalet haline getirebilirdim, ama cetlerimi örnek alarak, o zaman üvey oğlum bulunan Tiberius Nero vasıtasiyle bir kırallık halinde Kral Artavasdes'in oğlu ve Kral Tigranes'in torunu Tigranes'e vermeği daha uygun buldum. Sonradan aynı millet bir ihmal ve isyan çıkarınca oğlum Gaius marifetiyle bastırarak Med'lerin kıralı Artabazus'un oğlu Kral Ariobarzanes'e, onun ölümünden sonra da oğlu Artavasdes'e verdim. Bu sonuncu da ölünce, krallığa Ermenistan'ın krallık hanedanına mensup olan Tigranes'i 'gönderdim. Adriyatik Denizinin öte tarafında Doğuya doğru uzanan bütün eyalet'leri ve bütün Kyrene'yi tekrar ele geçirdim, Halbuki bunlar o zamanda yabancı kralların elinde bulunuyordu. Evvelce Köleler Savaşın da işgal edilmiş olan Sicilya ve Sardunya'yı aynı şekilde geri i aldım.
XXVIII
Afrika'da, Sicilya'da, Makedonya'da, her iki İspanya eyaletinde, Achaia'da, Asya'da, Suriye'de, Gallia Narbonensis'te, Pisidia'da askeri koloniler kurdum. Bunlara ilave olarak İtalya'da himayem altında kurulmuş olan yirmi sekiz koloni de ben hayatta iken büyük ve refahlı bir nüfus yaşıyordu.
XXIX.

Diğer komutanların kaybettiği askeri sancakları; düşmanları mağlup ettikten, sonra; Ispanya'dan, Gallia'dan ve Dalmaçyalılar'dan tekrar geri aldım. Parth'ları, üç Roma ordusunun ganimetlerini ve sancaklarını iade etmek ve yalvararak Roma halkının dostluğunu istemek zorunda bıraktım. Sancakları Mars Ultor Mabedinin iç kısmına koydurdum

XXX.
Bu zamanda hem üvey oğlum hem de vekilim bulunan Tiberius Nero vasıtasiyle Pannonia kabilelerini mağIup ederek Roma halkının hükmü altına aldım. Halbuki ben başkan olmadan önce hiçbir Roma ordusu oraya ayak basmamıştı ve ben Illyricum Eyaletinin sınırlarını Tuna kıyılarına kadar.genişlettim. Dacia'lıların . bir ordusu nehrin bizden tarafına geçtiği zaman komutanlarım tarafından mağlup ve imha edildi. Sonra da ordum Tuna'yı geçerek Dacia Kabilelefini Roma halkının emirlerine boyun eğmek zorunda bıraktı.
XXXI.
Bana Hindistan'daki krallardan birçok defalar elçiler gönderildi. Bunlar o zamana kadar hiç bir Romalı kumandanın ordugahında görülmemişlerdi. Bastarn'lar ile İskitler, Tanais Nehrinin her iki tarafında yaşıyan Sarmat'ların kralları, Alban'lar, Iberler, Med'lerin kıralları elçiler göndererek bizden dostluk dilediler.
XXXII.
Kaçıp bana sığınan krallar arasında Part kıralı Tridates ve sonradan Phraates'in oğlu Phraates; Medler'in Kralı Artavasdes; Adiaben'lerin Kralı Artaxares; Britanlar'ın Kralları Dumnobellaunus ile Tincommius; Sugamberlerin kıralı Maelo ve Marcoman Sueb'lerin kıralı... rus vardı. Bundan başka Partlı'ların Kralı ve Orodes'in oğlu Phraates bütün oğullarını ve torunlarını bana, İtalya'ya. gönderdi. Bunu harbde mağlup olduğundan dolayı değil, fakat çocuklarının hayatını rehine koyarak dostluğumuzu kazanmak için yaptı.
Başkanlığım zamanında o devre kadar aramızda hiçbir diplomatik münasebet veya dostluk olmayan diğer birçok milletler Roma halkının sadakatini denediler.

XXXIII.
Parth ve Med milletleri kendi milletlerinin ileri gelenlerini elçi sıfatıyle göndererek benden kral istediler. Parth'lar kıral Phraates'in oğlu Orodes'in torunu Vonones'i Medler ise kıral Artavasdes'in oğlu ve kıral Ariobarzanes'. in torunu Ariobarzanesi, kıral olarak kabul ettiler.

