TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENİYETİ - TURK'S AND ISLAMİC CİVİLİZATİOAN, FOUNDATİONS, ART,HİSTORİCAL ART, HİSTORY
Şehirciliğe Katkısı Olan Kadınlar: İstanbul _Üsküdar- Toptaşı, Nûrbânû ( Atik Valide ) Sultan Külliyesi
Şehirciliğe Katkısı Olan Hanımlar:
İstanbul-Üsküdar Toptaşı (Atik Valide) Nûrbânû Sultan Külliyesi

Bu bildiri, 28 Mart-1 Nisan 2016 tarihleri arasında Samsun Canik Belediyesi tarafından Prof.Dr. Osman Köse Editörlüğünde tertiplenen " Şehir ve Kadın" konulu sempozyumda bildiri olarak sunulmuş, I. Cilt, sayfa 504-544 sayfaları arasında 2016'da yayımlanmıştır. Web sayfamızda yer darlığı sebebiyle resimleri çıkarılmıştır.

Sadi BAYRAM
ÖZET/Summary
Malazgirt Meydan Muharebesi ile ikinci defa Anadolu'ya giren Türk milleti, merkezi idare yerine , mahallinden idare mekanizmasını seçerek, devrin ileri gelen zenginleri, bürokratları, sultan eşleri vakıflar yoluyla Anadolu'yu imâr etmişlerdir. İmâr ederken de; şehrin merkezi yerine Ulu Cami inşa etmişler, ulu cami etrafı halka halka genişleyerek sosyo-kültürel ihtiyaçlarını inşa etmişler, onların çevresine de ikâmet edecekleri evleri bina etmişlerdir.
Selçuklu Hanım Sultanlardan Kayseri Hunat Hatun, Gevher Nesibe Sultan, Mengüçek Beyliğinden Valide Sultanı Turan Melike Hatun Külliyeleriyle bizlere abidevi eserler bırakmışlardır. Osmanlılardan Nilüfer Hatun Bursa, İznik, Manisa Hafsa Sultan, Hürem Sultan, Mihrimah Sultan, Nurbanu Sultan da vakıf yolu ile İstanbul'u imâr eden kadın sultanlardandır.
Son zamanlarda Osmanlı İmparatorlarının Türk olmadıklarını belirtmek amacıyla Osmanlı Valide Sultanlarının birçoğunun Musevi, Rum, İtalyan asıllı oldukları vurgulanmaktadır. Ancak küçük yaşta getirilen bu kızlar Osmanlı terbiyesine özümsediklerine kanaat getirildiğinde Valide Sultanlar tarafından şehzadelere takdim edilmektedir. Bununla birlikte azınlığa mensup bu cariyeler, valide sultan olduklarında geçmişlerini unutmakta, yaptıkları hayır kurumlarıyla öz be öz Türk olduklarını kanıtlamaktadırlar. Aslına bakılırsa 36 Osmanlı padişahının burnu karga burundur. Genlerin ekseriyeti babadan gelmektedir.
1525-1593 yılları arasında yaşayan II.Selim'in eşi, Sultan III. Murad'ın annesi olan Atik Valide adıyla da anılan Nurbânu Sultan; Üsküdar-Toptaşı bölgesinde Mimar Koca Sinan'a inşa ettirdiği külliyesi ile İstanbul'un yeni kurulan bir bölgesinin,
sosyo-kültürel-ekonomik kalkınmasına ve şehrin genişleyerek imârına büyük katkı sağlamıştır.
Külliye; Cami, medrese, kervansaray, imâret, sıbyan mektebi gibi bölümlerden ibaret olup kompleks halindedir. XVI. Asırda Cami ve tekkelerde ile insanların ruh temizliği, hamamlarla beden temizliği, imâretlerle yoksulların açlıklarının giderilmesi, kervansaraylarla tüccarların seyahat konaklama ihtiyacı, han, bedesten, arasta, kapalı çarşı ile alış-veriş ihtiyaçları; medrese mektep sıbyan mektebi, kütüphanelerle de eğitim ihtiyaçları, dar'üşşifalarda hastalıktan kurtulma yolları, Dar'ül-kurra'da Kur'an okuma imkânları sağlanmıştır. Görevlerin devamı için de gelir getirici gayrimenkuller bırakarak, vakıfların idamesi sağlanmış, aynı zamanda buraları çalıştırarak işletecek 210 personelin istihdamı ile halka çalışma sahaları açmışlardır.
ANAHTAR KELİMELER / KEY WORDS
Nurbânû Sultan, III. Murad, Mimar Sinan, Cami, Medrese, Kervansaray, İmâret, Hanigâh (Tekke), Dar'üşşifa, Hamam, Tâbhane.


Şehirciliğe Katkısı Olan Kadınlar: İstanbul-Üsküdar Toptaşı (Atik Valide) Nûrbânû Sultan Külliyesi
Sadi BAYRAM
Malazgirt Meydan Muharebesi ile ikinci defa Anadolu'ya geri gelen Türk milleti, merkezi idare yerine, mahallinden idare mekanizmasını seçerek, devrin ileri gelen zenginleri, bürokratları, sultan eşleri vakıflar yoluyla Anadolu'yu imâr etmişlerdir.
Selçuklu Hanım Sultanlardan Kayseri Hunat Hatun , Gevher Nesibe Sultan , Mengüçek Beyliğinden Valide Sultanı Turan Melike Hatun Külliyeleriyle bizlere abidevi eserler bırakmışlardır. Osmanlılardan Nilüfer Hatun Bursa, İznik, Manisa Hafsa Sultan , Hürem Sultan, Mihrimah Sultan, Nûrbânû Sultan da vakıf yolu ile İstanbul'u imâr eden kadın sultanlardandır. Sultan III. Ahmed, annesi Emetullah Gülnûş Valide Sultan için Üsküdar meydanında külliye, Sultan Abdülaziz'in annesi Pertevniyal Valide Sultan İstanbul-Aksaray'da Cami ve sebil, mektep yaptırmıştır.
Selçuklular ve Osmanlılar Döneminde bir şehrin, şehir olabilmesi için aşağıdaki şartlar gereklidir;
1.En merkezi yerinde bir ulu camisi,
2.Ulu Cami etrafında eğitim, sosyo-kültür, ticari hizmetleri ifâ edecek vakfedenin maddi durumuna göre külliye, veya medrese, muvakkithane, arasta, bedesten, v.b. eserler inşa edilir,
3.Kadısı, yani dâvâları sonuçlandıracak hakimi bulunur,
4.Pazarı olur,
5.Temizliği sağlamak üzere hamamı bulunması şarttır. Su ise insanlığın kaçınılmaz bir zaruretidir.
Son zamanlarda Osmanlı İmparatorları'nın Türk olmadıklarını belirtmek amacıyla Osmanlı Valide Sultanlarının birçoğunun Musevi, Rum, İtalyan asıllı oldukları vurgulanmaktadır. Ancak küçük yaşta getirilen bu kızlar, o devre göre kültür düzeyi yüksek eğitmenler, Enderunlu öğretmenler tarafından Arapça, Farsça ve Osmanlıcanın incelikleri, Osmanlı terbiyesini özümsediklerine kanaat getirildiğinde, Valide Sultanlar tarafından seçime tabi tutularak, şehzadelere takdim edilmektedir. Bununla birlikte azınlığa mensup bu cariyeler, valide sultan olduklarında geçmişlerini unutmakta, yaptıkları hayır kurumlarıyla öz be öz Türk olduklarını kanıtlamaktadırlar. Aslına bakılırsa 36 Osmanlı padişahının burnu karga burundur. Genlerin ekseriyeti babadan gelmektedir.
