GENEL KONULAR - GENERAL ISSUES
ANKARA'DA ROMA ANITI- RES GESTAE

ANKARA'DA ROMA ANITI- RES GESTAE

Sadi BAYRAM

Ankara Roma vilâyeti olunca, şehri tekrar tahkim ettiler, sur dışında Roma Hamamı inşa edildi. Bugün Hacıbayram Külliyesinin bulunduğu tepe, eski bir Friğ tümülüsü olup, Men-Ay mabedinin burada olduğu düşünülmektedir. Bu tepede Roma İmparatoru adına mermerden bir mabet yapılmıştır.

Roma İmparatoru Augustus'un bizzat kaleme aldığı ve ölümünden önce Vesta rahiplerine teslim ettiği, daha sonra da Senatoda okunup tasvip edilen metin, yerine geçen oğlu İmparator Tiberius tarafından Augustus'un mezarı başına dikilen iki sütün üzerine kazıtıldı. Daha sonra aynı metin üç tunç levhaya kazınarak Ankara, Psidia'nın başşehri Antinochia'ya ( bugünkü Yalvaç ) ve Uluborlu'ya gönderildi.

Galatyalılar latinceyi bilmediklerinden, Res Gestae'nin Grekçe tercümesini Augustus mabedinin güney-doğu duvarına kazıttılar. Roma'daki kopya daha sonraları kayboldu. Dünyada Monumentum Ancyranum olarak anılır . Augustus'un yaptığı işleri belirten 35 bölüm, 4 ek pragraf olan Manumentum Ancyranum'un taşa hak edilmiş izlerini bugün de görünebilmektedir.

Osmanlı Döneminde Akmedrese olarak hizmet gören ve bir müddet Hacı Bayram-ı Veli'nin de ders verdiği Augustus Mabedini; Alman Elçisi Hans Dernschwam , Amasya'ya da Kanuni Sultan Süleyman'ı ziyarete giderken, Ankara'yı da görmüş ve Ankara mabedinin krokisini seyahatnamesine çizmiştir. Charles Texier ise yine mabedi görmüş ve birkaç görünümünü ve bazı detayları gravür tarzında çizmiştir.

Bu gün de kullandığımız Ağustos ayına ismini veren, Roma İmparatorunun adına yapılan Augustus Mabedi; Türkler'in Anadolu'ya giriş yıllarında Selçuklular Döneminde de asırlarca muhafaza edilmiş, Ankaralılar tarafından ve Erken Osmanlı Döneminde Hacı Bayram-ı Veli tarafından korunmuştur. Konumuz olan Sulu Han, Şeyhülislam Ankaravi Mehmed Efendi'nin inşa ettirdiği camiye çok yakın olması ve o civarda hamamı olması dolayısıyla, konunun önemine binaen, aslı kaybolmuş, Cumhuriyetimizin Başkenti Ankara'da hâlâ ayakta duran Augüst Mabedi'nin duvarlarına kazınmış Augustus'un yaptığı işleri belirten metni Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'ndeki rahmetli hocam, Prof.Dr.Hâmit Dereli tarafından tercüme edilen Res Gestae'yi aynen aşağıya alıyoruz.
RES GESTAE

Tanrısal Augustus'un arz küresini Roma halkının hakimiyeti altına almak için başardığı işleri, Roma Devleti ve halkı için yaptığı masrafları gösteren belgenin bir sureti aşağıdadır. Asıl belge, Roma'da dikili iki sütun üzerine hakk edilmiştir.

I.
On dokuz yaşımda kendi özel kararım ve özel masraflarımla bir ordu kurdum. Bu ordu ile devleti, altında ezilmekte olduğu partinin tahakkümünden kurtararak yeniden hürriyetine kavuşturdum.
Bunlardan dolayı Senato beni onurlandıran kararlarıyle, C. Pansa ile L. Hirtius'un konsüllükleri zamanında üyeleri arasına kabul etti. Aynı zamanda konsüllük yapmış olanlarla birlikte oy verme hakkını bahşettiği gibi İmperium da verdi. .
Devletin bir zarara uğramasını önlemek için propraetor sıfatı ile benim de konsüller ile birlikte tedbir almamı emir buyurdu.
Aynı yıl her iki konsülde savaşta ölünce halk beni konsül yaptı ve devlete yeniden düzen verecek üç kişiden biri olarak seçti.

II.
Babamı öldürenleri sürgüne gönderdim. Bu suretle kanuna uygun şekilde kurulmuş mahkemeler vasıtasiyle cinayetlerinin intikamını aldım. Sonradan devlete karşı harp açtılarsa da onları savaş meydanında iki defa yendim.

