TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENİYETİ - TURK'S AND ISLAMİC CİVİLİZATİOAN, FOUNDATİONS, ART,HİSTORİCAL ART, HİSTORY
MOMUMENTUM ANCYRANUM-RES GESTAE- ANKARA YAZITI-AUGUSTUS'UN YAPTI?I ??LER
MONUMENTUN ANCYRANUM
RES GESTAE-AUGUSTUS YAZITI


Sadi BAYRAM

Cumhuriyetimizin başkenti Ankara'nın tarihi oldukça eski olup, bir kısım tarihçilere göre ismi Ancyria=Gemi çapası anlamına gelmektedir. Ancak gemi ile Ankara'nın bir bağlantısı yoktur. Zafer ganimeti olarak gemi çapasının Ankara'ya getirildiği söylenir. Eski paralarda da bu çapa görülmektedir.

Angurt Türkçemizde yaban ördeğidir. Eymir Gölü, Gölbaşı'nda bugün de var olan bir göl olduğu gibi, Gençlik Parkı'nın bulunduğu saha, Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar eskiden bataklıktı. Ank=kuş anlamına gelmektedir. Ra ise yer anlamını taşır. Bu bakımdan kuş-kent anlamına da geldiği bir varsayımdır. Hitit metinlerinde geçen Ankuwa ise bugün Alişar olduğu anlaşılmıştır.

Ankara'ya Romalılar Neocoros da denilmiş, Arap coğrafyacılar da Zat'üs-selâsil, Selâsil, Engürü, Engüriye demişlerdir.

Ankara isminin Selçuklular'daki devamı konusundaki bir başka hipoteze göre de; Orta Asya'da Baykal Gölüne dökülen ANGARA Irmağı kenarından Malazgirt Meydan Muharebesi ile Ankara'ya yerleşen halk tarafından ismin bugünkü mahalli şiveye göre sürdürüldüğünü farz edebiliriz. Bir başka yaklaşım ise, Soğuk iklim hayvanlarından uzun tüylü Ankara Tavşanı ile uzun tüylü Ankara Tiftik Keçisinin Baykal gölü kenarından gelmesi, Baykal gölü çevresinde yapılacak araştırmalarla gün yüzüne çıkabilir zannediyorum. Anadolu Selçuklu döneminden günümüze intikal eden Ankara halkının genlerinde diğer Anadolu şehirlerinden fazla bir Mogol-Orta Asya etkisi olduğu söylenebilir. İlhanlı dönemindeki Mogol nüfuzu bunda önemli rol oynar.

Ankara; Friğ ve Galatlar'ın döneminde gelişmiş, M.Ö. 547'de Persler'in baskınına uğramış, Satrablık olmuş, bir ara Lidyalılar'ın eline geçmiş, Kayseri-Ninive-Sus ile Gordion-Ankara Sart yolu üzerinde olması dolayısyla şehir zenginleşmiştir. Büyük İskender Hindistan'a giderken Gordion yoluyla buraya uğramıştır. M.Ö. 323'de Büyük İskender'in ölümü üzerine Ankara ve havalisi Antinogos'un eline geçmiş, M.Ö. 281'de Selefkoslar'ra geçer şehir. M.Ö. 278'de Trakya'dan gelen Galatlar şehre hakim olup, Tektosağlar Ankara'ya yerleşti. Galatlar Bergama Krallığı ile savaştı, Romalılar'dan yardım istedi. Bergama Kralı II. Attalos'un ölümünden sonra, vasiyeti üzerine Ankara ve havalisi Romalılar'ın eline geçti. Bir müddet otonom idare edildikten sonra Augustus zamanında Roma vilâyeti haline dönüştü.

Ankara Roma vilâyeti olunca, şehri tekrar tahkim ettiler, sur dışında Roma Hamamı inşa edildi. Bugün Hacıbayram Külliyesinin bulunduğu tepe, eski bir Friğ tümülüsü olup, Men-Ay mabedinin burada olduğu düşünülmektedir. Bu tepede Roma İmparatoru adıan mermerden bir mabet yapılmıştır.

Roma İmparatoru Augustus'un bizzat kaleme aldığı ve ölümünden önce Vesta rahiplerine teslim ettiği, daha sonra da Senatoda okunup tasvip edilen metin, yerine geçen oğlu İmparator Tiberius tarafından Augustus'un mezarı başına dikilen iki sütün üzerine kazıtıldı. Daha sonra aynı metin üç tunç levhaya kazınarak Ankara, Psidia'nın başşehri Antinochia'ya ( bugünkü Yalvaç ) ve Uluborlu'ya gönderildi.

Res Gestae'nin-Augustus Yazıtı veya vasiyetnâmesinin latincesi Augustus mabedinin güney-doğu duvarına, Galatyalılar latinceyi bilmediklerinden, Grekçe tercümesini ise sağ dış duvara kazıttılar. Roma'daki kopya daha sonraları kayboldu. Dünyada Monumentum Ancyranum olarak anılır . Augustus'un yaptığı işleri belirten 35 bölüm, 4 ek pragraf olan Manumentum Ancyranum'un taşa hak edilmiş izlerini bugün de görünebilmektedir.

Osmanlı Döneminde Akmedrese olarak hizmet gören ve bir müddet Hacı Bayram-ı Veli'nin de ders verdiği Augustus Mabedini; Alman Elçisi Hans Dernschwam , Amasya'ya da Kanunî Sultan Süleyman'ı ziyarete giderken, Ankara'yı da görmüş ve Ankara mabedinin krokisini seyahatnamesine çizmiştir. Charles Texier ise yine mabedi görmüş ve birkaç görünümünü ve bazı detayları gravür tarzında çizmiştir.

Bu gün de kullandığımız Ağustos ayına ismini veren, Roma İmparatorunun yaptığı ileri Ankara'da asırlarca muhafaza eden Ankaralılar ve Hacı Bayram-ı Veli'dir. Konunun önemine binaen, aslı kaybolmuş, Cumhuriyetimizin Başkenti Ankara'da hâlâ ayakta duran Augüst Mabedi'nin duvarlarına kazınmış Augustus'un yaptığı işleri belirten metni Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'ndeki rahmetli hocam, Prof.Dr.Hâmit Dereli tarafından tercüme edilen Res Gestae'yi aynen aşağıya alıyoruz.
RES GESTAE

Tanrısal Augustus'un arz küresini Ro¬ma halkının hakimiyeti altına almak için başardığı işleri, Roma Devleti ve halkı için yaptığı masrafları gösteren belgenin bir sureti aşağıdadır. Asıl belge, Roma'da dikili iki sütun üzerine kazınmıştır.

On dokuz yaşımda kendi özel kararım ve özel masraflarımla bir ordu kurdum. Bu ordu ile devleti, altında ezilmekte olduğu partinin tahakkü¬münden kurtararak yeniden hürriyeteine kavuşturdum.
Bunlardan dolayı Senato beni onur¬landıran kararlarıyle, C. Pansa ile L. Hirtius'un konsüllükleri zamanında üyeleri arasına kabul etti. Aynı zaman¬da konsüllük yapmış olanlarla birlikte oy verme hakkını bahşettiği gibi İm¬perium da verdi. .
Devletin bir zarara uğramasını ön¬lemek için propraetor sıfatı ile be¬nim de konsüller ile birlikte tedbir al¬mamı emir buyurdu.
Aynı yıl her iki konsülde savaş¬ta ölünce halk beni konsül yaptı ve devlete yeniden düzen verecek üç ki¬şiden biri olarak seçti.
II.
Babamı öldürenleri sürgüne gön¬derdim. Bu suretle kanuna uygun şe¬kilde kurulmuş mahkemeler vasıtasiy¬le cinayetlerinin intikamını aldım. Son¬radan devlete karşı harp açtılarsa da onları savaş meydanında iki defa yen¬dim.