Hanım Sultanlardan Vakfiyesi olanların bazıları;
1. III. Murad'ın Kızı Ayşe Sultan'ın 26 Zilhicce 1013 H./15.05.1605 M. tarihli,
2. IV Mehmed'in annesi Hatice Turhan Sultan'ın 10 Receb 1094 H.7 05.07.1683 M. tarihli,
3.Sultan IV. Mehmed'in Başhasekisi, ve Sultan II. Mustafa ile III. Ahmed'in annesi Gülnûş Emetullah Valide Sultan'ın 9 Zilkâde 1127 H./ 17.11.1715 M. tarihli,
4.Safiye Sultan'ın 15 Şaban 1154 H./ 30.04.1790 M. tarihli,
5.Mihrişah Valide Sultan'ın :
a.15 Şaban 1204 H./30.04.1790 M. tarihli,
b.25 Ramazan 1204 H./08.06.1790 M. tarihli,
c.27 Rebiülevvel 1209 H./ 22.10.1794 M. tarihli,
6.Sultan III. Mustafa'nın kadınlarından Adilşah Kadın'ın 5 Ramazan 1218 H./ 19.12.1803 M. tarihli,
7.Sultan III. Mustafa'nın kızı Şah Sultan'ın 17 Recep 1216 H./ 23.11.1801 M. tarihli,
8.Sultan III. Mustafa'nın kızlarından Beyhan Sultan'ın :
a.Gurre-i Rebiülevvel 1219 H./ 10.06.1804 M. tarihli,
b.27 Muharrem 1220 H./ tarihli,
c.25 Şaban 1220 M./ 18.11.1805 M. tarihli,
d.23 Receb 1225 H./24.08.1810 M. tarihli
e. 07 Şaban 1230 H. / 15.07.1815 M. tarihli Haremeyn Müfettişi, büyük dedelerimden Amasyavi Akif-zâde Abdurrahim'in tasdik ettiği vakıfnâme,
f.Gurre-i Zilkâde 1233 H./ 02.09.1818 M. tarihli vakfiye,
g.25 Şevval 1239 H./23.06.1824 M. tarihli vakfiye,
9.Sultan I. Abdulhâmid'in kadını, Sultan IV. Mustafa'nın annesi Ayşe Sine-Perver Valide Sultan'ın :
a.3 Cemaziyelâhir 1244 H./ 11.12.1828 M. tarihli vakfiye,
b.25 Muharrem 1225 H./ 02.03.1810 M. tarihli vakfiye,
c.15 Rebiülevvel 1229 H. / 07.03.1814 M. tarihli vakfiye,
d.17 Zilkâde 1252 H./23.02.1837 M. tarihli vakfiye,
10.III. Mustafa'nın kızı Hatice Sultan'ın ;
a.Gurre-i Rebiülevvel 1226 H./ 26.03.1811 M. tarihli vakfiye,
b.3 Receb 1226 H./ 24.07.1811 M. tarihli vakfiye,
11.Sultan I. Abdulhamid'in kadını, Sultan II. Mahmud'ın annesi Nakş-ı Dil Valide Sultan'ın ;
a. 25 Cemaziyelevvel 1227 H./ 06.06.1812 M. tarihli,
b.29 Muharrem 1228 H./ 01.02.1813 M. tarihli vakfiye,
12. Sultan II. Mahmud'un eşi, Sultan Abdülmecid'in annesi Bezm-i Âlem Valide Sultan'ın ;
a.23 Rebiülevvel 1256 H./ 25.05.1840 M. tarihli,
b.21Cemaziyelevvel 1256 H./21.07.1840 M. tarhli,
c.15 Rebiülevvel 1257 H./ 07.05.1841 M. tarihli,
d.17 Rebiülevvel 1257 H. 09.05.1841 M. tarihli,
e.19 Rebiülâhir1257 H./ 10.06.1841 M. tarihli,
f.Gurre-i Cemaziyelevvel 1257 H./ 21.96.1841 M. tarihli,
g.Gurre-i Şevval 1257 H./ 16.11.1841 M. tarihli,
h.12 Şaban 1258 H./ 18.09.1842 M. tarihli,
ı.21 Şaban 1258 H./27.09.1842 M. tarihli,
i.29 Muharrem 1260 H./ 19.02.1844 M. tarihli,
k.7 Rebiülâhir 1261 H./ 15.04.1845 M. tarihli,
l.1 Şaban 1263 H./ 15.07.1847 M. tarihli,
m.1 Receb 1265 H./ 23.05.1849 M. tarihli,
n.Gurre-i Cemaziyel ûlâ 1267 H./ 04.03.1851 M. tarihli vakfiyelerle Rumeli ve Anadolu imâr edilerek şehirleşmede önemli rolleri olmuştur kadınların.
Mimarbaşı Koca Sinan'a sipariş edilen külliye konusuna girmeden, o döneme altın harflerle imza atan " el-fakir Sinan " a 3 Padişah, 4 padişah eşi veya kızı, 6 vezir,18 paşa, 11 ilmiye mensubu şeyh, 8 defterdar veya nişancı, 10 saray görevlisi, 9 efendi abidevi eser siparişi vermiştir . İstanbul'un topografyasına uygun olarak da Sinan o eserleri İstanbul'un çeşitli tepelerine bina ederek, İstanbul'u taçlandırmış, şehirleşmesine katkıda bulunmuştur. Ayrıca islâm şuûru ile de şöyle seslenmiştir bizlere :
" Hak bilür yaptım nice beytu'llah
Nice bin mihrâbı kıldım secdegâh
Hamdülillâh saklayub İslâmımı
Adl ile hükm eyleyüb ahkâmımı,

Hasb-ı hâlim anlaman kasd-ı riyâ
Umarımkim ederler hayr duâ
Mâli olanlar ider cami bina
Bir duâ muhtacıdır bây ü gedâ
Ben de umarım onlardan olayım
Rahmetullah-ı âleyhim ecma'in"

1525-1593 yılları arasında yaşayan, Yahudi veya İtalyan asıllı olduğu söylenen , Sultan II. Selim'in haremine Manisa'da giren, Sultan III. Murad'ın annesi olan, Atik Valide adıyla da anılan Nurbânu Sultan; Üsküdar-Toptaşı bölgesinde Mimar Koca Sinan'a inşa ettirdiği külliyesi ile İstanbul Üsküdar semtinin sosyo-kültürel-ekonomik kalkınmasına ve şehrin imârına, genişlemesine büyük katkı sağlamıştır. Abidevi yapıların dokuzu Üsküdar'da, biri Çemberlitaş'dadır. Üsküdar- Toptaşı semtinin teşekkülünü sağlamış, şehre abidevi kültürel yapıları olan bir mahalle kazandırmıştır.