XXXIV.
Altıncı ve yedinci konsüllüklerimde, iç savaşları bastırdıktan sonra umumun muvafakati ile bütün imparatorluğun en yüksek yetkisi şahsıma tevdi edildiği halde devleti kendi idarem altından Senato'nun ve Roma halkının serbest idaresi altına devrettim. Bu hareketim için bana Senato kararıyle Augustus unvanı verildi, evimin kapı söveleri resmen defne dalları ile süslendi.
Kapımın üzerine vatandaşlık tacı tesbit edildi ve Julius Senato binasına altın bir kalkan konuldu. Kalkanın Üzerindeki yazıdan da anlaşılacağı üzere o bana Senato ile Roma halkı tarafından faziletim, merhametim, adaletim ve ödevlerine bağlılığım için bahşedilmişti.

Bu zamandan sonra itibar ve nüfuz unvanları bakımından herkesten üstündüm, fakat yetki bakımından memuriyet arkadaşım bulunanların hiçbirinden daha fazla kudretim yoktu.
XXXV.
On üçüncü konsüllüğümü . yaparken Senato, şövalyeler ve bütün Roma halkı bana Vatanın Babası unvanını verdi ve bu unvanın evimin kapısı üstüne, Julius Senato binasına Senato kararı ile Augustus Forumunda şerefime dikilmiş olan harp arabasının altına hakkedilmesini ferman buyurdu. Bunları yazarken yetmiş altı yaşında idim.
Ek. I.
Hazineye yahut Roma pleblerine yahut da terhis olunmuş askerlere verdiği paranın yekunu altı yüz milyon dinara varıyordu.
Ek. II.
Aşağıdaki şu yeni binaları yaptı: Mars, Juppiter Tonans, ve Juppiter Feretrius, Apollon, Tanrısal Julius, Quirinus, Minerva, Juno Regina, kurtarıcı Juppiter,.Lares, Tanrısal Penatlar, Gençlik Tanrıçası, Tanrıların Anası, Lupercal Mabetleri, Circus'taki tapınak, yanıbaşındaki Minerva tapınağı ile birlikte Senato binası, Augustus Forumu, Juliuslar'ın Basilicası, Marcellus Tiyatrosu Revaklar¦ Tiber Nehrinin öte yanındaki Caesarlar Korusu.
Ek. III.
Capitolium'u, tanrılara ait seksen iki mabedi, Pompeius Tiyatrosunun, su kemerlerini ve Flaminius yolunu tamir ettirdi.
Ek.IV.
Tiyatro gösterilerine gladyatör oyunlarına, atletik müsabakalara, vahşi hayvan döğüşlerine ve deniz savaşlarına İtalya'da ve eyaletlerdeki zelzele veya yangınla harap olan şehirlere verdiği ihsanlara, dostlarına ve kanunen istenilen emIâki tamamlamak için Senatörler yaptığı yardımlara gelince, bunlar için harcadığı meblâğlar hesap olunamaz.