III.
Bütün dünya üzerinde, karada ve denizde, iç ve dış savaşlara giriştim. Muzaffer olunca sağ kalan bütün yurttaşlara merhamet gösterdim. Tehlikesizce affedilmesi mümkün olan yabancı milletleri yok etmektense muhafaza etmeyi tercih ettim.
Beş yüz bin kadar Romalı yurttaş bana asker yemini ile bağlandılar. Hizmetleri sona erince bunların üç yüz binden biraz fazlasını kolonilere yerleştirdim. Yahut kendi municipiumlarına gönderdim. Hepsine de tarafımdan satın alınmış arazi yahut arazi yerine kendi servetimden para verdim;
Üç sıra kürekli gemilerden daha küçük olanları hesaba katılmamak şartıyle altı yüz gemi zaptettim.
IV.
İki defa ovatio zafer alayı yaptım, üç kere de curulis zaferi kutladım, yirmi bir defa imparator diye selamlandım. Sonradan Senato'nun şerefime yapılmasına karar verdiği birçok zafer alaylarını kabul etmedim. Aynı suretle her savaşta adadığım. adakları yerine getirirken defne dalından çelenkleri Copitolium'a koydum. Tarafımdan veya himayem altındaki legatlar tarafından karada ve denizlerde kazanılan zaferlerden dolayı Senato elli beş defa ölümsüz tanrılara supplicatio yapılmasına karar verdi. Zafer alaylarında arabamın önünden dokuz kral ile kral çocuğu gidiyordu. Bu satırları yazmakta olduğum zaman on üç defa konsül olmuştum. Tribun'luk yetkimi otuz yedi yıldır kullanıyordum

v.
M. Marcellus ile L. Arruntius'un konsullükleri zamanında hem yokluğum sırasında, hem de Roma'da bulunduğum vakit halk ve Senato tarafından teklif edilmiş. olmasına rağmen diktatörlüğü kabul etmedim. Son derece büyük bir yiyecek kıtlığında, zahire tedariki ödevini üzerime almaktan çekinmedim. Bunu o kadar başarıyla idare ettim ki birkaç gün içinde harcadığım para ile bütün milleti korkudan ve maruz kaldığı felaketten kurtardım. Aynı zamanda her yıl yenilenmek üzere hayat kaydı şartiyle verilen konsüllük vazifesini kabul etmedim.
VI.
M. Vincus ile Q. Lucretius'un ve yine P. ile Cn. Lentulus'un ve üçüncü bir defa Paulus Fabius Maximus ile Q. Tubero'nun konsüllükleri zamanında , Senato ile Roma halkının elbirliğiyle beni en geniş yetkiyle kanunların ve umumi ahlakın koruyucusu olarak seçmeğe karar vermiş olmalarına rağmen, atalarımızın geleneklerine uygun olmayan bir memuriyeti kabulden çekindim.
Senatonun tarafımdan alınmasını dilediği tedbirleri Tribun'luk yetkime da-yanarak aldım. Bu yetkimde bana yardım etmek için beş defa Senatodan bir çalışma arkadaşı istedim ve aldım.
VII.
Devlete yeniden düzen vermek üzere kurulmuş olan Üçler Meclisi'nin on sene aralıksız üyeliğini yaptım, Bu satırları yazmakta olduğum bugüne kadar tam kırk sene Princeps Senatus mevkiini işgal ettim.
Pontifex , Augur , kutsal ayinlere bakan on beş üyeden biri, dini ziyaretler hazırlıyan yedi kişiden biri,: Arval Biraderler , Titii Sodales ' den biri ve fetialis oldum.
VIII.
Beşinci Konsüllüğümde halktan ve Senatodan aldığım emir üzerine asil-zadelerin sayısını artırdım. Üç defa Senato seçimi yaptım . Altıncı konsüllüğümde çalışma arkadaşım M. Agrippa İle bir nüfus sayımı yaptırdım. Kırk bir senelik bir fasıladan sonra lustrum yaptım. Bu lustrum'da dört milyon altmış üç bin Romalı vatandaş sayıldı. İkinci bir defa C. Censorinus ile C. Asinius'un konsullükleri sırasında, konsül yetkisi ile yalnız başıma bir lustrum yaptım. Bu ikinci lustrum'da dört milyon iki yüz otuz üç bin Romalı vatandaş sayıldı; üçüncü bir defa Sex. Pompeius ile Sex. Appuleius'un Konsüllükleri zamanın da, yine konsül yetkisi ile oğlum Tib. Caesar çalışma arkadaşım olduğu halde lustrum yaptım. Bu üçüncü lustrum da dört milyon dokuz yüz otuz yedi bin Romalı. vatandaş sayıldı. Yeni kanunlar, yaparak atalarımın eskiyerek riayet olunmaz hale gelmiş olan birçok geleneklerini tekrar ihya ettim. Bizzat kendim bizden sonra gelecekler için taklide değer birçok misaller bıraktım.
IX.
Senato sağlığım için konsüller ve rahipler tarafından dört yılda bir adaklar sunulmasına karar verdi. Bu karara uygun olarak ben hayatta iken birçok defalar. bazan en yüksek dört Rahip Derneği tarafından, bazan da konsüller tarafından oyunlar tertip edildi. Bunlardan başka bütün vatandaşlar, özel olarak veya kasaba, kasaba bütün tapınaklarda sağlığım için hiç durmadan kurban kestiler.

X.