III.
Bütün dünya üzerinde, karada ve denizde, iç ve dış savaşlara giriştim. Muzaffer olunca sağ kalan bütün yurt¬taşlara merhamet gösterdim. Tehlike¬sizce affedilmesi mümkün olan yabancı milletleri yok etmektense muhafaza etmeyi tercih ettim.
Beş yüz bin kadar Romalı yurttaş bana asker yemini ile bağlandılar. Hiz¬metleri sona erince bunların üç yüz binden biraz fazlasını kolonilere yer¬leştirdim. Yahut kendi municipiumlarına gönderdim. Hepsine de tarafım¬dan satın alınmış arazi yahut arazi yerine kendi servetimden para verdim;
Üç sıra kürekli gemilerden daha küçük olanları hesaba katılmamak şartıyle altı yüz gemi zaptettim.
IV.
İki defa ovatio zafer alayı yap¬tım, üç kere de curulis zaferi kut¬ladım, yirmi bir defa imparator diye selamlandım. Sonradan Senato'nun şe¬refime yapılmasına karar verdiği bir¬çok zafer alaylarını kabul etmedim. Aynı suretle her savaşta adadığım. adakları yerine getirirken defne dalın¬dan çelenkleri Cpitolium'a koydum. Tarafımdan veya himayem altındaki legatlar tarafından karada ve denizlerde kazanılan zaferlerden dolayı Senato elli beş defa ölümsüz tanrılara supplicatio yapılmasına karar ver¬di. Zafer alaylarında arabamın önünden dokuz kral ile kral çocuğu gidiyordu. Bu satırları yazmakta olduğum zaman on üç defa konsül olmuştum. Tribun'¬luk yetkimi otuz yedi yıldır kullanı¬yordum

v.
M. Marcellus ile L. Arruntius'un konsullükleri zamanında hem yok¬luğum sırasında, hem de Roma'da bu¬lunduğum vakit halk ve Senato tara¬fından teklif edilmiş. olmasına rağmen diktatörlüğü kabul etmedim. Son dere¬ce büyük bir yiyecek kıtlığında, zahi¬re tedariki ödevini üzerime almaktan çekinmedim. Bunu o kadar başarıyla idare ettim ki birkaç gün içinde har¬cadığım para ile bütün milleti korku¬dan ve maruz kaldığı felaketten kur¬tardım. Aynı zamanda her yıl yenilen¬mek üzere hayat kaydı şartiyle verilen konsüllü vazifesini kabul etmedim.
VI.
M. Vincus ile Q. Lucretius'un ve yine P. ile Cn. Lentulus'un ve üçüncü bir defa Paulus Fabius Maxi¬mus ile Q. Tubero'nun konsüllük¬leri zamanında , Senato ile Roma halkının elbirliğiyle beni en geniş yet¬kiyle kanunların ve umumi ahlakın koruyucusu olarak seçmeğe karar vermiş olmalarına rağmen, atalarımızın geleneklerine uygun olmayan bir memuriyeti kabulden çekindim.
Senatonun tarafımdan alınmasını dile¬diği tedbirleri Tribun'luk yetkime da¬yanarak aldım. Bu yetkimde bana yar¬dım etmek için beş defa Senatodan bir çalışma arkadaşı istedim ve aldım.
VII.
Devlete yeniden düzen vermek üzere kurulmuş olan Üçler Meclisi'nin on sene aralıksız üyeliğini yaptım, Bu satırları yazmakta olduğum bugüne kadar tam kırk sene Princeps Senatus mevkiini işgal ettim.
Pontifex , Augur , kutsal ayinlere bakan on beş üyeden biri, di¬ni ziyaretler hazırlıyan yedi kişiden biri,: Arval Biraderler , Titii Soda¬les ' den biri ve fetialis oldum.
VIII.
Beşinci Konsüllüğümde halktan ve Senatodan aldığım emir üzerine asil¬zadelerin sayısını artırdım. Üç defa Senato seçimi yaptım . Altıncı kon¬süllüğümde çalışma arkadaşım M. Ag¬rippa İle bir nüfus sayımı yaptırdım. Kırk bir senelik bir fasıladan sonra lustrum yaptım. Bu lustrum'da dört milyon altmış üç bin Romalı vatandaş sayıldı. İkinci bir defa C. Cen¬sorinus ile C. Asinius'un konsullükle¬ri sırasında, konsül yetkisi ile yalnız başıma bir lustrum yaptım. Bu ikinci lustrum'da dört milyon iki yüz otuz üç bin Romalı vatandaş sayıldı; üçün¬cü bir defa Sex. Pompeius ile Sex. Appuleius'un Konsüllükleri zamanın¬ da, yine konsül yetkisi ile oğlum Tib. Caesar çalışma arkadaşım olduğu hal¬de lustrum yaptım. Bu üçüncü lust¬rum da dört milyon dokuz yüz otuz yedi bin Romalı. vatandaş sayıldı. Ye¬ni kanunlar, yaparak atalarımın eski¬yerek riayet olunmaz hale gelmiş olan birçok geleneklerini tekrar ihya et¬tim. Bizzat kendim bizden sonra gele¬cekler için taklide değer birçok misal¬ler bıraktım.
IX.
Senato sağlığım için konsüller ve rahipler tarafından dört yılda bir adaklar sunulmasına karar verdi. Bu karara uygun olarak ben hayatta iken birçok defalar. bazan en yüksek dört Rahip Derneği tarafından, bazan da konsüller tarafından oyunlar terti¬p edildi. Bunlardan başka bütün vatandaşlar, özel olarak veya kasaba, kasa¬ba bütün tapınaklarda sağlığım için hiç durmadan kurban kestiler.

X.

Senatonun karariyle adım Sali'le¬rin ilâhilerine katıldı. Aynı za¬manda bir kanun yapılarak şahsımın kutsi sayılması ve ömrümün sonuna kadar Tribun'luk yetkisini haiz olmam karar altına alındı. Çalışma arkadaşım hayatta iken onun yerine Pontifex Maximus seçilmek istemedim. Halbuki babamın işgal ettiği bu rahip¬lik mevkiini halk bana veriyordu. Bir¬kaç sene sonra, P. Sulbicius ile C. Valgius'un konsüllükleri sırasında, iç sa¬vaşlarda bir fırsat bularak bu mevkie geçmiş olan adam ölünce rahipliği ben kabul ettim. Seçilmem için bütün İtal¬ya'dan gelen kalabalık o kadar büyük¬tü ki Roma'da bu zamana kadar böyle bir toplantı hiç görülmemişti.
XI
Q. Lucretius ile M. Vinicius'un konsüllükleri zamanında Suriye¬'den dönünce kutlamak için Senato Porta Capena'da Şeref ve Fazilet Tapı¬nağı yakınında Kader ilâhesine bir sunak inşa edilmesini, Pontifex'lerle Vesta Kızlarının onun üzerinde dönüş günümün yıl dönümlerin¬de her yıl kurban kesmelerini emretti ve bu güne, ismime izafeten, Augustalia adını verdi.

XII
Aynı zamanda Senato kararıyle pra¬etorlar ve halk tribunlarından bir kıs¬mı, konsül Q, Lucretius'la birlikte ve diğer ileri gelen kimseler Campania'ya kadar beni karşılamağa gönderildiler. Bu şeref o zamana kadar benden başka kimseye nasip olmamıştı.
Tiberius Nero ile P. Quintilus'un konsülleri sırasında, İspanya ve Gal¬lia'dan, bu vilayetlerin işlerini başarı ile bitirdikten sonra dönerken, Senato dönüşümü kutlamak için Campus Mar¬tius'da Pax Augusta'ya bir sunak yaptırılması; ve orada Magistrat'¬ların rahiplerin, Vesta kızlarının her yıl bir kurban kesmeleri için emir verdi.
XIII
Atalarımız her ne zaman Roma İmparatorluğu içinde karada ve deniz¬de kazanılan zaferler sonunda sulh teessüs edecek olursa Ianus Quirinus Tapınağı kapılarının kapanmasını dile¬mişlerdi. Bunların ben doğmadan ön¬ce, Roma'nın kuruluşundan beri, yal¬nız iki defa kapandığı söyleniyordu. Benim başkanlığım esnasında Senato üç defa bu kapıların kapanması için karar çıkardı.