Yayınlandığı Yer: sADİ bAYRAM wEB SİTESİ ,2010
Yazar :
Konuyla İlgili Diğer Başlıklar:
  • Kur'an Ve Bilgisayar-computer Ilişkisi
  • Amasya Uluslararası Alimler Sempozyumu Ardından
  • ?Îdî-zâde -Âkif-zâde Abdurrahim El-amasî Sülâlesi Ve Eserleri
  • Sultan ıı. Bayezıd?ın Hattatı, Amasyalı şeyh Hamdullah Kur'an-ı Kerim'i Ve Bir Hâtıra
  • ?Îdî-zâde (- âkif-zâde) Abdurrahim El-amasî Sülâlesi Ve Eserleri
  • Osmanlı Döneminde Latin Harflerine Geçiş çalışmaları
  • Mühr-ü Süleyman Ve Türk Kültürü
  • Izgü Mescid
  • Taceddin Sultan Ve Evradı
  • çift Başlı Kartal
  • Türk Kültüründe ölüm
  • Bâki Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sedâdır
  • Ayasofya Camii, Müze Olması Ve Ardındaki Gerçekler
  • Bosna- Hersek Ve Balkanlarda Vakıf Kültür Izleri
    (seminer Konu?mas? )
  • Ahlat Vakıfları
  • Selçuklu Kervansaraylarının Turizme Açılması
  • Hasan Paşa'nın Vakfı, şeyhülislÂm Ankaravi Mehmed Emin Efendi Vakfiyesi, Ve Ankara Sulu Han HikÂyesi
  • Yemen Fatihi Gazi Sinan Paşa Vakfiyeleri, Tezyinatı Ve Türk Süsleme Sanatındaki Yeri
  • Yakın Tarihimizde Merzifon, Merzifon Anatolian Koleji
  • Ayasofya Camii, Müze Olması Ve Ardındaki Gerçekler
  • Milli Kültür, Günümüz Türkiyesi Ve Muasır Medeniyetler Seviyesi
  • Türk Hat, Yazı-resim, Cilt Ve Tezhip Sanatı Ile Ilgili
  • Vakıflar Dergisi Makaleler Fihristi ( 27. Sayıya Kadar )
  • Cumhuriyetin 75. Yılında Vakıflar
  • Sultan ıı. Mahmud'un Vakfiyelerindeki Tezyinat
  • Maniheizm Doğuşu, Gelişimi Ve Tesirleri
  • özel Müzeler Ve Denetimleri Hakkında Yönetmelik
  • Günümüzde Sosyal Devlet Anlayışı Ve Imaretler
  • Türk'ün Yolu Nereye Gidiyor
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  • Osmanlı Devleti Hakkında Bir Kronoloji Denemesi
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  • Cumhuriyetin 75. Yılında Vakıflar
  • Medeniyetlerin Beşiği Anadolu Ve Kılikya Aphrodosıas'ı ( Tisan )
  • Anadolu Turk - ıslam Sanatında Bazı Yapılar Ve Kronolojıye Aıt Katalog Denemesı...
  • Türk Kültüründe ölüm !
  • Büyük Türk Düşünürü Hacı Bayram-ı Veli Ve Akkoyunlu Uzun Hasan'ın Ankara Hacı Bayram Türbesi'ne Vakfettiği H
  • Xıv-xıx. Yüzyıl Vakfiyelerinde Türk Tezhip Sanatınının Gelişimi, Batı Tesirleri Ve Günümüzde Yorumlayanlar
  • Anadolu'da Ilk RufÂiler Ve Hz.zeynel Abidin Ali Er-rufÂi El-abdali El-kayserani Soyuna Ait Bir Deneme Anad
  • Osmanlı Döneminde 1899 -1920 Yıllarında Istanbul Camilerinden çalınan çiniler
  • Peygamberler şehri Tarsus Ve Tarsus'da Bir özbek Vakfı
  • Başkent Ankara'nın Ihtiyacı Olan Kongre Merkezi Ne Zaman Yapılacak ?
  • Ankara Ulus Semtinde Türk Vakıf Araştırma Merkezi'nde 15.11.1998 Tarihinde Hali Sergisi Açılış Konuşması
  • Prof.dr. Albert Gabriel'e Ait Bazı Belgeler
  • Cumhuriyet'in Ilk Yıllarında Ankara'da Imâr Faaliyetlerinde
  • Cumhuriyet'in Ilk Yıllarında Ankara'da Imâr Faaliyetlerinde
  • Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde Bulunan 12 Zilkâde 1262 H./ 21 Ekim 1846 Tarihli TeberrukÂt Eşyası
  • Atatürkcülük Ve 2001'li Yılların Türkiyesi üzerine
  • Ahilik Ve çıraklık Eğitim Ve öğretim Vakfı
  • Eski Eser Kaçakcılığı, Koleksiyonculuk Ve Müzecilik Tarihimize Bir Bakış
  • Cumhuriyet'in Derinliklerinden Hatıralar : Eski Ankaralılardan Dostum Sayın Nurettin Daş Ile
  • Medeniyetlerin Beşiği Anadolu Ve Kılikya Aphorodisias'ı ( Tisan Yapı Kooperatifi )-anatolıan : The Cradle Of Cı