Senatonun karariyle adım Sali'lerin ilâhilerine katıldı. Aynı zamanda bir kanun yapılarak şahsımın kutsi sayılması ve ömrümün sonuna kadar Tribun'luk yetkisini haiz olmam karar altına alındı. Çalışma arkadaşım hayatta iken onun yerine Pontifex Maximus seçilmek istemedim. Halbuki babamın işgal ettiği bu rahiplik mevkiini halk bana veriyordu. Birkaç sene sonra, P. Sulbicius ile C. Valgius'un konsüllükleri sırasında, iç savaşlarda bir fırsat bularak bu mevkie geçmiş olan adam ölünce rahipliği ben kabul ettim. Seçilmem için bütün İtal-ya'dan gelen kalabalık o kadar büyüktü ki Roma'da bu zamana kadar böyle bir toplantı hiç görülmemişti.
XI
Q. Lucretius ile M. Vinicius'un konsüllükleri zamanında Suriye'den dönünce kutlamak için Senato Porta Capena'da Şeref ve Fazilet Tapınağı yakınında Kader ilâhesine bir sunak inşa edilmesini, Pontifex'lerle Vesta Kızlarının onun üzerinde dönüş günümün yıl dönümlerinde her yıl kurban kesmelerini emretti ve bu güne, ismime izafeten, Augustalia adını verdi.

XII
Aynı zamanda Senato kararıyle praetorlar ve halk tribunlarından bir kısmı, konsül Q, Lucretius'la birlikte ve diğer ileri gelen kimseler Campania'ya kadar beni karşılamağa gönderildiler. Bu şeref o zamana kadar benden başka kimseye nasip olmamıştı.
Tiberius Nero ile P. Quintilus'un konsülleri sırasında, İspanya ve Gallia'dan, bu vilayetlerin işlerini başarı ile bitirdikten sonra dönerken, Senato dönüşümü kutlamak için Campus Martius'da Pax Augusta'ya bir sunak yaptırılması; ve orada Magistrat'ların rahiplerin, Vesta kızlarının her yıl bir kurban kesmeleri için emir verdi.
XIII
Atalarımız her ne zaman Roma İmparatorluğu içinde karada ve denizde kazanılan zaferler sonunda sulh teessüs edecek olursa Ianus Quirinus Tapınağı kapılarının kapanmasını dilemişlerdi. Bunların ben doğmadan önce, Roma'nın kuruluşundan beri, yalnız iki defa kapandığı söyleniyordu. Benim başkanlığım esnasında Senato üç defa bu kapıların kapanması için karar çıkardı.

XIV.
Senato ve Roma halkı şahsıma karşı bir şeref olmak üzere, talihin daha genç yaşta iken elimden aldığı oğullarım Gaius ile Lucius Caesar'ı on beş yaşında iken Konsül yaptı ve beş yıl sonra Magistratlık hayatına girmelerine izin verdi. Senato bundan başka onların Forum'a götürüldükleri günden itibaren resmi müzakerelere iştirak etmelerini karar altına aldı. Aynı zamanda, Roma şövalyelerinin hepsi oğullarıma gümüş kalkanla mızraklar hediye ettiler, onları Principes Iuven-tutis olarak selamladılar.
XV,
Babamın vasiyetnâmesine uyarak Roma pleblerinden her ferde üç yüz sestert ödedim ve beşinci konsüllüğümde harp ganimetlerinden her şahsa dört yüz sestert verdim. Onuncu konsullüğümde ikinci defa da kendi mirasımdan her şahsa dört yüz sestert tutarında bir ihsan veridim.
On birinci konsüllüğümde kendi paramla satın aldığım zahireden on iki defa özel buğday dağıtımı yaptım. Tribun'luk yetkimi aldığımın on ikinci senesi üçüncü defa her şahsa dört yüzer sestert verdim. Bu bağışlarım hiç bir zaman iki yüz elli bin kişiden az kimseye nasip olmadı. Tribun'luk yetkimin on sekizinci yılında ve on ikinci konsüllüğümde şehir pleblerinden üç yüz yirmi bin kişiden her birine altmış dinarlık bir meblağ verdim. Beşinci konsüllüğümde harp ganimetlerinden kolonilerde yerleşmiş olan askerlerimin her birine bin sestert dağıtıtım. Zaferimi kutlamak için dağıtılan bu bağışımı kolonilerde aşağı yukarı yüz yirmi bin kişi aldı. On üçüncü konsullüğümde umumi zahire dağıtımından faydalanan pleblerden her ferde altmış dinar verdim. Bunu alanların sayısı iki yüz bin kişiden biraz fazlaydı. .
XVI.
.Dördüncü konsüllüğümde (M.Ö.30) ve sonra M. Crassus ile Cn. Lentulus Augur'un konsüllükleri sırasında municipiumlara askerlerime tahsis etmiş olduğum araziye karşılık bir takım meblağlar ödedim. Bu suretle ödenen paranın yekunu İtalya toprakları için takriben altı yüz milyon sestert, eyalet arazisi için iki yüz altmış milyon sestert idi. İtalya'da veya eyaletlerde bu zamana kadar askeri koloniler tesis eden bütün şahıslar içinde yalnız ben ilk defa olarak bu şekilde hareket ettim. Sonradan Ti Nero ile Cn. Piso ve C. Antistius ile D. Laelius, L. Pasienus ile C. Caluisius ve L. Lentulus ile M. Mesella, L. Canius ile Q. Fabricius'un konsüllükleri zamanında. hizmetleri bittikten sonra kendi municipiumlarına gönderdiğim askerlere para mükâfatları verdim. Ve bu maksat uğruna büyük bir cömertlikle hareket ederek hemen hemen dört milyon sestert harcadım.
XVII
Dört defa devlet hazinesine kendi paramdan yardımda bulundum ve hazineye bakan memurlara bizzat yüz elli milyon sestert ödedim.