XIV.
Senato ve Roma halkı şahsıma kar¬şı bir şeref olmak üzere, talihin daha genç yaşta iken elimden aldığı oğulla¬rım Gaius ile Lucius Caesar'ı on beş yaşında iken Konsül yaptı ve beş yıl sonra Magistratlık hayatına girmeleri¬ne izin verdi. Senato bundan başka onların Forum'a götürüldükleri günden itibaren resmi müzakerelere iştirak etmelerini karar altına aldı. Aynı zamanda, Roma şövalyelerinin hepsi oğullarıma gümüş kalkanla mızraklar hediye ettiler, onları Principes Iuven¬tutis olarak selamladılar.
XV,
Babamın vasiyetnâmesine uyarak Roma pleblerinden her ferde üç yüz sestert ödedim ve beşinci konsüllüğümde harp ganimetlerinden her şahsa dört yüz sestert verdim. Onuncu konsullüğümde ikinci defa da kendi mirasımdan her şahsa dört yüz sestert tutarında bir ihsan veridim.
On birinci konsüllüğümde kendi paramla satın aldığım zahireden on iki defa özel buğday dağıtımı yaptım. Tribun'luk yetkimi aldığımın on ikinci senesi üçüncü defa her şahsa dört yüzer sestert verdim. Bu bağışlarım hiç bir zaman iki yüz elli bin kişiden az kim¬seye nasip olmadı. Tribun'luk yetki¬min on sekizinci yılında ve on ikinci konsüllüğümde şehir pleblerinden üç yüz yirmi bin kişiden her birine alt¬mış dinarlık bir meblağ verdim. Be¬şinci konsüllüğümde harp ganimetle¬rinden kolonilerde yerleşmiş olan as¬kerlerimin her birine bin sestert dağıtıtım. Zaferimi kutlamak için dağıtılan bu bağışımı kolonilerde aşağı yukarı yüz yirmi bin kişi aldı. On üçüncü konsullüğümde umumi zahire dağıtı¬mından faydalanan pleblerden her fer¬de altmış dinar verdim. Bunu alanla¬rın sayısı iki yüz bin kişiden biraz fazlaydı. .
XVI.
.Dördüncü konsüllüğümde (M.Ö.30) ve sonra M. Crassus ile Cn. Lentulus Augur'un konsüllükleri sırasında mu¬nicipiumlara askerlerime tahsis etmiş olduğum araziye karşılık bir takım meblağlar ödedim. Bu suretle ödenen paranın yekunu İtalya toprakları için takriben altı yüz milyon sestert, eyalet arazisi için iki yüz altmış milyon sestert idi. İtalya'da veya eyaletlerde bu za¬mana kadar askeri koloniler tesis eden bütün şahıslar içinde yalnız ben ilk defa olarak bu şekilde hareket ettim. Sonradan Ti Nero ile Cn. Piso ve C. Antistius ile D. Laelius, L. Pasienus ile C. Caluisius ve L. Lentulus ile M. Mesella, L. Canius ile Q. Fabricius'un konsüllükleri zamanında. hizmetleri bittikten sonra kendi municipiumlarına gönderdiğim askerlere para mükâfatları verdim. Ve bu maksat uğruna büyük bir cömertlikle hareket ederek hemen hemen dört milyon sestert harcadım.
XVII
Dört defa devlet hazinesine kendi paramdan yardımda bulundum ve ha¬zineye bakan memurlara bizzat yüz elli milyon sestert ödedim.

M.Lapidus ile L.Aruntius'un kon¬süllükleri zamanında yirmi sene veya daha fazla hizmet etmiş askerlerime mükâfat verilmesi hakkındaki projeme uygun olarak tesis edilmiş olan askeri hazineye babamdan kalan ser¬vetimden yüz yetmiş milyon sestert yatırdım.

xvııı
Cn. ile P. Lentulus'un konsül oldukları yıldan itibaren, her ne zaman vilayetler vergileri eksik tahsil edil¬diyse, bazan yüz bin, bazan daha fazla kişiye kendi arazimden kaldırdığım zahire ile, veya kendi şahsi servetim¬den verdiğim para ile yardımda bu¬lundum .
XlV
Aşağıdaki binalar tarafımdan inşa ettirildi: Senato Binası ve yanındaki Minerva Chalkidicum Tapınağı, Palatin Tepesinde revakları ile birlikte Apollon Tapınağı, Tanrısal Julius Tapınağı, bir Lu¬percal, Flaminius Meydanı'ndaki Portik- bunun aynı yerdeki daha eski bir portiki yapan adamın ismine izafeten Octavianus adiyle anılmasına müsaade ettim, Circus, Maximus'ta bir tribün, Capitolium'da Jubiter Tonans, Jup¬piter Feretrius için birer, mabet; Aven¬tinius tepesinde Quinnus, Minerva ve Juno Regina ve Juppiter, Libertas ma¬betleri, Velia'da Sacra'nın başlangıcında Lares Mabedi, Velia'da Dei Penates Mabedi, Palatiam Tepesinde Juventas ve Magna Mater Mabedi.

Gerek Capitolium Mabedini, gerek¬se Pompeius Tiyatrosu'nu büyük mas¬raflar yaparak tamir ettirdim, her iki¬sinin üzerine de ismimi yazdırmadım. Eskiliğinden dolayı birçok yerleri ha¬rap olmaya yüz tutmuş olan su yolla¬rını tamir ettirdim ve Marcius adiyle anılan su kemerlerindeki su miktarını, kanalına yeni bir kaynak daha kata¬rak iki misline çıkardım. Babamın in¬şasına başlamış olduğu ve hemen he¬men bitirilmiş olan Forum lulium'u ve Castor Tapınağı ile Saturnus Tapına¬ğı arasında bulunan Basilicayı tamamladım. Aynı Basilica yangınla tahrip edilince arsasını genişleterek üs¬tüne oğullarımın isimleri hakkedilmek üzere yeniden inşasına başladım. Ha¬yatta iken bitiremezsem varislerimin tamamlaması için vasiyet ettim. Altın¬cı konsüllüğüm zamanında Senato'nun emriyle şehirdeki tanrılara ait seksen iki tapınağı tamir ettirdim. Bunlardan o zamanda tamiri gereken hiçbir ta¬nesini tamirsiz bırakmadım. Yedinci konsüllüğüm esnasında Roma'dan Ari¬minium'a kadar Flaminius şosesini ve Mulvius ile Minucius köprüleri müs¬tesna olmak üzere. bütün köprüleri yeniden yaptırdım.
XXI.
Kendi özel arazim üzerine ve harp ganimetIeriyle Mars Ultor Mabedini ve Augustus Forum'unu inşa ettirdim. Apollon Mabedi'ne bitişik tiyatroyu büyük bir kısmını hususi sahiplerin¬den satın aldığım arsa üzerine yaptır¬dım. Bunun üzerine damadım M. Mar¬cellus'un ismi hakk edileçekti.