  • Sultan ıı. Bayezıd'ın Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan Vakfiyelerindeki Tezyinat Ve
  • Bektaşi Nutku (kendini Bil Ki, Tanrıyı Bilesin)
  • Kültürümüzde Hoşgörü
  • Fatih Sultan Mehmed'in Eyüp Sultan Külliyesi Vakfiyesi
  • Hicaz Demiryolları Ve Vakıflar
  • Mostar Köprüsü Restorasyonu Hakkında Ilk ön Rapor
  • Atatürkün Vakıflar Hakkındaki Konuşmalrı
  • Selçuk-name
  • Xıv-xıx. Yüzyıl Vakfiyelerinde Türk Tezhip Sanatınının Gelişimi, Batı Tesirleri Ve Günümüzde Yorumlayanlar
  • Konyadaki Esk; Eserler Hakkında Atatürkün Başbakan Ismet Inönüye Telgrafı
  • Atatürkcülük Ve 2001'li Yılların Türkiyesi üzerine
  • Ord.prof.dr. Ahmed Süheyl ünver
  • Türk Kültürü Ve Yoksulluğu Ortadan Kaldırmak Için
  • Istanbul'un Fethine Kadar Beylik Dönemi Vakfiyeleri
  • Kıbrıs, Gürcistan, şirvan Fatihi Lala Mustafa Paşa'nın 1563 Tarihli Vakfiyesi
  • Vakıf Arazilere Ve Gayrimenkullerine Tecavüz Ve Düşündürdükleri
  • Günümüzde Sosyal Devlet Anlayışı Ve Imaretler
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Tekke Ve Zaviyelerin Kapatılmasından Sonra Taşınır Kültür Varlıklarının Korunması Ile
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan 1783-1810 Tarihleri Arasında Işlem Görmüş Bir Mühür Tatbik Deft
  • Türk Kültürünün Temeli Vakıflardır
  • Kültür Bakanlığı Tarihçesi Ve Milli Kültürümüz
  • Milli Kültür, Günümüz Türkiyesi Ve Muasır Medeniyetler Seviyesi
  • Eyüp Sultan Türbesi'nde 1919-1920 Tarihlerinde Yapılan
  • Merzifonlu Hacıbayramoğlu Maden Mühendisi Mehmed Akif Efendi
  • Selçuklu Tarihi, Selçuk Adı
  • Cumhuriyet Dönemi Kültür çınarlarından : Mahmut Akok
  • Mardin Vakıfları,imam Zeynel Abidin'in 1158 M. Tarihli, Ve
  • Tarihte Türk Adı Ne Zaman Ortaya çıktı ?
  • Sahib Ata Fahrü'd-din Ali'nin Konya Imaret Ve Sivas Gökmedrese Vakfiyeleri
  • Phil.dr.hamit Zübeyr Koşay
  • Bulgarlar'ın Antik Başkenti Bulgar şehrindeki Islam Dönemi Mimari Eserlere Ait Panorama
  • Taşınır Kültür Varlıklarımızın Korunması Ve Yasa Dışı Trafiğinin önlenmesi
  • Ragıp Efendi'nin 1913-1922 Yılları Sibirya Ve Türkistan
  • Istanbul Vakıf Hat Sanatları Müzesi'nde Bulunan Tılsımlı Iki Gömlek Ve Kültürümüzdeki Yeri
  • Niksar Vakıflarına Genel Bir Bakış
  • Gazi Yahya Paşa'nın 1506 Tarihli Vakfiyesi
  • Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde Bulunan 12 Zilkâde 1262 H./ 21 Ekim 1846 Tarihli TeberrukÂt Eşyası
  • Kanuni Sultan Süleyman'ın Oğlu şehzade Mehmed'in 1548 Tarihli Vakfiyesi, Hududnamesi Ve Türk Sanatındaki Yeri
  • Merzifon Ulu Camisinin Yeri Ve Merzifon'da Türk Islam Eserleri
  • Merzifon, çelebi Sultan Mehmed Vakfı üzerine Bazı Belgeler
  • Hayat Ağacı, Kültürümüzdeki Yeri, önemi Ve Mitlerin Ardındaki Gerçek
  • Türk Kültürünün Izleri üzerinde Araştırmalar: Etrüskler'in Ilk Vatanı Anadolu Mu? : Truva Savaşı Ve Etrüskler
  • Yıldız çini Fabrikasına Ait Birkaç Vesika
  • Selçuklu Vakfiyeleri üzerine Bazı Düşünceler
  • Xıv. Asırda Tezhiblenmiş Beylik Dönemine Ait üç Kur'an Cüzü
  • Baki Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sedadır
  • Osmanlı Devletinin Kuruluşunun 700. Yıldönümü Münasebetiyle: Sultan ı.mahmud'un Orjinal Iki Vakfiyesi
  • ııı. Selim'in Vakfiyelerindeki Tezyinat Ve Türk Süsleme Sanatına Batı Sanatının Tesirleri
  • Osmanlı Dönemi Bazı Vakfiyelerin Hayır şartlarından Damlalar !