M.Lapidus ile L.Aruntius'un konsüllükleri zamanında yirmi sene veya daha fazla hizmet etmiş askerlerime mükâfat verilmesi hakkındaki projeme uygun olarak tesis edilmiş olan askeri hazineye babamdan kalan servetimden yüz yetmiş milyon sestert yatırdım.

xvııı
Cn. ile P. Lentulus'un konsül oldukları yıldan itibaren, her ne zaman vilayetler vergileri eksik tahsil edildiyse, bazan yüz bin, bazan daha fazla kişiye kendi arazimden kaldırdığım zahire ile, veya kendi şahsi servetimden verdiğim para ile yardımda bulundum .
XlV
Aşağıdaki binalar tarafımdan inşa ettirildi: Senato Binası ve yanındaki Minerva Chalkidicum Tapınağı, Palatin Tepesinde revakları ile birlikte Apollon Tapınağı, Tanrısal Julius Tapınağı, bir Lupercal, Flaminius Meydanı'ndaki Portik- bunun aynı yerdeki daha eski bir portiki yapan adamın ismine izafeten Octavianus adiyle anılmasına müsaade ettim, Circus, Maximus'ta bir tribün, Capitolium'da Jubiter Tonans, Juppiter Feretrius için birer, mabet; Aventinius tepesinde Quinnus, Minerva ve Juno Regina ve Juppiter, Libertas mabetleri, Velia'da Sacra'nın başlangıcında Lares Mabedi, Velia'da Dei Penates Mabedi, Palatiam Tepesinde Juventas ve Magna Mater Mabedi.

Gerek Capitolium Mabedini, gerekse Pompeius Tiyatrosu'nu büyük masraflar yaparak tamir ettirdim, her ikisinin üzerine de ismimi yazdırmadım. Eskiliğinden dolayı birçok yerleri harap olmaya yüz tutmuş olan su yollarını tamir ettirdim ve Marcius adiyle anılan su kemerlerindeki su miktarını, kanalına yeni bir kaynak daha katarak iki misline çıkardım. Babamın inşasına başlamış olduğu ve hemen hemen bitirilmiş olan Forum lulium'u ve Castor Tapınağı ile Saturnus Tapınağı arasında bulunan Basilicayı tamamladım. Aynı Basilica yangınla tahrip edilince arsasını genişleterek üstüne oğullarımın isimleri hakkedilmek üzere yeniden inşasına başladım. Hayatta iken bitiremezsem varislerimin tamamlaması için vasiyet ettim. Altıncı konsüllüğüm zamanında Senato'nun emriyle şehirdeki tanrılara ait seksen iki tapınağı tamir ettirdim. Bunlardan o zamanda tamiri gereken hiçbir tanesini tamirsiz bırakmadım. Yedinci konsüllüğüm esnasında Roma'dan Ariminium'a kadar Flaminius şosesini ve Mulvius ile Minucius köprüleri müstesna olmak üzere. bütün köprüleri yeniden yaptırdım.
XXI.
Kendi özel arazim üzerine ve harp ganimetIeriyle Mars Ultor Mabedini ve Augustus Forum'unu inşa ettirdim. Apollon Mabedi'ne bitişik tiyatroyu büyük bir kısmını hususi sahiplerinden satın aldığım arsa üzerine yaptırdım. Bunun üzerine damadım M. Marcellus'un ismi hakk edileçekti.

Capitolium Mabedine ve tanrısal Julius Mabedine, ApolIon, Vesta ve Mars Ultor Mabedlerine harp ganimetIerinden yüz milyon sestert değerinde hediyeler verdim. Beşinci konsüllüğümde Aurum Coronarium ismi altında İtalya municium ve colonialarının zafer alayım, için verdikleri otuz beş bin altını iade ettim, sonra da, imparator olarak selamlandığımın her defasında, municipium ve coloniaların eveIce olduğu gibi aynı cömertlikle vermeği karar altına almış olmalarına rağmen, Aurum Coronariumu kabul etmedim.
XXII.
Üç kere kendi adıma, beş kere de oğullarım ve torunlarım adına gladyatör oyunları tertip ettirdim; bu oyunlarda on bin kadar adam dövüştü. iki defa halk için kendi adıma, bir üçüncü defa da torunum adına her taraftan çağırılmış olan atletlere bir gösteri yaptırdım. Kendi adıma dört defa, diğer magisitratların yerine ise yirmi üç defa oyunlar tertip ettim.

Onbeşler Derneğini Dernek Başkanı olarak temsil edip M.Agrippa çalışma arkadaşım olduğu halde C. Furnius ile C Silanus'un konsüllükleri zamanında yüzyıl oyunları tertip ettim. On üçüncü konsüllüğümde ilk defa olarak ben Mars oyunları yaptırdım. O vakitten sonra konsüller takibeden yıllarda muntazaman bunları yaptılar.

Yirmi altı defa halk için Circus'ta yahut Forum'da yahut amphiteatr da kendi adıma veya oğullarım yahut da torunlarım adına Afrika vahşi hayvanlariyle gösteriler yaptırdım. Bu gösterilerde üç bin beş yüz kadar hayvan öldürüldü.
XXIII.

