TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENİYETİ - TURK'S AND ISLAMİC CİVİLİZATİOAN, FOUNDATİONS, ART,HİSTORİCAL ART, HİSTORY
SULTAN II. MAHMUD'UN VAKFİYELERİNDEKİ TEZYİNAT
SULTAN II. MAHMUD'UN VAKFİYELERİNDEKİ TEZYİNAT

Sadi BAYRAM

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından tertiplenen IV. Milli Türkolojl Kongresi'ne sunulan "II. Mahmud'un Vakfiyelerinde Süslemeler ve Hüdaye Camii Vakfıyesindeki Tezyınati konulu bildiri genişletilerek, Vakıflar Dergisi, S.XVII, Önder Matbaası, Ankara 1983, s.147-188 arasında, 17 renkli resimle birlikte tamamı 51 resimle basılmıştır ( yazımızın resimlere bakarak okunmasında, anlaşılması, gözle görülmesi açısından büyük yarar vardır).


Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşiv ve Yayın( 1984 yılında çıkan kanun kuvvetinde kararnameye göre bu Dairenin adı Kültür ve Tescil oldu) Dairesi Başkanlığı Arşivi'nde; 193 adet tezyinatlı san'at değeri yüksek, orijinal, ciltli, unic eser bulunmaktadır ki , bunlar ekseriyetle padişah, valide sultan, sadrıâzam, vezir, beylerbeyi, paşa veya saraya mensup şahısların vakfiyeleridir.
Bunlardan altısı batılılaşma hareketinin öncüsü, Osmanlı imparatorluğu'na yeni bir diriliş ruhu veren "Gazi, Adli" lâkabı ile de anılan 30'uncu Osmanlı Padişahı II. Mahmud'a ait bulunmaktadır.

II. Mahmud; 20.7.1785 (13 Ramazan 1199) tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Babası I.Abdülhamid'dir. Annesi Nakşidil Sultandır. III. Selim'den mûsiki dersleri almıştır. Hattat. şair ve bestekârdır. 28.7.1808 (4 Cemaziyelahır 1223) tarihinde 23 yaşında Osmanlı tahtına çıkmış, 31 yıl saltanat sürerek, 1.7.1839 (18 Rebi'ülahır 1255) da siroz ve verem hastalığından çamlıca 'da Esma Sultan Köşkü'nde vefat etmiştir.

III. Selim'in tahtan indirilmesiyle birlikte bir sene aynı odalarda göz hapsinde kalan II. Mahmud; III. Selim'in öldürülmesi, IV.Mustafa'nın tahttan indirilmesi üzerine Alemdar Mustafa Paşa tarafından tahta çıkarılmış, padişahlığı zamanında imparatorlukta birçok karışıklıklar olmuş, önemli siyası gelişmeler cereyan etmiştir. Mora ihtilali (1822), Yeniçeriliğin kaldırılması (1826), Navarin bozgunu (1827), Ruslar'ın Edirne'yi almaları ve Edirne Muahedesi neticede Yunanlılar'a istiklâllerinin verilmesi (1829), Cezayir'in Fransızlar tarafından işgali, Sırbistan'a muhtariyet verilmesi (1830), . Mehmed Ali Paşa 'nın Suriye 'yi istemesi (1832), Mehmet Ali Paşa'nın Torosları geçerek Kütahya önlerine gelmesi ve Hünkâr İskelesi Andlaşması (1833), Nizip bozgunu (1839) gibi zor ve hareketli bir devirde padişahlık yapmış, bütün bunlara rağmen III. Selim 'in başlattığı ıslahat hareketlerini daha köklü hale getirmiştir.

Bu zor dönemlerde vakıf tesis etmeyi de ihmal etmeyen II.Mahmud, zaman zaman, yaptığı vakıflara ilavelerde (zeyl) bulunmuştur. Biz bu yazımızda Sultan II.Mahmud'un ıslahat hareketleri veya vakfiye muhtevası üzerinde durmayacağız. Vakfiyelerindeki süsleme unsurları üzerinde durmak istiyoruz.

II. Mahmud 'un vakfiyelerinde klâsik Türk süsIemesinin yavaş yavaş terk edilip, resme kayması ve süslemelerde çiçek buketlerinin ortaya çıkması, Batılılaşma Döneminde Türk Süsleme san'atının seyrini bize göstermektedir.

Bu yazımızda Sultan II.Mahmud'un altı cilt halindeki vakfiyelerini Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'ndeki sıra numaralarına göre değil de, tarihlerine göre sıralayarak incelemeye çalışacağız:
1. 191 Kasa Numaralı, 12 Safer 1229/03 Şubat 1814 tarihli Hüdâye (Hidayet) Camii vakfiyesi,
2 190 Kasa Numaralı, 15 Zilkâde 1230/19 Ekim 1815 tarihli Nusretiye Camii'ne zeyl vakfiye,
3. 192 Kasa Numaralı 2 Cemaziyelahir 1231/30 Nisan 1816 tarihli zeyl,
4...189 Kasa Numaralı 21 Rebiulevvel1239/25 Kasım' 1823 tarihli, içerisinde 10 adet zeyl bulunan vakfiye,
5.167 Kasa Numaralı, içinde üç adet 13 Şevval 1234/7 Ağustos 1819, Gurre-i Şaban 1241/ Mart 1826) 16 Zilkade 1241/23 Haziran 1826 ve 25 Şaban 1241/23 Mart 1827 tarihli vakfiyeler
6. 30 Kasa Numaralı 6 Recep 1248/30 Kasım 1832 tarihli tek vakfiye.

Bu vakfiyelerden 12 adedinin sureti 643 numaralı defterin 1-75. sayfaları arasında yer almaktadır. Üç vakfiyesi ise arap harflerinden latin harflerine çevirilerek 2136 numaralı defterin 100-103 sayfaları arasında bulunmaktadır.
Mühür, sikke, bina kitabelerinde görülen" Adli " mahlasına resmi evraklarda rastlayamadığımız II. Mahmud'un vakfiyelerini yukarıdaki sıraya göre inceleyelim:
1. K 191 numaralı 12 Safer 1229/3 Şubat 1814 tarihli Hüdâye Camii Vakfiyesi: 284x178mm ebadında cildin dışı bordo (şarabı), ortası kahverengi meşin kaplı, mikleplidir. Cildinin yüzü klasik Türk tezhib san'atın dan farklıdır. 8 ince altun cetvel yüzeyi çevreler. Kalın altun cetvellerin üzeri (S) soğuk baskı zincireklidir Bunların ortasında kalan diktörtgen alan, yaldız akuntus (kenger) yapraklarıyla, sade, fakat zarif bir şekilde tezyin edilmiştir. Cildin ön ve arka yüzü ile miklep aynı tarzda süslenmiştir.

Cildin korunması için yapılan, bir tarafı açık, dikdörtgen pirizma şeklindeki kılıf ise kahverengi deriden yapılmıştır. iç içe kalın iki cetvelin çerçevelediği ön ve arka yüzde, orta alan zemini bordo renkte ,olup küçük köknar yaprağı motiflerinin birbirleriyle kesişmesiyle teşekkül eden karelere ayrılmıştır. Burada sadece altun yaldız kullanılmıştır.

Aynı kılıf K. 192 numaralı vakfiyede de vardır. Yalnız orta zemin nefti yeşil renklidir. Nefti alanı 6 ince, 4 kalın cetvel çerçeveler. Dış kısmı ise yine bordo renklidir.

Cildin, bugünkü tabirle yan kağıdı dediğimiz iç yüzeyi bordo renkli keçi derisinden yapılmıştır. Üzerinde, iç-içe geçmiş, köşeleri içbükey, dikdörtgen iki cetvelle sınırlanmış olan alan içinde altun yaldızdan yapılmış, sade, nebati motif bulunmaktadır.

Osmanlı Türkçesi'yle yazılan eser; 24 varak, 48 sayfadır. Son yaprağı boştur. 198 x 106mm. eb 'adında bulunan yazı yüzeyi çift kontür, varak altun, kontür, sürme altun, kontür, varak altun, ve kontürle çerçevelenmiştir. Bazı sayfalarda sürme altun yerine mavi, eflatun, açık yeşil, beyaz, sarı, kiremidi koyu eflatun, yeşil gibi renkler kullanılmıştır.