  • Bektaşilik Ve Masonluk
  • Minyatürle Ilgili Seçilmiş Bibliyografya
  • Kaynaklara Göre Güney-doğu Anadolu'da Ptoto- ön Türkler
  • çelebi Mehmed Vakfı Arazisi üzerine Kurulan Merzifon Anatolian Koleji Ve Hastaneye Ait Bilgiler
  • Eski Eser Kaçakcılığı, Koleksiyonculuk Ve Müzecilik Tarihimize Bir Bakış
  • Safranbolulu Izzet Mehmet Paşa Vakfiyesi Ve Kütüphanesine Ait Tezyinatlı Iki Kur'an-ı Kerim
  • Istanbul Depremleri Ve Mimar Koca Sinan'ın Bilinmeyen Bazı Teknikleri
  • Merzifon'da Bilinmeyen Br Türbe '' Künbet Hatun ''
  • özel Müzeler Ve Denetimleri Hakkındaki Yönetmelik
  • Bitlis Vakıfları Ve Vakıf Eski Eserleri
  • Vakıf Eski Eserlerin Yeni Koruma Politikası
  • Sultan ııı.osman Vakfiyesi, Tezyinatı, Cilt Sanatı Ve Türk Kültüründeki Yeri
  • The Deed Of Foundatıon Of Sultan Osman The Thırd, ıts Embellıshments, Bındıng And ıts Place ın Turkısh Culture
  • Hacı Bektaş-ı Veli, Merzifon'da Piri Baba, Budapeşte'de Gül Baba Ve Bazı Bektaşi Vakıfları
  • Nurbanu ( Atik ) Valide Sultan'ın Istanbul-üsküdar'da 1582 Tarihinde Tesis Ettirdiği Vakfiyesi
  • Girit Defterdarı Rıdvanzade Hacı Mehmed Efendi Oğlu Ali Efendi'nin 1748 Tarihli Vakfiyesi Ve Tezyinatı
  • Bir çınarın Ardından... Yılmaz önge Dostumuz Hakkında Kısa Anekdotlar...
  • Beyhan Sultan Vakfiyeleri Ve Tezyinatları
  • Beypazarı Vakıflarına Genel Bir Bakış Ve Beypazarı Sadr-ı Azam Nasuh Paşa Hanı
  • Türk Kültürü Ve Biz
  • Bulgaristan'da Bulunan Osmanlı Vakıflarıdan Bir Demet
  • Bulgaristan'da Müftü Yardımcısı Yetiştiren Bir Vakıf Kuruluşu: Nüvvap
  • Ladik Ve Seyyid Ahmed-i Kebir Er-rıfai Hazretleri
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Halı Müzesi'nde
  • Bektaşi Nutku
  • Balkanlar Ve Kosova Facıası
  • Cumhuriyet'in Kuruluşunun 90. Yılında Başkent Ankara:
  • Istanbul Fethinin 555. Ayasofya'nın Müze Olmasının 74. Yıldönümü Vesilesiyle:
  • Atatürk'ün Vakıflarla Ilgili Sözleri
  • 893 H / 1488 M. Tarihli Akkoyunlu Yakub Han Vakfiyesi
  • Komünizmin Sembolü Lenin Yıkıldı, Sıra Bizans'ı Dize Getiren Fatih Sultan Mehmed'e Mi Geldi ?