Halk için Tiber Nehrinin öte yanında şimdi Caesar'lar Koruluğu'nun bulunduğu yerde bir deniz savaşı gösterisi yaptırdım. Bu iş için bin sekiz yüz kadem uzunluğunda ve bin iki yüz kadem genişliğinde bir yerin toprağı kazıldı. Burada hepsi iki veya üç çifte kürekli olan otuz kadar tığlı gemi ve diğer birçok küçük gemi birbirleriyle dövüştüler. Harp eden filolar üzerinde, kürekçilerden başka, üç bin kadar savaşçı vardı. .
XXIV.
Zaferlerimden sonra Asya eyaletinin bütün şehirlerinde bulunan mabetlere harp esnasında hasmımın mabetlerden çalarak şahsi tasarrufuna geçirdiği tezyinatı tekrar koydum. Ayakta yahut at üzerinde yahut harp arabası üzerine oturmuş vaziyette şehirde dikilmiş seksen kadar gümüş heykelimi bizzat kendim yıktırdım ve bunlardan hasıl olan para ile ApolIon Mabedi'ne kendi adıma ve beni bu heykellerle onurlandırmış olanların adına, altından hediyeler koydum.
xxv.
Denizleri korsanlardan kurtardım ve sulha kavuşturdum. Bu savaşta efendilerinin ellerinden kaçarak devlete karşı silaha sarılmış olan otuz bin kadar köleyi cezalandırmak üzere efendilerine teslim ettim. Bütün İtalya kendiliğinden bana sadakat yemini etti ve Actium Zaferiyle neticelenen muharebede benim başkomutan olmamı istedi. Aynı şekilde Gallia, İspanya, Afrika, Sicilya ve Sardunya eyaletleri de bana yemin ettiler.

O zamanda sancağım altında askerlik hizmetini yapmakta olanlar arasında yedi yüzden fazla senatör vardı. Bunların içinden, o tarihten önce veya sonra bu satırların yazılmakta olduğu zamana kadar, seksen üçü konsül oldular ve yüz yetmiş kadarı rahipliklere seçildiler.
XXVI.
Roma halkının, imparatorluğumuza boyun eğmiyen komşu kabileIere bitişik bütün eyaletlerinin topraklarını genişlettim. Gallia ve Ispanya eyaletlerinde Germania'da, Gades'ten Elbe'nin ağzına kadar Okyanusla çevrilmiş olan bütün bölgelerde barış tesis ettim. Adriyatik Denizinin hemen yakınlarındaki bölgeden Tirenyen Denizi'ne kadar Alpler'de dahi asayişi temin ettim. Hiçbir kabile lüzumsuz yere tarafımızdan hücuma uğramadı. Donanmam Okyanus boyunca Ren Nehri ağzından Doğuya, bu zamana kadar hiçbir Romalı'nın karadan veya denizden nüfuz etmemiş olduğu Kimmerler'in sınırlarına kadar gitti. Kimmerler. Charyd'ler, Semnon'lar ve aynı bölgede oturan diğer German halkları elçiler göndererek Roma halkının ve benim dostluğumuzu aradılar.

Emrimde ve himayem altında hemen hemen aynı zamanda iki ordu, biri Habeşistan'a, diğeri Arabistan'ın Felix (Mesut) denilen kısmına sevkedildi. Her iki ırka mensup pek büyük düşman kuvvetleri savaşta imha edildi ve birçok kasabaları zapt olundu. Habeşistan'da ordu Meroe'ye en yakın bir kale olan Nabata'ya kadar; Arabistan'da ise Sabae'lerin arazisi içindeki Mariba kasabasına kadar ilerledi.
XXVII
Mısır'ı Roma imparatorluğuna kattım. Büyük Ermenistan'ı, kıralı Artaxes'in öldürülmesinden sonra, bir eyalet haline getirebilirdim, ama cetlerimi örnek alarak, o zaman üvey oğlum bulunan Tiberius Nero vasıtasiyle bir kırallık halinde Kral Artavasdes'in oğlu ve Kral Tigranes'in torunu Tigranes'e vermeği daha uygun buldum. Sonradan aynı millet bir ihmal ve isyan çıkarınca oğlum Gaius marifetiyle bastırarak Med'lerin kıralı Artabazus'un oğlu Kral Ariobarzanes'e, onun ölümünden sonra da oğlu Artavasdes'e verdim. Bu sonuncu da ölünce, krallığa Ermenistan'ın krallık hanedanına mensup olan Tigranes'i 'gönderdim. Adriyatik Denizinin öte tarafında Doğuya doğru uzanan bütün eyalet'leri ve bütün Kyrene'yi tekrar ele geçirdim, Halbuki bunlar o zamanda yabancı kralların elinde bulunuyordu. Evvelce Köleler Savaşın da işgal edilmiş olan Sicilya ve Sardunya'yı aynı şekilde geri i aldım.
XXVIII
Afrika'da, Sicilya'da, Makedonya'da, her iki İspanya eyaletinde, Achaia'da, Asya'da, Suriye'de, Gallia Narbonensis'te, Pisidia'da askeri koloniler kurdum. Bunlara ilave olarak İtalya'da himayem altında kurulmuş olan yirmi sekiz koloni de ben hayatta iken büyük ve refahlı bir nüfus yaşıyordu.
XXIX.