Capitolium Mabedine ve tanrısal Julius Mabedine, ApolIon, Vesta ve Mars Ultor Mabedlerine harp ganimet¬Ierinden yüz milyon sestert değerinde hediyeler verdim. Beşinci konsüllü¬ğümde Aurum Coronarium ismi altında İtalya municium ve colonialarının zafer alayım, için verdikleri otuz beş bin altını iade ettim, son¬ra da, imparator olarak selamlandığı¬mın her defasında, municipium ve coloniaların eveIce olduğu gibi ay¬nı cömertlikle vermeği karar altına almış olmalarına rağmen, Aurum Coronariumu kabul etmedim.
XXII.
Üç kere kendi adıma, beş kere de oğullarım ve torunlarım adına gladya¬tör oyunları tertip ettirdim; bu oyun¬larda on bin kadar adam dövüştü. iki defa halk için kendi adıma, bir üçün¬cü defa da torunum adına her taraf¬tan çağırılmış olan atletlere bir gösteri yaptırdım. Kendi adıma dört defa, di¬ğer magisitratların yerine ise yirmi üç defa oyunlar tertip ettim.

Onbeşler Derneğini Dernek Başka¬nı olarak temsil edip M.Agrippa ça¬lışma arkadaşım olduğu halde C. Fur¬nius ile C Silanus'un konsüllükleri zamanında yüzyıl oyunları ter¬tip ettim. On üçüncü konsüllüğümde ilk defa olarak ben Mars oyunları yap¬tırdım. O vakitten sonra konsüller takibeden yıllarda muntazaman bunları yaptılar.

Yirmi altı defa halk için Circus'ta yahut Forum'da yahut amphiteatr da kendi adıma veya oğullarım yahut da torunlarım adına Afrika vahşi hay¬vanlariyle gösteriler yaptırdım. Bu gösterilerde üç bin beş yüz kadar hayvan öldürüldü.
XXIII.

Halk için Tiber Nehrinin öte ya¬nında şimdi Caesar'lar Koruluğu'nun bulunduğu yerde bir deniz savaşı gös¬terisi yaptırdım. Bu iş için bin sekiz yüz kadem uzunluğunda ve bin iki yüz kadem genişliğinde bir yerin top¬rağı kazıldı. Burada hepsi iki veya üç çifte kürekli olan otuz kadar tığlı gemi ve diğer birçok küçük gemi birbirle¬riyle dövüştüler. Harp eden filolar üze¬rinde, kürekçilerden başka, üç bin ka¬dar savaşçı vardı. .
XXIV.
Zaferlerimden sonra Asya eyaleti¬nin bütün şehirlerinde bulunan ma¬betlere harp esnasında hasmımın mabetlerden çalarak şahsi tasarrufuna geçirdiği tezyinatı tekrar koydum. Ayakta yahut at üzerinde yahut harp arabası üzerine oturmuş vaziyette şe¬hirde dikilmiş seksen kadar gümüş heykelimi bizzat kendim yık¬tırdım ve bunlardan hasıl olan para ile ApolIon Mabedi'ne kendi adıma ve beni bu heykellerle onurlandırmış olanların adına, altından hediyeler koydum.
xxv.
Denizleri korsanlardan kurtardım ve sulha kavuşturdum. Bu savaşta efendilerinin ellerinden kaçarak devlete karşı silaha sarılmış olan otuz bin kadar köleyi cezalandırmak üzere efendilerine teslim ettim. Bütün İtalya kendiliğinden bana sadakat yemini etti ve Actium Zaferiyle neticelenen mu¬harebede benim başkomutan olmamı istedi. Aynı şekilde Gallia, İspanya, Afrika, Sicilya ve Sardunya eyaletleri de bana yemin ettiler.

O zamanda sancağım altında askerlik hizmetini yapmakta olanlar ara¬sında yedi yüzden fazla senatör vardı. Bunların içinden, o tarihten önce ve¬ya sonra bu satırların yazılmakta ol¬duğu zamana kadar, seksen üçü konsül oldular ve yüz yetmiş kadarı ra¬hipliklere seçildiler.
XXVI.
Roma halkının, imparatorluğumuza boyun eğmiyen komşu kabileIere biti¬şik bütün eyaletlerinin topraklarını ge¬nişlettim. Gallia ve Ispanya eyaletlerin¬de Germania'da, Gades'ten Elbe'nin ağzına kadar Okyanusla çevrilmiş olan bütün bölgelerde barış tesis ettim. Ad¬riyatik Denizinin hemen yakınlarındaki bölgeden Tirenyen Denizi'ne kadar Alpler'de dahi asayişi temin ettim. Hiç¬bir kabile lüzumsuz yere tarafımızdan hücuma uğramadı. Donanmam Okya¬nus boyunca Ren Nehri ağzından Do¬ğuya, bu zamana kadar hiçbir Roma¬lı'nın karadan veya denizden nüfuz et¬memiş olduğu Kimmerler'in sınırlarına kadar gitti. Kimmerler. Charyd'ler, Sem¬non'lar ve aynı bölgede oturan diğer German halkları elçiler göndererek Roma halkının ve benim dostluğumuzu aradılar.

Emrimde ve himayem altında he¬men hemen aynı zamanda iki ordu, biri Habeşistan'a, diğeri Arabistan'ın Felix (Mesut) denilen kısmına sevke¬dildi. Her iki ırka mensup pek büyük düşman kuvvetleri savaşta imha edildi ve birçok kasabaları zapt olundu. Ha¬beşistan'da ordu Meroe'ye en yakın bir kale olan Nabata'ya kadar; Arabis¬tan'da ise Sabae'lerin arazisi içindeki Mariba kasabasına kadar ilerledi.
XXVII
Mısır'ı Roma imparatorluğuna kat¬tım. Büyük Ermenistan'ı, kıralı Artaxes'¬in öldürülmesinden sonra, bir eyalet haline getirebilirdim, ama cetlerimi örnek alarak, o zaman üvey oğlum bulunan Tiberius Nero vasıtasiyle bir kırallık halinde Kral Artavasdes'in oğlu ve Kral Tigranes'in torunu Tigranes'e vermeği daha uygun buldum. Sonra¬dan aynı millet bir ihmal ve isyan çıka¬rınca oğlum Gaius marifetiyle bastıra¬rak Med'lerin kıralı Artabazus'un oğlu Kral Ariobarzanes'e, onun ölümünden sonra da oğlu Artavasdes'e verdim. Bu sonuncu da ölünce, krallığa Ermenis¬tan'ın krallık hanedanına mensup olan Tigranes'i 'gönderdim. Adriyatik De¬nizinin öte tarafında Doğuya doğru uzanan bütün eyalet'leri ve bütün Kyrene'yi tekrar ele geçirdim, Halbuki bunlar o zamanda yabancı kralların elinde bulunuyordu. Evvelce Köleler Savaşın da işgal edilmiş olan Sicil¬ya ve Sardunya'yı aynı şekilde geri i aldım.
XXVIII
Afrika'da, Sicilya'da, Makedonya'da, her iki İspanya eyaletinde, Achaia'da, Asya'da, Suriye'de, Gallia Narbonen¬sis'te, Pisidia'da askeri koloniler kur¬dum. Bunlara ilave olarak İtalya'da himayem altında kurulmuş olan yirmi sekiz koloni de ben hayatta iken büyük ve refahlı bir nüfus yaşıyordu.
XXIX.