Her sayfada, satır adedi 13 olup, kağıdı samanı aharlıdır. Yazı çeşidi, hareketi nesi h olup, durak yerlerinde bulunan noktalar, karşılıklı her sayfada aynı motifler kullanılmış olup, kullanılan motifler, büyüklü-küçüklü aynı desenin varyasyonlarıdır. Dolayısıyla bu eserde, 22 çeşit ayrı nokta kullanılmıştır. '
Zahriye ve ketebe sayfası dediğimiz, başlangıç ve bitim sayfalarında rokoko devri, gül, karanfil, lâle, kasımpatı veya krizantem ve benzeri çiçekler, mustakil veya buket olarak kullanılmıştır. Bunlar nefis ve detaylı işlenmiş, renkler solmamıştır.
1 a varağının ortasında bulunan 9 satırlık tasdik meşruhatında, o tarihte Osmanlı Devleti'nin Haremeyn Vakıfları'nın kanuni işlerini yürütmekle görevli İsmail oğlu Abdurrahim'in, bu Padişah Vakfiyesi'nin sıhhat (doğruluk) ve lüzumuna hükmederek onayladığı belirtilmekte, Padişahların saltanatlarının gölgelerinin kıyamete kadar müslümanlar üzerinde adalet, iyilik ve nimetlerle devam etmesi için dua edilmektedir. Altındaki mühürde, bir kelimelik yer çıkmadığından okunamamaktadır. Mühür şöyledir: ... talebkar-ı sırat-ı müstakım, Hadim-i AI-i Nebı Abdurrahim.
Tasdik yazısının etrafı bir madalyon şeklinde, kırmızı açık yeşil ve yaldızdan müteşekkil rumıilerle tezyin edilmiştir.
1 b sayfasında metin başlamaktadır. Klasik üslupta olduğu gibi, sayfa ortadan ikiye ayrılmış olup, üst kısım tezyin edilmiştir. Tezyinat tamamen Batı karakterini taşımaktadır. Yazı alanını çerçeveleyen varak altun cetvel sağda ve solda birer sütun vazifesi görmekte ve yazı alanının başlangıç hizasında (sayfanın orta kısmında) bu sütunlar Korinth düzeninde bir başlıkla sona ermektedir. Korinth başlığının abakus kısmının üzerinde Batı Medeniyeti'nde görülmeyen kuş köşkleri giriş kapısı'nın üçer adet olarak gösterilmesi, Batı ile Doğu Medeniyetinin kültürümüzde sentezidir. Aynı uslubu İstanbul Nusretiye Camii kubbesi payandalarında da görebiliriz.
Tezyinat bir çelenk şeklinde olup 125xl14mm.lik bir alanı kaplar. Çelengi saran sık girland şeklinde kenger yaprakları gri-beyaz renklerden meydana gelmektedir. Araları eflatun yaldız zemin olup, eflatun zeminlerin üzeri daha koyu eflatun renkle noktalanmış, gölge ve kontrasla akantus yaprakları kontürlenmiştir.
Sağda ve solda olmak üzere pembe gül, sarı karanfil; Korinth başlığından yazılara doğru üç pembe lale aşağıya sarkmaktadır.
Tezyinatın üst orta kısmının alt ve üstünde (çelengin üst ve altında) gül, karanfil ve krizantem çiçekleri bir buket halindedir. Bir tacı andırmaktadır. Tacın sağında ve solunda nar çiçekleri, daha yanlarda ise çerçeve şeklindeki sütunun uzantısının sonunda Batı üsluplu üç kemerin taşıdığı abakusun üzerinde birer vazo içinde gül, karanfil ve papatyalardan meydana gelen buket bulunmaktadır.
Çelengin orta içinde, üç satır halindeki Eski Türkçe yazıda (başlık), uygulanmakta olan bu vakfiye mahalline kayıt edilerek sürekli bir şekilde şartlarına uyulup mucibince amel edilmesi, tersine davranıştan şiddetle kaçınılması istenmektedir.
Çelenk şeklinde tarif edebileceğimiz tezyinatın alt sağ ve sol kısımlarında sarı zemin içinde gül kasımpatı, karanfil bulunmaktadır. Renkler tezyinatın tamamında çok canlı olup, gölgeler renklerin ton farkıyla belirlenmiştir.
Üstteki tezyinatın altından metin başlamaktadır. Metnin devam ettiği 22 varakta Hüdaye Camii'ne yapılan akarlar ve vakfiye şartları yer almaktadır Bu sayfalarda kullanılan noktalar "Tezhip San'atmmızda Noktalar' gibi üzerinde ayrı bir çalışma konusu gerektirdiğinden şimdilik üzerinde durmadık... Hüdaye Camii İstanbul'da Eminönü'nde Yeni Camii'n solunda, etrafı işyerleri ile çevrili şirin bir camidir. II. Mahmud'un babası I. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır.
Vakfiyenin sonu olan 23a yaprağında ise, "suhudül" yani şahitlerin adları bulunmaktadır.
Sayfanın alt kısmında ise, mavinin tonlarından meydana gelen akantus yapraklarından müteşekkil çelenk tarzında bir madalyon bulunmaktadır. Üst kısmı yanyana iki üçgen veya ters (M) diyebileceğimiz sert bir hatla kesilmektedir.
Sarı açık kahverengiden meydana gelen zincirek, motifin üç tarafını çerçeveler. Çelenk diye bileceğimiz madalyonun alt sağ ve solunda bulunan kar beyazı boşlukta, sağda sarı, solda pembe sümbül vardır
Ortada bulunan armudi beyaz zeminde, bir buket bulunmaktadır. Pembe gül ve sarı katmerli kasımpatı önce göze çarpar. Kenarlarda, sarı karşısında pembe gül, pembe karşısında sarı kasımpatı görülür.
Genel olarak batı ile doğunun karışımı olan, klasik Türk tezhib san'atından ayrılan bu eser, bir rengin tonlarının çeşitli şekilde kullanılması, çiçek buketi yönünden devrini yansıtan, Türk potasında erimiş rokoko üslubunda orijinal bir eserdir. I. Mahmut, I. Abdulhamit ve diğer XIX. yüzyıl vakfiyelerinde moda olan bir üsluptur.
Ancak; II. Mahmud'un dört ciltten meydana gelen, 1815, 1816 ve 1823 tarihli ilave vakfiyelerinde de cilt bakımından eskiye dönüş vardır. Klasik Türk cilt san'atına bir sene sonra dönüş olması oldukça ilgi çekicidir.

Diğer - zeyl üç vakfiyede, cilt san'atına dönüş olmasına rağmen, tezhib san'atmda yenilikte de-vamlılık ve kararlılık, Barok ve Rokoko üslubunun Osmanlı Sarayı 'nda tutunduğunu göstermektedir.

2. 190 numaralı 15 Zilkâde 1230/19 Ekim 1815 tarihli Nusretiye Camii 'ne Zeyl Vakfiye:

Eserin cildi 188x288mm ebadında kırmızı, ortası ve bir bordür yeşil meşinden yapılmış olup, rumilerden meydana gelen şemsesi bulunmaktadır. Klasik Türk cild san 'atını yansıtır. Cildin kapak içleri de bordo deriden olup, sürme altunla yapılan şematik köknar yapraklarının keşişmesiyle meydana gelen kare tezyinatlıdır. Enine 7, boyuna 15 kare meydana gelmiş olup, köşelerde birer, ortada da bir nokta bulunmaktadır.
II. Mahmud'un diğer üç eseri, 192, 189 ve 167 numaralı eserlerin ciltleri de tamamen bu eser gibi klasik üslupta tezyin edilmiştir.

Eserin kılıfı, 191 numaralı eserin kılıflı gibi olup, yalnız, orta alan, kahverengi olmayıp, yeşil renklidir ve üzeri, köknar yapraklarının keşişmesinden meydana gelen karelerle tezyin edilmiştir. Karelerin ortasında birer nokta bulunmaktadır.
Eser 20 varak, 40 sayfa olup, ilk sayfası ile sondan üç sayfa boştur. 37 sayfası metindir. Harekeli nesih yazı ile aharlı kağıda yazılan eserin her sayfasında 13 satır bulunmakta olup, yazı alanı 203xl06mm.dir.
1 a yaprağında tasdik şerhi yoktur. 1 b -2a yaprakları ile 19a varağı tezyinatlıdır.
1 b ve 2 a yapraklarındaki tezyinat karşılıklıdır; birbirinin aynıdır. Tamamı bir bütünlük arzeder. Akantus yapraklarından meydana gelen ana şema, bize çiçeklerle bezenmiş kanatlı iki pencereyi hatırlatır.
1 b sayfası, ana plan içinde, ikiye ayrılmıştır. Üstte, ovalimsi madalyon, altta kareye yak m dik-dörtgen, kenarları, akantus yaprakları ve çiçeklerle bezenmiştir. Desen, renk farkıyla 192-189 numaralı eserle aynıdır. Üstteki madalyonda "Yürürlükte olan bu vakfıye, mahalline kaydolunmuş olup, sürekli bir şekilde, şartlarına uyulup, gereğince davranılarak, hilafından uzak oluna" anla-mında bir şerh vardır. Altta ise, vakfiye başlar.
2a sayfasında ise, 1 b sayfasındaki kompozisyon aynen tekrarlanmıştır. Renkler de aynıdır. 2a sayfası, 1 b sayfasının simetriğidir, denilebilir.