Külliye Cami, medrese, kervansaray, imâret, dar'üşşifa, tâbhane, hanigâh (tekke), hamam, aşçıkonağı, sıbyan mektebi gibi bölümlerden ibaret olup kompleks halindedir . XVI. Asırda cami ve tekkelerde ile insanların ruh temizliği, psikolojik ruhun tedâvisi, moral deposu; hamamlarla beden temizliği, imâretlerle yoksulların açlıklarının giderilmesi, kervansaraylarla tüccarların seyahat konaklama ihtiyacı, han, bedesten, arasta, kapalı çarşı ile alış-veriş ihtiyaçları; medrese-mektep-sıbyan mektebi, kütüphanelerle de eğitim ihtiyaçları, dar'üşşifalarda hastalıktan kurtulma, tedâvi yolları, Dar'ul-kurrada Kur'an okuma imkânları sağlanmıştır. Dar'ülhadis'te peygamberimizin sözleri tartışılarak sünnet olarak günümüze gelmesine sebep olmuştur.Bunların ilelebet devamı için de gelir getirici gayrimenkuller bırakarak, vakıfların idâmesi 437 yıl sağlanmış, aynı zamanda buraları çalıştırarak işletecek 210 personelinde istihdamı ile yeni çalışma sahaları açmışlar, aileleriyle birlikte en az 1.500 kişinin maişeti temine, inşa ettirdiği külliye ile Nûrbânu Sultan sebep olmuştur. İşte, XVI. asırda bir kadının İstanbul şehrine katkıları.
Sultan II. Selim'in eşi, Sultan III. Murad'ın annesi olan Nûrbânû (Atik) Valide Sultan, 990 H./ 1582 M. tarihinde İstanbul- Üsküdar-Toptaşı mevkiinde, zamanın Mimarbaşı Koca Sinan'a yaptırdığı Külliyeye ait bir vakfiye tanzim etmiş ve insanlığın hizmetine sunmuştur. Ancak Külliyenin inşaatına 1570 yılında inşasına başladığı külliyenin camiin tamamlanması olan 1582 yılında tamamlandığı ve vakfiyenin de ölümünden bir sene önce cami tamamlanınca fiilen yürürlüğe sokulduğu tahmin edilmektedir. Yani bazı binalar, tesisler camiden önce hizmete açılmış olmalıdır. Sinan üzerinde ömrünü veren rahmetli Prof.Dr.Aptullah Kuran " Dökmecizade Mehmed Efendi'nin 9 Muharrem 987 ( 7 Mart 1579) tarihinde Atik Valide Medresesine Müderris olarak atanması, medresenin 1579'da açılışa hazır olduğunu, Kervansarayın Toptaşı Caddesi üzerindeki kapısının sağında bulunan ve kitâbesinde Hasan Çavuş adlı hayırsever tarafından yaptırıldığı anlaşılan 987 tarihli çeşme de imâretin 1579-80 yıllarında- hatta daha önce-tamamlandığını gösterir "demektedir.
Mimar Koca Sinan tarafından inşa edilen İstanbul-Üsküdar Toptaşı'ndaki külliye ; cami , medrese , mektep , kervansaray , han, tabhâne, imâret , dar'ül-kurra, dar'ül-hadis, hanigâh ( tekke) , dar'üş-şifa , çifte hamam gibi bölümlerden teşekkül etmiştir.
Nûrbânû Sultan'ın ayrıca İstanbul Divânyolu'nda Çifte hamam, Üsküdar Yeşil Direkli hamam, Lânga'da hamam, Lapseki'de bir cami, mektep, dar'ül-kurra, imâret de yaptırarak kamunun hizmetine vermiş, vakıflarına zeyl, (ilâve) yaptırmıştır.
Üsküdar-Toptaşı semtinin topoğrafyasına uygun olarak, külliye yerleşimine bakacak olursak; Dar'üşşifa, arkasında Tâbhâne, İmâret, yandan karşında, kervansaray, cami, kuzeyinde medrese, doğusunda müstakil yapı olan hânikâh-tekke, güneyde dar'ül-kurra, batıda bütünleşmiş olarak dar'ül-hadis bulunur. Hamam ise, Kervansaray girişine yakındır. Çok daha aşağıda, Üsküdar Meydanı'nda ve Çemberlitaş'da ayrıca birer hamamı daha vardır.
Dar'üş-şifa binasında, geçen zaman içinde değişiklikler olmuş, III. Selim zamanında ordu kullanmış, daha sonraları hastane olarak hizmet etmiş, daha sonra Darüşşifa, Kervansaray, Tâbhane, İmârethane cezaevine dönüştürülmüş, binanın üzerine bir kat çıkılmış, asli şekilleri günümüze kadar bozulmuştur.
Cami kapısı üzerinde kitâbe :
Nûrbanu o zât-ı pür ismet,
Taraf-ı hayra eyleyüp niyet
İtti bu ma'bed-i lâtif-i binâ
Habbezâ re'y-i ahsen ü ziba
Eser-i hâssıdır bu hayr-ı güzin
Oldu târih zihi bihişt-i berin 991
Cami Sinan'ın altıgen plânlı camilerinden bir başka numunedir. 12.70 m. lik kubbe, önde ve arkada iki beden duvarına, sağda ve solda ise kahverengi somaki sütunlara oturtulmuştur. Sütunlar kemerlerle daha gerideki ayaklara bağlanmış, ana kubbe ikisi sağda, ikisi solda ve biri mihrap çıkıntısı üstünde olmak üzere beş yarım kubbe ile beslenmiş, yarım kubbe ile beslenen orta mekânın iki yanına çift kubbe hacimlerle cami enlemesine büyütülmüştür. Son cemaat çift revaklıdır. Camiin iki minaresinden biri XVIII. asırda şerefe altına kadar yenilenmiştir. İznik çinileri de bulunan cami günümüzde restore edilerek görevini bu günde sürdürmektedir.
Vakfiye şartlarından anlaşıldığı kadarı ile ; camide 210 personel görevlidir. Günlük aldıkları ücret 769 dirhem, haftalık 5.383 dirhem, haftada bir Cuma günleri okunan Amenerresülü bedelini de katarsak 5.385 dirhem ödeme yapılacaktır. Ay takvimi kullanıldığından, 4 ile çarparsak ayda 21.540 dirhem, yıllık, 258.480 dirhem sadece cami personeline ödenen ücrettir.
Dolayısıyla, Osmanlıda zengin halk veya mevki sahibi kimseler, toplumda sosyal patlamaları önlemek için, dini yoldan gelirlerinin büyük bir kısmını halka tekrar iâde yolarını bu şekilde kullanmışlar, islâmda zekât müessesesini, görevle sosyalleştirmişlerdir. Ayrıca, verilen ücretlerden, o devrin ekonomisi hakkında da bilgi sahibi oluyoruz. Binalardan ise san'at değeri üzerinde fikir yürütme imkânına sahibiz. Kapı ve pencere kanatları sedef kakmalıdır. Mihrap çıkıntısında lâcivert zemin üzerine beyaz besmele ve Ayet'el Kürsi âyeti yazılı çini kuşak vardır. Gerçi cami dışında diğer yapılarda tarih yoksa da, başka kaynaklardan bazı yapıların camiden önce hizmete girdiğini anlıyoruz. Hanigâh, imâret, dar'üş-şifa, medrese gibi¦
Dar'üş-şifa'ya atanacak doktorların ise; ilmi tıpta ve ilmi açıklamada uzman, ameliyat tecrübesi edinmiş, önemli teşhis sanatının usullerini kavramış, tabiatın sırlarına vakıf, bilgi sahibi, ilâcı şefkâtle veren, ilaç hazırlanmasında tecrübe sahibi, hastalara gerekli ilacı verme bilgisine sahip, ameliyat kararını müstakil verebilen, bilgisizliği kendine yakıştıramayan, hastaların tedavisinde bütün tedbirleri alan, hastalarla nazik konuşan, sert sözlerle onları kırmayan, kesinlikle hiç bir ihmal göstermeyecek, her an hastaların nabzını kontrol eden iki doktor tayin edilecek, birine günde 20, diğerine 15 dirhem ücret ödenecektir. Eğer herhangi bir ihmal olursa, aldıkları ücret haram olacak, ahrette devamlı bir azaba maruz kalacaklardır.