Diğer komutanların kaybettiği askeri sancakları; düşmanları mağlup ettikten, sonra; Ispanya'dan, Gallia'dan ve Dalmaçyalılar'dan tekrar geri aldım. Parth'ları, üç Roma ordusunun ganimetlerini ve sancaklarını iade etmek ve yalvararak Roma halkının dostluğunu istemek zorunda bıraktım. Sancakları Mars Ultor Mabedinin iç kısmına koydurdum

XXX.
Bu zamanda hem üvey oğlum hem de vekilim bulunan Tiberius Nero vasıtasiyle Pannonia kabilelerini mağIup ederek Roma halkının hükmü altına aldım. Halbuki ben başkan olmadan önce hiçbir Roma ordusu oraya ayak basmamıştı ve ben Illyricum Eyaletinin sınırlarını Tuna kıyılarına kadar.genişlettim. Dacia'lıların . bir ordusu nehrin bizden tarafına geçtiği zaman komutanlarım tarafından mağlup ve imha edildi. Sonra da ordum Tuna'yı geçerek Dacia Kabilelefini Roma halkının emirlerine boyun eğmek zorunda bıraktı.
XXXI.
Bana Hindistan'daki krallardan birçok defalar elçiler gönderildi. Bunlar o zamana kadar hiç bir Romalı kumandanın ordugahında görülmemişlerdi. Bastarn'lar ile İskitler, Tanais Nehrinin her iki tarafında yaşıyan Sarmat'ların kralları, Alban'lar, Iberler, Med'lerin kıralları elçiler göndererek bizden dostluk dilediler.
XXXII.
Kaçıp bana sığınan krallar arasında Part kıralı Tridates ve sonradan Phraates'in oğlu Phraates; Medler'in Kralı Artavasdes; Adiaben'lerin Kralı Artaxares; Britanlar'ın Kralları Dumnobellaunus ile Tincommius; Sugamberlerin kıralı Maelo ve Marcoman Sueb'lerin kıralı... rus vardı. Bundan başka Partlı'ların Kralı ve Orodes'in oğlu Phraates bütün oğullarını ve torunlarını bana, İtalya'ya. gönderdi. Bunu harbde mağlup olduğundan dolayı değil, fakat çocuklarının hayatını rehine koyarak dostluğumuzu kazanmak için yaptı.
Başkanlığım zamanında o devre kadar aramızda hiçbir diplomatik münasebet veya dostluk olmayan diğer birçok milletler Roma halkının sadakatini denediler.

XXXIII.
Parth ve Med milletleri kendi milletlerinin ileri gelenlerini elçi sıfatıyle göndererek benden kral istediler. Parth'lar kıral Phraates'in oğlu Orodes'in torunu Vonones'i Medler ise kıral Artavasdes'in oğlu ve kıral Ariobarzanes'. in torunu Ariobarzanesi, kıral olarak kabul ettiler.

XXXIV.
Altıncı ve yedinci konsüllüklerimde, iç savaşları bastırdıktan sonra umumun muvafakati ile bütün imparatorluğun en yüksek yetkisi şahsıma tevdi edildiği halde devleti kendi idarem altından Senato'nun ve Roma halkının serbest idaresi altına devrettim. Bu hareketim için bana Senato kararıyle Augustus unvanı verildi, evimin kapı söveleri resmen defne dalları ile süslendi.
Kapımın üzerine vatandaşlık tacı tesbit edildi ve Julius Senato binasına altın bir kalkan konuldu. Kalkanın Üzerindeki yazıdan da anlaşılacağı üzere o bana Senato ile Roma halkı tarafından faziletim, merhametim, adaletim ve ödevlerine bağlılığım için bahşedilmişti.

Bu zamandan sonra itibar ve nüfuz unvanları bakımından herkesten üstündüm, fakat yetki bakımından memuriyet arkadaşım bulunanların hiçbirinden daha fazla kudretim yoktu.
XXXV.
On üçüncü konsüllüğümü . yaparken Senato, şövalyeler ve bütün Roma halkı bana Vatanın Babası unvanını verdi ve bu unvanın evimin kapısı üstüne, Julius Senato binasına Senato kararı ile Augustus Forumunda şerefime dikilmiş olan harp arabasının altına hakkedilmesini ferman buyurdu. Bunları yazarken yetmiş altı yaşında idim.
Ek. I.
Hazineye yahut Roma pleblerine yahut da terhis olunmuş askerlere verdiği paranın yekunu altı yüz milyon dinara varıyordu.
Ek. II.
Aşağıdaki şu yeni binaları yaptı: Mars, Juppiter Tonans, ve Juppiter Feretrius, Apollon, Tanrısal Julius, Quirinus, Minerva, Juno Regina, kurtarıcı Juppiter,.Lares, Tanrısal Penatlar, Gençlik Tanrıçası, Tanrıların Anası, Lupercal Mabetleri, Circus'taki tapınak, yanıbaşındaki Minerva tapınağı ile birlikte Senato binası, Augustus Forumu, Juliuslar'ın Basilicası, Marcellus Tiyatrosu Revakla¦ Tiber Nehrinin öte yanındaki Caesarlar Korusu.
Ek. III.
Capitolium'u, tanrılara ait seksen iki mabedi, Pompeius Tiyatrosunun, su kemerlerini ve Flaminius yolunu tamir ettirdi.
Ek.IV.
Tiyatro gösterilerine gladyatör oyunlarına, atletik müsabakalara, vahşi hayvan döğüşlerine ve deniz savaşlarına İtalya'da ve eyaletlerdeki zelzele veya yangınla harap olan şehirlere verdiği ihsanlara, dostlarına ve kanunen istenilen emIâki tamamlamak için Senatörler yaptığı yardımlara gelince, bunlar için harcadığı meblâğlar hesap olunamaz.