Gül ve diğer çiçekler serbest çalışılmıştır. Akantus yaprakları ise, belli kalıba uygun olarak çalışılmıştır. Bu sistem, 192 ve 189 numaralı vakfiyelerde de, detay ve güllerin renk farkıyla hemen hemen aynıdır. Yalnız, 192 numaralı eserde, üstteki madalyonun alt ve üst orta merkezlerinde, halka veya kelebeğimsi motif yerine, ters kalp motifi kullanılmış ve içi tezyin edilmiştir

Her üçünde de süsleme, iki kapı-pencere veya dört sütun üzerine oturmuştur. Sayfaların sağ ve sol dikey süslemelerinin alt başlangıcında, sütunların oturduğu kaideler, her üçünde de birbirinin aynıdır. Sütunları saran akantus, grinin tonları ve beyazla, bazı geçişler, sarı-turuncuya kaçan kahverengi ve tonlarıyla belirlenmiştir. Aralardaki boşluklar, koyu eflatun, 192 numaralı eserde laciverte kaçan mavi ile doldurulmuş veya taranmıştır . Daha ziyade kenarlar doldurulmuş, orta kısımlar çok sık taranmış, gölge ve kontrast temin edilmiştir.
190 numaralı vakfiyenin, son sayfasının alt kısmı, büyük (M) şeklinde tezyin edilmiştir. Tezyinatta, yine gül, akantus yaprakları kullanılmıştır. Akantus yapraklarının hakim rengi, mavi-beyazın tonlarıdır. (M) motifinin kenarları, gri, kirli sarı zeminli olup, gölgelidir. Üzerinde çok küçük karanfil ve dalları bulunmaktadır. Şarabi kırmızı ve nefti yeşil (S) çizgileriyle bölünmüş olup, bir nev'i zincirek teşkil etmiştir. Ortada kelebeğimsi motif yine kullanılmıştır. Mavi-pembe ve gri renkler ön plandadır. Yaprakların yeşili ise, çok canlıdır.
Bu vakfiyenin tetkikinden, II. Mahmud'un Haremeyn Müfettişi Seyyid Mehmed Zeki Efendi'nin imza ve tasdikini havi 29 Rebi'ulahır 1224 tarihli cildi bir vakfiyesi olduğu (Kasa 189 numaralı eser), Tophane Arabacılar Kışlağı içindeki arsada taş bir Camii yaptırdığı, (Tophane'de Nusretiye Camii), Bahçekapusu dışında Hüdaye Camii; Üsküdar'da Şemsi Paşa yanında Sahil Sarayı Kasrı 'nda kain Adliyye Cami yaptırdığı ve diğer vakıflarına yeni, gelirler ilave ettiği, vakfıyenin saray hattatları tarafından yazılıp, 1237 tarihinde Hazine Defteri 'ne kaydedildiği, anlaşılmaktadır.
3. Kasa 192 numaralı vakfiye:
2 Cemaziyelahir 1231/30 Nisan 1816 tarihli olup, II. Mahmud'un umumi vakıflarına zeyl, yani ilavedir.
Eserin eb 'adı, 188x290mm olup, kenarları bordo, ortası nefti yeşil renkli meşin olup, rumilerden meydana gelmiş şemselidir. Klasik Türk cilt san'antını yansıtır. Cild, 190 numaralı eserin aynısıdır.

16 varaktan ibaret olan vakfiyenin sondan beş sayfası boştur.

1 a sayfasında, vakfiyenin doğruluğu ve lüzumunun tasdiki vardır. Mıstarlanmıştır. Ancak, di-ğerlerindeki gibi tezyin edilmemiştir.
1 b ve 2a yaprağı, 190 numaralı eserde gördüğümüz gibi, detay farkları haricinde aynen tezyin edilmiştir.
14a yaprağında şahitlerden sonra vakfiye son bulur. Sarı küçük papatya, açık mavi menekşe ve küçük yaldız yapraklar üzerinde şarabi kırmızı renkli çizgilerle, sade şekilde, yazı aralarında olmak üzere, üç sıra çiçek şeridi ile süslenmiştir. Frapan olmayıp, çok sade ve zariftir.

4. Kasa, 189, numaralı II. Mahmud'un zleyI VakfiyeIeri.

Bu eser, 10 müstakil ilave vakfiyeden meydana gelmiş olup, bunlar ciltlenerek, tek eser haline getirilmiş bulunmaktadır.

73 varaktan ibaret eserin, son iki yaprağı boştur. 71 b yaprağında, eser sona erer. Kağıdı, aharlı yerli kağıt olup, açık kahverengine çalan krem renklidir.

290x190mm ebadındaki eserin cildi, 190 numaralı eser gibidir. Kenarları bordo, ortası yeşil meşin olup, rumili şemselidir. Kapak içleri de 192 numaralı eser gibidir.

1 . yaprak boştur.
2 a varağının ortasında, vakfiyenin tasdiki bulunmakta, etrafında sade bir şekilde altun yaldız, beyaz ve şarabi kırmızı renklerin kullanıldığı madalyon bulunmaktadır. Kontürler oldukça incedir.
2b ve 3a yapraklarında, 190 ve 192 numaralı eserlerde gördüğümüz süsleme şekli göze çarpar:
23b yaprağında, iki sıra, zemini altun yaldız, siyah tahril ve kırmızı gölgelerden meydana gelen zincireklerle, iki sıra, sarı ve beyaz renklerden oluşan ve üzerinde kırmızı beneklerin bulunduğu bordür; 29 Rebi'ulahır 1224 tarihli Nusretiye Camii Vakfiyesi ile sona erer. 1237 tarihinde Hazine Defteri 'ne adı geçen vakfiyenin kaydedildiği ne dair siyakat yazısı ile şerh vardır.

Burada bir yaprağın, eski tarihlerde koparıldığı anlaşılıyor. Zira, 44 ve 45 sayfa numaraları kurşun kalemle verilmiştir. Numaralarda bir atlama bulunmamaktadır. Koparılan yaprağın, kesilme yeri açık olarak görülmekte ve üst kısmının jiletle kesildiği, alt kısmının koparıldığı sarahatle belli olmaktadır. Koparılan yaprağın iki yüzünde ne olduğunu bilemiyoruz. Ancak, metin bakımından bir noksanlık yoktur.

24a yaprağında (45. sayfa), sade olmasına karşılık, oldukça güzel, akantus yapraklarından teşekkül eden, yeşil, kirmızı, altun ve siyah tahrilIerden meydana gelen bir buket bulunmaktadır. Buketin ortasındaki boşlukta, güzel istif edilmiş, "Emir ihtiva ettiği gibidir. Haremeyn Muhteremeyn Vakıf işleri Müfettişi, Allah'ın him metine muhtaç, Abdulkadir-Allah O'nu affetsin. "tasdik yazısı ile "Yarabbi iki cihanda affeyle Abdülkadir "mühürü bulunmaktadır.

24b -25a yapraklarında (46-47. sayfalar) Nusretiyye Camii'nin 25 Şaban 1242/13 Şubat 1827 tarihli vakfiyesi bulunmaktadır. Burada, eski vakıflarına ilaveler yaparak, Nusretiyye Camii'nin ulemasına, müezzinine ve hademe-i hayratına verilecek ücretleri belirtmektedir. Bu yapraklar, karşılıklı gelecek şekilde 2b -3a yapraklarındaki tezhib ana şemasına benzer şekilde tezyin edilmiştir. Burada 4 sütun açıkça bellidir. Varak altunla kaplı olup, parlatılmıştır. Akantus yaprakları, gri ve beyazın tonlarından meydana gelmektedir. Bunların arası, bordo tarama veya püskürtmedir. Kenarlar koyu, orta kısımlar açık veya noktalıdır. Sade bir görünüşü vardır.

Üst kısımdaki madalyonun zemini varak altun olup, parlatılmıştır. Koyu pembe iki gül ve çiçek buketiAe, kelebeğimsi motif, vazo vazifesi görmektedir. En üst kısımda sağda-solda ve ortada olmak üzere üç pembe gül, yapraklarıyla birlikte, tabii bir şekilde resmedilmiştir.

25a yaprağı da aynı şekilde süslenmiştir. Ancak burada alınlık diyebileceğimiz alan, karşı ,sayfaya göre daha sadedir . Tepede, üç gülden meydana gelen bir demet bulunmaktadır. Bu sayfalardaki hakim renk, bordo, varak altun, beyaz, ve grinin tonlarıdır.
33b (64. sayfa) yaprağında Vakfiye sona erer. .sayfanın orta kısmında, şahitler bölümü, bordo, pembe, mavi, yaldızdan meydana gelen yapraklarla tezyin edilmiştir.
34a sayfası boştur. Dikdörtgen şeklindeki yazı alanı, diğer sayfalarda gördüğümüz şekilde, altunla çerçevelenmiştir.
34b -35a sayfası, karşılıklı olarak, eflatun ve. beyaz renklerden meydana gelen rokoko devri akantus yapraklarıyla çerçevelenmiş olup, alınlığın iki yanında pembe gül bulunmaktadır. Burada sütün ayağı yoktur. Metin araları altun varakla doldurulmuş, parlatılmıştır. Diğer vakfiyelerde bunu göremiyoruz. Satır adedi, değiştirilmemiştir.

Bu Vakfiye, camiin yanında, bitmek üzere bulunan hademe-i hayratın lojmanlan konusundadır. 21 Şevval 1239/9 Mayıs 1824 tarihlidir. 38a (73. sayfa) yaprağında sona erer. Sayfanın alt kısmı, ters mihrap nişi gibi şekillendirilmiş olup, altun zemin üzerine mavi yaprak ve dallardan meydana gelen şekillerle tezyin edilmiştir. En alt kısmın ortasında, yani ters mihrap mukarna sının kilit taŞı yerinde mühür bulunmaktadır.