Hastaneye iki de cerrah alınacak, acil durumlarda son derece ustalıkla hastalara yardım edecekler, yaralara sürülecek merhemin ve diğer hazırlanacak ilaçların yapımında usta olan, hastalara sevgiyle bakabilen ve ayırım yapmayan, verilen paranın karşılığını verebilecek insanlar tayin edilecek olup, bunların birine beş, diğerine dört dirhem ücret ödenecektir.
Ayrıca Dar'üş-şifa'ya iki göz doktoru alınacak, göz tedavisi konusunda uzman olacaklar, tedavide kullanacakları ilacı bilecekler, tecrübeleriyle meslektaşları arasında ünlü olacaklardır. Bu iki göz hekiminin birine beş, diğerine 4 dirhem ücret ödenecektir.
İlâç yapımında maharetli usta iki eczacı tayin edilecek ve günde 3'er dirhem ödenecek, ilâçları dövüp toz haline getiren 2 kişiye günde ikişer dirhem verilecektir.
Dar'üş-şifaya bir hiçbir çıkar ve kötülük düşünmeden hastaların ihtiyacını ucuz satın alacak bir vekilharç görevlendirilecek ve günde 3 dirhen yevmiye verilecektir. Dar'üş-şifaya 4 erkek görevli alınacak ve hastaların her türlü işlerini ve malzemelerini halledecekler, gece -gündüz yanlarında kalacaklar, sırayla nöbet tutacaklar ve 2'si gece, 2'si gündüz çalışacaklardır.
Dar'üş-şifada iki erkek aşçı görev yapacak, hastaların iyi pişmiş lezzetli yemek yemeleri sağlanacak, iştahları arttırılacaktır, Günde her birine 3'er dirhem ödenecektir. Ayrıca iki çamaşırcı görevlendirilecek hastaların çamaşırlarını ve yorganlarını yıkayacak, günde her birine üçer dirhem ödenecektir.
Hastalara, hamamı ısıtıp hazırlayacak, onları keseleyecek bir külhana günde 2 dirhem, ferraşa bir dirhem, gerek görüldüğünde kâseleri taşıyana günde bir dirhem, hastaların şişe ve benzeri eşyalarına bakmak ve gündüzleri hizmetlerini yerine getirmek için nöbetleşe iş yapan iki kişiye günde 3 dirhem, hastaların ambarını koruyan, gerekli malzemeleri koyup-çıkaran ambarcıya günde 4 dirhem, iyileşmeye yüz tutmuş hastalara imamlık yapacak bir kişiye günde 4 dirhem, namaz vakitlerinde Dar'üş-şifa'da ezan okuyan, halkı ibâdetin en şereflisine çağıran müezzine günde iki dirhem,
Nûrbânû Sultan'ın Vakfiyesine koyduğu bu şartlar, insanlığın ihtiyaçlarına Valide Sultan'ın ne kadar düşkünlüğünü ve tebâsını daha sağlıklı görmesine verdiği önemi belirtmektedir.
Medreseye tayin edilecek elemanlarda aranan özelliklere konusunda Nûrbânû Sultan: Erdem sahibi, akranları arasında bilgi ve ilim sahibi, sorunları çözebilen, zamanını olgunlaşmak için harcayan, mevkilerde gözü olmayıp, kendini ilme ve öğretime veren, ilmi yaymasını bilen cömert bir kişinin müderrisliğe atanmasını, günde 60 dirhem ücret ödenmesini şartları arasında belirtmiştir.
Ayrıca medresedeki kitapları okuyabilecek 16 öğrenci seçilmesini, içlerinden en bilgili olanın öğretmen yardımcısı seçilmesi, muide günde 5, diğer öğrencilere günde 2 dirhem burs verilmesini vakfiyede belirtmiştir.
Medreseye bir kapıcı alınıp, kapıları açma-kapama, temizlik için günde 2 dirhem ücret ödenmesini belirtmiştir.
Okul'a gelince; Çocukları şefkâtle eğitecek, ahlâklarını yükseltecek bir terbiye sistemi içinde kendi çocuğu gibi bakacak, eğitim kurallarına uygun olarak onlara Kur'an'ı ve namazı, Müslümanlığı tam anlamı ile öğretecek, çok çalışacak bir öğretmen atanmasını ve günlük 8 dirhem ücret ödenmesini belirtir.
Dar'ül-Kurra: Arapça'da ve edebiyatta uzman, ilmi ve okumayı büyük şeyh ve imamlardan ders alarak öğrenen, ilmin inceliklerini bilen, ağırbaşlı, hayır sahibi ve büyüklerin namuslu özelliklerini kendisine mecz etmiş, büyük-küçük herkesin gözünde saygıdeğer bir Seyh'ül-Kurra atanmasını belirtir.
Dar'ül-Hadis:Temiz, bilgili, cömert, günahtan korkan, ilim ve ilâhiyat sahibi, nefsini güzel şeylerle doldurmuş, ömrünü bilgi alma-verme ile doldurmuş, çalışkan, bütün varlığı ile ibâdete yönelmiş bir kişinin Dar'ül-Hadis Şeyhliğine atanması ve günde 40 dirhem ücret ödenmesini, 12 öğrenci alınmasını, öğrencilere karşılıksız günde 2 dirhem burs verilmesini, öğrencilerin birtakım rezilliklerden uzak öğretmenlerinden ilim almalarını, Peygamberimizin hadislerini en doğru şekilde öğrenmelerini istemiştir.
Hanigâh, diğer adıyla Tekke; Allah'tan korkan, ibadetini yerine getiren, açık kalpli, kötülüklerden arınmış, gözü tok, bir çok büyük Şeyhlerin sohbetinde bulunmuş, yaramazlıktan uzak duran, doğru yolu gösteren Allah'a ulaşmaya çalışan, boş şeylere ilgi göstermeyen, ilim arayan, nefsi temiz bir şeyh görevlendirilmesini, şeyhin camide vaaz ve nasihat etmesini, müridlerine doğru yolu göstermesini ve bu görev karşılığında, günde 25 dirhem ödenmesini belirtir.
Tekkede ibadet edip, kalan 32 fakire, günde 2 dirhem ücret ödenmesini, bir kapıcı görevlendirilerek , etrafın temizlenmesini üstlenmesini, hanigâhın koruyuculuğunu da alarak, günde 2 dirhem ücret ödenmesi vakfiyede belirtilir.
İmâret Şeyhine gelince; yemek pişirme işlerine bakmak, vakfiye şartları gereği çerçevesinde yemek yemesi gerekli personel ve fakirlere dağıtılmasıyla ilgilenen, ahçı, ekmekçinin görevlerini hakkıyla yapıp-yapmadıklarını kontrol eden,dindar, akılı, gözü tok, uysal, asabi, olmayan, geniş kalpli imâret şeyhine de günde 15 dirhem ücret ödenmesini belirtir. Vekilharca 5 dirhem, imârete alınan malzemeleri eksiksiz yazan, yazmada ve hesapta becerikli, zeki kâtibe günlük 5 dirhem ödenmesi vakfiyede belirtilir.