Diğer komutanların kaybettiği as¬keri sancakları; düşmanları mağlup et¬tikten, sonra; Ispanya'dan, Gallia'dan ve Dalmaçyalılar'dan tekrar geri aldım. Parth'ları, üç Roma ordusunun gani¬metlerini ve sancaklarını iade etmek ve yalvararak Roma halkının dostlu¬ğunu istemek zorunda bıraktım. San¬cakları Mars Ultor Mabedinin iç kıs¬mına koydurdum

XXX.
Bu zamanda hem üvey oğlum hem de vekilim bulunan Tiberius Nero vasıtasiyle Pannonia kabilelerini mağ¬Iup ederek Roma halkının hükmü al¬tına aldım. Halbuki ben başkan olma¬dan önce hiçbir Roma ordusu oraya ayak basmamıştı ve ben Illyricum Eya¬letinin sınırlarını Tuna kıyılarına kadar.genişlettim. Dacia'lıların . bir ordusu nehrin bizden tarafına geçtiği zaman komutanlarım tarafından mağlup ve imha edildi. Sonra da ordum Tuna'yı geçerek Dacia Kabilelefini Roma hal¬kının emirlerine boyun eğmek zorun¬da bıraktı.
XXXI.
Bana Hindistan'daki krallardan bir¬çok defalar elçiler gönderildi. Bunlar o zamana kadar hiç bir Romalı ku¬mandanın ordugahında görülmemiş¬lerdi. Bastarn'lar ile İskitler, Tanais Nehrinin her iki tarafında yaşıyan Sar¬mat'ların kralları, Alban'lar, Iberler, Med'lerin kıralları elçiler göndererek bizden dostluk dilediler.
XXXII.
Kaçıp bana sığınan krallar arasın¬da Part kıralı Tridates ve sonradan Phraates'in oğlu Phraates; Medler'in Kralı Artavasdes; Adiaben'lerin Kralı Artaxares; Britanlar'ın Kralları Dum¬nobellaunus ile Tincommius; Sugam¬berlerin kıralı Maelo ve Marcoman Sueb'lerin kıralı... rus vardı. Bundan başka Partlı'ların Kralı ve Orodes'in oğlu Phraates bütün oğullarını ve to¬runlarını bana, İtalya'ya. gönderdi. Bunu harbde mağlup olduğundan dolayı değil, fakat çocuklarının hayatını rehi¬ne koyarak dostluğumuzu kazanmak için yaptı.
Başkanlığım zamanında o devre kadar aramızda hiçbir diplomatik mü¬nasebet veya dostluk olmayan diğer birçok milletler Roma halkının sadakatini denediler.

XXXIII.
Parth ve Med milletleri kendi mil¬letlerinin ileri gelenlerini elçi sıfatıyle göndererek benden kral istediler. Pa¬rth'lar kıral Phraates'in oğlu Orodes'in torunu Vonones'i Medler ise kıral Ar¬tavasdes'in oğlu ve kıral Ariobarzanes'. in torunu Ariobarzanesi, kıral olarak kabul ettiler.

XXXIV.
Altıncı ve yedinci konsüllüklerim¬de, iç savaşları bastırdıktan sonra umu¬mun muvafakati ile bütün imparator¬luğun en yüksek yetkisi şahsıma tevdi edildiği halde devleti kendi idarem altından Senato'nun ve Roma halkının serbest idaresi altına devrettim. Bu ha¬reketim için bana Senato kararıyle Au¬gustus unvanı verildi, evimin kapı söve¬leri resmen defne dalları ile süslendi.
Kapımın üzerine vatandaşlık tacı tesbit edildi ve Julius Senato bi¬nasına altın bir kalkan konuldu. Kal¬kanın Üzerindeki yazıdan da anlaşıla¬cağı üzere o bana Senato ile Roma halkı tarafından faziletim, merhametim, adaletim ve ödevlerine bağlılığım için bahşedilmişti.

Bu zamandan sonra itibar ve nü¬fuz unvanları bakımından herkesten üstündüm, fakat yetki bakımından me¬muriyet arkadaşım bulunanların hiç¬birinden daha fazla kudretim yoktu.
XXXV.
On üçüncü konsüllüğümü . yapar¬ken Senato, şövalyeler ve bütün Ro¬ma halkı bana Vatanın Babası unva¬nını verdi ve bu unvanın evimin ka¬pısı üstüne, Julius Senato binasına Se¬nato kararı ile Augustus Forumunda şerefime dikilmiş olan harp arabasının altına hakkedilmesini ferman buyurdu. Bunları yazarken yetmiş altı yaşın¬da idim.
Ek. I.
Hazineye yahut Roma pleblerine yahut da terhis olunmuş askerlere ver¬diği paranın yekunu altı yüz milyon dinara varıyordu.
Ek. II.
Aşağıdaki şu yeni binaları yaptı: Mars, Juppiter Tonans, ve Juppiter Fe¬retrius, Apollon, Tanrısal Julius, Quiri¬nus, Minerva, Juno Regina, kurtarıcı Juppiter,.Lares, Tanrısal Penatlar, Gençlik Tanrıçası, Tanrıların Anası, Luper¬cal Mabetleri, Circus'taki tapınak, yanı¬başındaki Minerva tapınağı ile birlikte Senato binası, Augustus Forumu, Juli¬uslar'ın Basilicası, Marcellus Tiyatrosu Revaklar… Tiber Nehrinin öte yanın¬daki Caesarlar Korusu.
Ek. III.
Capitolium'u, tanrılara ait seksen iki mabedi, Pompeius Tiyatrosunun, su kemerlerini ve Flaminius yolunu ta¬mir ettirdi.
Ek.IV.
Tiyatro gösterilerine gladyatör o¬yunlarına, atletik müsabakalara, vahşi hayvan döğüşlerine ve deniz savaşla¬rına İtalya'da ve eyaletlerdeki zel¬zele veya yangınla harap olan şehir¬lere verdiği ihsanlara, dostlarına ve kanunen istenilen emIâki tamamlamak için Senatörler yaptığı yardımlara ge¬lince, bunlar için harcadığı meblâğlar hesap olunamaz.