38b -39a (74-75) varakları karşılıklı olarak, varak altun sütunları saran, mavi ve tonları ile, beyaz renkten meydana gelen akantus yapraklarıyla süslenmiştir. 38b varağında, sütunlar silme olarak sayfadan taşarlar. Bize, klasik san/atın ana şemasını hatırlatır. Zeminler, her iki sayfada da altunla doldurulmuştur. Üzerlerinde, yapraklar arasında, bordo çiçek ve dal motifleriyle ,simetrik ve belli aralıklı olarak süslenmiştir. Alınlıkta, tasdik yazısı ve mühür bulunmaktadır.

Bu sayfa, yine II. Mahmud'un Hazinedarı, Tayyibe Usta 'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Kasa 125 numarada mahfuz, 9 Zilhicce 1252/26 Şubat 1837 tarihli vakfiyesinin zahriye sayfasına oldukça benzemektedir.
43b (84. sayfa) varağında sona eren vakfiye, 23 Cemaziyelahır 1241/11 Ocak1826 tarihli olup, vakıf gayrimenkul değiştirilmesi ile ilgilidir. Sayfanın hemen hemen yansı, varak altunla kaplanmış, aralarına, gayrimuayyen biçimdeki bulut motifli boşluklara şahitlerin adı yazılmıştır. Altun zeminin üzeri, mavi rumi ve hatailerle tezyin edilmiştir.
44a (85. sayfa) üst kısmında 45x95mm eb'adında dikdörtgen kısmın zemini altun kaplı olup, üzerinde gri ve tonları ile beyazlardan meydana gelen büyükçe akantus yapraklanyla süslenmiştir. 21 Rebi'ulâhır 1235/9 Ocak 1820 tarihlidir.

50b (98) varağının orta kısmında, sayfayı ortadan ikiye ayıran 24x95mm parlatılmış varak altun kaplama saha üzerinde, mavi-beyaz renklerden meydana gelen akantus yapraklarıyla süslenmiştir. 29 Cemaziyelula1232/17 Mart 1817 tarihli bu vakfiye Ahurkapıdaki Akbıyık Camii 'ne yapılan yardımın devamı ile, Silahdarlara mahsus yerdeki 506 zir'a arsa ile ilgilidir.
54b (106. sayfa) varağının sonuna yakın bir yerden başlayan vakfiye, 15 Rebiülahır 1235 tarihlidir. Padişahın gayrimenkul satın alıp, vakıflarına katmasıyla ilgilidir. 27x95mm lik alan altunla kaplı olup, 44a varağında gördüğümüz şekilde akantuslarla süslenmiştir. 57 varağının altına yakın bir yerde sona erer.
57b sayfasının sonuna doğru 30x95mm.lik alan altunla kaplanmış ve üzeri mavi-beyaz akuntuslarla süslenmiştir. Balıkesir kasabası Hisar içi mahallesinden gayrimenkul satınalınması ile ilgili Hüccet-i Şer'iye'dir. 17 Recep 1235/5 Nisan 1820 tarihlidir. 61 b i 120.sayfada r sona erer.
62a sayfasının başındaki 27x95mm.lik alan yine altunla kaplanmış olup, üzeri eflatun-beyaz akantuslarla süslüdür. Galata dışında Tam Tam mahallesinde emlak alınması ile ilgili olup, 5 Zilkâde 1238/24 Haziran 1223 tarihlidir.
68b (132. sayfa) varağının alt kısmına yaKın 30x95mm lik dikdörtgen alan parlatılmış altunla kaplanmıştır. Üzerinde eflatun-beyaz akantus yaprakları vardır. Veraset yolu ile intikal eden emlakin, vakıflarına ilave edilmesi ile ilgilidir. 25 Zilkâde 1238/13 Temmuz 1823 tarihlidir.
71 b (138. sayfa) varakda şahitlerle son bulur eser. Son iki varak boş olup mıstarlanmamıştır. 71 b sayfasından sonra bir sayfa, 23b -24a varaklarının arasında olduğu gibi, bir yaprak jiletle koparılmıştır. Oldukça çok sayfası devrin üslûbuyla tezyin edilen eserin, sonunun da süslenmiş olması gerekmektedir.

5. Kasa 167 numaralı eserde II. Mahmud'un yine vakıfları ve 2 yalı, bir ev satın alması ile ilgili hüccetler bulunmaktadır.
Vakfiye'nin girdiği kılıf (muhafaza) vişne rengi meşinden yapılmış olup, 320x190x19 mm. ebadlarında dikdörtgen prizması şeklinde olup, kenarları çift ince, kalın zincirek ve çift ince yaldız çizgilidir. Köşelerde beşer adet kakma altun nokta olup, uçlarında noktaya doğru, küçük beş adet ok bulunmaktadır. Geniş orta alan boştur. Dikdörtgen prizmasının 190x19 mm. lik kısmında, Vakfiye cildinin girip çıkmasını sağlayan miklep şeklinde kapağı bulunmaktadır.
Eserin cildi, 295 x 184 mm. ebadında olup, tezyinatı batı tesirinde hazırlanmıştır. Şemsesi yoktur. Cildin dış zemini kahverengidir. Üzer-inde altun hal çizgiler ile iki zincirek motifi vardır. Zincireğin üzerinde, II. Mahmud'un diğer vakfiyelerinde olduğu gibi soğuk baskılı (S) motifi bulunmaktadır. Zincireğin içinde 27 mm: kalınlığındaki dikdörtgen şeklinde çerçevelenmiş alan, vişne rengindedir. Vişne rengi dikdörtgenin köşeleri ve uzun kenarlarının ortalarında sürme altun yaldızla nebati motifler bulunmaktadır. Bu alanı yine içeriden ince altun cetvel çerçeveler. Bunu içeriden 3,5 mm kalınlığındaki zincirek çevirir. Tekrar ince bir altun çerçeveden sonra cildin ortasında kalan 69x177 mm. lik alanın zemini kahvrengidir. Bu alanın üzerinde, tam ortadaki merkezden, aşağıdan yukarıya-sağdan sola simetrik olmak üzere çin bulutları ve kenger yaprakları dağılmaktadır. Çin bulutları, kenger yapraklarını yer yer birbirine bağlamaktadır. Çin bulutları yeşile bakan al. tun varak yaldızla yapılmıştır. Kenger yaprakları ise, yine varak altun yaldızla olup, sarıdır. Dolayısıyla iki cins altun varak yaldız kullanılmıştır. Kenger yapraklarının damarları, çin bulutlarının üzeri kıvrıma göre sık sık iğne ile çizilerek kabank ve göçük zeminler elde edilmiş, dolayısıyla çeşitli parlaklık veya gölge temin edilmek suretiyle monotonluk bozulmağa çalışılmıştır. Kenger yaprakları ve çin bulutlarının aralarına, kakma altun noktalar yerleştirilmiştir.
Eserin miklebinde de cildin dış yüzündeki kalıp, miklep boyutlarında aynen kullanılmıştır. Miklep dış kapağa çakıştırıldığında, şama ve merkez hiç değişmemektedir. Miklep, cildin sol kapağına bağlıdır.
Cildin yan kağıdı, yeşil renkte olup ithal malıdır. Üzerinde A-R filigranı bulunmaktadır. Yan kağıdının üzerine altun ve gümüş yaldız karışık seyrek olarak serpilmiştir.
Eser, 39 varak, 78 sayfadır. Her sayfada 17 satır bulunmaktadır. II. Mahmud'un diğer vakfiyelerinin aksine, bu eser ta'lik hatla yazılmıştır. içinde altı adet vakfiye bulunmaktadır.
l-1a.-1b varağı boştur. 1a sayfasında Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nin genel numarası 1418 yakın tarihte istampa ile basılmış, vakfiye suretinin 634 defter, 36 sayfa, 6. sırada kayıtlı olduğu mürekkepli kalemle yazılmıştır. Kağıt, EGA filigranlıdır.
2b varağında vakfiyenin doğruluğu ve hükümlerinin aksine hareket edilmemesi gerektiğine dair Mehmed Es'ad Efendi'nin tasdiki vardır.
2b varağından vakfiye başlamakta olup, sayfa ortadan .yukarıdan aşağı olmak üzere ikiye bölünmüştür. Üst kısım tezyin edilmiştir. Alt kısımda vakfiye metni başlamaktadır. 2° varağının. üst kısmında bulunan tezy1nat 101x131 mm.lik bir alan kaplar. Bu alan (U) şeklinde önce; bordo renkte (+ +) şeklinde bir su ile çevrili olup, onun iç kısmında, altun yaldızlı zincirek bulunmaktadır. Zincireğin geçmeleri siyah renkle çizilmiş, geçme aralarında eşkenar üçgenler meydana gelmiştir. üçgenlerin içindeki varak altun yaldız iğne ile çok sık noktalar meydana getirilerek parlatılmıştır. Zincireği içeriden çift siyah kontür çevirir. Bunu yine bordo renginde ( ≥≥≥≥ ) şeklinde bir su takip eder. 1 mm. kalınlığındaki yaldız çerçeve, siyah çerçeve, tekrar altun yaldız çerçeve (U) şeklinde iç içe birbirlerini takip ederler. Içeride 76xl07 mm.lik bir alan kalır. Bu alanda esas tezyinati görürüz.