İmâret ambarını gece gündüz açıp-kapayan ve mühürleyen mühürcüye güne 2 dirhem, odun kıran oduncuya günde bir dirhem, gerektiğinde odun taşıyana 2 dirhem, Buğdayı dövmek ve kabuğunu çıkaran 2 erkeğe günde ikişer dirhem, kepeği saklamakla görevli erkeğe günde bir dirhem, lezzetli ekmek yapan fırıncı baş ustaya günde 5, dört yardımcısına günde 4'er dirhem, lezzetli yemek yapan baş aşçıya günde 6 dirhem, beş yardımcısına günde dörder dirhem, Nakip tayin edilen 4 erkeğin ikisi et işlerine, diğer ikisi ekmek işlerine bakacak ve her birine günde üçer dirhem ödenecek. Yemek yendikten sonra kapları toplayıp yıkama yerine götüren 4 kişini her birine birer dirhem, Bulaşıkçı iki erkeğe günde dörder dirhem, Pirinç ayıklayan dört kişinin her birine birer dirhem, biri et, diğeri un taşıyan 2 hamalın her birine ikişer dirhem, buğday ve un ambarını bekleyen bir kişiye günde 4 dirhem, ambara giren ve çıkanı kaydeden hesabı kuvvetli, hiçbir şeyi gözden kaçırmayan kâtibe günde 5 dirhem, arpa ambarını koruyan, misafirlerin hayvanlarına israf etmeden, fazla da kısmadan yem veren bir kişiye günde 2 dirhem, helâların ( WC) temizlik işleriyle uğraşan 2 erkeğe günde ikişer dirhem, temizlenmek isteyenler ( su getirmek ) için ıbrık dolduran iki ıbrıkçıya yine ikişer dirhem, ahırın temizlik işlerine bakmak için iki erkeğin her birine günlük ikişer dirhem, imâretin kapısını açan ve gelen misafirleri sıraya sokan ve kargaşayı önleyen 3 kapıcıya günlük ikişer dirhem, misafirlere yemek vermek, ve odaları temizleyen 4 erkek ferraşa günde dörder dirhem, imâreti süpürüp her türlü işi yapan iki ferraşa günde dörder dirhem, kubbelerin kurşunlarını yenileyen ve tamir eden kurşuncuya günde dört dirhem, duvarlara kalem işi yapan nakışçıya günde iki dirhem, imâretin her türlü tamir işlerini yürüten iki tamircinin her birine günde üçer dirhem ödenecektir.
İmâret Aşçısının yemekleri zamanında yetiştirmesi, kervansaraya geç gelen misafirlerin ağırlanması için Nûrbânu Sultan Kervansaray girişinin yanına bir de Aşçıbaşı Konağı yaptırmıştır.
Ayrıca külliyeye gelen suların düzgün akması, İstanbul'un diğer yerlerdeki mahallerindeki suların düzgün akması için biri Bölükbaşı olan yani reisi olan yedi kişi görevlendirilmiş olup, her biri ayrıca kendilerine birer de çırak alacaklar, reis günde 10 dirhem, ustalar günde 5'er dirhem, çıraklar günde ikişer dirhem alacaklardır. Bu kişilerden biri Vakfın Üsküdar kasabasındaki camii şerifin avlusuna, medreseye, imârete, hamama gelen su yalakları, kasaba yakınındaki Sarı Kadı'ya gelen suya bakacak. İki kişi ise, İstanbul Dikilitaş yakınlarındaki hamama ve Ayaz Kapısı yakınlarından gelen suya bakacak. Bu su yolcularından birisi, İstanbul dışındaki Akyar, Kumlağımı, Ali Paşa Çayırı, Güzelcehisar, Ayvalık, ve Şehit merhum Bayezıd Han'ın Camisine akan su yollarına bakacak. İş yoğunluğu sebepleri zuhur ederse, birbirlerine yardıma gidecekler.
Bunlara ilâveten Nûrbânû Valide Sultan Sultan; Caminin kandillerini ve mumlarını yakmakla görevlendirilen dört çerağa, günlük 4'er dirhem, caminin temizliğini yapan 4 erkek ferraşül harem alınıp, her birine 4'er dirhem, Medresenin Müderrisi ve Dar'ül-Hadis'in şeyhine vakfedilen kitapları, onlardan başkasına vermeyen ve koruyan güvenilir iki kütüphaneci görevlendirilerek her birine günde 3 dirhem, Dar'ül-Kurra ve Dar'ül-Hadis'in kapısına açan ve kapayan kapıcıya günde bir dirhem, okulda çocuklara güzel yazı yazmasını öğreten usta öğretmene günde iki dirhem, okulun kapıcısına günde bir dirhem verilmesini şart kılmıştır.
Söz konusu külliye, vakfiye henüz tamamlanmadan önce hizmete girmiş olduğunu vakfiyede geçen şu sözlerden anlıyoruz :
'' ¦ Valide Sultan yukarıda isimleri geçen bütün mebaniyi, hal-i sıhhatinde bütün tasarrufatı sahih ve muteber iken vakfedip her birini teslimi lazım gelen ellere çok zaman evvel ayrı ayrı teslim etti. Mezkûr cami ve mescide ehl-i islâmdan nice büyükler vakit namazları ve cum'a namazı kıldılar¦ imârette ve handa Müslümanlardan bir çok fukara ve sulehâya ikrâm ve i'tam yapıldı. ''
Ancak; mütevelli olarak tayin edilen Mehmet Ağa bin Abdurrahman, vakfiyeyi kadıya onaylatamadan Valide Nûrbânû Sultan ebediyete intikal etmiş, bu durumda mallar Sultan III. Murad'a miras olarak kalmış, Sultan Murad da vakfiyede yazılan şartlar çerçevesinde, annesinin ruhu için söz konusu malları saygıdeğer Pir Ali bin Mustafa'ya teslim ederek vakfın onaylanmasını talep etmiştir.Vakfiye Hicri dokuz yüz doksan ( 1582) senesi başlarında düzenlenerek onaylanmıştır.
Günümüzde Dar'üşşifa ve Aşçıbaşı Konağı restore edilerek Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili Bölümü olarak kullanılmaktadır. Kervansaray, Tâbhâne, İmârethanede restorasyon faaliyetleri başlamış olup, restore edilerek Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi tarafından kullanılacaktır. Tekke veya Hanigâh Nakış merkezi, Medrese İlim ve Hizmet Vakfı tarafından kullanılmaktadır.
Görüldüğü üzere Nûrbânû ( Atik) Valide Sultan, İstanbul'un Üsküdar ilçesi Toptaşı mevkiinde inşasından bugüne 437 yıl geçen, sürekli insanlığın yararına onbir abidevi eser bırakan, halen de Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi tarafından altı abidevi eser restore edilerek, biri hizmete sunulmuş, diğerlerinin de restorasyonuna başlanmış, üçü halk tararfından halen kulllanılarak İstanbul'un kültür ve sanatına, şehirleşmesine katkıda bulunmuş kadınlardan biridir.