DİPNOT :
Avram Galanti ; Ankara Tarihi ,I.Kısım, Tan Matbaası, İstanbul 1951, s.9
Anadolu Selçuklu dönemdeki başşehir Konya hariç.
Hamit Dereli; Ankara Anıdı, ( Remzi Oğuz Arık'ın geniş önsözü ile ), Maarif Vekâleti Yayınları, İstanbul 1949, s.4-5, Res Gestae, s.99-124.
Yalvaç'a gönderilen metin yalnız latincedir.
Uluborlu'ya gönderilen metin Grekçedir.
H.S.Gelendos, Munumentum Ancyrnum-Agüst madedi Kitâbesi, İstanbul 1939; Hmait Dereli ( Remzi Oğuz Arık'ın geniş önsözü ile ), Ankara Anıdı-Monumentum Ancyranum, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul 1949,; Avram Galanti; A.g.e.,s57-68. Burada Augustus'un Vasiyetinin tercümesinin metni verilmektedir. Sadi Bayram; Augustus Mabedi-Monumentum Ancyranum, Lisans Tezi, A.Ü.Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, KArkeoloji Bölümü basılmamış Lisans Tezi. Ankara 1968.s.7-56.
Hans Dernschwam; Tagebuch einer Reise nach Konstantinopel und Kleinasien ( 1553-55), Ed:. F.Babinger, München-Leipzig 1923, s.187-193. ; Prof.Dr. Yaşar Önen; Hans Dernschwam'ın Gözü ile Kanuni Devrinde Türkiye, Dünya Edebiyatından Seçmeler Dergisi, Kültür Bakanlığı Yayınları, Varol Matbaası, Ankara, Ekim 1977, S.4, s.13-14.
Ch.Texier, Description de L'Asie Mineure, C.I, Paris 1839, s. 171-200, Lev. 201-206; Charles Texier, Küçük Asya, ( Çev.Ali Suat), C.II, Maarif Vekaleti Yayınları, 1340, s.457. Charles Texier, Küçük Asya ( Osmanlıca'dan Çevren:Ali Suat-latin harflere aktaran:Prof.Dr.Kâzım Yaşar Kopraman-Sadeleştiren:Yrd.Doç.Dr. Musa Yıldız), Enformadsyon ve Dokümantasyon Hizmetleri Vakfı, C.II, Ankara 2002, s.444-461.
Konsullük Roma devletinin en yüksek memuri¬yeti idi. Konsüller Roma'nın devlet başkanı sayılabilir¬ler. Geçici bir müddet seçilirlerdi. Yıllar onların adla¬rıle anılırdı.
Komutanlık vazifesi ve yetkisi.
Roma'da Praetorlük etmiş bir Romalı müddetini bitirdikten sonra her hangi bir vilâyete vali tayin olunurdu ve Propraetor adını aşırdı. Askeri yetkisi yoktu. Praetor'un yargıçlık yetkisi vardı.
M.Ö. 43 senesi.
Municipium, ahalisi Roma vatandaşlığı huku¬kunu haiz bir kasaba.
Üç sıra kürekli gemiler,: triremes.
Ovatio zafer alaylarında muzaffer general at üstünde yahut yaya olarak giderdi.
Halbuki Curulis zafer alayında ise harp arabasına binmiş olarak Capito¬lium'a doğru ilerlerdi. İkincisi daha muhteşem olurdu ve daha büyük zaferler için tertip edilirdi.
Supplicatio, her hangi bir başarı veya yenil¬giden sonra yapılan dini âyin.
Tribun'luk yetkisi: Tribunlar Roma'da halkın mümessili ve hamisi idiler. Auguştuş'ıı diğer yetkiler arasında bu yetki de verilmişti.
M.Ö.22.
M.Ö. 19.
M.Ö. 18.
M.Ö. 11.
Princeps Senatus, Senatonun ,en seçkin azalarından demekti ve ismi Senatörler listesinin en başına yazılırdı.
Pontifex Maximus, başrahip.
Augur, kâhin.
Arval biraderler (fratres arvales) ziraat tan¬rılarına her yıl yapılan âyinleri idare ile mükeIlef 12 rahipten müteşekkil bir dernek.
Titii so'dales: yine rahiplerden müteşekkil bir dernek.
Fetialis, Roma'nın beynelmilel münasebetle¬rini ; idare eden ve harp açmakta çok mühim roller oy¬nayan Romalı rahipler.
M.Ö.29.
Lustrum, kefaret için yapılan kurban ayini. Her dört yılda bir "censor" tarafından Roma halkı adı¬na, nüfus sayımı bittikten sonra yapılırdı. Bu ayinde öküz, koyun veya dişi domuz kesilirdi. Nüfus sayımları şu tarihlerde yapıldı. M.Ö. 28, M.Ö.14, M.Ö. 8.


Salii, Mars harp tanrısının rahipleri idiler. Her yıl Mart başında mukaddes bir alay tertip eder¬ler, bu alayda muganniler ve silahlı birçok gençler raks ederek geçerlerdi.
Pontifex Maximus, başrahip. Bu rahipIik için seçim M.Ö. 12 de yapıldı.
M.Ö. 19.
Vesta KızIarı, Vesta Mabedindeki mukaddes ateşin muhafazasına memurdular. Asil ailelerin kızları arasından seçilirlerdi. Bunlar otuz yıl hizmetten sonra hizmetten çekilirlerdi. Aralarında iffetsizlik diri diri ya¬kılmak suretiyle cezalandırılırdı.
Augustus'un dönüşü M.Ö. 13'te idi.
Campus Martius, Mars Meydanı. Eskiden Ro¬ma Ordularının talim meydanı vazifesini görürdü. Sonra seçim için vatandaşların toplandığı yer oldu.
Pax Augusta, Augustus sulhü tanrıçası.
Magistratlar, Roma Devletinin yüksek makam¬larını işgal eden zatlar.
Forum Roma şehirlerinde siyasi ve içtimai hayatın mihrakını teşkil eden bir meydandı. Etrafında resmi ve umumi binalar bulunurdu.
Gençliğin Önderleri
Plepler, Roma'nın aşağı tabaka halkına verilen isimdi.
Sestert, Roma'nın Cumhuriyetle idare edildiği devirde tedavülde bulunan gümüş para. Kıymeti dinarın dörtte birine eşitti. Bu ihsanlar sırasıyla M.Ö. 44,M.Ö.24, M.Ö.23 senelerinde verilmişti.
Congiarium.
M.S.6.
Via Sacra, kutsal yol, Roma'nın ana caddelerinden biri.
Basilica, Roma'da üzeri kapalı, bazan sıra sıra sütunlarla tavanı desteklenerek bölümlere ayrılmış, içinde adli ve mali işle¬rin görüldüğü umumi bir bina idi. Hıristiyanlığı yayılmasından sonra içinde ibadet edilen bu şekildeki binalara aynı ad verilmiştir.
Aurum Coronarium. Cumhuriyet idaresi altın¬da muzaffer bir generale zafer alayı tertip hakkı veril¬diği zaman eyaletindeki halk, alayında teşhir edilmek üzere altın taçlar hediye ederlerdi. Çok defa zafer alayı hakkına malik olmayan valiler bunları veya bedelini halktan zorla alırlardı.
Saeculares. Her yüzyılda bir yapılan umumi şenlik ve oyunlar.