76xl07 mm.lik alanda altta,ortada çelenk şeklinde çivit mavisi noktalardan meydana gelen dairemsi volüt göze çarpar. Ortası beyaz olup, Vakfıiye şartlarına uyulması", isteyen 5 satırlık yazı bulunmaktadır. Volütün etrafını, küçük kenger yaprakları sarmakta, pembe, yeşil, narçiçeği ve sarı renklerinin çeşitli tonlarının beyazla birleşmelerinden meydana gelmektedir. Renkler sıcak olup göz alıcıdır. Kenger yaprakları diğer Vakfiye süslemelerinde gördüğümüz gibi büyük olmayıp küçüktür ve yaprakların zemini yine parlatılmış altun varaktır. Bir taç şeklini almıştır. En üstte tepede ve iki yanda gül buketleri bulunmaktadır. Güllerin yaprakları yeşil olup, yeşilin tonları iI.e yaprakların damarları belirtilmiştir. Güller, pembe, sarı ve narçiçeği rengindedir. iki yandaki gül buketi ile ortadaki gÜL demetinin arasından pastel yaldızla büyük kenger yaprağı ve nebati motif işlenmiştir.
2b -3a varağı karşılıklı olarak yazı alanı dışı, uzun kenarda 50 mm., sayfanın üstünde ve altında 32 mm eninde, iki sayfayı dolaşan kuşak halinde mat yeşil, mavi, pembe mat renklerle nebati motiflerle süslenmiştir. Kompozisyondaki çiçeklerin kontürleri sürme mat yaldızdır. Sayfaya komple bakıldığında, üstteki sıcak renklerden meydana gelen tezyinat ilk anda göze çarpmaktadır. Bu sistem, XVIII ve XIX, asır vakfiye süslemelerinde bol olarak görülür.

Metin yazısı aralarında yaldız bulutlar bulunmakta ve siyah kontürle sınırlanmaktadır. Bu sistem; ciltteki Vakfiyelerin başladığı altı adet karşılıklı sayfanın tamamında da kullanılmıştır. Diğer metin sayfaları 117x198 mm. ebadında 8 mm. kalınlığında yaldız ve siyah kontürlerden meydana gelen 6 cetvelle çerçevelenmiştir. Çerçeve dışı alan boş bırakılmış olup şahiterin bulunduğu sayfaların dışında herhangi bir tezyinata rastlanmaz.

13 Şevval 1234/7.8.1819 tarihli olan Vakfiye; 4083.5 zir'a 6 parmak arsa üzerine, senede 4800 akçe mukaatalı zemin üzerine yapılan bina, Nakşidil Valde Sultan'ın mektebi, türbe ve çeşmesine aittir. 8. varakta GEROLAMO markasına ait filigran bulunmaktadır. 11a varağında 5 Şaban 1237/24.4.1822 tarihinde Evkaf Nazırı Dar'üssaade Ağası İsa Ağa'nın mektubu üzerine, Haremeyn-i Şerifeyn Muhasebesine kayıt edildiği siyakat yazısı ile vakfiyenin sonuna, yan boşluğa yazılmıştır.
12-13. varaklar forma sonu olması dolayısıyla boş bırakılmıştır. Bundan da eserin sonradan ciltlendiğini, vakfiyelerin tek tek müstakil yazıldığını anlıyoruz.

II-14a varağı forma başı olup, geri kalan beş Vakfiye beraber dikilmiştir. Yine bu sayfada Vakfiyenin tasdiki bulunmaktadır. Ayrıca, son zamanlarda, 634 numaralı defterin 44. sayfası ve 7. sırasında suretinin kayıtlı olduğu yazılmıştır.

14b -15a varakları, 2b -3a varaklarına benzer şekilde tezyin edilmiş olup, renkler soluktur. Volütler, şarabi renkli sık noktalardan meydana gelmekte, bunları saran kenger yaprakları grinin tonlarından hasıl olmaktadır. Köşelerdeki pembe güller, 2b varağındaki gibi canlı resmedilmiştir. SüsIemenin etrafına zincirek çekilmemiş, uçuk mavi üzerine (++) şeklinde su ile açık sarı üzerine basit, bordo renkli su ile çervelenmiştir.

Metin kağıdı ithal malıdır. GEROLAMO markadır. Vakfiyede; Manisa Yunt Dağı nahiyesi Eski Köy civarındaki yeni bir çiftliği, Sultan II.Mahmud, Vakıflarına ilhak etmektedir.13 Şevval1234j7 .8.1819 tarihlidir. Aynı tarihte Evkaf Muhasebesi'ne kaydolunmuştur.

20b, 21-22-23. varak boştur. 21. varak GEROLAMO, 22 ve 23. varak CALCAONO filigranlıdır.

III-24a varağında yine tasdik bulunmaktadır. Son zamanlarda 634 numaralı defterin 50. sayfasına, 8 sıra numarası ile suretinin bulunduğu yazılmıştır .
24b -25 a varaklarının yazı dışında kalan etrafı, 2b -3a varaklarında olduğu gibi mat renklerde, sanki acemi gibi, sürme yaldızla nebati motiflerle süslenmiştir. Çiçekler, mat sarı, mavi, pembe renkle kuru boya (?) ile boyanmıştır. Mat renklerden yapılmış olmasını, 24b varağının üst kısmındaki çok canlı, göz alıcı,sıcak renklerden yapılmış süslemeye dikkat çekmek için olabileceği ihtimaline bağlamak mümkün. Zira, sayfanın üst kısmında fevkalade mahirce yapılmış süsleme ile, sayfanın etrafında yazı -alanı dışını çeviren boşlukta yapılmış olan tezyinat, aynı atölyeden çıkmıştır.
24b varağının esas süsleme şemaşı, 2b ile hemen hemen aynıdır. Sadece, çivit mavisi, beyazla kontrast olarak kullanılmıştır. Yapraklar biraz büyümüş, pembe, kırmızı, narçiçeği, yeşil renkler, koyudan açığa gider biçimde, sert olarak kullanılmıştır. Ayrıca bu sıcak renklere varak altun yaldız, fon görevini yapmaktadır. Altun yaldız fon 1 mm boşluk kalmayacak biçimde, nokta şeklinde iğne ile de parlatılmıştır.
24b varağının ortasından, yani, canlı süslemenin altından Vakfiye metni başlamaktadır. istanbul, Harracı Kara Muhiddin Çelebi Mahallesi'nde Nakşibendi Hanigâhı, türbe, çeşme için II. Mahmud vakıf yapmıştır. Hanigâh Şeyhi Eş-Şeyh el-Hac Mustafa Efendi'ye, beher şeyhe ayda 60 kuruş, Hanigâh imamına ayda 60 kuruş verilmesi, vakfın gelir fazlasının ise, hatim indiren dervişlere, şeyhler marifetiyle dağıtılması emrediImiştir.

Ayrıca vakfiyede; türbe hafızlarına günde 30 akçe, türbe ferraşlarına, bevvaplara, kandil yakanlara 10 akçe, ehliyetli istihdam edilmek şartıyla şeyh olanlara meşruta (Iojman), Bevvab-ı Kasr-ı Hümayun'a günde 10 akçe, mum yakan kıdemliye 10 kuruş, devamlı hatim okuyan dervişlere 30 kuruş, sebze vesair levazımata sarfedilmek kaydıyla ayda beherşeyhe 67,5 kuruş, L Abdülhamit imaretine beher ayda 8 kile buğday. fukara-i dervişanlara beher gün 10 çift fodula ve un, 3 vukiyye et verilmesi, Ramazan ayında Hanigah'ta hizmet edenlere ayda 60 kile erzak ile 15 kuruş maaş, suyolcusuna günde 16 akçe, türbede yanan mum için 5 okka, Hanigâh için 10 okka fazlası, şeyhe senede 300 kuruş giyecek yardımı yapılması, emredilmiştir.

Vakfiye 13 Şevval 1234/7.8.1819 tarihlidir.Vakfiyeden, II. Mahmud'un Nakşibendiler'e sempati duyduğu anlaşılmaktadır.

Vakfiye metni 30b varağının ortasında sona erer. Alt kısmı ve karşı sayfası olan31a varağı, pastel sürme yaldızla yapılmış nebatı motifle doldurulmuştur .

IV-Sultan II.Mahmud'un beşinci ciltteki dördüncü vakfiyesi 31 b varağından başlamakta ve vakfiyenin tasdiki süslemenin bulunduğu sayfada ve motif içinde bulunmaktadır. Vakfiyeyi tasdik eden Evkaf Müfettişi Abdükadir Bey'in şahsi mühürü üzerinde 1199 tarihi bulunmaktadır ki bu tarih de Padişah II. Mahmud'un doğum tarihidir. Vakfiye ise, Gurre-i Şaban 1241/Mart ortası 1826 tarihlidir.