Sonuç olarak; Günümüzde Okul yaptıran hayırsever kadınlarımız var. Nice milyon dolarları bulunan, ticaretle uğraşan başarılı işkadınlarımız mevcut. Neden âbidevi san'at ve mimari, eserleri günümüzde ortaya çıkmıyor, maddiyata fazla mı daldık, gelenekleri mi unuttuk? Ekonomik durumumuz zirvelere tırmanırsa, kazanç bol olursa, ihsan da o nispette çok olur¦ Sanatçı sayısı da artar¦Dünya üzerinde marifet, her zaman iltifata tabidir.
Kaynaklar :
Acun,Hakkı; Manisa'da Türk Devri Yapıları, Türk Tarih Kurumu, Ankara,1999.
Ateş, İbrahim-Özsoy, Ülkü-Erişen, Gülgün;Tarihimizde Vakıf Kuran Kadınlar,Hanım Sultan Vakfiyeleri, Tarihi Araştırmalar ve Dokümantasyon Merkezleri Kurma ve Geliştirme Vakfı, 1990,
Bayram, Sadi; Kaynaklara Göre Güney-Doğu Anadolu'da Proto-Türk İzleri, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayınları, Pamuk Ofset, İstanbul 1989,
Bayram, Sadi; "Nurbanu (Atik) Valide Sultan'ın İstanbul-Üsküdar'da 1582 Tarihinde Tesis Ettiği Vakfiyesi ve Kültür Değerleri", Atatürk Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi tarafından düzenlenen VI. Uluslararası Türk Kültürü Kongresi- 6th International Congress on Turkish Culture, 21-26.11.2005, Ankara, C. I, Ankara 2009
Bayram,Sadi; Sağlık Hizmetlerimiz ve Vakıf Gureba Hastahanesi, Vakıflar Dergisi, S.XIV, Önder Matbaası, Ankara, 198.;.Sadi Bayram, Sadi; Bezm-i Âlem Valide Sultan Gurebâ-i Müslimin Hastahanesi, Prof.Dr.Zafer Bayburtluoğlu Armağanı Sanat Yazıları, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Yayınları, Kayseri 20012,
Bayram, Sadi; Beyhan Sultan Vakfiyeleri ve Süslemeleri, Beyhan Sultan Trust Deeds And Illuminations, Kültür ve Sanat Dergisi, Türkiye İş Bankası Yayınları, Yıl 3, s.9, Ajans-Türk Matbaası, Ankara Mart 1991,
Bayram,Sadi; Beyhan Sultan Vakfiyeleri, Tezyinatları ve Türk Tezhip San'atımızdaki Yeri, XI.Türk Tarih Kongresi, Ankara 5-9 Eylül 1990, Bildiri özetleri Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1990, s.69-70.; C.III, Ankara 1994.
Bostan, Selan B; Gevher Nesibe Darüşşifası Taç kapısı Üzerine Bir Yorum, Prof.Dr.Zafer Bayburtluoğlu Armağanı Sanat yazıları, Kayseri 2001
Mimarbaşı Koca Sinan Yaşadığı Çağ ve Eserleri, C.I, Editör, Sadi BAYRAM, Koordinatörler, Prof.Dr. Aptullah Kuran, Prof.Dr. Semavi Eyice, Prof.Dr. Doğan Kuban, Prof.Dr. Halûk Karamağaralı, T.C. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Türkiye Vakıflar Bankası'nın Kültür Hizmeti, İstanbul 1988, 640.s, 43 akademisyen yazarlı, C.II. Fotoğraf Albümü,
Önge, M.Yılmaz; Kayseri Huand ( Mahperi Hatun ) Külliyesinin Hamamı ve Yeni Bulunan Çinili Tezyinatı, Önasya, C.IV, S.47, s.10-11, 17.
Önge, M.Yılmaz- Ateş, İbrahim- Bayram,Sadi; Divriği Ulu Camii ve Dar'üşşifası Yapılışının 750.Yılı Hatıra Kitabı, Ankara 1978.
Sözen, Metin; Sinan Architect Of Ages, The 400th Commemorative Year of Mimar Sinan, Ministry of Culture and Tourism of the Turkish Republic, Cem Ofset, İstanbul 1988
Uluçay, M. Çağatay ; Padişahların Kadınları ve Kızları, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1980

Yayınlandığı Yer: Samsun Canik Belediyesi Şehircilik ve Kadın Sempozyumu ,2016
Yazar : Sadi Bayram
Konuyla İlgili Diğer Başlıklar:
  • Kur'an Ve Bilgisayar-computer Ilişkisi
  • Amasya Uluslararası Alimler Sempozyumu Ardından
  • ?Îdî-zâde -Âkif-zâde Abdurrahim El-amasî Sülâlesi Ve Eserleri
  • Sultan ıı. Bayezıd?ın Hattatı, Amasyalı şeyh Hamdullah Kur'an-ı Kerim'i Ve Bir Hâtıra
  • ?Îdî-zâde (- âkif-zâde) Abdurrahim El-amasî Sülâlesi Ve Eserleri
  • Osmanlı Döneminde Latin Harflerine Geçiş çalışmaları
  • Mühr-ü Süleyman Ve Türk Kültürü
  • Izgü Mescid
  • Taceddin Sultan Ve Evradı
  • çift Başlı Kartal
  • Türk Kültüründe ölüm
  • Bâki Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sedâdır
  • Ayasofya Camii, Müze Olması Ve Ardındaki Gerçekler
  • Bosna- Hersek Ve Balkanlarda Vakıf Kültür Izleri
    (seminer Konu?mas? )
  • Ahlat Vakıfları
  • Selçuklu Kervansaraylarının Turizme Açılması
  • Hasan Paşa'nın Vakfı, şeyhülislÂm Ankaravi Mehmed Emin Efendi Vakfiyesi, Ve Ankara Sulu Han HikÂyesi
  • Yemen Fatihi Gazi Sinan Paşa Vakfiyeleri, Tezyinatı Ve Türk Süsleme Sanatındaki Yeri
  • Yakın Tarihimizde Merzifon, Merzifon Anatolian Koleji
  • Ayasofya Camii, Müze Olması Ve Ardındaki Gerçekler
  • Milli Kültür, Günümüz Türkiyesi Ve Muasır Medeniyetler Seviyesi
  • Türk Hat, Yazı-resim, Cilt Ve Tezhip Sanatı Ile Ilgili
  • Vakıflar Dergisi Makaleler Fihristi ( 27. Sayıya Kadar )
  • Cumhuriyetin 75. Yılında Vakıflar
  • Sultan ıı. Mahmud'un Vakfiyelerindeki Tezyinat
  • Maniheizm Doğuşu, Gelişimi Ve Tesirleri
  • özel Müzeler Ve Denetimleri Hakkında Yönetmelik
  • Günümüzde Sosyal Devlet Anlayışı Ve Imaretler
  • Türk'ün Yolu Nereye Gidiyor
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  • Osmanlı Devleti Hakkında Bir Kronoloji Denemesi
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  • Cumhuriyetin 75. Yılında Vakıflar
  • Medeniyetlerin Beşiği Anadolu Ve Kılikya Aphrodosıas'ı ( Tisan )
  • Anadolu Turk - ıslam Sanatında Bazı Yapılar Ve Kronolojıye Aıt Katalog Denemesı...
  • Türk Kültüründe ölüm !