DİPNOT :
Hamit Dereli; Ankara Anıdı, ( Remzi Oğuz Arık'ın geniş önsözü ile ), Maarif Vekâleti Yayınları, İstanbul 1949, s.4-5, Res Gestae, s.99-124.
Yalvaç'a gönderilen metin yalnız latincedir.
Uluborlu'ya gönderilen metin Grekçedir.
Avram Galanti, Ankara Tarihi, Tan Matbaası, İstanbul 1950, s.57-68. Burada Augustus'un Vasiyetinin tercümesinin metni verilmektedir. H.Z.Koşay; Ogüst ( Augustus) Mabedi, Hacıbayram Camii ve Türbesi Klavuzu, Maarif Basımevi, Ankara 1956; H.Z.Koşay; Ankara Augustus Mabedi Kazısı, Anatolia, Anadolu, Ankara 1957, s.2; Sadi Bayram; Augustus Mabedi-Monumentum Ancyranum, Lisans Tezi, A.Ü.Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, KArkeoloji Bölümü basılmamış Lisans Tezi. Ankara 1968.s.7-56.
Hans Dernschwam; Tagebuch einer Reise nach Konstantinopel und Kleinasien ( 1553-55), Ed:. F.Babinger, München-Leipzig 1923, s.187-193. ; Prof.Dr. Yaşar Önen; Hans Dernschwam'ın Gözü ile Kanuni Devrinde Türkiye, Dünya Edebiyatından Seçmeler Dergisi, Kültür Bakanlığı Yayınları, Varol Matbaası, Ankara, Ekim 1977, S.4, s.13-14.
Ch.Texier, Description de L'Asie Mineure, C.I, Paris 1839, s. 171-200, Lev. 201-206; Charles Texier, Küçük Asya, ( Çev.Ali Suat), C.II, Maarif Vekaleti Yayınları, 1340, s.457. Charles Texier, Küçük Asya ( Osmanlıca'dan Çevren:Ali Suat-latin harflere aktaran:Prof.Dr.Kâzım Yaşar Kopraman-Sadeleştiren:Yrd.Doç.Dr. Musa Yıldız), Enformadsyon ve Dokümantasyon Hizmetleri Vakfı, C.II, Ankara 2002, s.444-461.
Konsullük Roma devletinin en yüksek memuriyeti idi. Konsüller Roma'nın devlet başkanı sayılabilirler. Geçici bir müddet seçilirlerdi. Yıllar onların adlarıle anılırdı.
Komutanlık vazifesi ve yetkisi.
Roma'da Praetorlük etmiş bir Romalı müddetini bitirdikten sonra her hangi bir vilâyete vali tayin olunurdu ve Propraetor adını aşırdı. Askeri yetkisi yoktu. Praetor'un yargıçlık yetkisi vardı.
M.Ö. 43 senesi.
Municipium, ahalisi Roma vatandaşlığı hukukunu haiz bir kasaba.
Üç sıra kürekli gemiler,: triremes.
Ovatio zafer alaylarında muzaffer general at üstünde yahut yaya olarak giderdi.
Halbuki Curulis zafer alayında ise harp arabasına binmiş olarak Capitolium'a doğru ilerlerdi. İkincisi daha muhteşem olurdu ve daha büyük zaferler için tertip edilirdi.
Supplicatio, her hangi bir başarı veya yenilgiden sonra yapılan dini âyin.
Tribun'luk yetkisi: Tribunlar Roma'da halkın mümessili ve hamisi idiler. Auguştuş'ıı diğer yetkiler arasında bu yetki de verilmişti.
M.Ö.22.
M.Ö. 19.
M.Ö. 18.
M.Ö. 11.
Princeps Senatus, Senatonun ,en seçkin azalarından demekti ve ismi Senatörler listesinin en başına yazılırdı.
Pontifex Maximus, başrahip.
Augur, kâhin.
Arval biraderler (fratres arvales) ziraat tanrılarına her yıl yapılan âyinleri idare ile mükeIlef 12 rahipten müteşekkil bir dernek.
Titii so'dales: yine rahiplerden müteşekkil bir dernek.
Fetialis, Roma'nın beynelmilel münasebetlerini ; idare eden ve harp açmakta çok mühim roller oy-nayan Romalı rahipler.
M.Ö.29.
Lustrum, kefaret için yapılan kurban ayini. Her dört yılda bir "censor" tarafından Roma halkı adına, nüfus sayımı bittikten sonra yapılırdı. Bu ayinde öküz, koyun veya dişi domuz kesilirdi. Nüfus sayımları şu tarihlerde yapıldı. M.Ö. 28, M.Ö.14, M.Ö. 8.