31b varağının süslemesi sade olmasına rağmen göz alıcıdır. Motif, koyu maviden ton farkıyla beyaza ulaşan renklerle yapılmış büyük kenger yapraklarından meydana gelmektedir. Parlatılmış altun varak zeminle, motif takviye edilmiştir.

Vakfiye yerli aharlı kağıda yazılmıştır. II. Mahmud; Top Arabacılar Kışlağında inşa ettirilen camiye ait nakit vakfı ile, Bebek'te Şerif Efendizade eş-Şeyh Mehmed Ataullah Efendi yalısı yanında yalı satın alınıp vakıflarına dahil ettiğini bildirmektedir. Vakfiye, 33a varağında sona erer. Şahitlerin adları mavi ve mavinin tonlarından meydana gelen gayri muntazam çemberlere alınmıştır. Sağda ve solda birer adet büyük pembe nokta vardır. Zemin yine altun varaktan yapılmıştır. Alt kısım yine pastel yaldızla bitkisel motif işlenmiştir.
V - 33b varağının başında 31b varağında olduğu gibi kenger yapraklarından meydana gelen bir süsleme ile karşılaşıyoruz. Ortada yine mühür bulunmaktadır. 31b varağından farklı yönü, kenger yapraklarının koyu eflatun-beyaz ve parlatılmış altundan yapılmış olmasıdır.

16 Zilkâde 1241/23.6.1826 tarihli olan hüccet, Beşiktaş, Yahya Efendi Mahallesi'nde Dereağzı mevkiinde II. Mahmud yalı satın almış ve vakıflarına dahil etmiştir. 35b varağında sona erer. Şahitlerin bulunduğu kısım 33a varağı gibi tezyin edilmiştir.

VI-36b varağında, diğer vakfiyelerin başlangıç sayfasında gördüğümüz gibi bir süsleme, motif yoktur. Sadece, yazı alanı dışı, pastel sürme altunla, nebati motifler işlenmiştir. Baş kısımda 20 mm.lik bir boşluk bulunmaktadır. Tezyinat yapılması için bırakılmış, her nedense yapılamamıştır. II Mahmut tarafından ev satın-alınıp vakfına ilhak ettiğine dair mubayaa hüccetidir. 25 Şaban 1241/ 23.3.1827 tarihlidir.
Eserin 39b, 40,41,41. varakları boştur. Üç varak kesilip çıkarılmıştır. Neden kesilip çıkarıldığını bilemiyoruz. K.167 numaralı II. Mahmud'un 5. vakfiye cildinin son mübayaa hücceti yerli aharlı kağıda yazılmıştır.

VII-Kasa 30 Numaralı eserde; 6 Recep 1248/30 Kasım 1832 tarihli İstanbul-Beşiktaş, Arnabut (Arnavutköy) semtinde Akıntıburnu adlı mahalde inşa edilen Tevfikiye Camii Vakfiyesi bulunmak-tadır.

Vakfiye'de, imam, hatip tarafından her gün "Yasin ve Amenerresul "surelerinin okunması, vaaz edilmesi, ikinci imarnın devirhan olması, II.Mahmud tarafından şart koşulmuştur. Ayrıca, I.Abdülhamid'in İstanbul, Bahçekapusu dahilindeki imâretinin masraflarının şahsi hazinesinden karşılanmasını istemektedir.

Eserin cildi, klâsik tarzda tezhiplenmiş olup, şemsesinin etrafındaki alan nefti yeşil renktedir. Diğer kısımlar ise bordo renktedir. Yan kağıdı keçi derisinden yapılmış olup, yaldızdan yapılmış köknar yaprakları, 191 numaralı eserde gördüğümüz üzere birbirleriyle kesişmektedir.

Eser, 15 varaktan ibaret olup, son varak boştur. Her sayfada 13 satır olup, nesih hatla yazılmıştır.
Vakfiyenin 2a varağında, geçerliliği ve hükümlerine aykırı hareket edilmemesi gerektiği belirtilerek tasdik edilmiştir.
2b -3a sayfaları karşılıklı olarak tezyin edilmiştir. Karşılıklı iki sayfayı tam olarak kaplayan tezyinatın üslubu tamamen milli kültürümüzü yansıtmakta olup, XIX. yüzyılda sık görülen 'süsleme tarzıdır. Sultan II.Mahmud'un en son tarihli vakfiyesi olması açısından da önemlidir. Zira, cildin dış ve iç süslemelerinde eskiye dönüş vardır. Klâsik üslup, şema olarak aynen alınmış, köşe ve uzun kenarların ortasında, XVII. yüzyılda ortaya çıkan geniş bir palmet içlerine, çiçek demetleri yerleştirilmiştir. Kompozisyonun dış kenarları altunla kaplanmıştır. Genel olarak, Barok ve Rokoko üslûbundan sonra bilhassa XIX. yüzyıl sonlarında çok görülen bir süsleme şeklidir. Bilhassa Kur'an-ı Kerimler'de kullanılmaktadır.

Vakfiyenin karşılıklı iki sayfası 29 mm. kalınlıkta, XVI. ve bilhassa XVII. yüzyılda görülen klâsik motiflerle çerçevelenmiştir. Klâsik üslupta görülen kırmızı ve yeşil tığlar, bu eserde selvi haline dönüşmüş ve bütün sayfa etrafına dağılmıştır. Sayfanın bütün dış çevresi varak altun yaldızdır. Motifli çerçevenin köşelerine gül, kasımpatı, sümbülden meydana gelen buketler yerleştirilmiştir. Sağ ve sol uzun kenarların ortalarında, XVII. yüzyılda ortaya çıkan ovalimsi üçgen şeklindeki açıkIıklara gül, kasımpatı ve sümbülden meydana gelen demetler yerleştirilmiştir.

2b yaprağının üst kısmında, dört köşe alanın etrafı varak altun yaldız olup, ortasında oval, eflatun renkli küçük kenger yapraklarından meydana gelen rozet içinde, Vakfiye'nin geçerliliği ve şartlarına uyulmasını belirten 5 satır yazı bulunmaktadır. Yazıların zemini, kağıdın orjinal rengidir.

Rozetin iç kenarı, yani yazı çevresi 5 adet çiçekli dalla zenginleştirilmiştir. Çiçeklerin rengi, sarıdır ve pembe çizgilerle kontürlendirilmiştir. Subay armasını andıran rozetin alt başlangıç kısmında bir fiyong bulunmaktadır. Ayrıca defne dallarından meydana gelen minyatür bir çelengi de hatırlatmaktadır.

Bunların üzerinde, ortadan sağa ve sola uzanan çiçek buketi bulunmaktadır. Renkleri, pembe, sarı, eflatun, mavi ve yeşildir. Aslında buketler, II.Mahmud'un bütün vakfiyelerinde görülen gül, kasımpatı, sümbüllerin aynısıdır.

Vakfiyenin sonunda siyakat yazısı ile yazılmış notta: "Kayt-şut, Evkaf Hazinesine Defter-i Kalem-i Muhasebe-i Haremeyn-i Şerifeyn ba takrir Hazret-i Es-Seyyid el-Hac Mehmed Said Efendi, Nazır-ı Evkaf-ı Hümayun ba ferman-ı ali el vaki ba ferman-ı şerif 8 Şevval 1248" (9 Şubat 1833) ibaresi bulunmaktadır.

Eminönü Meydanı'na yakın bulunan ve şimdi işyerleri ile çevrili bulunan Hüdâye Camii, Tophane Meydanı'ndaki Nusretiye Camii kubbe ve duvar süslemeleri ile vakfiye tezyinatlarını karşılaştıracak olursak, tam bir benzerlikle karşılaşırız. Saray nakışhanesinde yapılan süslemelerin, mimarı dekorasyona aksettiğini her haliyle görmek mümkün olmaktadır. II. Mahmud'un bütün vakfiyelerinde çok sık gördüğümüz kenger yapraklarının taşa işlenmiş şeklini Nusretiye Camii'nde, Divan yolundaki II. Mahmud Türbesi dış yüzünde, Dolmabahçe Sarayı ve Yıldız Sarayı'nda görmek mümkündür. Arkaik örneklerini de I. Mahmud'un Kasa 47 numaralı vakfiyesinde görüyoruz. Klâsik örnekler, Sultan II. Bayezıd, Kanuni Sultan Süleyman, Yemen Fatihi Gazi Sinan Paşa; batılı ve doğulu misallere Sultan I. Mahmud, III. Selim, IV. Mustafa, Beyhan Sultan, tamamen batı tesirlilere ise Bezm-i Alem Valide Sultan, Sultan Abdülmecid, II. Abdülhâmit vakfiyeleri tezyinatı misal olarak gösterilebilir. Söz konusu vakfiyelerle ilgli müstakil makaleler tarafımızdan ayrı ayrı yayımlanmış olup, www.sadibayram.com web adresimizden bibliyografya bölümüne bakmaları rica olunur. Tezhipsiz Anadolu Selçuklu Vakfiyeleri üzerinde de çeşitli yayınlar yapmış bulunuyoruz.