  • Büyük Türk Düşünürü Hacı Bayram-ı Veli Ve Akkoyunlu Uzun Hasan'ın Ankara Hacı Bayram Türbesi'ne Vakfettiği H
  • Xıv-xıx. Yüzyıl Vakfiyelerinde Türk Tezhip Sanatınının Gelişimi, Batı Tesirleri Ve Günümüzde Yorumlayanlar
  • Anadolu'da Ilk RufÂiler Ve Hz.zeynel Abidin Ali Er-rufÂi El-abdali El-kayserani Soyuna Ait Bir Deneme Anad
  • Osmanlı Döneminde 1899 -1920 Yıllarında Istanbul Camilerinden çalınan çiniler
  • Peygamberler şehri Tarsus Ve Tarsus'da Bir özbek Vakfı
  • Başkent Ankara'nın Ihtiyacı Olan Kongre Merkezi Ne Zaman Yapılacak ?
  • Ankara Ulus Semtinde Türk Vakıf Araştırma Merkezi'nde 15.11.1998 Tarihinde Hali Sergisi Açılış Konuşması
  • Prof.dr. Albert Gabriel'e Ait Bazı Belgeler
  • Cumhuriyet'in Ilk Yıllarında Ankara'da Imâr Faaliyetlerinde
  • Cumhuriyet'in Ilk Yıllarında Ankara'da Imâr Faaliyetlerinde
  • Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde Bulunan 12 Zilkâde 1262 H./ 21 Ekim 1846 Tarihli TeberrukÂt Eşyası
  • Atatürkcülük Ve 2001'li Yılların Türkiyesi üzerine
  • Ahilik Ve çıraklık Eğitim Ve öğretim Vakfı
  • Eski Eser Kaçakcılığı, Koleksiyonculuk Ve Müzecilik Tarihimize Bir Bakış
  • Cumhuriyet'in Derinliklerinden Hatıralar : Eski Ankaralılardan Dostum Sayın Nurettin Daş Ile
  • Medeniyetlerin Beşiği Anadolu Ve Kılikya Aphorodisias'ı ( Tisan Yapı Kooperatifi )-anatolıan : The Cradle Of Cı
  • Sultan ıı. Bayezıd'ın Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan Vakfiyelerindeki Tezyinat Ve
  • Bektaşi Nutku (kendini Bil Ki, Tanrıyı Bilesin)
  • Kültürümüzde Hoşgörü
  • Fatih Sultan Mehmed'in Eyüp Sultan Külliyesi Vakfiyesi
  • Hicaz Demiryolları Ve Vakıflar
  • Mostar Köprüsü Restorasyonu Hakkında Ilk ön Rapor
  • Atatürkün Vakıflar Hakkındaki Konuşmalrı
  • Selçuk-name
  • Xıv-xıx. Yüzyıl Vakfiyelerinde Türk Tezhip Sanatınının Gelişimi, Batı Tesirleri Ve Günümüzde Yorumlayanlar
  • Konyadaki Esk; Eserler Hakkında Atatürkün Başbakan Ismet Inönüye Telgrafı
  • Atatürkcülük Ve 2001'li Yılların Türkiyesi üzerine
  • Ord.prof.dr. Ahmed Süheyl ünver
  • Türk Kültürü Ve Yoksulluğu Ortadan Kaldırmak Için
  • Istanbul'un Fethine Kadar Beylik Dönemi Vakfiyeleri
  • Kıbrıs, Gürcistan, şirvan Fatihi Lala Mustafa Paşa'nın 1563 Tarihli Vakfiyesi
  • Vakıf Arazilere Ve Gayrimenkullerine Tecavüz Ve Düşündürdükleri
  • Günümüzde Sosyal Devlet Anlayışı Ve Imaretler
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Tekke Ve Zaviyelerin Kapatılmasından Sonra Taşınır Kültür Varlıklarının Korunması Ile
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan 1783-1810 Tarihleri Arasında Işlem Görmüş Bir Mühür Tatbik Deft
  • Türk Kültürünün Temeli Vakıflardır
  • Kültür Bakanlığı Tarihçesi Ve Milli Kültürümüz
  • Milli Kültür, Günümüz Türkiyesi Ve Muasır Medeniyetler Seviyesi
  • Eyüp Sultan Türbesi'nde 1919-1920 Tarihlerinde Yapılan
  • Merzifonlu Hacıbayramoğlu Maden Mühendisi Mehmed Akif Efendi
  • Selçuklu Tarihi, Selçuk Adı
  • Cumhuriyet Dönemi Kültür çınarlarından : Mahmut Akok
  • Mardin Vakıfları,imam Zeynel Abidin'in 1158 M. Tarihli, Ve
  • Tarihte Türk Adı Ne Zaman Ortaya çıktı ?
  • Sahib Ata Fahrü'd-din Ali'nin Konya Imaret Ve Sivas Gökmedrese Vakfiyeleri
  • Phil.dr.hamit Zübeyr Koşay
  • Bulgarlar'ın Antik Başkenti Bulgar şehrindeki Islam Dönemi Mimari Eserlere Ait Panorama
  • Taşınır Kültür Varlıklarımızın Korunması Ve Yasa Dışı Trafiğinin önlenmesi
  • Ragıp Efendi'nin 1913-1922 Yılları Sibirya Ve Türkistan
  • Istanbul Vakıf Hat Sanatları Müzesi'nde Bulunan Tılsımlı Iki Gömlek Ve Kültürümüzdeki Yeri
  • Niksar Vakıflarına Genel Bir Bakış
  • Gazi Yahya Paşa'nın 1506 Tarihli Vakfiyesi
  • Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde Bulunan 12 Zilkâde 1262 H./ 21 Ekim 1846 Tarihli TeberrukÂt Eşyası
  • Kanuni Sultan Süleyman'ın Oğlu şehzade Mehmed'in 1548 Tarihli Vakfiyesi, Hududnamesi Ve Türk Sanatındaki Yeri
  • Merzifon Ulu Camisinin Yeri Ve Merzifon'da Türk Islam Eserleri
  • Merzifon, çelebi Sultan Mehmed Vakfı üzerine Bazı Belgeler
  • Hayat Ağacı, Kültürümüzdeki Yeri, önemi Ve Mitlerin Ardındaki Gerçek
  • Türk Kültürünün Izleri üzerinde Araştırmalar: Etrüskler'in Ilk Vatanı Anadolu Mu? : Truva Savaşı Ve Etrüskler
  • Yıldız çini Fabrikasına Ait Birkaç Vesika
  • Selçuklu Vakfiyeleri üzerine Bazı Düşünceler
  • Xıv. Asırda Tezhiblenmiş Beylik Dönemine Ait üç Kur'an Cüzü
  • Baki Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sedadır
  • Osmanlı Devletinin Kuruluşunun 700. Yıldönümü Münasebetiyle: Sultan ı.mahmud'un Orjinal Iki Vakfiyesi
  • ııı. Selim'in Vakfiyelerindeki Tezyinat Ve Türk Süsleme Sanatına Batı Sanatının Tesirleri
  • Osmanlı Dönemi Bazı Vakfiyelerin Hayır şartlarından Damlalar !