Roma'da
Vatandaşlık tacı. Harpte bir vatandaşın hayatını kurtaran adama verilen ve meşe dallarından örülen çelenk.
Bu savaşlar sun'i göllerde yapılırdı.
Yayınlandığı Yer: Sadi Bayram Web Sitesi ,15.12.2008
Yazar : SADi BAYRAM
Konuyla İlgili Diğer Başlıklar:
  • Kur'an Ve Bilgisayar-computer Ilişkisi
  • Amasya Uluslararası Alimler Sempozyumu Ardından
  • ?Îdî-zâde -Âkif-zâde Abdurrahim El-amasî Sülâlesi Ve Eserleri
  • Sultan ıı. Bayezıd?ın Hattatı, Amasyalı şeyh Hamdullah Kur'an-ı Kerim'i Ve Bir Hâtıra
  • ?Îdî-zâde (- âkif-zâde) Abdurrahim El-amasî Sülâlesi Ve Eserleri
  • Osmanlı Döneminde Latin Harflerine Geçiş çalışmaları
  • Mühr-ü Süleyman Ve Türk Kültürü
  • Izgü Mescid
  • Taceddin Sultan Ve Evradı
  • çift Başlı Kartal
  • Türk Kültüründe ölüm
  • Bâki Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sedâdır
  • Ayasofya Camii, Müze Olması Ve Ardındaki Gerçekler
  • Bosna- Hersek Ve Balkanlarda Vakıf Kültür Izleri
    (seminer Konu?mas? )
  • Ahlat Vakıfları
  • Selçuklu Kervansaraylarının Turizme Açılması
  • Hasan Paşa'nın Vakfı, şeyhülislÂm Ankaravi Mehmed Emin Efendi Vakfiyesi, Ve Ankara Sulu Han HikÂyesi
  • Yemen Fatihi Gazi Sinan Paşa Vakfiyeleri, Tezyinatı Ve Türk Süsleme Sanatındaki Yeri
  • Yakın Tarihimizde Merzifon, Merzifon Anatolian Koleji
  • Ayasofya Camii, Müze Olması Ve Ardındaki Gerçekler
  • Milli Kültür, Günümüz Türkiyesi Ve Muasır Medeniyetler Seviyesi
  • Türk Hat, Yazı-resim, Cilt Ve Tezhip Sanatı Ile Ilgili
  • Vakıflar Dergisi Makaleler Fihristi ( 27. Sayıya Kadar )
  • Cumhuriyetin 75. Yılında Vakıflar
  • Sultan ıı. Mahmud'un Vakfiyelerindeki Tezyinat
  • Maniheizm Doğuşu, Gelişimi Ve Tesirleri
  • özel Müzeler Ve Denetimleri Hakkında Yönetmelik
  • Günümüzde Sosyal Devlet Anlayışı Ve Imaretler
  • Türk'ün Yolu Nereye Gidiyor
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  • Osmanlı Devleti Hakkında Bir Kronoloji Denemesi
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  • Cumhuriyetin 75. Yılında Vakıflar
  • Medeniyetlerin Beşiği Anadolu Ve Kılikya Aphrodosıas'ı ( Tisan )
  • Anadolu Turk - ıslam Sanatında Bazı Yapılar Ve Kronolojıye Aıt Katalog Denemesı...
  • Türk Kültüründe ölüm !
  • Büyük Türk Düşünürü Hacı Bayram-ı Veli Ve Akkoyunlu Uzun Hasan'ın Ankara Hacı Bayram Türbesi'ne Vakfettiği H
  • Xıv-xıx. Yüzyıl Vakfiyelerinde Türk Tezhip Sanatınının Gelişimi, Batı Tesirleri Ve Günümüzde Yorumlayanlar
  • Anadolu'da Ilk RufÂiler Ve Hz.zeynel Abidin Ali Er-rufÂi El-abdali El-kayserani Soyuna Ait Bir Deneme Anad
  • Osmanlı Döneminde 1899 -1920 Yıllarında Istanbul Camilerinden çalınan çiniler
  • Peygamberler şehri Tarsus Ve Tarsus'da Bir özbek Vakfı
  • Başkent Ankara'nın Ihtiyacı Olan Kongre Merkezi Ne Zaman Yapılacak ?
  • Ankara Ulus Semtinde Türk Vakıf Araştırma Merkezi'nde 15.11.1998 Tarihinde Hali Sergisi Açılış Konuşması
  • Prof.dr. Albert Gabriel'e Ait Bazı Belgeler
  • Cumhuriyet'in Ilk Yıllarında Ankara'da Imâr Faaliyetlerinde
  • Cumhuriyet'in Ilk Yıllarında Ankara'da Imâr Faaliyetlerinde
  • Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde Bulunan 12 Zilkâde 1262 H./ 21 Ekim 1846 Tarihli TeberrukÂt Eşyası
  • Atatürkcülük Ve 2001'li Yılların Türkiyesi üzerine
  • Ahilik Ve çıraklık Eğitim Ve öğretim Vakfı
  • Eski Eser Kaçakcılığı, Koleksiyonculuk Ve Müzecilik Tarihimize Bir Bakış
  • Cumhuriyet'in Derinliklerinden Hatıralar : Eski Ankaralılardan Dostum Sayın Nurettin Daş Ile
  • Medeniyetlerin Beşiği Anadolu Ve Kılikya Aphorodisias'ı ( Tisan Yapı Kooperatifi )-anatolıan : The Cradle Of Cı
  • Sultan ıı. Bayezıd'ın Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan Vakfiyelerindeki Tezyinat Ve
  • Bektaşi Nutku (kendini Bil Ki, Tanrıyı Bilesin)
  • Kültürümüzde Hoşgörü
  • Fatih Sultan Mehmed'in Eyüp Sultan Külliyesi Vakfiyesi
  • Hicaz Demiryolları Ve Vakıflar
  • Mostar Köprüsü Restorasyonu Hakkında Ilk ön Rapor
  • Atatürkün Vakıflar Hakkındaki Konuşmalrı
  • Selçuk-name
  • Xıv-xıx. Yüzyıl Vakfiyelerinde Türk Tezhip Sanatınının Gelişimi, Batı Tesirleri Ve Günümüzde Yorumlayanlar
  • Konyadaki Esk; Eserler Hakkında Atatürkün Başbakan Ismet Inönüye Telgrafı
  • Atatürkcülük Ve 2001'li Yılların Türkiyesi üzerine
  • Ord.prof.dr. Ahmed Süheyl ünver
  • Türk Kültürü Ve Yoksulluğu Ortadan Kaldırmak Için
  • Istanbul'un Fethine Kadar Beylik Dönemi Vakfiyeleri
  • Kıbrıs, Gürcistan, şirvan Fatihi Lala Mustafa Paşa'nın 1563 Tarihli Vakfiyesi
  • Vakıf Arazilere Ve Gayrimenkullerine Tecavüz Ve Düşündürdükleri
  • Günümüzde Sosyal Devlet Anlayışı Ve Imaretler
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün Tekke Ve Zaviyelerin Kapatılmasından Sonra Taşınır Kültür Varlıklarının Korunması Ile
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan 1783-1810 Tarihleri Arasında Işlem Görmüş Bir Mühür Tatbik Deft
  • Türk Kültürünün Temeli Vakıflardır
  • Kültür Bakanlığı Tarihçesi Ve Milli Kültürümüz
  • Milli Kültür, Günümüz Türkiyesi Ve Muasır Medeniyetler Seviyesi
  • Eyüp Sultan Türbesi'nde 1919-1920 Tarihlerinde Yapılan
  • Merzifonlu Hacıbayramoğlu Maden Mühendisi Mehmed Akif Efendi
  • Selçuklu Tarihi, Selçuk Adı
  • Cumhuriyet Dönemi Kültür çınarlarından : Mahmut Akok
  • Mardin Vakıfları,imam Zeynel Abidin'in 1158 M. Tarihli, Ve
  • Tarihte Türk Adı Ne Zaman Ortaya çıktı ?
  • Sahib Ata Fahrü'd-din Ali'nin Konya Imaret Ve Sivas Gökmedrese Vakfiyeleri
  • Phil.dr.hamit Zübeyr Koşay
  • Bulgarlar'ın Antik Başkenti Bulgar şehrindeki Islam Dönemi Mimari Eserlere Ait Panorama
  • Taşınır Kültür Varlıklarımızın Korunması Ve Yasa Dışı Trafiğinin önlenmesi
  • Ragıp Efendi'nin 1913-1922 Yılları Sibirya Ve Türkistan
  • Istanbul Vakıf Hat Sanatları Müzesi'nde Bulunan Tılsımlı Iki Gömlek Ve Kültürümüzdeki Yeri
  • Niksar Vakıflarına Genel Bir Bakış
  • Gazi Yahya Paşa'nın 1506 Tarihli Vakfiyesi
  • Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde Bulunan 12 Zilkâde 1262 H./ 21 Ekim 1846 Tarihli TeberrukÂt Eşyası