  • Afganistan Tarihine Kısa Bir Bakış Ve Türk Subaylar Eskden Olduğu Gibi Milenyumda Da Afganistan Ordusunun EğitimÄ
  • Ayaş Vakfiyeleri üzerine Bir Deneme
  • Hacı Bayram-ı Veli Ve Tarıhe Bağlılık
  • Amasya-taşova- Alparslan Beldesi Seyyid Nureddin Alparslan Er- Rufâi'nin 655 H./1257 Tarihli Arapça Vakfiyesi Tercümesi Ve
  • Birgi Ulu Camii Içşn 1327 M. Tarihinde Yazılan Kur'an
  • A N " Akhi " Genealogical Tree
  • Milenyum Ruyası: Osmanlı Devleti'nin 700 Kuruluş Yıldönümü Ve Düşündürdükleri üzerine Bir Deneme
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan Kendinden Desenli üzeri Yazılı Iki Kumaş
  • Kur'anda Yol Gösterici Ayetler
  • Osmanlıda Resi Ilk Müze Adı Ne Zaman Ortaya çıktı?
  • Amasya Vakıflarına Toplu Bakış
  • Izmir Bahri Baba Eski Musevi Mezarlığı
  • Anadolu'da Xııı. Yüzyıl Başlarında Bir Rufâi Zaviyesi
  • Glazed Tles Stolen From ıstanbul Mosques Between 1899-1920 Ottoman Period
  • Sultan ıı. Abdulhamid'in 1888 Tarihli Vakfiyesi Tezyinatı Ve Osmanlı Imparatorluğunda Ilk Toplu Konut Projesi
  • Tokat Vakıfları
  • şehirciliğe Katkısı Olan Kadınlar: Istanbul _üsküdar- Toptaşı, Nûrbânû ( Atik Valide ) Sultan Külliyesi
  • Türk Hâkimiyeti Döneminde Merzifon Mezarlıkları
  • Anadolu'da Xııı.y�zyıl B�r Rufa� Zav�yes�
  • Hayatını Vakıflara Vakfeden Y.mimar -mühendis Prof.dr. M. ılmaz önge
  • Başbakan Ismet Inönü'nün Cami,mescit Ve Diğer Vakıf Eski Eserlerin Korunmasıyla Ilgii Bütün Bakanlıklara Ve Genel Müdürlüklere G
  • EvkÂf-ı IslÂmiye Müzesi'nin Kuruluşu Ve Yönetmeliği
  • Giresun Ili Vakıflarına Toplu Bir Bakış
  • Türk-islam Yapılarında Kronoloji Denemesi
  • Merzifon Tarihinden Yapraklar
  • Momumentum Ancyranum-res Gestae- Ankara Yazıtı-augustus'un Yaptı?ı ??ler
  • Bayramlu Beyliği (hacıemiroğulları )
  • Osmanlı Devletinde Vakıflar Ve Sultan ıı. Bayezıd'ın Vakfiyeleri
  • Kur'an Ve ılım
  • Kur'anda Yol Gosterici Ayetler
  • Kur'an'ı Kerimdeki Cinle Ilgili Ayetlerin Tamamı
  • Kur'an-ı Kerim'ın Arapca ındırılmesı ıle ılgılı Ayetler
  • Xıı-xııı.yüzyıl Türk Hamamları
  • Tanrı Ve Yazğı
  • Balkanlar Ve Kosova Faciası
  • Amasyalı Meşhur Eski Devirdeki Tarihçiler
  • Başkent Ankaranın Kongre Merkezi Ne Zaman Yapılacak
  • Anadolunun Gobegınde 1229 Tarıhlı Tascı Ustalarının Dantel Gıbı ısledıgı Dıvrıgı Ulu Camı Ve Darussıfası
  • Merkez Efendının Mursıdı Merzıfonlu Sunbul Sınan
  • Merzıfonlu Tarıhcı ısmaıl Hamı Danısment
  • Amasyalı Tarıh Ve Cografyacılar
  • Milli Kütüphane'nin Dire?i Dr. Müjgan Cunbur 85 Ya??nda
  • Bektasılık Ve Tasavvuf
  • Alev?lerde Nas?p Alma Tören?
  • Asker? Kat?p Hafız ?brah?m Ethem Efend?’nin Eyüp Sultan Türbes?ne A?t Nukut Vakf?yeler? - Türkiye Vak?flar Bank.özelle?tir
  • Tar?kat-ı Rufaî ( Anonim )
  • Türk Tezh?p San'atına Genel B?r Bakı?
  • Sultanahmet Halı Müzes? Ve Vakıflar
  • Tokat Vakıfları
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  •