  • Bektaşilik Ve Masonluk
  • Minyatürle Ilgili Seçilmiş Bibliyografya
  • Kaynaklara Göre Güney-doğu Anadolu'da Ptoto- ön Türkler
  • çelebi Mehmed Vakfı Arazisi üzerine Kurulan Merzifon Anatolian Koleji Ve Hastaneye Ait Bilgiler
  • Eski Eser Kaçakcılığı, Koleksiyonculuk Ve Müzecilik Tarihimize Bir Bakış
  • Safranbolulu Izzet Mehmet Paşa Vakfiyesi Ve Kütüphanesine Ait Tezyinatlı Iki Kur'an-ı Kerim
  • Istanbul Depremleri Ve Mimar Koca Sinan'ın Bilinmeyen Bazı Teknikleri
  • Merzifon'da Bilinmeyen Br Türbe '' Künbet Hatun ''
  • özel Müzeler Ve Denetimleri Hakkındaki Yönetmelik
  • Bitlis Vakıfları Ve Vakıf Eski Eserleri
  • Vakıf Eski Eserlerin Yeni Koruma Politikası
  • Sultan ııı.osman Vakfiyesi, Tezyinatı, Cilt Sanatı Ve Türk Kültüründeki Yeri
  • The Deed Of Foundatıon Of Sultan Osman The Thırd, ıts Embellıshments, Bındıng And ıts Place ın Turkısh Culture
  • Hacı Bektaş-ı Veli, Merzifon'da Piri Baba, Budapeşte'de Gül Baba Ve Bazı Bektaşi Vakıfları
  • Nurbanu ( Atik ) Valide Sultan'ın Istanbul-üsküdar'da 1582 Tarihinde Tesis Ettirdiği Vakfiyesi
  • Girit Defterdarı Rıdvanzade Hacı Mehmed Efendi Oğlu Ali Efendi'nin 1748 Tarihli Vakfiyesi Ve Tezyinatı
  • Bir çınarın Ardından... Yılmaz önge Dostumuz Hakkında Kısa Anekdotlar...
  • Beyhan Sultan Vakfiyeleri Ve Tezyinatları
  • Beypazarı Vakıflarına Genel Bir Bakış Ve Beypazarı Sadr-ı Azam Nasuh Paşa Hanı
  • Türk Kültürü Ve Biz
  • Bulgaristan'da Bulunan Osmanlı Vakıflarıdan Bir Demet
  • Bulgaristan'da Müftü Yardımcısı Yetiştiren Bir Vakıf Kuruluşu: Nüvvap
  • Ladik Ve Seyyid Ahmed-i Kebir Er-rıfai Hazretleri
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Halı Müzesi'nde
  • Bektaşi Nutku
  • Balkanlar Ve Kosova Facıası
  • Cumhuriyet'in Kuruluşunun 90. Yılında Başkent Ankara:
  • Istanbul Fethinin 555. Ayasofya'nın Müze Olmasının 74. Yıldönümü Vesilesiyle:
  • Atatürk'ün Vakıflarla Ilgili Sözleri
  • 893 H / 1488 M. Tarihli Akkoyunlu Yakub Han Vakfiyesi
  • Komünizmin Sembolü Lenin Yıkıldı, Sıra Bizans'ı Dize Getiren Fatih Sultan Mehmed'e Mi Geldi ?
  • Afganistan Tarihine Kısa Bir Bakış Ve Türk Subaylar Eskden Olduğu Gibi Milenyumda Da Afganistan Ordusunun EğitimÄ
  • Ayaş Vakfiyeleri üzerine Bir Deneme
  • Hacı Bayram-ı Veli Ve Tarıhe Bağlılık
  • Amasya-taşova- Alparslan Beldesi Seyyid Nureddin Alparslan Er- Rufâi'nin 655 H./1257 Tarihli Arapça Vakfiyesi Tercümesi Ve
  • Birgi Ulu Camii Içşn 1327 M. Tarihinde Yazılan Kur'an
  • Ankara'da Roma Anıtı- Res Gestae
  • A N " Akhi " Genealogical Tree
  • Milenyum Ruyası: Osmanlı Devleti'nin 700 Kuruluş Yıldönümü Ve Düşündürdükleri üzerine Bir Deneme
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan Kendinden Desenli üzeri Yazılı Iki Kumaş
  • Kur'anda Yol Gösterici Ayetler
  • Osmanlıda Resi Ilk Müze Adı Ne Zaman Ortaya çıktı?
  • Amasya Vakıflarına Toplu Bakış
  • Izmir Bahri Baba Eski Musevi Mezarlığı
  • Anadolu'da Xııı. Yüzyıl Başlarında Bir Rufâi Zaviyesi
  • Glazed Tles Stolen From ıstanbul Mosques Between 1899-1920 Ottoman Period
  • Sultan ıı. Abdulhamid'in 1888 Tarihli Vakfiyesi Tezyinatı Ve Osmanlı Imparatorluğunda Ilk Toplu Konut Projesi
  • Tokat Vakıfları
  • Türk Hâkimiyeti Döneminde Merzifon Mezarlıkları
  • Anadolu'da Xııı.y�zyıl B�r Rufa� Zav�yes�
  • Hayatını Vakıflara Vakfeden Y.mimar -mühendis Prof.dr. M. ılmaz önge
  • Başbakan Ismet Inönü'nün Cami,mescit Ve Diğer Vakıf Eski Eserlerin Korunmasıyla Ilgii Bütün Bakanlıklara Ve Genel Müdürlüklere G
  • EvkÂf-ı IslÂmiye Müzesi'nin Kuruluşu Ve Yönetmeliği
  • Giresun Ili Vakıflarına Toplu Bir Bakış
  • Türk-islam Yapılarında Kronoloji Denemesi
  • Merzifon Tarihinden Yapraklar
  • Momumentum Ancyranum-res Gestae- Ankara Yazıtı-augustus'un Yaptı?ı ??ler
  • Bayramlu Beyliği (hacıemiroğulları )
  • Osmanlı Devletinde Vakıflar Ve Sultan ıı. Bayezıd'ın Vakfiyeleri
  • Kur'an Ve ılım
  • Kur'anda Yol Gosterici Ayetler
  • Kur'an'ı Kerimdeki Cinle Ilgili Ayetlerin Tamamı
  • Kur'an-ı Kerim'ın Arapca ındırılmesı ıle ılgılı Ayetler
  • Xıı-xııı.yüzyıl Türk Hamamları
  • Tanrı Ve Yazğı
  • Balkanlar Ve Kosova Faciası
  • Amasyalı Meşhur Eski Devirdeki Tarihçiler
  • Başkent Ankaranın Kongre Merkezi Ne Zaman Yapılacak
  • Anadolunun Gobegınde 1229 Tarıhlı Tascı Ustalarının Dantel Gıbı ısledıgı Dıvrıgı Ulu Camı Ve Darussıfası
  • Merkez Efendının Mursıdı Merzıfonlu Sunbul Sınan
  • Merzıfonlu Tarıhcı ısmaıl Hamı Danısment
  • Amasyalı Tarıh Ve Cografyacılar
  • Milli Kütüphane'nin Dire?i Dr. Müjgan Cunbur 85 Ya??nda
  • Bektasılık Ve Tasavvuf
  • Alev?lerde Nas?p Alma Tören?
  • Asker? Kat?p Hafız ?brah?m Ethem Efend?’nin Eyüp Sultan Türbes?ne A?t Nukut Vakf?yeler? - Türkiye Vak?flar Bank.özelle?tir
  • Tar?kat-ı Rufaî ( Anonim )
  • Türk Tezh?p San'atına Genel B?r Bakı?
  • Sultanahmet Halı Müzes? Ve Vakıflar
  • Tokat Vakıfları
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  •