  • Kanuni Sultan Süleyman'ın Oğlu şehzade Mehmed'in 1548 Tarihli Vakfiyesi, Hududnamesi Ve Türk Sanatındaki Yeri
  • Merzifon Ulu Camisinin Yeri Ve Merzifon'da Türk Islam Eserleri
  • Merzifon, çelebi Sultan Mehmed Vakfı üzerine Bazı Belgeler
  • Hayat Ağacı, Kültürümüzdeki Yeri, önemi Ve Mitlerin Ardındaki Gerçek
  • Türk Kültürünün Izleri üzerinde Araştırmalar: Etrüskler'in Ilk Vatanı Anadolu Mu? : Truva Savaşı Ve Etrüskler
  • Yıldız çini Fabrikasına Ait Birkaç Vesika
  • Selçuklu Vakfiyeleri üzerine Bazı Düşünceler
  • Xıv. Asırda Tezhiblenmiş Beylik Dönemine Ait üç Kur'an Cüzü
  • Baki Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sedadır
  • Osmanlı Devletinin Kuruluşunun 700. Yıldönümü Münasebetiyle: Sultan ı.mahmud'un Orjinal Iki Vakfiyesi
  • ııı. Selim'in Vakfiyelerindeki Tezyinat Ve Türk Süsleme Sanatına Batı Sanatının Tesirleri
  • Osmanlı Dönemi Bazı Vakfiyelerin Hayır şartlarından Damlalar !
  • Bektaşilik Ve Masonluk
  • Minyatürle Ilgili Seçilmiş Bibliyografya
  • Kaynaklara Göre Güney-doğu Anadolu'da Ptoto- ön Türkler
  • çelebi Mehmed Vakfı Arazisi üzerine Kurulan Merzifon Anatolian Koleji Ve Hastaneye Ait Bilgiler
  • Eski Eser Kaçakcılığı, Koleksiyonculuk Ve Müzecilik Tarihimize Bir Bakış
  • Safranbolulu Izzet Mehmet Paşa Vakfiyesi Ve Kütüphanesine Ait Tezyinatlı Iki Kur'an-ı Kerim
  • Istanbul Depremleri Ve Mimar Koca Sinan'ın Bilinmeyen Bazı Teknikleri
  • Merzifon'da Bilinmeyen Br Türbe '' Künbet Hatun ''
  • özel Müzeler Ve Denetimleri Hakkındaki Yönetmelik
  • Bitlis Vakıfları Ve Vakıf Eski Eserleri
  • Vakıf Eski Eserlerin Yeni Koruma Politikası
  • Sultan ııı.osman Vakfiyesi, Tezyinatı, Cilt Sanatı Ve Türk Kültüründeki Yeri
  • The Deed Of Foundatıon Of Sultan Osman The Thırd, ıts Embellıshments, Bındıng And ıts Place ın Turkısh Culture
  • Hacı Bektaş-ı Veli, Merzifon'da Piri Baba, Budapeşte'de Gül Baba Ve Bazı Bektaşi Vakıfları
  • Nurbanu ( Atik ) Valide Sultan'ın Istanbul-üsküdar'da 1582 Tarihinde Tesis Ettirdiği Vakfiyesi
  • Girit Defterdarı Rıdvanzade Hacı Mehmed Efendi Oğlu Ali Efendi'nin 1748 Tarihli Vakfiyesi Ve Tezyinatı
  • Bir çınarın Ardından... Yılmaz önge Dostumuz Hakkında Kısa Anekdotlar...
  • Beyhan Sultan Vakfiyeleri Ve Tezyinatları
  • Beypazarı Vakıflarına Genel Bir Bakış Ve Beypazarı Sadr-ı Azam Nasuh Paşa Hanı
  • Türk Kültürü Ve Biz
  • Bulgaristan'da Bulunan Osmanlı Vakıflarıdan Bir Demet
  • Bulgaristan'da Müftü Yardımcısı Yetiştiren Bir Vakıf Kuruluşu: Nüvvap
  • Ladik Ve Seyyid Ahmed-i Kebir Er-rıfai Hazretleri
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Halı Müzesi'nde
  • Bektaşi Nutku
  • Balkanlar Ve Kosova Facıası
  • Cumhuriyet'in Kuruluşunun 90. Yılında Başkent Ankara:
  • Istanbul Fethinin 555. Ayasofya'nın Müze Olmasının 74. Yıldönümü Vesilesiyle:
  • Atatürk'ün Vakıflarla Ilgili Sözleri
  • 893 H / 1488 M. Tarihli Akkoyunlu Yakub Han Vakfiyesi
  • Komünizmin Sembolü Lenin Yıkıldı, Sıra Bizans'ı Dize Getiren Fatih Sultan Mehmed'e Mi Geldi ?
  • Afganistan Tarihine Kısa Bir Bakış Ve Türk Subaylar Eskden Olduğu Gibi Milenyumda Da Afganistan Ordusunun EğitimÄ
  • Ayaş Vakfiyeleri üzerine Bir Deneme
  • Hacı Bayram-ı Veli Ve Tarıhe Bağlılık
  • Amasya-taşova- Alparslan Beldesi Seyyid Nureddin Alparslan Er- Rufâi'nin 655 H./1257 Tarihli Arapça Vakfiyesi Tercümesi Ve
  • Birgi Ulu Camii Içşn 1327 M. Tarihinde Yazılan Kur'an
  • Ankara'da Roma Anıtı- Res Gestae
  • A N " Akhi " Genealogical Tree
  • Milenyum Ruyası: Osmanlı Devleti'nin 700 Kuruluş Yıldönümü Ve Düşündürdükleri üzerine Bir Deneme
  • Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi'nde Bulunan Kendinden Desenli üzeri Yazılı Iki Kumaş
  • Kur'anda Yol Gösterici Ayetler
  • Osmanlıda Resi Ilk Müze Adı Ne Zaman Ortaya çıktı?
  • Amasya Vakıflarına Toplu Bakış
  • Izmir Bahri Baba Eski Musevi Mezarlığı
  • Anadolu'da Xııı. Yüzyıl Başlarında Bir Rufâi Zaviyesi
  • Glazed Tles Stolen From ıstanbul Mosques Between 1899-1920 Ottoman Period
  • Sultan ıı. Abdulhamid'in 1888 Tarihli Vakfiyesi Tezyinatı Ve Osmanlı Imparatorluğunda Ilk Toplu Konut Projesi
  • Tokat Vakıfları
  • şehirciliğe Katkısı Olan Kadınlar: Istanbul _üsküdar- Toptaşı, Nûrbânû ( Atik Valide ) Sultan Külliyesi
  • Türk Hâkimiyeti Döneminde Merzifon Mezarlıkları
  • Anadolu'da Xııı.y�zyıl B�r Rufa� Zav�yes�
  • Hayatını Vakıflara Vakfeden Y.mimar -mühendis Prof.dr. M. ılmaz önge
  • Başbakan Ismet Inönü'nün Cami,mescit Ve Diğer Vakıf Eski Eserlerin Korunmasıyla Ilgii Bütün Bakanlıklara Ve Genel Müdürlüklere G
  • EvkÂf-ı IslÂmiye Müzesi'nin Kuruluşu Ve Yönetmeliği
  • Giresun Ili Vakıflarına Toplu Bir Bakış
  • Türk-islam Yapılarında Kronoloji Denemesi
  • Merzifon Tarihinden Yapraklar
  • Bayramlu Beyliği (hacıemiroğulları )
  • Osmanlı Devletinde Vakıflar Ve Sultan ıı. Bayezıd'ın Vakfiyeleri
  • Kur'an Ve ılım
  • Kur'anda Yol Gosterici Ayetler
  • Kur'an'ı Kerimdeki Cinle Ilgili Ayetlerin Tamamı
  • Kur'an-ı Kerim'ın Arapca ındırılmesı ıle ılgılı Ayetler
  • Xıı-xııı.yüzyıl Türk Hamamları
  • Tanrı Ve Yazğı
  • Balkanlar Ve Kosova Faciası
  • Amasyalı Meşhur Eski Devirdeki Tarihçiler
  • Başkent Ankaranın Kongre Merkezi Ne Zaman Yapılacak
  • Anadolunun Gobegınde 1229 Tarıhlı Tascı Ustalarının Dantel Gıbı ısledıgı Dıvrıgı Ulu Camı Ve Darussıfası
  • Merkez Efendının Mursıdı Merzıfonlu Sunbul Sınan
  • Merzıfonlu Tarıhcı ısmaıl Hamı Danısment
  • Amasyalı Tarıh Ve Cografyacılar
  • Milli Kütüphane'nin Dire?i Dr. Müjgan Cunbur 85 Ya??nda
  • Bektasılık Ve Tasavvuf
  • Alev?lerde Nas?p Alma Tören?
  • Asker? Kat?p Hafız ?brah?m Ethem Efend?’nin Eyüp Sultan Türbes?ne A?t Nukut Vakf?yeler? - Türkiye Vak?flar Bank.özelle?tir
  • Tar?kat-ı Rufaî ( Anonim )
  • Türk Tezh?p San'atına Genel B?r Bakı?
  • Sultanahmet Halı Müzes? Ve Vakıflar
  • Tokat Vakıfları
  • Toplumumuzda Kadın Ve Vakıf Kuran Kadınlarımız
  •