.
---------
Yayınlandığı Yer: IV. Milletlerarası Türkoloji Sempozyumu İstanbul ,1993
Yazar : Sadi Bayram
Konuyla İlgili Diğer Başlıklar:
  • Kur'an Ve Bilgisayar-computer Ilişkisi
  • Amasya Uluslararası Alimler Sempozyumu Ardından
  • ?Îdî-zâde -Âkif-zâde Abdurrahim El-amasî Sülâlesi Ve Eserleri
  • Sultan ıı. Bayezıd?ın Hattatı, Amasyalı şeyh Hamdullah Kur'an-ı Kerim'i Ve Bir Hâtıra
  • ?Îdî-zâde (- âkif-zâde) Abdurrahim El-amasî Sülâlesi Ve Eserleri
  • Osmanlı Döneminde Latin Harflerine Geçiş çalışmaları
  • Mühr-ü Süleyman Ve Türk Kültürü
  • Izgü Mescid
  • Taceddin Sultan Ve Evradı
  • çift Başlı Kartal
  • Türk Kültüründe ölüm
  • Bâki Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sedâdır
  • Ayasofya Camii, Müze Olması Ve Ardındaki Gerçekler
  • Bosna- Hersek Ve Balkanlarda Vakıf Kültür Izleri
    (seminer Konu?mas? )
  • Ahlat Vakıfları
  • Selçuklu Kervansaraylarının Turizme Açılması
  • Hasan Paşa'nın Vakfı, şeyhülislÂm Ankaravi Mehmed Emin Efendi Vakfiyesi, Ve Ankara Sulu Han HikÂyesi
  • Yemen Fatihi Gazi Sinan Paşa Vakfiyeleri, Tezyinatı Ve Türk Süsleme Sanatındaki Yeri
  • Yakın Tarihimizde Merzifon, Merzifon Anatolian Koleji
  • Ayasofya Camii, Müze Olması Ve Ardındaki Gerçekler
  • Milli Kültür, Günümüz Türkiyesi Ve Muasır Medeniyetler Seviyesi
  • Türk Hat, Yazı-resim, Cilt Ve Tezhip Sanatı Ile Ilgili
  • Vakıflar Dergisi Makaleler Fihristi ( 27. Sayıya Kadar )
  • Cumhuriyetin 75. Yılında Vakıflar
  • Maniheizm Doğuşu, Gelişimi Ve Tesirleri
  • özel Müzeler Ve Denetimleri Hakkında Yönetmelik
  • Günümüzde Sosyal Devlet Anlayışı Ve Imaretler
  • Türk'ün Yolu Nereye Gidiyor
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  • Osmanlı Devleti Hakkında Bir Kronoloji Denemesi
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  • Cumhuriyetin 75. Yılında Vakıflar
  • Medeniyetlerin Beşiği Anadolu Ve Kılikya Aphrodosıas'ı ( Tisan )
  • Anadolu Turk - ıslam Sanatında Bazı Yapılar Ve Kronolojıye Aıt Katalog Denemesı...
  • Türk Kültüründe ölüm !
  • Büyük Türk Düşünürü Hacı Bayram-ı Veli Ve Akkoyunlu Uzun Hasan'ın Ankara Hacı Bayram Türbesi'ne Vakfettiği H
  • Xıv-xıx. Yüzyıl Vakfiyelerinde Türk Tezhip Sanatınının Gelişimi, Batı Tesirleri Ve Günümüzde Yorumlayanlar
  • Anadolu'da Ilk RufÂiler Ve Hz.zeynel Abidin Ali Er-rufÂi El-abdali El-kayserani Soyuna Ait Bir Deneme Anad
  • Osmanlı Döneminde 1899 -1920 Yıllarında Istanbul Camilerinden çalınan çiniler
  • Peygamberler şehri Tarsus Ve Tarsus'da Bir özbek Vakfı
  • Başkent Ankara'nın Ihtiyacı Olan Kongre Merkezi Ne Zaman Yapılacak ?
  • Ankara Ulus Semtinde Türk Vakıf Araştırma Merkezi'nde 15.11.1998 Tarihinde Hali Sergisi Açılış Konuşması
  • Prof.dr. Albert Gabriel'e Ait Bazı Belgeler
  • Cumhuriyet'in Ilk Yıllarında Ankara'da Imâr Faaliyetlerinde
  • Cumhuriyet'in Ilk Yıllarında Ankara'da Imâr Faaliyetlerinde
  • Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde Bulunan 12 Zilkâde 1262 H./ 21 Ekim 1846 Tarihli TeberrukÂt Eşyası
  • Atatürkcülük Ve 2001'li Yılların Türkiyesi üzerine
  • Ahilik Ve çıraklık Eğitim Ve öğretim Vakfı
  • Eski Eser Kaçakcılığı, Koleksiyonculuk Ve Müzecilik Tarihimize Bir Bakış
  • Cumhuriyet'in Derinliklerinden Hatıralar : Eski Ankaralılardan Dostum Sayın Nurettin Daş Ile
  • Medeniyetlerin Beşiği Anadolu Ve Kılikya Aphorodisias'ı ( Tisan Yapı Kooperatifi )-anatolıan : The Cradle Of Cı
  • Sultan ıı. Bayezıd'ın Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan Vakfiyelerindeki Tezyinat Ve
  • Bektaşi Nutku (kendini Bil Ki, Tanrıyı Bilesin)
  • Kültürümüzde Hoşgörü
  • Fatih Sultan Mehmed'in Eyüp Sultan Külliyesi Vakfiyesi
  • Hicaz Demiryolları Ve Vakıflar
  • Mostar Köprüsü Restorasyonu Hakkında Ilk ön Rapor
  • Atatürkün Vakıflar Hakkındaki Konuşmalrı
  • Selçuk-name
  • Xıv-xıx. Yüzyıl Vakfiyelerinde Türk Tezhip Sanatınının Gelişimi, Batı Tesirleri Ve Günümüzde Yorumlayanlar
  • Konyadaki Esk; Eserler Hakkında Atatürkün Başbakan Ismet Inönüye Telgrafı
  • Atatürkcülük Ve 2001'li Yılların Türkiyesi üzerine
  • Ord.prof.dr. Ahmed Süheyl ünver
  • Türk Kültürü Ve Yoksulluğu Ortadan Kaldırmak Için
  • Istanbul'un Fethine Kadar Beylik Dönemi Vakfiyeleri
  • Kıbrıs, Gürcistan, şirvan Fatihi Lala Mustafa Paşa'nın 1563 Tarihli Vakfiyesi
  • Vakıf Arazilere Ve Gayrimenkullerine Tecavüz Ve Düşündürdükleri
  • Günümüzde Sosyal Devlet Anlayışı Ve Imaretler
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Tekke Ve Zaviyelerin Kapatılmasından Sonra Taşınır Kültür Varlıklarının Korunması Ile
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan 1783-1810 Tarihleri Arasında Işlem Görmüş Bir Mühür Tatbik Deft
  • Türk Kültürünün Temeli Vakıflardır
  • Kültür Bakanlığı Tarihçesi Ve Milli Kültürümüz
  • Milli Kültür, Günümüz Türkiyesi Ve Muasır Medeniyetler Seviyesi
  • Eyüp Sultan Türbesi'nde 1919-1920 Tarihlerinde Yapılan
  • Merzifonlu Hacıbayramoğlu Maden Mühendisi Mehmed Akif Efendi
  • Selçuklu Tarihi, Selçuk Adı
  • Cumhuriyet Dönemi Kültür çınarlarından : Mahmut Akok
  • Mardin Vakıfları,imam Zeynel Abidin'in 1158 M. Tarihli, Ve
  • Tarihte Türk Adı Ne Zaman Ortaya çıktı ?
  • Sahib Ata Fahrü'd-din Ali'nin Konya Imaret Ve Sivas Gökmedrese Vakfiyeleri
  • Phil.dr.hamit Zübeyr Koşay
  • Bulgarlar'ın Antik Başkenti Bulgar şehrindeki Islam Dönemi Mimari Eserlere Ait Panorama
  • Taşınır Kültür Varlıklarımızın Korunması Ve Yasa Dışı Trafiğinin önlenmesi
  • Ragıp Efendi'nin 1913-1922 Yılları Sibirya Ve Türkistan
  • Istanbul Vakıf Hat Sanatları Müzesi'nde Bulunan Tılsımlı Iki Gömlek Ve Kültürümüzdeki Yeri
  • Niksar Vakıflarına Genel Bir Bakış
  • Gazi Yahya Paşa'nın 1506 Tarihli Vakfiyesi
  • Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde Bulunan 12 Zilkâde 1262 H./ 21 Ekim 1846 Tarihli TeberrukÂt Eşyası
  • Kanuni Sultan Süleyman'ın Oğlu şehzade Mehmed'in 1548 Tarihli Vakfiyesi, Hududnamesi Ve Türk Sanatındaki Yeri