Salii, Mars harp tanrısının rahipleri idiler. Her yıl Mart başında mukaddes bir alay tertip ederler, bu alayda muganniler ve silahlı birçok gençler raks ederek geçerlerdi.
Pontifex Maximus, başrahip. Bu rahipIik için seçim M.Ö. 12 de yapıldı.
M.Ö. 19.
Vesta KızIarı, Vesta Mabedindeki mukaddes ateşin muhafazasına memurdular. Asil ailelerin kızları arasından seçilirlerdi. Bunlar otuz yıl hizmetten sonra hizmetten çekilirlerdi. Aralarında iffetsizlik diri diri yakılmak suretiyle cezalandırılırdı.
Augustus'un dönüşü M.Ö. 13'te idi.
Campus Martius, Mars Meydanı. Eskiden Roma Ordularının talim meydanı vazifesini görürdü. Sonra seçim için vatandaşların toplandığı yer oldu.
Pax Augusta, Augustus sulhü tanrıçası.
Magistratlar, Roma Devletinin yüksek makamlarını işgal eden zatlar.
Forum Roma şehirlerinde siyasi ve içtimai hayatın mihrakını teşkil eden bir meydandı. Etrafında resmi ve umumi binalar bulunurdu.
Gençliğin Önderleri
Plepler, Roma'nın aşağı tabaka halkına verilen isimdi.
Sestert, Roma'nın Cumhuriyetle idare edildiği devirde tedavülde bulunan gümüş para. Kıymeti dinarın dörtte birine eşitti. Bu ihsanlar sırasıyla M.Ö. 44,M.Ö.24, M.Ö.23 senelerinde verilmişti.
Congiarium.
M.S.6.
Via Sacra, kutsal yol, Roma'nın ana caddelerinden biri.
Basilica, Roma'da üzeri kapalı, bazan sıra sıra sütunlarla tavanı desteklenerek bölümlere ayrılmış, içinde adli ve mali işlerin görüldüğü umumi bir bina idi. Hıristiyanlığı yayılmasından sonra içinde ibadet edilen bu şekildeki binalara aynı ad verilmiştir.
Aurum Coronarium. Cumhuriyet idaresi altında muzaffer bir generale zafer alayı tertip hakkı verildiği zaman eyaletindeki halk, alayında teşhir edilmek üzere altın taçlar hediye ederlerdi. Çok defa zafer alayı hakkına malik olmayan valiler bunları veya bedelini halktan zorla alırlardı.
Saeculares. Her yüzyılda bir yapılan umumi şenlik ve oyunlar.

Roma'da
Vatandaşlık tacı. Harpte bir vatandaşın hayatını kurtaran adama verilen ve meşe dallarından örülen çelenk.
Bu savaşlar sun'i göllerde yapılırdı.
Yayınlandığı Yer: www.sadibayram.com ,2008
Yazar : Sadi BAYRAM
Konuyla İlgili Diğer Başlıklar:
  • Neden Referandumda Hayır Oyu Vereceğim !...
  • Ermeni Soykırım Ve Kızılderililer Kanun Teklifi Telin Mektubu
  • Taşınır Kültür Varlıklarınınyasa Dışı Trafiğinin önlenmesi , Korunması Ve Mevzuat Hazretleri
  • Cumhuriyet'in Derinliklerinden Hatıralar : Eski Ankaralılardan Dostum Sayın Nurettin Daş Ile
  • Kültür Bakanlığı Tarihçesi Ve Milli Kültürümüz
  • Maniheizm Doğuşu, Gelişimi Ve Tesirleri
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Tekke Ve Zaviyelerin Kapatılmasından Sonra Taşınır Kültür Varlıklarının Korunması Ile
  • Türk Kültürü Ve Biz ( Kültür Envanteri )
  • Türk Kültürü Ve Yoksulluğu Ortadan Kaldırmak Için Yapılan Faaliyetler
  • Türk'ün Yolu Nereye Gidiyor ?
  • Kültür Bakanlığı Tarihçesi Ve Milli Kültürümüz
  • Komünizmin Sembolü Lenin Yıkıldı, Sıra Bizans'ı Dize Getiren Fatih Sultan Mehmed'e Mi Geldi ?
  • Atatürkcülük Ve 2001'li Yılların Türkiyesi üzerine
  • Osmanlı Imparatorluğu Ve Türkiye Cumhuriyeti çağlarında Türk Kazı Tarihi ı-v. Cilt
  • Cumhuriyet'in Kuruluşunun 90. Yılında Başkent Ankara:
  • Tarihte Merzifon
  • Anatolıan .the Cradle Of Cıvılızatıons And Aphrodısısas ın Cılıccıa
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  • Vakıflar Derg?s??nde Yayınlanan Makaleler
  • Amer?kalılar’ın Osmanlı Devlet?’ndek? E??t?m Faal?yetler? Merz?fon Anatol?an Kolej? Tar?hçes? Ve Merzifon’da
  • Türk-tatar Kültür ?l??k?ler? Sem?ner?
  • Tar?h?n Der?nl?kler?nde Merz?fon
  •