  • Merzifon Ulu Camisinin Yeri Ve Merzifon'da Türk Islam Eserleri
  • Merzifon, çelebi Sultan Mehmed Vakfı üzerine Bazı Belgeler
  • Hayat Ağacı, Kültürümüzdeki Yeri, önemi Ve Mitlerin Ardındaki Gerçek
  • Türk Kültürünün Izleri üzerinde Araştırmalar: Etrüskler'in Ilk Vatanı Anadolu Mu? : Truva Savaşı Ve Etrüskler
  • Yıldız çini Fabrikasına Ait Birkaç Vesika
  • Selçuklu Vakfiyeleri üzerine Bazı Düşünceler
  • Xıv. Asırda Tezhiblenmiş Beylik Dönemine Ait üç Kur'an Cüzü
  • Baki Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sedadır
  • Osmanlı Devletinin Kuruluşunun 700. Yıldönümü Münasebetiyle: Sultan ı.mahmud'un Orjinal Iki Vakfiyesi
  • ııı. Selim'in Vakfiyelerindeki Tezyinat Ve Türk Süsleme Sanatına Batı Sanatının Tesirleri
  • Osmanlı Dönemi Bazı Vakfiyelerin Hayır şartlarından Damlalar !
  • Bektaşilik Ve Masonluk
  • Minyatürle Ilgili Seçilmiş Bibliyografya
  • Kaynaklara Göre Güney-doğu Anadolu'da Ptoto- ön Türkler
  • çelebi Mehmed Vakfı Arazisi üzerine Kurulan Merzifon Anatolian Koleji Ve Hastaneye Ait Bilgiler
  • Eski Eser Kaçakcılığı, Koleksiyonculuk Ve Müzecilik Tarihimize Bir Bakış
  • Safranbolulu Izzet Mehmet Paşa Vakfiyesi Ve Kütüphanesine Ait Tezyinatlı Iki Kur'an-ı Kerim
  • Istanbul Depremleri Ve Mimar Koca Sinan'ın Bilinmeyen Bazı Teknikleri
  • Merzifon'da Bilinmeyen Br Türbe '' Künbet Hatun ''
  • özel Müzeler Ve Denetimleri Hakkındaki Yönetmelik
  • Bitlis Vakıfları Ve Vakıf Eski Eserleri
  • Vakıf Eski Eserlerin Yeni Koruma Politikası
  • Sultan ııı.osman Vakfiyesi, Tezyinatı, Cilt Sanatı Ve Türk Kültüründeki Yeri
  • The Deed Of Foundatıon Of Sultan Osman The Thırd, ıts Embellıshments, Bındıng And ıts Place ın Turkısh Culture
  • Hacı Bektaş-ı Veli, Merzifon'da Piri Baba, Budapeşte'de Gül Baba Ve Bazı Bektaşi Vakıfları
  • Nurbanu ( Atik ) Valide Sultan'ın Istanbul-üsküdar'da 1582 Tarihinde Tesis Ettirdiği Vakfiyesi
  • Girit Defterdarı Rıdvanzade Hacı Mehmed Efendi Oğlu Ali Efendi'nin 1748 Tarihli Vakfiyesi Ve Tezyinatı
  • Bir çınarın Ardından... Yılmaz önge Dostumuz Hakkında Kısa Anekdotlar...
  • Beyhan Sultan Vakfiyeleri Ve Tezyinatları
  • Beypazarı Vakıflarına Genel Bir Bakış Ve Beypazarı Sadr-ı Azam Nasuh Paşa Hanı
  • Türk Kültürü Ve Biz
  • Bulgaristan'da Bulunan Osmanlı Vakıflarıdan Bir Demet
  • Bulgaristan'da Müftü Yardımcısı Yetiştiren Bir Vakıf Kuruluşu: Nüvvap
  • Ladik Ve Seyyid Ahmed-i Kebir Er-rıfai Hazretleri
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Halı Müzesi'nde
  • Bektaşi Nutku
  • Balkanlar Ve Kosova Facıası
  • Cumhuriyet'in Kuruluşunun 90. Yılında Başkent Ankara:
  • Istanbul Fethinin 555. Ayasofya'nın Müze Olmasının 74. Yıldönümü Vesilesiyle:
  • Atatürk'ün Vakıflarla Ilgili Sözleri
  • 893 H / 1488 M. Tarihli Akkoyunlu Yakub Han Vakfiyesi
  • Komünizmin Sembolü Lenin Yıkıldı, Sıra Bizans'ı Dize Getiren Fatih Sultan Mehmed'e Mi Geldi ?
  • Afganistan Tarihine Kısa Bir Bakış Ve Türk Subaylar Eskden Olduğu Gibi Milenyumda Da Afganistan Ordusunun EğitimÄ
  • Ayaş Vakfiyeleri üzerine Bir Deneme
  • Hacı Bayram-ı Veli Ve Tarıhe Bağlılık
  • Amasya-taşova- Alparslan Beldesi Seyyid Nureddin Alparslan Er- Rufâi'nin 655 H./1257 Tarihli Arapça Vakfiyesi Tercümesi Ve
  • Birgi Ulu Camii Içşn 1327 M. Tarihinde Yazılan Kur'an
  • Ankara'da Roma Anıtı- Res Gestae
  • A N " Akhi " Genealogical Tree
  • Milenyum Ruyası: Osmanlı Devleti'nin 700 Kuruluş Yıldönümü Ve Düşündürdükleri üzerine Bir Deneme
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan Kendinden Desenli üzeri Yazılı Iki Kumaş
  • Kur'anda Yol Gösterici Ayetler
  • Osmanlıda Resi Ilk Müze Adı Ne Zaman Ortaya çıktı?
  • Amasya Vakıflarına Toplu Bakış
  • Izmir Bahri Baba Eski Musevi Mezarlığı
  • Anadolu'da Xııı. Yüzyıl Başlarında Bir Rufâi Zaviyesi
  • Glazed Tles Stolen From ıstanbul Mosques Between 1899-1920 Ottoman Period
  • Sultan ıı. Abdulhamid'in 1888 Tarihli Vakfiyesi Tezyinatı Ve Osmanlı Imparatorluğunda Ilk Toplu Konut Projesi
  • Tokat Vakıfları
  • şehirciliğe Katkısı Olan Kadınlar: Istanbul _üsküdar- Toptaşı, Nûrbânû ( Atik Valide ) Sultan Külliyesi
  • Türk Hâkimiyeti Döneminde Merzifon Mezarlıkları
  • Anadolu'da Xııı.y�zyıl B�r Rufa� Zav�yes�
  • Hayatını Vakıflara Vakfeden Y.mimar -mühendis Prof.dr. M. ılmaz önge
  • Başbakan Ismet Inönü'nün Cami,mescit Ve Diğer Vakıf Eski Eserlerin Korunmasıyla Ilgii Bütün Bakanlıklara Ve Genel Müdürlüklere G
  • EvkÂf-ı IslÂmiye Müzesi'nin Kuruluşu Ve Yönetmeliği
  • Giresun Ili Vakıflarına Toplu Bir Bakış
  • Türk-islam Yapılarında Kronoloji Denemesi
  • Merzifon Tarihinden Yapraklar
  • Momumentum Ancyranum-res Gestae- Ankara Yazıtı-augustus'un Yaptı?ı ??ler
  • Bayramlu Beyliği (hacıemiroğulları )
  • Osmanlı Devletinde Vakıflar Ve Sultan ıı. Bayezıd'ın Vakfiyeleri
  • Kur'an Ve ılım
  • Kur'anda Yol Gosterici Ayetler
  • Kur'an'ı Kerimdeki Cinle Ilgili Ayetlerin Tamamı
  • Kur'an-ı Kerim'ın Arapca ındırılmesı ıle ılgılı Ayetler
  • Xıı-xııı.yüzyıl Türk Hamamları
  • Tanrı Ve Yazğı
  • Balkanlar Ve Kosova Faciası
  • Amasyalı Meşhur Eski Devirdeki Tarihçiler
  • Başkent Ankaranın Kongre Merkezi Ne Zaman Yapılacak
  • Anadolunun Gobegınde 1229 Tarıhlı Tascı Ustalarının Dantel Gıbı ısledıgı Dıvrıgı Ulu Camı Ve Darussıfası
  • Merkez Efendının Mursıdı Merzıfonlu Sunbul Sınan
  • Merzıfonlu Tarıhcı ısmaıl Hamı Danısment
  • Amasyalı Tarıh Ve Cografyacılar
  • Milli Kütüphane'nin Dire?i Dr. Müjgan Cunbur 85 Ya??nda
  • Bektasılık Ve Tasavvuf
  • Alev?lerde Nas?p Alma Tören?
  • Asker? Kat?p Hafız ?brah?m Ethem Efend?’nin Eyüp Sultan Türbes?ne A?t Nukut Vakf?yeler? - Türkiye Vak?flar Bank.özelle?tir
  • Tar?kat-ı Rufaî ( Anonim )
  • Türk Tezh?p San'atına Genel B?r Bakı?
  • Sultanahmet Halı Müzes? Ve Vakıflar
  • Tokat Vakıfları
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  •